KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM

"Sanati yaratan yine insan beyni ve
yaratma gucu olacaktir..."

Ayhan M. DUMAN


Babamin Hava Kuvvetleri'nde  doktor olmasi ve Turkiye disinda gorev almasi nedeniyle temel egitimimi once Napoli/Italya ve Frankfurt/Almanya'da, Amerikan okullarinda aldim.
 

Kendimi bildigim gunlerden beri her turlu guzel sanatlara ilgi duymustum, bu biraz da aileden geliyordu tabii, ailemizde herkes sanata cok yatkindi. Daha cok kucuk yaslarda mandolin ve akordiyon dersleri aldim, Napoli ise benim piyanoya gecis donemimdir ama en sonunda gitar ve elektro gitar, secimim oldu.  

Aileden gelen sanata yatkinlik, orta ve lise egitimi sirasinda aldigim resim ve sanat dersleri ve hocalarin destegi, yuksek egitim icin guzel sanatlari secmeme neden oldu.

Bu etkilerle, Ic Mimari ve Dekorasyon egitimi icin Ingiltere'de Institute of British Designers ve bunun ardindan Almanya'ya gectim, Gesamthochschule Kassel'de Endustri Tasarimi konusunda yuksek egitim diplomasini aldim.  

Edison's, 2000

Ancak daha Londra'da iken tanistigim Steve Wadey ve o donemin cilgin muzik gelisimi, cocuklugumdan beri varolan muzik aski ile birlesince egitimimin yanisira profesyonel muzik ile de icli disli olmama neden oldu. Bunun sonucu olarak, Steve ile beraber,  beste yapmaya ve plak doldurmaya basladik. Tabii ailem pek hoslanmadi bizim bu girisimlerimizden! (Belki bazilari Black is Black parcasini hatirlar?)  

Fotograf ve film ile ciddi olarak ilgilenmem bu muzikle ugrastigim donemle baslar...

Babam amatorce fotograf cekerdi ve bana gore cok iyiydi.  O yillarin en iyi ve populer kamerasi olan Contaflex kamerasini elime tutturur ve nasil fotograf cekilecegi hakkinda beni egitirdi. Bu cok pahali olan kamera ile cekip gitmeme de sesini cikarmazdi. Bu donemden aldigim temel fotograf egitimi, muzik yaptigimiz donem ile birlesince olan oldu...

Muzikle ugrastigim donemde de LP kapak tasarimlari icin fotografimizi cekmeye gelen profesyonel fotografcilarin hazirladigi fotograflar, benim profesyonel fotografa olan ilgimi iyice artirdi. Bu adamlar mucize gerceklestiriyorlardi! Basimi iyice donduren bu konu, ileride asil meslegimi birakip fotograf ve film uzerine konsantre olmamin asil nedenlerinden biridir.

Bu nedenle yuksek egitim diplomami elime aldiktan hemen sonra bunu bir kenara koyup, bu islerin en iyi  ogrenildigi ve yapildigi sehirlerden biri olan Munih'e yerlesip, burada studyomu kurdum. Onceleri Burda Moden Avon Cosmetics gibi kuruluslara fotograf tasarim hizmeti verdim, daha sonra, bana daha ilginc gelmeye baslayan tanitim fotografi ve ozel efektler cekimlerine basladim.  

Sozunu ettigim donem 70'li yillarin ortalariydi ve bu yillarda super-bilgisayarlar veya programlar henuz yoktu. Sektordeki insanlarin ilgisini cekmek ve de basarili olabilmek icin cesitli fotografik efektler uretmek gerekiyordu ve bunlar hic de kolay degildi.  

Sample, 1984 Deep



Alisilagelen otesinde bazi perspektiv denemeleri, normal kullanim otesi konular icin tasarlanmis objektifler ile fotograf denemeleri ve isiklandirma konusunda yeni arayislara girmek ve yaratmak gerekiyordu. Buna bir de photo-compositing denen film uzerinde gerceklestirilen goruntu montajini ilave edersek, neyi kastediyorum daha kolay anlasilir herhalde...  

