|
|
|
|
|
|
Deneme Reklamlar ve Bilgi
Cagi
Ilk bakista isminden dolayi ya da "Bir UFO'luya" d1ye baslayan Manifesto'su nedeniyle, Isik Binyili'nin ucuk kacik, b1raz da del1 dolu bir dergi gibi gelm1st1. Oysa okudukca, bana cok da uzak fikirler olmadigini gordum. Bir reklama neden kizdigimi yazmak istiyorum. Derginde boyle bir yazinin cikmasina yer vermek ister misin, onu bilemem! Yine de gelel1m rahats1zl1k duydugum, ofkelend1g1m reklamlara... Yen1 Yuzyil gazetesini, hatirlarsin o simdi YENI BINYIL olarak tekrar piyasada. Ancak promosyon reklamlarinda, yani "Bilgi Cagi" dedigimiz cagimizda; artik kitap degil, ansiklopedi degil, CD'ler veriyorlarmis. Ancak reklamlari ne zaman rastlantiyla izlesem, sinirlerim tepeme cikiyor... Kisaca reklamdan bahsedey1m. Iki ogrenci tipi cizmisler. Birisi kitaplarla, ansiklopediyle digeri ise bilgisayarla odev hazirliyor. Tabii ki bilgisayarda calisan cocuk, odevini daha cabuk hazirliyor ve bir kutuphane dolusu kitaplari yerlere firlatiyor (ki, kitaplarim en degerli hazinelerim derken!). Oysa ben, o kitaplari o reklam seneryosunu yazanin da, gazetede bu reklamin cevrilmesine izin verenlerin de kafalarina atmayi cok isterdim - gerci kitaplara yazik olurdu ya!-. Diger bir reklamda ise, karakterlerden biri Kokorecci, digeri ise Kestaneci. Bunlarin bilgisayari var ve aralarinda bir Internet programini tartisiyorlar. Bu reklamdan sonra da, onume cikan bir seyyar saticiyla konusup, bilgisayarlari olup olmadigini ogrenmek istedim. Ancak belki de okuma-yazma dahi bilmiyor olma durumlarinda, hakaret ediyor durumuna dusmemek icin, soramadim. Haberlerden ise hic bahsetmek istemiyorum. Her bir kanal, magazin-haber programi oldu. Ana-haber bultenlerinde, kanalin dizi basrol oyuncularini cikarip, sohbet ediyorlar. Zaten magazin programlari cok az ya da yetmiyormus gibi! Belli bir kulture erismis ya da oyle zannettigim bu meslegin uygulayicilari; beni ve insanlarimi aptal, salak durumuna dusurmelerine, deli oluyorum. Bir cok defalar gazetelere yazi yazmak, elestirmek istedim. Sonra da dusundum ki, zaten bunu yapanlar da ayni gazete degil mi? Kime kimi elestirecegim? Bu arada merak ettigim saygi duydugum, yazilarini ilgi ve begeni ile okudugum bir cok yazar ya da gazeticinin, bu tur reklamlarin mesajlarini elestiren hic bir yazi ya da yorumlarina neden rastlayamadigim! Ya bu reklamlari hic izlemediler ya da farkinda degillermis gibi olmayi benimsiyorlar. Bazen cok degerli yazar, gazeteci ve televizyoncularimizin da, Cin Felsefesi'ndeki; "duyma, gorme, konusma" anlayisini, izlediklerini dusunuyorum. Aziz Nesin'in "Turk Halki'nin yuzde sekseni aptaldir" sozunu, basin ve televizyonlarimiz da benimsemis olmalilar ki, bize sunulan urunlerde, toplumu ve izleyicileri 'aptal' yerine koyuyorlar. Bu konuda ideallestirdigimiz yazar-gazeteci ve televizyoncular da; hic bir tepki gostermez ise, peki o zaman biz nasil degistirebiliriz bu anlayisi? Bu durumda, kendi kendimizi
bitirelim ya da koyunlarla koyun mu olalim? Evet, bu ruh haliyle ne
siir yazabilirsin ne de gelecekle ilgili guzel dusler kurabilirsin!
Herseye ragmen, gelecek bizim ama keske bugun de bizim, diyebilseydim.
|
|
@Isik
Binyili dergisi Bircan
ÜNVER tarafindan tasarlanmis
ve uretilmistir. Sayi# 3, Yaz 2000, New York. |