|
Cemal
Resit REY:
"
Musiki sesi, top, mitralyoz,
bomba seslerini susturacak kudrettedir ! "
Hazirlayan:
Suat OZONDER
Ciktik açik alinla on yilda her savastan
On
yilda onbes milyon genç yarattik her yastan
Basta
butun dunyanin saydigi bas kumandan
Demir aglarla orduk anayurdu dort bastan
Cok
iyi hatirlarim, sevgili annecigim o guzel, yanik ve coskulu
sesiyle, ben daha kuçucuk bir cocukken soylerdi
bu marsi... Duygularin en guzeline kapilip buyuk bir zevk
denizinde yuzerdim adeta.. Annem su anda 87’sinde ve hala ben istedigim
zaman soyler, zira kirmaz beni...
Cumhuriyetin
Onuncu Yil Marsi... Milli hislerimizin galeyana geldigi
anlarda kitleler halinde bu marsi adeta haykirmisizdir.
Behçet Kemal Caglar ve Faruk Nafiz Camlibel' in
musterek yazdiklari bu siire milli duygularimizi sahlandıran
bu "muhtesem ruhu", 19 cu yuzyildan 20
ci yuzyila geçis yapan Turkiyenin en buyuk bestekarlarindan
merhum Cemal Resit REY’ notaları
vermistir.
...Turkuz Cumhuriyetin gogsumuz tunç
siperi
Turke durmak yarasmaz, Turk onde Turk ileri...
Son
Osmanli ailelerinden birinin oglu olan Cemal Resit
REY 1904 yilinin
sonbaharinda Kudus’te dunyaya geldi. Babasi Ahmet
Resit Bey, (1879-1956)
sirasiyla Yildiz Sarayi’nda 3 cu katiplik, 1906
da Manastir valiligi, 1908 de Halep valiligi, Galatasaray
Lisesi’nde edebiyat ogretmenligi, 1912 yilinda Kamil
Pasa Kabinesinde Dahiliye Nazirligi (bu sonuncusu çok
kisa surdü ve Ittihatçilarin Bab-i Ali baskiniyla
sona erdi) yapti. Sevres Anlasmasi için gönderilen
delegasyona gonulsuz katildigi gibi ( anlasmanin sartlarini
içine sindiremedigi için) , bu anlasmayi
imzalamak istemediginden daha sonra, hem Nazirliktan,
hem de delegelikten istifa etmistir.
Annesi
Fethiye Hanim da (1881-1962) Sadrazam Ibrahim Ethem Pasa’nin torunudur.
Hemen hemen tum hayati boyunca defalarca ulke ulke, sehir
sehir tasinmak zorunda kalmistir.
Iste
bu tasinmalar olup biterken , Cemal Resit REY daha dort yaslarindaydı
ve arkadaslari – yasitlari
sokaklarda oynarken, o,
buldugu eski bir "akordeon" la ilk muzik
notalari ile tanisiyordu. Ailesi ve yakinlarinin bu çocuktaki
ustun yetenegi farketmeleri ile yine çok kuçuk
yasta piyano ogrenimine basladi. O kadar yetenekli ve
basariliydi ki, daha 7 yasinda bir " vals" besteledi.
Babasinin tayini sonucu, Istanbul'a yerlestiklerinde Galatasaray
Lisesi’ne yazildi. Ailesinin Paris'e yerlesmesiyle
de 1913 yilinda Galatasaray’dan ayrilmak ve Paris'teki
Buffon Lisesi'ne geçis yapmak zorunda kaldı.
Paris’teki ilk yıllarında, Fransa Cumhurbaskani
Raymond Poincare tum aileye sahip çikti. Iste o
andan itibaren kuçuk Cemal Resit REY' e olaganustu yetenegi
sayesinde, sanat dunyasina giden yolarin kapisi aciliverdi...
