|
HURRIYETE DOGRU
Gun dogmadan,
Deniz daha bembeyazken cikacaksin yola.
Kurekleri tutmanin sehveti avuclarinda,
Icinde bir is gormenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iriplarin calkantisinda.
Baliklar cikacak yoluna, karsici;
Sevineceksin.
Aglari silkeledikce
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhlari sustugu vakit martilarin,
Kayaliklardaki mezarlarinda,
Birden,
Bir kiyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkizlari mi dersin, kuslar mi dersin;
Bayramlar seyranlar mi dersin, senlikler cumbusler mi?
Gelin alaylari, teller, duvaklar, donanmalar mi?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekliyenin varmis, aldirma;
Gormuyor musun, her yanda hurriyet;
Yelken ol, kurek ol, dumen ol, balik ol, su ol;
Git gidebildigin yere.
(Aile, 1947, sayi 3)
|
GUN DOGUYOR
Dili cozuluyor gecelerin.
Golgeler kacisiyor derine.
Alip sihrini bilmecelerin:
Gun doguyor sehrin uzerine.
Korkarak seklaliyor
bacalar,
Gun doguyor sehrin uzerine.
Bakiyorlar gunun gozlerine
Gozleri uykulu atmacalar.
Sallayarak dallarini kavak
Yukseliyor her gunku yerine,
Gun doguyor sehrin uzerine,
Mavi bir isikla agararak.
Gun doguyor sehrin uzerine,
Renk renk hacimle doluyor her yer.
Daliyor daginik yuzlu evler
Hala yanan sokak fenerine.
Toprak kimildiyor yavas yavas,
Gun doguyor sehrin uzerine;
Bembeyaz gece ciceklerine
Sabahla dusuyor bir damla yas.
Ve bir deniz hucumu halinde
Gun doguyor sehrin uzerinde.
(Nisan 1936/Varlik, 15.3.1937)
|
|
BIR SEHRI BIRAKMAK
Bu sehirde yagmur altinda
dolasilir
Limandaki mavnalara bakip
Sarkilar mirildanir geceleri.
Bu sehrin sokaklari coktur,
Binlerce insane gelir gider sokaklarinda
Her aksam cayimi getiren
Ve bir beyaz Rus olmasina ragmen
Hosuma giden garson kadin bu sehirdedir.
Bu sehirdedir
Valsler, fokstrotlar arasinda
Sumandan,Bramsdan
Parcalar caldigi zaman donup
Bana bakan ihtiyar piyanist.
Dogdugum koye musteri tasiyan
Sirket vapurlari bu sehirdedir.
Hatiralarim bu sehirdedir.
Sevdiklerim,
Olmuslerimin mezarlari.
Bu sehirdedir isim,gucum,
Ekmek param
Fakat butun bunlara mukabil
Yine budur baska bir sehirdeki
Bir kadin yuzunden
Biraktigim sehir.
(18 Kasim 1937/Papirus, 1.6.1967)
|
ISTANBULU DINLIYORUM
Istanbulu dinliyorum,
gozlerim kapali;
Once hafiften bir ruzgar esiyor;
Yavas yavas sallaniyor
Yapraklar, agaclarda;
Uzaklarda, cok uzaklarda,
Sucularin hic durmayan cingiraklari;
Istanbulu dinliyorum, gozlerim kapali.
Istanbulu dinliyorum,
gozlerim kapali;
Kuslar geciyor, derken;
Yukseklerden, suru suru, ciglik ciglik.
Aglar cekiliyor dalyanlarda;
Bir kadinin suya degiyor ayaklari;
Istanbulu dinliyorum, gozlerim kapali;
Istanbulu dinliyorum,
gozlerim kapali;
Serin serin Kapali Carsi;
Civil civil Mahmutpasa;
Guvercin dolu avlular.
Cekic sesleri geliyor doklardan,
Guzelim bahar ruzgarinda, ter kokulari;
Istanbulu dinliyorum, gozlerim kapali;
Istanbulu dinliyorum,
gozlerim kapali;
Basinda eski alemlerin sarhoslugu,
Los kayikhaneleriyle bir yali;|
Dinmis lodoslarin ugultusu icinde
Istanbulu dinliyorum, gozlerim kapali;
Istanbulu dinliyorum,
gozlerim kapali;
Bir yosma geciyor kaldirimdan;
Kufurler,sarkilar,turkuler,laf atmalar.
Bir sey dusuyor elinden yere;
Bir gul olmali;
Istanbulu dinliyorum, gozlerim kapali;
Istanbulu dinliyorum,
gozlerim kapali;
Bir kus cirpiniyor eteklerinde;
Alnin sicak mi, degil mi, biliyorum;
Dudaklarin islak mi, degil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doguyor, fistiklarin arkasindan
Kalbinin vurusundan anliyorum;
Istanbulu dinliyorum.
(Varlik,1.6.1947)
|