LM ANA SAYFA MAKALE & YAZARLAR MANIFESTO LIGHT MILLENNIUM TV
TURKCE SANAT & SANATCILAR YORUMLAR LM TV Videografya
INGILIZCE DUN & BUGUN LINKLER GELECEK SAYI
ARSIV-TANITIM SAYISI SIIRLER ILETISIM KUNYE

Guven ve Mutluluk Uzerine Dusunceler

Metin GULBAY

Guvenmek ve guvenilmek

Birisine guvenmek nedir?

Bir inanc mi?

Bir baglanma mi?

Bir gercek mi?

Yoksa bir hayal mi?

Bilmiyorum. Belki de tumu.

Bu soruya yanit aramayi bir kenara koyuyorum.

Kendine guvenmek nedir?

Kendine saygi duymak mi?

Bir ic rahatligi mi?

Bir huzur mu?

Kendini begenmislik mi?

Baskasina zulmetmek mi?

Sanirim ilk ucu.

Kendine guvenmek, insanin benligine yonelik en vurucu duygudur. En siddetli, en saglam elektrik yukudur. Hakli ya da haksiz olabilirsiniz. Dogru bildiginiz bir seyi sonuna kadar savunmak, bilmediginizi de acikca beyan etmektir guven duymakÉ

Kendine guvenmek, karmasik bir sorundur.

Sanayi cagi ve otesinin toplumlarinda guven sorunu, insanoglunun yasamla karsi karsiya kaldiginda ayakta kalma ya da yikilip gitme (suruklenme) sorunu haline gelmistir.

Binlerce ayrintiyla icinden cikilmaz hale gelen yasam kosullari, insanlardaki kendine guven duygusunu da torpulemis durumdadir.

Dis dunya ile iliskilerinde zorlanan insanlar, guven duygularini yitirme durumuyla karsilasinca halusinasyonlar yaratmaya yonelmislerdir. Bazi masum yalanlarla kendilerini kandirma, bunun en tipik ornegini olusturmakta. Cevrenizde kendisi hakkinda cok asagilayici duygular, fikirler besleyen insanlara sikca rastlayabilirsiniz.

ÒBen bir ise yaramiyorumÓ fikrini kafalarindan sokup atamazlar. Vahsi kapitalist iliskilerin hukum surdugu yerkure, aslinda onlar icin yasanilacak bir yer olmaktan cikmistir. Eski sakin gunlere ozlem duyma fikri, iste bu duygular sonucunda olusur. Genelde kendine guven duygusunun yok olusuyla ya da azalmasiyla ortaya cikan bu durum, siyasi duzleme muhafazakar, fasizan bazi imgelerle yansir. Duygular duzleminde ise icine kapanma ve her yeni seyden korkma olarak benliklerde yerini bulur.

Kendine guvenmek, yasamin sellerine kapilmamak demektir. Guclukler karsisinda eger irade kuvvetliyse (ki insanlarin yuzde yuzu buna sahiptir ancak kullanmayi bilemezler, zayiflik gosterirler) ayakta kalmak kolaylasirÉ

Yasamda ÒhayirÓ diyebilme cesaretini gostermek gerekir.

ÒHayir bunu istemiyorum.

Hayir bu bicimi begenmedim.

Hayir ben burada kalip direnecegim.

Hayir seni (ya da sizleri) istemiyorum.

Hayir baskasini ezemem, somuremem.

Hayir sana yalakalik yapmiyorum.

Hayir sen haksizsin. Seni desteklemiyorum.

Bunun tersini de yapmak zorundasiniz amaÉ

ÒSunu istiyorumÉ

Seni (ya da sizleri) istiyorum.

Bu kitabi yazmak istiyorum. Bu kitabi yazacagim.

Gercege ulasana kadar ugrasacagim, gercegi istiyorum.

Evet haklisin. Seni destekliyorum.

Peki kendine guvenmek mi, guvenilmek mi onemlidir?

Cok kisaca, kendine guvenmek onemlidir, demek istiyorum. Kendine guvenen insan, cevresinde kendisine guvenilmesinin onunu acar.

Insanin kendisine guvenmesi yeterlidir. Digerleri birer sonuc olarak ortaya cikar ve kendine guvenen insanin cabasindan bagimsiz bir bicimde gelisir.

Kendine guvenen birisinin en hoslanmadigi sey, bir baskasina Òbana guvenÓ demektir.

Bunu soylemek ona bir sey kazandirmaz, onu tatmin de etmez. Ancak yine de bu ÒislemÓ bilhassa duygusal iliskilerde sikca yasaniyor.

Her insan fizyolojik olarak esit bicimde (istisnalar kaideyi bozmaz) dunyaya gelir. (Gene istisnalari bir yana birakacak olursak) Her insan zihinsel olarak esit bicimde dunyaya gelir. Onlarin kendilerine guvenlerini etkileyen sey, yasam kosullaridir. Icine dogduklari aile, akrabalar ve arkadaslariyla iliskileri, beslenme durumlari, sagliklari icin yapilan harcama miktari, egitim duzeylerini yukseltme olanaklariÉ

Eger bu etkenleri de esitlemek imkani olsaydi, ortada sorun kalmazdi.

