LM ANA SAYFA MAKALE & YAZARLAR MANIFESTO LIGHT MILLENNIUM TV
TURKCE SANAT & SANATCILAR YORUMLAR LM TV Videografya
INGILIZCE DUN & BUGUN LINKLER GELECEK SAYI
ARSIV-TANITIM SAYISI SIIRLER ILETISIM KUNYE


Olcay UNVER

 

1966 Koyulhisar - Sivas dogumlu; ilkokul, ortaokul ve lise derken, ailenin ekonomik yapisinin Osmanli'nin cokusi gibi hizla cokus doneminde olmasi nedeniyle acilen calisma hayatina baslamak zorunda kaldi. Ticaret Lisesi mezunu ama o okula gitmeyi hic isteyip istemedigi sorulmadi, cunku ortanca ablasi onun, okul kacamaklarina goz kulak olur diye, -annebabasini cadiligiyla ikna ederek-, kendisini iki agbisinin de gittigi okula gondermelerini sagladi.

17 senedir muhasebe ve finansman alaninda calisiyor. Yaptigi isi kendisiyle hic ozdestiremese ve ruhuna hitap etmedigini dusunse de, sevdigini zannediyor cunku baska bir yetenegi olmadigina inaniyor ve otuzlu yillarin ortasinda, baska ne yapabilirimin bunalimlarina dusuyor!

Yine 30'lu yaslarin ortasinda ve tum kadinlar gibi yillanmis sarap gibiyimlerle kendini avutur (aslinda oyle de hisseder::)). Yasamayi, gezmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, ofkeyi, nefreti, kufuru, kibarligi, saygiyi ve saygisizligi, aciyi, sigarayi, geceleri gec yatmayi sever -biraz yarasa oldugunu dusunur-.

Gizli gizli aglamayi, sari gulu, tiyatroyu -hayat bir kirmizi perde arkasi degil mi ki!-, seyahat etmeyi -hem cok gezen hem de cok okuyan olarak bilmek ister-. Olumsuz aski -oyle bir sey var mi bilemez ama fi tarihinde birilerinin yasadiklarina dair edebi eserler bulunmaktadir-. Sanati ve sanatcilari -sanatciklari degil-, Istanbul'u -karmasayi sevmek Istanbul demek degil mi?-, insanlarini; insanlarini, cunku herkesi sevecek kadar humanist degil, kisacasi hayata dair herseyi seviyor ve bir o kadar da nefret ediyor...



Kitaplar vazgeçilmez tutkusu, bosa harcadigini düsündugu, kacirdigina inandigi hayatlarini, herseye yeniden baslama korkakligini, baska insanlarin yaptiklarini ya da yasadiklarini okuyarak yasamaya calisiyor.

Sinema izlemeyi; tipki her oyuncunun, yonetmenin, sinema elestirmenlerin izlemekte kendilerini zorunlu hissettikleri kadar zorunlu hissediyor. Ancak onlardan cok daha fazla severek ve kendini kaptirarak izledigini dusunuyor, cunku bunu bir meslek kaygisiyla yapmiyor.

Gunumuzde yasanan menfaate dayali iliskilere katlanamayacagi icin de yalnizlik secimiymis gibi yasiyor... Feminist degil, ancak kadinlarin erkeklerden daha zeki, akilli, guclu, duygusal, mantikli ve bir o kadar da seytan olduklarini dusunuyor.

Ancak kadinlarin da gozyasi bombalarini kullanmalarina ve hamile kaldiklarinda (eger dogurmayacaklarsa) bunu bir silah haline donusturmelerine de katlanamiyor. Kadinlarin kaprisleri, erkeklerin ise zayifliklari rahatsiz ediyor.

Kadinlar yemeklerini secebiliyorlarsa neden erkekler her bulduklarini yer, bir turlu anlam veremez. Bir yazar ya da sair ya da oyuncu olamadigi icin iyi bir okuyucu, iyi bir dinleyici ve iyi bir izleyici olmustur.

Her olum haberi aldiginda hayat hos gerisi bos der ama asla uygulayamaz...

Reklamlar ve Bilgi Cagi

E-mail: olcayunver@hotmail.com

ANA SAYFA

INGILIZCE

@Isik Binyili dergisi Bircan ÜNVER tarafindan tasarlanmis
ve
uretilmistir. Sayi# 3, Yaz 2000, New York.