|
1953
yilinda Adana'da doktor bir baba ile ev hanimi annenin ilk cocugu
olarak dunyaya gelmisim. Bu nedenle, diger bir cok insana kiyasla
yasam kosusuna daha avantajli basladigimi söyleyebilirim.
Ilk okulu Adana'da, ortaokul ve liseyi ise Tarsus Amerikan Koleji'nde okudum.
1971 yilinda girdigim
ITU Elektrik Fakultesi'nden 1975 yilinda elektronik ve
haberlesme muhendisi unvanini aldim. Muhendislik meslegini,
ailemin doktor olmam yonundeki israrli telkinlerine ragmen secmistim,
ama akademisyenligi secisime ailem de itiraz etmedi. Zaten,
ozel veya kamu sektorunde, ornegin bir memuriyet hic cekici
gelmiyordu; hep ayni isi yapacagimdan bence bir muddet sonra
sikici olacakti. Diger taraftan, serbest muhendis olarak kendi
isyerimi kuracak oldugum takdirde gelecege yonelik beklentilerim
mecburen tamamen maddi olacakti ki bu da istedigim bir sey degildi.
 |
Akademik yasanti ise, dogasi itibariyle sürekli ögrenme
gerektiren ve insanin bildiklerini çevresindeki kisilerle
paylacacagi, canli bir çalisma ortami olarak görünüyordu.
Ayrica bana gore, ulkeme ve insanlarina yararli olabilmenin
en guzel yolu da buydu. Üniversiteyi bitirdigim yillardaki
bu basit analiz sonucu yaptigim tercihten bugün de neyse
ki pisman degilim. Hani derler ya; dünyaya bir daha gelecek
olsam yine akademisyen olurum.
ITU'deki
yillarimda Prof. Dr. Mithat Idemen gibi degerli bir bilim
adaminin ogrencisi olmak ayricaligini yakalayabilmem ise yine
hayatin bana sundugu sanslardan birisiydi. 1977 ve 1982 yillarinda,
sirasiyla, Yuksek Muhendis ve Doktor unvanlarini aldim. 1975
- 1981 yillari arasinda ITU Elektrik Fakultesi Alanlar Kursusu'nde
Mithat Idemen'in asistani olarak calistim. Annemin vefati
uzerine, ailenin buyuk cocugu olarak, babama ve kardeslerime
yardimci olmak icin bir kac yil kalmak ve tekrar ITU'ye donmek
dusuncesiyle Adana'ya Cukurova Universitesi'ne geldim, ve
istemeyerek geldigim dogup buyudugum bu sehirden bir daha
ayrilamadim.
Ilk yillarda YOK(Yuksek Ogretim Kurulu)nun o gunlerdeki uygulamalari
nedeniyle Adana'da kalmak zorunda oldum, ancak sonralari universitede
yuklendigim sorumluluklar yolumu kesti. 1984 - 1989 yillari
arasinda Cukurova Universitesi Muhendislik - Mimarlik Fakultesi'nde
Dekan Yardimcisi olarak gorev yaptim. 1985 yilinda, Makine
Muhendisligi Bolumu'nde calisirken, "elektromanyetik
alanlar ve mikrodalga teknigi" dalinda Docent unvanini
aldim, ve Adana'daki varligim ile ilgili bir karar asamasina
gelmistim.
Hic bir zaman, yasamimi yurt disinda surdurmeyi dusunmemistim
ve eger kendi disiplinimle ilgili bolum acildigi takdirde
ITU'ye kiyasla Cukurova Universitesi'ne daha fazla hizmet
edebilecegimi, kendimce daha yararli olabilecegimi dusunuyordum.
