LM ANA SAYFA MAKALE & YAZARLAR MANIFESTO LIGHT MILLENNIUM TV
TURKCE SANAT & SANATCILAR YORUMLAR LM TV Videografya
INGILIZCE DUN & BUGUN LINKLER GELECEK SAYI
ARSIV-TANITIM SAYISI SIIRLER ILETISIM KUNYE

Savas ve Mimarlik

Tan ORAL


Yikma ve Yapma Oyunu

Evlerin pencereleri, gece olunca siyah perdelerle kapatiliyordu. En kucuk isik sizmasi, gece bekcilerinin kapiyi calip sizi uyarmalarina neden oluyordu. Arabalarin farlari mavi jelatin kagitlari ile koreltilmisti. Sokaklarda direklerin hemen dibini hafifce aydinlatan tek tuk mavi ampule rastlandigi oluyordu. Olabilecek hava akinlarina karsi binalari ve icindekileri gizleyip korumakti amac. Cocuklugumun Bursasi’ndaki , Ikinci Dunya Savasi izleri bunlar. Sonra bir gun, buyuk bir ozlem ve sevincle, francalanin ciktigi haberi yayildi ortaliga. Savas bitmisti. Elime ayni sevincle tutusturulan bu bembeyaz sungerimsi ekmegin tadini cok yavan bulmus, geri vermistim. Buyuklerim, ne yapsin cocuk, hic francala gormemis ki diye, saskinligimin faturasini savasa cikarmislardi.

Oysa faturaya eklenecek daha pek cok sey vardi, hemde savasa girilmedigi halde. Gece yer yatagina uzandigimda tavan tahtalarinin arasindan yildizlari secebiliyordum. Binalar dokuluyordu. O gunlerde hersey ama hersey, muhtemel bir savasa karsi koyabilmek icin bir kenara ayrilmisti. Ama ilerde o savasi karsilamakla gorevlendirilen biri bile olunsa, o sirada hic kimseye bir bina onarimi ya da yapimi icin ayrilacak herhangi bir imkan bulunamazdi.

 

Sinemalarda asil filmden once gosterilen ve jeneriginde mayolu jimnastikci kizlarin el cirparak bacak salladigi ve uzerimize dogru gelen bir lokomotifle sona eren,"Dunya Haberleri" adli kisa filmleri buyuk bir ilgi ile izlerken, dunyanin basina gelenlerden de haberimiz oluyordu. Haberler kotuydu. Savas yikiyordu. Evleri, binalari, kopruleri yikiyordu, ozelliklede onlari…Okulda tarih kitaplarinda gecmis donemler hep iki bolumde anlatilirdi; savaslar ve uygarliklar. Iste biri yapiyor, biri yikiyordu, biri yikiyor, biri yapiyordu. Savas ve Mimarlik bir arada anilmak isteniyorsa, sanirim bu kok iliskiden oturu olmaliydi.

Savaslar siniflandirilirken irk, din, milliyet, devlet vatan vb. Hangi neden ya da sozcuk kullanilirsa kullanilsin, onun yaptigi somut is degismiyor; yikmak!

Yikilacak sey ise yapilmis olan sey’dir.

Mulkiyet talebi, mulkiyetin inkari ya da tuketim garantisi gibi kendince mesru nedenler de ileri surse savas, ve ister soz dinletmek icin egemenlik adina, ister ele gecirmek icin toprak adina, ister yagma icin ihtiyac adina yapiliyor olsun, bunlari gerceklestirebilmek icin onun her zaman kullandigi ve kullanacagi iki yontem var. Bunlar ya pes ettirmek, ya da yok etmek. Her ikisi icin de ortak arac, yikmak’tir!

Kazanacak birsey umanlar ne kadar savasi goze alabiliyorlarsa, kaybedecek bir seyi olanlar da o kadar savastan kaciniyor muydu acaba? Varlikli ulkeler, ABD ve AB saniyorum kendi topraklari uzerinde goze alacaklari bir savasin yikacagi seylere kiyamayacaklardi. Oysa Bosna savasinda, unlu Mostar Koprusu bir simge olarak daha isin basinda yikildiydi. Ote yandan Lubnan savaslarinda Beyrut yerle bir olurken, yikimin surdugu, savasin en sicak anlarinda bile, oradaki bankalar caddesinde calisanlar, tikir tikir islerinin basindaydilar. Cunku bankalara hic isabet olmuyordu.

Insanlari Notron Bombasi yapmaya yonelten durtu, nasil bir seydi acaba?

Mavi ampullerin sonuk isiginda gecirilen gecelerden sonra gelen baris sanki, unlu Prusyali general Carl von Clausewitz’in yine o cok unlu "Savas, siyasetin baska araclarla surdurulmesidir" sozunu tersine cevirmis gibiydi; "baris, savasin baska araclarla surdurulmesidir." Bunun adi da konulmustu, " Soguk Savas!" Mavi jelatinli soluk isigin hayali, savasi buz gibi surduruyordu.

Karsilikli silahlanmaya dayali, iki kutuplu nukleer bir dunya da tirmandirilan soguk savas, muhtemel yikimin buyuklugu karsisinda bir dehset dengesine varinca, herkes savasin artik olanaksiz oldugunu dusunmeye basladi. Hirosima’lar unutulmadi. Taraflar arasinda bas gosteren "yumusama" ile esen sicak ruzgarlar, soguk savasin buzlarini eritmeye koyuldu. Bir seyi kirk yil istersen olur, derler. Kirk yil dillerden dusmeyen baris, iste oluyordu. Ama sasirtici olmak da, yasamin temel niteligiydi. Savasin yikamadiklarini sanki soguk savas devirmisti, dunya yine degisiyordu.

Varlikli yerlerde yeseren baris guvencesi altinda alabildigine serpilen "yapim" calismalari, yoksul yerlerde hergun biraz daha gelistirilmis patlayicilarla surdurulen "yikim" girisimleri! Savas…

Bir yikma-yapma-yikma….oyunu!


Yazi - Cizi

Bir Ruzgardir (Siir)

Biyografi

http://www.prizma.net.tr/PRIZM-SERVICES/INTERACTIVE-ART/ORAL/tan_home.html

ANA SAYFA

INGILIZCE

@Isik Binyili dergisi Bircan ÜNVER tarafindan tasarlanmis
ve
uretilmistir. Sayi# 3, Yaz 2000, New York.