Aslinda yukarida sozunu ettiklerim icin "biliyorum" kelimesini kullanmak cok zor! Cunku bu daha cok bir "ACABA..."nin pesine suruklenme olarak basliyordu... Uretilecek fotografin mevcut turlerinden farkli olmasi icin, once insanin beyninde bir fikir olusmasi ve daha sonra bunu bir sekilde film uzerinde gerceklestirmesi gerekiyordu... 

Bazi efektler cok kolay elde edilebiliyordu ama bazilari icin aylarca ugrasmak, kagit uzerinde tasarlamak gerekiyordu. Bazi efektlerin film uzerinde bosuna denendigi de cok olmustur.

Bir "ACABA"nin pesine takilip uygulamaya gectigim denemelerden bir tanesi de SAMPLE adli fotograftir. Aslinda ilk basta kolay gibi gorunup sonra canima okuyan ve "nereden de aklima geldi..." diye onceleri cok soylenip kendime kizdigim, daha sonra da muthis keyif aldigim bir calismadir bu ayni zamanda.

Adigecen fotograf icin bir arkadasim bana mankenlik yapmayi kabul etti. Onceleri bir iki gunde toparlayacagimi zannettigim bu cekim yaklasik 6-7 ay surdu. Vazgecme noktasina cok geldim, tum ekip cildirma asamasina gelmisti ama bir gun nerede hata yaptigimi tesadufen bulup, butun bu yogun calismayi keyifli bir sona baglayabildim..

Bu calismam reklam sektorunun taninmis basili medyasi olan The Art Director's Index ve The Black Book'ta yayinlandiktan sonra tum dunyada buyuk ilgi cekti, cunku soz konusu efekt, bir foto-montaj, rotus veya illustrasyon icermeyip, bildigimiz konvansiyonel 13x18cm film uzerinde gerceklestirilmisti.  

Gunumuzde her turlu efektleri kolaylikla gerceklestirebilen bilgisayar ve programlar mevcut ama o gunlerde boyle goruntuler kolay elde edilemiyordu. Bu nedenle beni cesitli ulkelerden arayip, bu cekimi nasil gerceklestirdigimi ogrenmek isteyen bir cok profesyonel fotografci oldu.

Aslinda tum olay son derece basitti ama tabii once bunu gerceklestirebilmenin teknigini bilmek gerekiyordu. Cogu insanin dusundugu gibi oyle cok ozel bir teknik yoktu bu cekimde, tum hile yari gecirgen yuzeysel ayna ve french-flags adi verilen bir tur fazla isigi engellemeye yarayan reflektorlerin beraber kullanilmasindan ibaretti.


Yogi


Bu gunlerde yine bazi kisiler elestirmenlige soyunup (bunlarin arasinda bazi fotografci isimler de var) fotografin aslinda sanat olmadigi, fotografcinin sadece o an objektifin onunden gecen objeleri sabitlestirdigini savunuyorlar.

Bu belki bir roportaj fotografcisi icin gecerli olabilir ama bu fotografcilar arasindan bile bazilari, farkli goruntuler yakalayabiliyorlar ve bunlar da "olay " oluyor. Elbette bu noktada bakabilmek ve gorebilmek faktoru, ortaya cikan sonucun, sanat mi ya da o an objectifin onunden gecen bir olayin sabitlestirilmesi mi oldugu, ayrimini netlestiriyor...

Calismalarimi inceleyen bir sanat elestirmeni soyle demisti bir yerde "...sanatci sanki deklansore basmadan once fotografi tasarlamis ve ona gore cekmis. "

Bu tabii ki dogru, boyle de olmase gerekir, tum sanatcilar da boyle yapmiyor mu?

Doga'da cekim yaptigimda cevre ve isik benim kontrolum disinda, burada yapabilecegim tek sey isigin dogru yonden geldigi bir saati beklemek ve bazi filtreler ile bu isigin renk karakterini degistirebilmek.

Ama studyo ortaminda durum cok farkli, burada cekecegim fotografi onceden iyice planlayip, gerekirse kagit uzerinde karalama yaparak veya buyuk ebad test filmleri cekerek nasil devam edecegime karar veririm. Hatta bu arastirmayi daha da derinlestirerek, hazirlanan fotografin "saglak" veya "solak" bir izleyicinin, dogru algilayacagi bicime kadar detayli hazirlarim.

Cok kisinin uzerinde durmayacagi bu detay, aslinda cok fark yaratir!