Fransa'nin dunyaca unlu bestecisi Gabriel Faure, Cemal Resit REY'i buyuk bir ilgiyle
dinler ve o zamanin unlu pedagogu Marguerite Long'a bu
kuçuk dahi Turk çocugunu bir kez dinlemesini
tavsiye ederdi. Cemal Resit ise yasindan beklenmeyecek
bir ustalikla icra ettiği müzigi ile, Madam
Long'u adeta buyulemisti. Iste o gunden itibaren Marguerite
Long, Cemal Resit REY' in egitimini
ucretsiz olarak ustlendi...
Iste,.
aileden gelen sanatçilik genleri islevini gormus
ve Cemal Resit REY artık
buyuk basarilara dogru emin adimlarla ilerlemeye baslamisti.
Paris'e
geldiklerinden bir yil sonra yeni bir "tayin"
neticesi, sanatçimiz Cenevre'de Saint-Antoine kolejine
yazildi. Ayni zamanda Cenevre Konservatuari’na da
devam etti. 1919 yilinda tekrar Paris' e donuldugunde,
bu genç delikanlinin kaydi Paris Konservatuarina
yaptirıldı. Burada Marguerite Long, Edouard
Mathe ve Raoul Laparra nin ogrencisi olarak adeta bir
mücevher gibi islendi.
Rey, Gabriel Faure'den "muzik estetigi"
, Henri Dufosse'tan da "orkestra yonetimi" nin
tum inceliklerini ogreniyordu.
Istanbul-
Kudus- Manastir- Paris ve Cenevre arasinda mekik dokuyan
Rey’in bu çocukluk ve ogrenim donemi,
hizmetçiler, dadilar, kalfalar ve ogretmenler
arasinda geçen bu gençlik yilları,
Cumhuriyet'in ilanindan iki hafta once son buldu. Artik
kesin olarak vatanina donuyordu. Bu o’nun için
bambaska bir doneme ilk adimini atması ve ilerdeki
yillarda ustlenecegi buyuk bir sorumlulugu ustlenmesı
donemini de baslatıyordu.
O, Osmanli-Turk-Bati kulturlerini almis ,
bunu guzel bir mozaik tablosuna donusturmus ve çoktandir
kendini Turkiye'de, Turk muziginde yepyeni bir geçis
yapmaya hazirlamisti. Daha yurduna doner donmez, Darulelhan'da
piyano ve besteleme ogretmenligi gorevini ustlendi. Bu
okul sonradan Istanbul Belediye Konservatuari adini alacakti.
Bu gorevden itibaren sayisiz muzisyen yetistirmekle kalmadi,
kurulusunda çok olumlu katkilarda bulundugu"
Filarmoni Dernegi "baskani da oldu. Turkiye'nin ilk
"Yaylilar Orkestra"sini kurdu ve bu orkestrayi
basariyla yonetti.
Rey, Turkiye'de
"Turk Besleri" diye taninan (anilan) besteciler
kusaginin ilk temsilcisi oldu ve besteledigi eserleri
ile Turkiyede klasik muzik sanatçilari tarafindan
en çok aranan ismi oldu. Unleri Turkiye sinirlarini
asan birçok muzisyen Cemal Resit REY' in bir talebesi
olmaktan sonsuz gurur duyuyorlar ve hocalarini buyuk bir
saygiyla aniyorlardı.
Ataturk doneminde gerçeklestirilmesine çalisilan
muzik atiliminda O, bir "Misyoner" gibi çalisip,
tarihsel gorevler ustleniyordu. REY, bu ugrasina senfoniler, muzikaller,
marslar ve operetler'in yanisira Halk muzigine verdigi
deger ve besteledigi " Turkuler"le
de önemli katkida bulunuyordu.
Ulusal
ve evrensel çok sesli Turk muziginin olusturulmasi
çabasinda, Mustafa Kemal Ataturk'un Turk Halk muzigiyle,
tek sesli klasik Divan Muzigi’nin temalarini Bati
beste teknigi ile isleme gorusune de egilmis ve yapitlarinda
bolca kullanmistir.
