|
AÇIK
SINIF II - On-Line
Oykülü
Gecelerden - Okuma Aksamlarina...
Kitap Adi: OKURUMA MEKTUPLAR - 3ncü
Basim
Yazari: Nurullah ATAÇ
Yayinevi: Can Yayinlari - Istanbul
Proje sahibi: Bircan Ünver
Proje sorumlulari: Bircan Ünver
& Figen Bingül
Tarih: 7 Mart 2005
Nurullah ATAÇ'in Ozgeçmisi:
1898
yilinda Istanbul'da dogan Ataç, Hammer çevirmeni
Ata Bey'in ogludur. Savas yillarinda radyoda uzun süre
"Evin Saati" adli programi hazirlayan Dr. Galip
Ata kardeslerinden biridir. Ataç, "lkokulu
(iptidai) 1909 yilinda bitirmis, ayni yil annesini yitirmistir.
Daha sonra dört yil Mekteb-i Sultanî'de (Galatasaray
Lisesi) okumus, okulda Burhan Asaf (Belge) ve Vedat Nedim
(Tör) gibi sonradan yazar olacak arkadaslar edinmistir.
Birinci
Dünya Savasi'nin baslamasindan az önce egitimini
tamamlamak üzere, babasinin istegiyle Isviçre'ye
gitmis, ancak okul yasamindan pek hoslanmamistir. Cenevre'de
kaldigi süre içinde Fransizca'sini ilerleten
Ataç, bu arada tiyatroya merak sarmis, arkadaslarinin
sahneledigi Hamlet'te "balikçi" rolünü
oynamistir. Bu merak onun yazarliga tiyatro elestirisi
ile baslamasinin baslica nedenidir. Ataç çocuklugundan
beri tiyatroya düskün oldugnu belirtmis, 'Kusdilindeki
salaşta saticilarin bagirtilari, çingirak
sesleri arasinda perdenin açilip Kel Hasan'in tuhafliklar
etmesine bayildigini' ve 'Sehzadebagi'ndan bir takim eçis
büçüs vodvilleri dinleyip onlarin monologlarini
anlatmaya çalistigini' söylemistir.
Ataç,
Cenevre'de alisamadigi okulu yarim birakmis, dilegi gibi
özgür bir ögrenim yapmistir. Orada Claire
adli bir kiza tutulmus, evlenmeyi tasarlamis, ancak babasinin
ölümü üzerine para gelmemeye baslayinca
bu tasarisindan vaz geçmistir. Isviçre''e
is bulamayinca Mondros Mütarekesi sirasinda Istanbul'a
dönmüs, bir süre Darülfünun'da
edebiyat derslerini izlemis, ardindan sinavla fransizca
ögretmeni olmustur. 1921-1925 yillari arasinda Nisantasi
Lisesi, Vefa Sultanisi, Istanbul Sultanisi ile Üsküdar
ve Adana Liseleri'nde ögretmenlik yapmistir.
Ataç,
Ticaret Bakanligi'na bagli Ticaret Müdüriyeti
Umumiyesi Mütercimligi'nde, ayni bakanligin Heyet-i
Tahririye Müdürlügü'nde (1926) bulunmus,
tekrar Milli Egitim Bakanligi'na dönerek ilkin Talim
ve Terbiye Dairesinde mütercimlik yapmis, ilk Tedrisat
Dairesi Sube Müdürlügü görevlerinde
çalistiktan sonra (Ekim 1926 - Eylül 1927)
yeniden ögretmenlige atanmistir. Ankara, Istanbul
liselerinde, Istanbul Üniversitesi Yabanci Diller
Okulu'nda, Gazi Egitim Enstitüsü'nde (1927 -
1945) çalismistir. Bir süre Basin Yayin Umum
Müdürlügü'nde Yayin sefi olarak görev
yapan Ataç, daha sonra Cumhurbaskanligi mütercimligine
getirilmis, bu görevden 1952 yilinda emekli olmustur.
1953
Eylül'ünde 'seker' hastaligina yakalanan Ataç'a
doktorlar sigara (bir tutkunuydu sigaranin) ve içki
içmemesini ögütlediler. Çok sevdigi
esi Leman hanim 1954 yilinda fitik ameliyati oldu. 1955'te
yeniden hastalandi, mide kanseri teshisi konup ameliyat
edildi ama iyilesemeyerek ayni yil 48 yasinda öldü.
