|
|
|
|
|
| TURKISH INDEX PAGE | SANAT & SANATCILAR | MANIFESTO | YORUMLAR |
| ENGLISH INDEX PAGE | SIIRLER | TANITIM SAYISI | KUNYE/KADRO |
| MAKALE & YAZARLAR | LIGHT MILLENNIUM TV | LINKLER | ILETISIM/E-POSTA |
|
ISTE INSAN Karen DENIZEL
Sisteme duyulan ihtiyacin kokune inmek gerek. Insanlarin bir sistem takintisi var. Kozmos'taki miniskullugunun farkinda olmama ya da farkinda degilmis gibi yasama takintisi. Zaman denilen kavramin icinde yasadigi dünyayi cok ciddiye alan, sanki hayat verilmis diye bir üstünlük kompleksine kapilan ve bu sadece ona aitmis gibi yasayan, bu yuzden esas varolusunun nedenini yani odagini kaybetmis, maddi ilerleme genisleme ve yayilmanin girdabina girip maneviyatini kendi kendine cokerten bir grup yaratik. Icsel ozgurlukler yaratamamanin kabizligiyla ve kabullenemedigi beceriksizligiyle kendi hakkinda -kompleksli bir tavir sonucu- yarattigi imaji kendince koruma yöntemleri gelistirmesine, 'deneme'nde belirttigin uzere 'uyusmaya ya da uyusturulmaya' boyun egerek, ama boyun egdigini kabul etmeyerek, enerjisini ise yaramaz, hatta donusturelemez bir cop ishaline ceviren ustun irk: INSAN Bana gore tek bir neden var. Ic dengeler. Herkes, yeryuzunde yasayan herkes, kendi ic dengelerine (benim - ya da 'deneme'nde belirttigin kadar) sahip çikmaya ugrassa (basarsa bile demiyorum, ugrassa yeter) kendi ic seslerini duymaya, anlamaya acik olsa, bundan korkmasa (nedense) hayatin sonu veya her hangi bir zaman kavrami -sonsuzluk haric- olur muydu? Insan bu özelliklerle doguyor. Bu özelligini ne zaman kaybetmeye basladigi onu arastirmak lazim. Siki bir medeniyet tarihi bilgisi edinmek lazim. Neden en saldirgan vahsi liderleri tanrisallastiriyor insanoglu, diye sorguluyorsun. Bence ögrenmek için. Ama iste bir noktadan sonra ögrenme ve deneyimleme durmus. Girdap olusmaya baslamis.Geçmisin bir noktasinda, bir yerde ve bir sebeple insanlarin enerji kanallarinin tikanmasiyla- bu toplumsal degil tamamen bireysel gerceklesen bir tikanma ama yogun oldugundan topluluklarin tikanmalarina sebep olmus (diye dusunuyorum)- ayni enerjinin donerek hiz ve yogunluk kazanarak buyumesine ve etki alanini genisletmesine ve bugun bir cok insanin degistirilemez damgasini vurdugu ve bu damgayi vurarak kilitlenmeyi daha da kuvvetlendirdigi kisir dongu/donguler olusmus ve olusmaya devam ediyor. Bircok kisinin bugün sanal ya
da daha dogrusu utopik ve realiteden uzak buldugu ruhun ozgurlugu,
ruhun olumsuzlugu gibi konularin aslinda tek realite oldugunu ve geri
kalanin,yani bugunun insanlarinin gundelik yasamlarinda realite diye
ugrastiklari iyi kotu her seyin tamamen kendi yarattiklari dussel
imajlar oldugunu artik kabul etmekle baslamak lazim acmaya üstüste
atilmis o dugumleri. Belki 20 yasimda bu yazdiklarimi biri bana yazsaydi
amma ucmus,kus ucmus derdim. Ama yas 35 ve iliklerime kadar hissediyorum
yeni bir gecis evresinde oldugumu. Bu oncekiler gibi birsey degil.Yaslilik
ve hele zaman telasi hic degil. Nasil anlatsam? Cok yogun bir farkindalik.
Kendi kendimle inanilmaz durust ve parazitsiz bir dialog hatti, (hatta
zaman zaman aci bile verebiliyor), kesintisiz bir on-line durumu yasiyorum. |
|
@Isik Binyili dergisi Bircan Unver tarafindan tasarlanmis ve uretilmistir. Ocak 2000, New York |