10
yasindan itibaren almaya basladigi oduller artik bir "enternasyonal
oduller" kolleksiyonuna donusmutu. Isvicre - Italya
- Ispanya - Fransa ve Turkiye... 1949 yilindan itibaren de
Ortadogu, Balkanlar ve Guney Avrupa ulkelerinde orkestra
sefligi gorevlerini basariyla ustlendi. Bu ulkelerde yapitlarini
tanitti.
... Modada bir apartiman
Yoksa eger halin yaman
Icerde luks mobilyalar
Duvarda yagli boyalar
Lukus hayat, lukus hayat
Yoktur esin keyfine bak...
Bati
ve dogu muziginde derinlemesine bir sentez yapan
ve bunu kendisinden sonra gelen kusaklara hediye eden
besteci Cemal Resit REY sanat yasaminin
en zevkli, nes'eli ve hareketli anlarini agabeyi Ekrem
Resit REY' le 1932-1942
yillari arasindaki "Operet" ve "Revu"
calismalarinda yasadi. Sozlerini agabeyinin yazdigi operet
ve revuleri Cemal Resit REY o kadar buyuk bir ustalikla besteledi ki, bugun hala belleklerdedir
ve eskimeden sahnelenmektedir. Akici, kivrak, içten
ve sicacik duygularla meydana getirilmis bu eserlerin
ezgileri sonsuza dek belleklerde kalacaktır.
Istanbul
Sehir Tiyatrosunda 5 ay kapali gise oynanan "Uç
saat" operetini, yillar yili suksesini bir nebze
bile kaybetmeyen, bugun 21ci yuzyil neslinin bile dillerinde
dolasan "Lukus Hayat" opereti izledi.
Operetlerin
yanisira REY kardesler; "Adalar , Alabanda ve Aldirma "
revuleri ile de dikkatleri uzerlerine çektiler.
Hatta bunlardan "Alabanda " revusunde Ataturk'un
sesine hayran oldugu ve perde arkasindan dinledigi Safiye
Ayla da basrolu oynadi.
Bu çok hareketli muzik dolu yillar Agabeyi Ekrem
Bey'in olumuyle bir anda sona erdi... Koklu aile baglari
anlayisiyla yetismis olan Cemal Resit REY, Agabeyisinin olumuyle çok sarsilmis ve onsuz yasamda kendinden bir
parca kopmuscasina,
bu "varyete" bestelerini bir kenara birakmisti.
Artik operet ve revu
muzigi yapmiyor, kendini agir eserlere veriyordu. Ta..
ki 1970 yilina dogru Haldun Dormen'in ricalarini kiramiyarak
sozlerini Erol Gunaydin'in yazdigi "Yaygara 70 "
opereti ile geri dönmeyi kabul etti.. Bu oyunla
da, uzun bir aradan sonra buyuk bir basari yakadı.
Bu eserde Dormen Tiyatrosu oyunculari ile çok iyi
kaynasan besteci hemen ardindan "Uy Balon Dunya"
yi besteledi.
"Muzik,
duydugunu dile getirmektir".. der Cemal Resit REY. " Beste
yaparken sadece kalbinin sesini dinle" diye de ekler.
Geleneklerine tutkusu ve dinine bagliligi ile de taninan
REY çok
ta insancildir. Muzigin buyuk bir terapi olduguna inanci
su cumlesinden anlasilir; " Musiki sesi, top,
mitralyoz, bomba seslerini susturacak kudrettedir ! "
Eserleri
uç doneme ayrilir:
Birinci donem (1926-1930)
Bu donem yapitlarinda Halk ezgilerinden esinlenmistir.
Anadolu Halk ezgilerine daha degisik boyutlar kazandirmis
ve Avrupada'ki konserlerinde bunlardan ornekler vermistir.
12 Anadolu Turkusu- Turk Manzaralari - Bebek Efsanesi
- Anadolu Izlenimleri ve Karagoz eserleri bunun en
belirgin ornekleridir.