Bu olay Ataç'i derinden sarmis, ardi ardina hastalanmis,
üremiye böbrek ve karaciger bozukluklari eklenmis,
1957 yilinin 17 Mayis günün Numune Hastanesi'nde
59 yasinda ölmüstür.
*Kaynak:
http://www.kulturturizm.gov.tr/portal/sanat_tr.asp?belgeno=21154
Yazin Yasami:
Yarattigi
düssel kisilik Keziban'in bir konusmalarinda: "Siz
bir tutsaksiniz, edebiyat tutsagi. Edebiyat sizi avucunun
içine almis, bir dakika salivermiyor. Her düsüncenize,
her duygunuza edebiyat karisiyor" dedigi ve kendisini
"edebiyati, sanati kendine dert edinmis, gece gündüz
edebiyat düsünen bir adam" olarak niteleyen
Ataç'in ilk yazisi 1921 yilinda Dergâh dergisinde
çikmistir. Bu yazinin Ahmet Hasim'in yeni çikan
Göl Saatleri adli siir kitabi üzerine oldugunu
belirten Ataç, daha sonra tiyatro elestirileri
yazmaya baslamistir.
Ancak,
Ataç'in Dergâh'ta, okurlara unutturmak istedigi
bir sairlik dönemi vardir. Çok yillar sonra
"Bir sanat adami olmakti, sanat eserleri yaratmakti
benim dilegim" diyen Ataç'in 20 Kasim 1921
tarihli Dergâh'ta yayimlanan 'Yalnizlik' adli siirinin
ilk iki dörtlügü söyledir: "Bir
uzak keman sesi / Gibi titrek, perisan / simdi ölmek
hevesi / Yükseliyor ruhumdan" / "- Ben
her sönen günesten / Biraz elem topladim / Hersey
sükut ederken / Matemimle agladim". Ancak, kendi
sözleriyle "sair olmadigini, olmayacagini anlatan"
Ataç, siiri brakip 1922 yilinda Falih Rifki (Atay)'in
çagrisiyla Aksam gazetesinde yazmaya baslamistir.
Bu yazilarda Ataç, özellikle tiyatro ile ilgilenmektedir.
Ataç'in tiyatro yazilari ve elestirileri üzerine
bir çalismasi bulunan metin And, bu has edebiyat
adaminin 1921 - 1957 arasinda çesitli gazetelerde
yayimlanmis 112 adet tiyatro ile ilgili yazisini saptamistir.
And,
tiyatro elestirmenligini söyle degerlendirmektedir.
Ataç'in: "Hep bir seyirci gibi davranmistir,
kendi kisisel begenisini içtenlikle kâgida
döken bir seyirci gibi. Sahne gerisini fazla kurcalamayan,
tiyatro üzerine teknik bilgiler saçmayan,
meslekten bir adam gibi bilgiç konusmayan bir seyirci.
Öyle kupkuruya tiyatroyla ilgilenen bir yargiç
degil, tiyatroda olmaktan hoslanan, bunun sevincini duyan
ve yasantisini okurlariyla paylasan bir seyirci".
Sanatçi
olamayacagini anlatan Ataç, daha sonra dogrudan
yazin yapitlarina, yazin sorunlarina yönelir elestiri
ve deneme yazmayi baslica ugras edinir. Tiyatro yazilari
da giderek seyreklesir. Kendini dil devrimine, Türkçenin
arilastirilmasina adar, bu arada sayisiz çeviri
yapar.
Yapitlari / Telif:
Günlerin
Getirdigi (1946), Sözden Söze (1952), Karalama
Defteri (1952), Ararken (1954), Diyelim (1954), Söz
Arasinda (1957), Okuruma Mektuplar (1958), Günce
(1960), Prospero ile Caliban (1961), Söylesiler (1964),
Söylesiler (1962 Dil üzerine), Günce I
(1972), Günce II (1972), Dergilerde (1980), Çeviri:
Aisopos: Masallar (1944), Lukianos: Seçme Yazilar
I,II,III (1944,1944,1949), Sophokles: Oipidus Kolonos'ta
(1941), Plautus : Amphitryon (1943), Balzac: Vandetta
(1943), Stendhal: Kirmizi ve Siyah I, II (1941,1942),
Laclos: Tehlikeli Alâklar (1944), Simenon: Kiralik
oda (1953) vb...
--Projenin
Onsozu>
-- Projenin Sunumu
-- Okuruma Mektuplar
- GIRIS>
-- IKI KITAP
(Bu projenin ve kitabin ilk yazisi)
|