|
|
|
|
|
|
Insan, baba, gazeteci. 20. yuzyilda dogdu. Henuz bitmeyen bu yuzyilin sona ermesini dort gozle bekliyor. Boylece herkese, "Ben gecen yuzyilda dogdum" diyebilecek. Bu her insana nasip olmayan bir sans! Ayrintilar istenirse: 1956 Aralik ayinin 12. gunu, devlet memuru babasinin gorev yeri olan Sivas'ta, Anadolu'nun tam ortasindaki kentte dogdu. Bir yasindayken Ankara'ya geldi ve tam 30 yil orada yasadi. Tum cocuklugunu ve ilklerini sigdirdigi o kenti cok seviyor. Ankara ilk goz agrisi. Gerci 1989'da calismaya geldigi ve halen yasadigi Istanbul'u da seviyor. Ancak 1970'li yillarin Ankarasi'ni hicbir kente degismez. Gazetecilik meslegini secmeden once atom alti parcaciklarla ugrasmayi cok istemisti. Bu yuzden ODTU Fizik Bolumu'ne girdi. 1974 ile 1979 arasinda bulundugu ama pek ogrencilik yapamadigi bu okuldan ayrildi. Cunku ona ilk iki sene mekanik, elektrik, kinetik - iste ne kadar can sikici sey varsa- okuttular. O ise dogrudan Quantum mekanigi okumak istiyordu. Boylece, basin-yayinli okul ve ardindan emek yillari basladi. Meslegini cok seviyor. Baska isler denedi arada, ancak olmadi. Hep gazetecilige dondu. 1993 yilinda Ankarali bir arkadasindan aldigi "gel bir kitap yapalim" onerisi, soylesilerden olusan bir kitap cikardi ortaya. (Soguk Savastan Sicak Barisa -Yeni Dunya Duzeni ve Turkiye, Hidir Goktas - Metin Gulbay, Nisan 1994, Alan Yay.) Dort yil sonra bu kez o Istanbullu bir arkadasina "gel bir kitap yapalim" dedi. Boylece ikinci kitap daha dogdu (Gelecegin Solu - Solun Gelecegi, Metin Gulbay- Murat Oren, Kasim 1997, Alan Yay.). Ikisi de satmadi. Cunku "derin" konulardi isledikleri. Bir de ilki mahkemelere dustu. Simdi 44 yasinda ve oglunu yetistirmeye calisiyor. O henuz 7 yasini yeni bitirdi. Okuyup adam olacak... Bu yuzden, onunde daha calisacak 15 yili var!
Klasik olan hicbir seye yakinlik duymuyor, klasik muzik haric. Bir de etnik muzigi seviyor, onlari dinlerken onu var eden insanlari, toplumlari dusunuyor. Konusmaktan hoslaniyor, yeri ve zamani iyi saptanirsa... Yalan soylemekten nefret ediyor. Uzerinde dusunmedigi bir seyi yaptigi pek gorulmedi. Aniden yaptigi pek cok sey ise su ya da bu bicimde kafasinda evrilip cevrilmistir. Bunlar sonuca ulasmamis olabilir, ancak alti olmasa da ustu kizarmistir. Olanagi olsa, her gun yuzebilmeyi; cok zararini gormese, duygularini abartili yasayabilmeyi isterdi. Cok lineer bir hayati var. Duz bir cizgi gibi hakikaten. Her gun bir oncekinin kopyasini yapiyor. Hicbir cazip yani yok. Eh, oyle bir
insan iste! |
|
@Isik
Binyili dergisi Bircan
ÜNVER tarafindan tasarlanmis
ve uretilmistir. Sayi# 3, Yaz 2000, New York. |