Fotografin bildik genel kurallari yanisira (akademide verilen ana kurallar) renk kullanimi ve isik benim icin cok onemli bir yer tutmaktadir. Aslinda isin cogu isigi dogru yerde, dogru bicimde kullanmaktan geciyor. Benim icin onemli olan az isikla baslayip, bu isigin limitlerine geldikten sonra ikinci bir isik kaynagini devreye sokmak. Ve isigi mumkunce sade tutmak.

Aslinda bu sadelik calismalarimin tumu icin gecerli, dijital fotograf calismalarim ve kompozisyonlarimda bile bu sadeligi korumaya calisirim.  Cogu izleyici, calismalarimin dijital kompozisyon urunu mu yoksa normal film ile mi cekildigini anlamakta zorlanir.

Bunun en iyi orneklerinden birisi EDISON'S isimli calismadir diyebilirim. Bu calisma tamamen normal film ile yapilip, kamera ici montaj teknigi ile (Compositing)  9x12cm film uzerine pozlandirilarak gerceklesmistir.


Stonehenge


Mongrel, yani melez tabirini kullandigim calismalar, normal film ile dijital imajlari birlestirdigim ve bazi dijital manipulasyonlardan gecirdigim calismalardir. Ama burada bile tipik-dijital imaj gorunumunden uzak, konvansiyonel bir fotograf gorunumunu elde etmeye dikkat ederim.

Ornekler: "Deep", "La Guardia" ve "The Mill"

"Exhibition" isimli calisma ise farkli bir ornek; burada reel cekilen dijital bir fotograf, bilgisayar ortaminda dijital firca kullanarak yeniden boyandi.

Ama bana en cok keyif veren calisma turu, yine bir arastirma sonucunda ortaya cikarip gelistirdigim ve 1996 senesinde cevreme tanittigim bir isiklandirma yontemi ve isik sistemi, "Magical Mystery Torch" ... Adigecen calismada, Beatles grubu ve The Magical Mystery Tour isimli LP'den etkilendigimi itiraf etmeliyim !...

Bu isik ve isiklandirma yontemi bildigimiz "isikla boyama" yontemi ile Stanley Kubrick'in unutulmaz  "2001-A Space Odyssey" filminde kullanilan "Slit Scan" tekniginin bilesimi diyebiliriz. Ancak kullandigim sekli ile bu isik cok duygusal, buyulu, esi olmayan yumusak bir doku yaratiyor.

Aslinda "ESI OLMAYAN" pek yanlis bir terim sayilmaz, bu isik ile yaratilan fotograflarin her biri birbirinden farkli cikiyor, esdeger iki fotografin cekilebilmesi olanak disi!

Bu fotograflarin etkisini gormek icin mutlaka 70x100cm ebadindaki orijinal baskilari gormek gerek, bu buyuk boy calismalarin icerigi "Hamilton" turu yumusak isik ve bu yumusak isik icindeki net goruntu bilesimini burada verilen fotograflardan anlayabilmek cok zor.

Bu calismalarim profesyonel cevreye hitab eden mesleki mecmua ve kitaplarda yer aldigindan beri cok taklit edildi ve reklam sektorunde cok kullanildigindan oturu artik etkisi azalmis gibi. Ama buna ragmen ben bu teknigi cok seviyor ve hala yaratilmasi zor olmasina ragmen bazi yerlerde kullaniyorum.

Ozetlersek, "Magical Mystery Torch" benim tasarladigim ve yarattigim isiklandirma sistemine verdigim ad ve genellikle mistik efektli fotograflari gerceklestiren isik sistemi. Ornekler: "Cezve", "Wood" ve "Pot"

Moods of an artist: Ayhan M. DUMAN

1997 itibari ile kullandigim teknik cihazlar daha cok High Resolution dijital agirlikli. Bu cihazlar da sanirim cok yakinda daha yeni ve gelismis versiyonlari ile yer degistirecek. Ancak teknoloji ne kadar gelisirse gelissin, sanati yaratan yine insan beyni ve yaratma gucu olacaktir.

_ _ _ _ _

"I Wonder If...!" Ayhan M. DUMAN (English)

E-mail:
amd@amdphotodesign.com
http://www.amdphotodesign.com

Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org