KARANLIKTA HIÇ BIR SEY KALMASIN!
Yeni Nüklear Silahlara HAYIR... Yeni Nükleer Hedeflere HAYIR... Nükleer Savas Için Yeni Gerekçelere HAYIR... Nükleer Testlere HAYIR...
Yildiz Savaslarina HAYIR... Uzayin Silahlandirilmasina HAYIR...
Her Çesit Silah Üretimine, Savas ve Savas Kültürüne HAYIR...
Yeryüzümüz henüz bir tane... Onu tahriplerimiz sonucu yok edersek, baska nereye gidecegiz?

"Her yirmi yilda tekrar dogarim ben."

Mehmet DEDE

Editorum Mehmet Dede'den uzun suredir bir Turkce biyografi istiyordu. Okuyucular merak ediyormus Mehmet Dede kimdir diye, New York'ta ne ararmis? Ne yermis ne icermis? Yazarmis da neden yazarmis? Bizler de aradik taradik ve ondan bu duruma bir ceki duzen vermesini rica ettik. Iste detaylar:

Mehmet: Dede'cigim, herkes sana Dede diye hitap ediyor. Hakikaten o kadar yasli misin?

Dede: Degilim aslinda, henuz alti yasindayim.

Mehmet: Nasil oluyor bu?

Dede: Benim icin yasamimin ikinci donemi yirmi yasindan sonra basladi. Her yirmi yilda tekrar dogarim ben.

Mehmet: Su ana kadar gecen alti yillik omrunden bahseder misin?

Dede: Istanbul'da dogdum. Henuz embriyonik halde universiteye basladim. Dogar dogmaz finallere girdim, but'e kaldim. Bir yasinda calismaya basladim. En buyuk gunahi o zaman isledim; para kazandim. Ilk okudugum kitap Goethe'nin "Genc Werther'in Acilari"dir. Iki yasimda asik oldum, ucunde cok surundum. Is degistirdim, ondan da sikildim. Dort yasinda master yapmak icin New York'a goc ettim. Bes yasinda Ingilizce konusmaya, yazmaya, dusunmeye, hayal etmeye ve ruya gormeye basladim. Ilk sigarami bir Radiohead konserinde ictim. Alti yasinda diplomami alip ucak yaptim.

Mehmet: Gelecek on dort yili nasil gecirmeyi planliyorsun?

Dede: Biraz daha gunah isleyip yeteri kadar param olunca seyahat etmeye baslayacagim. Seyahtim sirasinda kendime mektuplar yazip, kartpostallar atacagim. Geri dondugumde acip okuyacagim onlari.

Mehmet: Nerelere gitmeyi planliyorsun?

Dede: Iskandinavya, Kuzey Afrika ve ozellikle Orta Dogu. Hatta Iran'da bir sure yasayabilirim bile. Farsca ogrenmek istiyorum.

Mehmet: En cok etkilendigin ama sonunu hatirlayamadigin ruya hangisiydi?

Dede: Ben daha cocukken bebekligimi gormustum. Bir sure Mersin'de yuksek bir apartman dairesinde yasamistik. Evin oturma odasinda gercekte olmayan bir kapiya dogru kostugumu hatirliyorum. Ben yaklastikca kapi yavas yavas acilmaya basladi ve bir isik demeti iceri suzuldu. Buna ragmen onumde boylu boyunca uzanan yesil bir alan ve mavi gokyuzunu gordum. Kapi iyice acilinca kollarimi acarak o kapidan girdim. Sonrasini hatirlamiyorum.

Mehmet: En buyuk tutkun nedir?

Dede: Montaigne "Benim meslegim, sanatim yasamaktir" demis. Benim tutkum da yasamaktir. Ayrica seyahat etmeyi de severim. Buket Uzuner'e gore ben bir "sehir romantigi"yim.

Mehmet: Utopyan var mi?

Dede: Oyle bir zaman gelecek ki insanlarin hayati supermarkette aldiklari bir sabun gibi eriyip gidecek. Hayati mumkun oldugunca hizli tuketmek amac olacak. Insanlar bunun icin birbirlerine yardimci bile olacaklar. Nerede yasiyorum demistin?