Ikinci
donem (1931-1946)
Bu donem yapitlarinda ekseriyetle Turk Klasik Muzigi esinlenmeleri
yer almaktadir. Bunlara Koncertolar, Operet ve Revuler
, Marslar ve Tiyatro muzikleri de eklenir. Bu eserlerden
bazilari: Onuncu Yil Marsi - Lukus Hayat - Mevlananin
Mesnevi Mukaddimesi - Celebi Operasi - Suna Kan icin yazdigi
" Andante Allegro" su, ve diğerleridir.
Son
donem (1950-1983)
Bu
bolumde de yine Senfonik Siirler , Operetler , Senfonik
Rapsodiler , Preludler , Dogaclamalar , Opera ve San Orkestrasyonlari
ve Turk muzigine bati uyarlamalari yer alir.
...Uskudar’a gider iken aldi
da bir yagmur
Katibimin
setresi uzun etegi çamur
Katip uykudan uyanmis gozleri mahmur
Katip benim ben Katibin el ne karisir
Katibime kolali da gomlek ne guzel yarasir...
50’li
yillarda Amerikali sarkici Ertha Kitt' in sevimli
bir yabanci sivesiyle tum dunyaya duyurdugu bu eski Istanbul
sarkisini, 1960-1961 yillarinda " Bir Istanbul Turkusu
Uzerine Cesitlemeler " adiyla koncerto olarak besteledi. Ama bu eseri "
Piyano koncertosu" diye de adlandirılır.
Bu eseri ilk olarak 25 kasim 1965’te Viyana'da kendi
yonettigi " Tonkuster Orkestrasi "nin esliginde
piyanist Idil Biret tarafindan seslendirildi. Bu yapit
hepimizin tanidigi " Katibim " temasi ile aralik
verilmeksizin çalinan tam 21 cesitlemeden olusur.
...Lukus hayat
lukus hayat
Bak keyfine yan gel de yat
Ne omur sey oh ne rahat
Yoktur esin lukus hayat....
7
den 70 e "Lukus Hayat" operetinin melodisini
duyanlar, tipki eski bir dosttan soz etmis gibi olurlar.
Gerçekten de yillarin eskitemedigi, unutturamadigi
bu eser, ilk sahnelendigi gunden tam 51 yil sonra
Istanbul Sehir Tiyatrosunda yeniden seyirci onune cıkar.
Gala gecesi yapilacaktir.
Ama ne yazikki Cemal Resit REY son yillarin yorgunluk
ve kosusturmasindan dolayi hastalanmistir. Hastanededir.
Fakat Haldun Dormen, ille de buyuk " Ustad"i bu
gecede sahneye çikartmak ister. Hastaneden alinip
tiyatroya gatirilen "Ustad" seyircilerin ayakta
o’nu çilginca alkislamalariyla adeta yasaminin
son "odulunu" alir.... alkislar...alkislar...
Cemal Resit REY'in sahne hayatindaki
en son alkislaridir
bunlar...Adeta hayata veda eder gibi " sahnelere"
de bu alkislar ile son noktasını koyar....
Evet
1904 yilinin bir sonbahar gunu Kudus’te baslayan
bu dolu dolu muzikli yasam, bu muhtesem ve unutulamiyacak
yolculuk, alkislarla taclanan bir geceden sonra,
1985 yilinın yine bir sonbahar gunu, son duragina
varir...
O
simdilerde Edirnekapi Mezarligindaki ebedi ikametgahinda
huzur içinde yatıyor.
Ama O’nun geride biraktigi sayisiz ve unutulmaz
eserleri yasıyorlar ve sonsuza dek de yasayacaklar...
Degerli
LM-Isıklı Binyıl
dostları, sizlere tanitmaya çalistigim,
ama kendisi sayfalara ve kelimelere sigmayacak kadar
buyuk bu ustadı daha
ayrintisiyla tanimak isterseniz, sanatçi
Tuluyhan Ugurlu'nun uzun bir ugrasi sonunda
ve buyuk bir titizlikle hazirlanmasina onayak oldugu
web sitesini ziyaret etmenizi sağlık veririm:
http://www.cemalresitrey.com/
Hazirlayan:
Suat Ozonder.
|