O nedenle, Adana'da kalip elektrik, elektronik ve bilgisayar
muhendisligi konularinda Cukurova Universitesi bunyesinde
kurumsal yapilarin olusmasina calismaya karar verdim. Cukurova
Universitesi'nde once, Elektrik - Elektronik Muhendisligi
Bolumu'nun kurulus calismalarini yuruttum; 1987 kurulan bolumde
kurucu Bolum Baskani olarak gorev aldim ve bu gorevimi 1999
yilina kadar surdurdum.
1991 yilinda da Cukurova Universitesi Elektrik - Elektronik Muhendisligi Bolumu'nde Profesorluge
yukseltildim. Bu
arada, arastirma calismalari icin ihtiyac duyulan alt yapinin
olusturulmasina yardimci olmasi icin bir arastirma merkezi
kurulus calismalari yaptim ve 1993 yilinda Endustriyel ve
Tibbi Elektronik Uygulama ve Arastirma Merkezi'nin kurulmasini
sagladim. 1993 yilinda kurucu Mudur olarak atandigim Merkezde
halen mudurluk gorevini surduruyorum. Aralik 1995 tarihinde
Cukurova Universitesi Muhendislik - Mimarlik Fakültesi'ne
Dekan olarak atandim ve halen sürdürmekte oldugum bu gorevin suresi 15 Subat
2002'de bitecek ben de bu tarihten sonra "nobet"
gorevini yerine getirmis insanlarin gonul rahatligi icinde
asli isime yani arastirma ve egitim-ogretim calismalarima
daha fazla zaman ayirabilecegimi umuyorum.
Ayrica,
ulkemizin ekonomik yonden gelismesine katkisi olacagina inandigim
icin universite - sanayi isbirliginin kurulmasi ve gelistirilmesi
yonunde calismalar yaptim. Adana'daki 40 sanayici ile TUBITAK
ve Cukurova Universitesi'ni ayni cati altinda bulusturan
TUBITAK Adana Universite - Sanayi Ortak Arastirma Merkezi'nin
kurulus calismalarini yuruttum ve kurucu 23 Mayis 2000 tarihinde
kurulan Merkezin kurucu Müdürlügü'nü
yaptim ve bu gorevi 23 Mayis 2001 tarihine kadar surdurdum.
Kendi disiplinimle ilgili ogrencilerin, mezunlarin ve ogretim
elemanlarinin arasinda sosyal bir bag kurmak ve dayanismayi saglamak
amaciyla; 1988 yilinda Elektrik - Elektronik Muhendisligi Bolumu
Mezunlari Dernegi'nin, 1996 yilinda Cukurova Universitesi Muhendislik
- Mimarlik Fakultesi Gelistirme, Guclendirme ve Dayanisma Dernegi
ile Cukurova Universitesi Muhendislik - Mimarlik Fakultesi Calisanlari
Kooperatifi'nin ve 1997 yilinda Cukurova Universitesi Muhendislik
- Mimarlik Fakultesi Egitim ve Arastirma Vakfi'nin kurucu
baskanliklarini yaptim ve halen bir kisminin yonetim kurulu
baskanligi gorevini surdurmekteyim. Ayrica,
Fakulte Vakfi bunyesinde Elektronik ve Bilgisayar Arastirma Iktisadi
Isletmesi'nin de kurucu baskanligini yaptim.
Her akademisyen gibi, kendimi bilimsel yonden yenilemek ve gelistirmek
amaciyla Cukurova Universitesi disinda bazi akademik kurumlarda
da gecici gorevlerde bulundum. 1987 yilinin Mart - Haziran aylari
arasinda ITU Elektrik Fakultesi'nde ve 1988 yilinin Subat - Mayis
aylari arasinda da TUBITAK bursu ile Alman Uzay ve Havacilik Kurumu'nun
Munih yakinindaki Yuksek Frekans Enstitusu'nde misafir arastirmaci
olarak calistim. Alexander von Humboldt Vakfi'nin arastirma bursu
ile 1991 yilinin Temmuz - Agustos aylarinda Munih civarindaki
Goethe Enstitusunda Almanca kurslarina katildim ve Eylül
1991'den Eylul 1992'ye kadar da Alman Uzay ve Havacilik Kurumu'nun
Yuksek Frekans Enstitusu'nde misafir arastirmaci olarak gorev
yaptim. Ocak 1993 - Aralik 1995 tarihleri arasinda da
TUBITAK Arastirma Merkezi Uzay Teknolojileri Bolumu'nde
Mikrodalga Uzaktan Algilama Projesinin yurutuculugunu yaptim.