Mehmet: New York'ta.

Dede: Guzel. Bir taksi gondeririz, sana carpar olursun.

Mehmet: Pesinde oldugun sey nedir?

Dede: "Neyi ariyorsan sen O'sundur" der Mevlana. Zulmun pesindeyse zalimsin, aski ariyorsan asik. Ben gecmisimi ariyorum, bu cikarima gore ben kendi gecmisimim.

Mehmet: Biraz daha acar misin?

Dede: Milan Kundera roman kahramanlari icin "her biri benim ancak kenarinda dolastigim bir siniri asmislardir" der. Ona gore "asilmis sinirlar" kendi benligimizin otesidirler. Ben de iste o sinirlari ve otesini mazide ariyorum. Yalniz gecen her saniye "gecmis" oldugu icin omur boyu devam eden bir surec bu.

Mehmet: 2001'de seni en cok sasirtan ne oldu?

Dede: Babam bana e-mail atti.

Mehmet: Ne diyor?

Dede: Iyiymis, selami var sana.

Mehmet: Biraz da magazin uzerine sohbet edelim. En favori Turk filmin?

Dede: "Mezarini Kaz Beni Bekle" ve "Ismet bu ne kismet. 70'lerin Yesilcam filmleri gibisi yok.

Mehmet: Son okudugun kitap hangisi?

Dede: M.Kemal Ataturk'un "Nutuk"u. Cocuklar icin kisaltilmis ve sadelestirilmis baskisi.

Mehmet: Sence en ozlu Turkce soz hangisi?

Dede: "Simdi ben de seni arayacaktim." Bir insanin baska birisine hislerini anlatmak icin soyleyebilecegi en guzel soz bu olsa gerek. Bir de en gerekli Turkce soru var ki o da "Sen mi geldin?"dir. Her ne kadar Turkce'den baska hic bir dilde bu soz insanin yuzune soylenmese de.

Mehmet: Bize bir siir okur musun?

Dede:       

                  Dag basindasin;

                  Derdin gunun hasretlik;

                  Aksam olmus,

                  Gunes batmis,

                  Icmeyip de ne haltedeceksin?

                                                              

Orhan Veli (Agustos 1942)

 

Mehmet: Son olarak soylemek istedigin birsey var mi?

Dede: Yakinda web sitemi kuruyorum, herkes beklesin.

_ _ _ _ _

Ilhan Ersahin'le Soyles-I Boylesi
Mehmet Dede e-mail: md443@nyu.edu

ISIK BINYILI ile ilgili medya bulteni ve kültürel etkinliklerle ilgili duyurulari almak istiyorsaniz, luutfen bize
yaziniz . Iletisim> contact@lightmillennium.org

Yazili ve gorsel ürünlerinizi YAYIN ILKELERIMIZ çerçevesinde, yayinlanmak üzere her zaman gonderebilirsiniz...
ILETISIM
ISIK BINYILI e-dergisi - The Light Millennium, Inc., bunyesinde
kamu yararina yayinclik ilkesiyle 17 Temmuz 2001 tarihinde
New York'ta kurumlasti.
Kurucu: Bircan Unver


"ISIK BINYILI'nin OZ'U SIZLERSINIZ."
Global Baris Hareketine EVET, Birbirimizi Anlamaya ve Sevmeye EVET, Yüce Insanlik Için EVET, Biricik Yeryüzünü Korumaya EVET,
Daha Iyi Yarinlar Için Büyük Düslere EVET, Global Pozitif Bir Enerjinin Olusmasina EVET, Global Seffaflikla Iç Dünyamiz ve Düsüncelerimizi Aydinlatmaya EVET...
Sonbahar-2000
TURKCE
ANASAYFA
ENGLISH
Content
©ISIK BINYILI e-dergis Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve uretildi.
. 9ncu Sayi. Yaz 2002, New York.

URL:
http://www.lightmillennium.org
ISIK BINYILI platformuna katildiginiz ve ilgi gosterdiginiz icin cok tesekkur ediyoruz.
Aylik güncellestirmeler için BUGÜN sayfasini ziyaret ediniz.
ISIK BINYILI, Mac platformunda uretilmistir.