Ancak ne yazik ki, boyle bir olanak henuz yokÉ

Ama birbirine yakin olanaklarla yetismis insanlarin birbirinden cok da farkli olmamasi gerekir. Bu yuzden insanlarin kendilerine guvenlerini yeniden kazanmalarinin onundeki bazi engelleri kaldirmak icin mucadele etmek gerekir. Bu o insanlarin tek baslarina altindan kalkabilecekleri bir sey degilse, topluca yapilmali bu mucadele, el ele vererek, gonul gonule vererekÉ

Yasam aslinda basittir.

Ancak dogru zamanda dogru yerde olmayi gerektirir.

* * *

 

Mutlu olmaya calisin

Mutluluk, sanildigi kadar zor olunabilen bir sey mi?

Tanimdan tanima fark var; ancak herkesin mutluluk sozcugunden kastettigi seyler arasinda ortak bir paydanin bulundugunu soylemek mumkun:

Kendini hosca hissetmek, kendinden ve yaptigi seyden memnun olmak. Yaptigi eylemin dogru olduguna inanmak. Icinin sevincle dolmasi, yasama biraz daha sikica baglanmakÉ

Ornekler cogaltilabilir; ama anladiniz degil mi, ortak paydadan ne kastedildigini?

Mutlulugun yasama bakis perspektifleriyle cok yakindan ilgisi vardir. Sizin koordinatlariniz bir baskasinin koordinatlariyla ayni olmayabilir tabii ki. Ancak yasami algilayis temelinde ÒolumluÓ duzlemlerdeyseniz, mutlu olmamaniz icin hicbir neden yok.

Amaciniz, mutlu olmaniz icin cok onemli. Kucuk amaclar pesindeyseniz, cok cabuk mutlu olabilirsiniz; ama kisa surer bu duygunuz. Surekli mutluluk, buyuk isler pesinde olmaniza baglidir biraz da. Bundan kastedilen, tabii ki holding kurma veya cumhurbaskani olma amacini tasimaniz degil. uzun vadeli bir program dahilinde yapacaginiz ve gercekten sizin emeginiz uzerine yukselecek bir sey, soylenmek istenilen.

Her ayrintisini ince ince isleyip yasama gecirmek icin zorluklara katlanmaniz, o amaca varmak icin bazi keyiflerinizden vazgecmeniz, zaman zaman size aci da verse daima basladiginiz isi basaracaginizi dusunerek hareket etmeniz, baslarken de yaptiginiz isin dogru olduguna inanmaniz, sizi adim adim mutluluga goturecektir.

Tabii, bunun icin bir on sart bulunmakta: Yaptiginiz is mutlaka ama mutlaka sizin disinizda bir kisiye yarar saglamalidir. Hatta yalnizca o kisi ya da kisilere yarar saglarsa, mutlulugunuz o oranda artacaktir.

Mutsuzluk sisteminizin calismasina asla izin vermeyin

Kendinizi mutsuzluk ureten bir sistemin icine hapsetmeyin. Sorunlarla karsilastiginizda sakin olmaya calisin. Sorunu tam olarak kavramak icin caba harcayin. Bu uzun surebilir. Ancak tanimlanmamis hastalik, en basit bile olsa, en tehlikeli hastaliktir.

Sorunu kavradiginizi hissediyorsaniz, sorunu cozmek icin neler yapabileceginizi dusunmeye baslayin. Bu kisimda cok dikkatli olmaniz gerekiyor. Atacaginiz her adim, sizi baglayacaktir.

Geri donusu olan, ancak size cokca zaman kaybettiren seyler yapmaktan kacinin.

Deyim yerindeyse, bin kere olcup bir kere bicin. Bu olayi herkesin yararina nasil cozerim, diye dusunmeye calisin. Kendi yarariniza cozme girisimlerinden uzak durun. Bu kolay bir yoldur, ancak sizi mutlu etmez. Sorunu butunsel bir bicimde ve ilgili taraflari tatmin edecek yonde sona erdirmekte yarar var. Cozumunuzden mutlu olan insanlar sizi de mutlu edecektir. Hem de cok.

Mutluluk cok uzaklarda degil, bunu cok iyi bilin. Etrafinizdaki her seyin icinde gizli. Onu bulup cikarmak, sizin elinizde. Olaylara hep olumsuz yonleriyle bakiyorsaniz ve sorunlarla karsilasinca surekli olarak feveran edip aglamaktan baska bir sey yapmiyorsaniz, nasil mutlu olabilirsiniz ki?