Sivil
toplum kuruluslarinda yaptigim gorevlere gelince, benim acimdan
en anlamli olani Adana'nin sosyal, kulturel ve ekonomik yonden
gelistirilmesi amaciyla toplumsal bilinc yaratmayi ve sorunlara
cozum uretmeyi hedefleyen Adana Guc Birligi Vakfi'nda yuruttugum
calismalardir.
Karsilastigim sorunlari ne kendi adima ne de toplum adina bir
kader olarak kabul etmek istemedim.
1997 yilinda kurulan vakfin kuruculari arasinda yer aldim ve o
tarihten bu yana Ekonomik Arastirmalar Kurulu'nun baskanligini
yapiyorum. Kurul olarak yaptigimiz iki yillik bir calisma sonucunda
"Adana Sosyo - Ekonomik Rapor" isimli bir kitap yayinladik.
Adana'nin sosyal ve kulturel yapisi, sanayii, ticareti ve diger
ekonomik faaliyetleri inceledigimiz ve sorunlar ile nedenleri
hakkinda tespitlerde bulundugumuz bu calismanin cozumlerin gelistirilmesine
de yardimci olacagina inaniyorum. Ocak 1998 - Nisan 2001 tarihleri arasinda
Vakif Yonetim Kurulu'nda baskan vekili olarak gorev yaptim. Mesleki
sivil toplum kuruluslarinda yaptigim gorevler arasinda Elektrik
Mühendisleri Odasi Adana Subesi ile IEEE Türkiye Subesi
yönetim kurulu uyeliklerini sayabilirim. Haziran 2000 tarihinden
bu yana da URSI ( International Union of Radio Science - Uluslararasi
Radyo Bilimi Birligi ) Turkiye Ulusal Komitesi'nin baskanligini
yapiyorum.
49
yillik yasantima geri donup baktigimda hayati cok ciddiye aldigimi
goruyorum.
Yillar once genc bir meslektasim bir an once bir hobi edinmemi
onermisti. Ne yazik ki hala bir hobim yok; muzik dinlemekten,
kitap okumaktan, yuruyus yapmaktan zevk almami hobi olarak nitelendiremiyorum.
Bu durumumdan fazla yakindigimi da soyleyemem, sanirim bu bir
kisilik meselesi olsa gerek. Gerek meslek gerekse sivil toplum
yasantimda aldigim sorumluluklarda hep kendimi birlikte calistigim
insanlara hedef gostermek zorunda hissettim, ve onlari daha uretken
yapabilmek icin gayrete getirmenin yollarini aradim. Karsilastigim
sorunlari ne kendi adima ne de toplum adina bir kader olarak kabul
etmek istemedim. Sorunlara cozum ararken hedefi buyultup cozumu
benim gucumun sinirlarinin otesinde gorup cozumsuzlugu kabul etmek
istemem.
Bunun yerine, sorunu kendi etki ve yetki alanim icinde kalacak
sekilde tanimlamayi tercih ederim. Toplum olarak karsilastigimiz
sorunlarin suclusu olarak sadece politikacilari veya tepemizdeki
yoneticileri gormek ve cozum icin kurtaricilari beklemek kolayciliga
kacmak olmaktadir. Cunku, toplumun karsi karsiya geldigi sorunlar
toplumun kendi kimliginden ve yapisindan kaynaklanir, o nedenle
de hepimizin kendi adimiza cozum icin yapabilecegimiz seyler vardir.
|