Siki durun. Yasam bosluk kaldirmaz. Sizin iradi olarak doldurmadiginiz bosluklari, yasam kendi istedigi bicimde doldurur. Yani yeni sorunlarlaÉ Bu da size pahaliya patlar. Bir sorunu cozmekten kacinmaniz, size on yeni sorun cikarir.

Yasami ciddiye alin. Yoksa suruklenirsiniz. Yasami bir sel gibi dusunun. Yagmur yagmaya basladiginda esiginizin yuksek olup olmadigini kontrol edin. Eger degilse, aninda onlem alin. umursamazsaniz, evinizi su basar. Esikle ugrasmadiginiz icin, evinizden olabilirsiniz. Sizce de cok agir bir bedel degil mi?

Evet, ozetlemek gerekirse, sorunlarinizi cozmeden mutlu olamazsiniz. Bu bir.

Sorunlari yalnizca kendi hesabiniza cozerseniz, sorun devam ediyor demektir. Bu da iki.

Yasamda baskalari icin bir seyler yapmaya calisin. Bunun karsiligini beklemeyin. Cunku o zaten size sevgi, minnet, saygi olarak geri donecektir. Yani sizi mutlu edecek her sey olarak. Bu da uc.

Mutluluk sisteminizi calistirin

Her insanin bir mutluluk sistemi vardir. Onu nelerin mutlu edecegi bellidir. Sorun, o insanin bunlari bilmemesinde cikar. Kisi neden hoslandigini bilmelidir.

Kendinize sunlari sorun:

Ben bencil biri miyim?

Etrafimi kirip dokerek mi is yapiyorum? Insanlar benimle olmaktan mutlu oluyor mu?

Konusurken beni can kulagiyla mi dinliyorlar, yoksa ayip olmasin diye mi?

Sozcuklerim insanlarin kolaylikla anlayabilecegi kadar basit ve yalin mi?

Soylediklerim dogru anlasiliyor mu?

Konusurken kullandigim cumleler insana guc asiliyor mu?

Direnis duygusu yaratiyor mu?

Onlarin insancil duygularini harekete geciriyor mu?

Onlarin icini kipirdatiyor mu?

Evet bu sorulari yanitlayin ve sikca da sorunÉ

Yasarken iciniz icinize sigmiyorsa, bu duyguyu ustalikla kullanin. Basarmak icin bu cok onemli bir duygu. uyusukluk, insanin en kotu arkadasidir. Insani yasamdan koparan, pasifize eden, yasam damarlarini tikayan bir arkadas.

Saatlerinizin cogunu uyumaya degil, evde gecirmeye degil (kitap yazmiyor veya baska bir is yapmiyorsaniz), oturmaya degil, bir seyler yapmaya harcayinÉ

Mutluluk sisteminizi calistirmak, baskalari icin dusunmenizden gecer. Politika dusunun, ekonomi dusunun, arkadaslarinizin sorunlarina bir care bulup bulamayacaginizi dusunun. Dunya insanlari icin aslinda neyin yapilmasi gerektigini, ancak nelerin yapilmadigini dusunun. Oturup notlar cikarin. Dunya olcegindeki sorunlara cozumler uretmeye calisin.

Bunlar sizi sikiyorsa, yasama bakis acinizi yeniden gozden gecirin.

Siz bencil biri olabilirsiniz. Bu bencilligi asmak icin ozelestiri yapabilirsiniz. Sizi rahatlatacaktir.

Gecmisi cok sik animsamak da zararlidir, cok seyrek animsamak daÉ

Bir isi yapmadan once onun oncesini animsamakta, o zaman neler yapildgini bilmekte buyuk yarar var. Kendinizi, eger bulabilirseniz, bu bilgilerle donatin. ugrastiginiz sorunu alt edebilmek icin buyuk bir avantaj yakalarsiniz.

Sizi uzecek konulari ozellikle animsamaktan kacinin. Anilar cok ozel kisiler icin cok kolay kaybolmaz. Anneniz, babaniz veya cocugunuzu ya da cok sevdiginiz bir arkadasinizi kaybettiyseniz, onlari kolay unutmak mumkun degildir. Ancak bunu yerli yersiz yapmamalisiniz.

Bu anilar sizi bos kafayla yakalamaya calisir. ureten bir beynin bu anilara sikca dalmasi kolay degildir. Bu rahatsiz edici anilari olumlu bicimde kullanabilir ve kendinizce dersler cikarabilirsiniz.

Insanlarin olecegini unutmayin. Bir gun siz de oleceksiniz. Ve onemli olan, insanlarin olmesi degildir. Yasarken ne yaptiklaridir. Kaybettiklerinizin ne kadar olumlu veya olumsuz seyler yaptiklarini dusunebilirsiniz.

Bu, aglamaktan iyidir.

(Mart 1998)

Biyografi

ANA SAYFA

INGILIZCE

@Isik Binyili dergisi Bircan ÜNVER tarafindan tasarlanmis
ve
uretilmistir. Sayi# 3, Yaz 2000, New York.