TURKISH INDEX PAGE SANAT & SANATCILAR MANIFESTO OCAK 2000
ENGLISH INDEX PAGE SIIRLER TANITIM SAYISI KUNYE/KADRO
MAKALE & YAZARLAR LIGHT MILLENNIUM TV LINKLER ILETISIM

Yuzlesme-I

Berat ALANYALI

 

Ey hayat, geri ver aciyan yerlerimi! Aciyi tanirdim. Damarlarimda yururdu huzun, unutmadim. Acinin agusu kanima karisir yururdu. Dun, bilirdim kanadigim yerlerimi. Damar damar bilirdim aciyan yerlerimi. Once faili mechul bir eylem, yuregimi penceler yerinden sokerdi. Onu tutan birkac kilcal damarin ucunda sallanirken yuregim, gozbebeklerim onu izlerdi. Bedenim cakildigi koltukta, yatakta, bankta, her neredeyse; beynim, acida olurdu. Ben dun duyarliydim. Bir bullur gibi ince, kirilgan, bir baskaldiri gibi sahici dururdum; her yerim aciyarak hayatin icinde.

Her seferinde beni acitmayacaklarini umarak ve hep yanilarak doruklara ciktim. Yanilginin duskirikliginin, saskinligin doruklarina. En kotusu de yitirmekti. Yitirmenin doruklari. Guveni, inanci, sahici durmanin cesaretini. Acilar icindeyken ben her seyi cok guzel anlattim. Anlamaya calisirken, kabuklarim yoktu, yaralarim vardi. Anladikca kabuk tuttum, anladikca kalinlastim. Bilincime vurmadi. Hangi otun zehirli oldugunu bilen bir hayvanin gudusuyle anladim; kabuk tuttum, kalinlastim. Giderek kendi golgemi yarattim. Hic bir oylumu olmayan, kalin, kaba, dumduz ve anlamsiz bir golge. Yanilgilar, duskirikliklari, saskinliklar acitmiyor artik. Insanlari bagislayabiliyorum. Anlayis gosterebiliyorum. Daha kotusu: Anlayabiliyorum onlari. Anlar anlamaz kabuklarim harekete geciyor, mantik mantosunu geciriyor anligimin uzerine. Boylece dengeli ve nazik ve sagduyulu davranabiliyorum. Superego'mun istedigi gibi.

Aslinda hepsinin altinda herkesten her seyi beklemenin ve kimseden hic bir sey beklememenin korkunc ucurumu var. Hakiki hic bir sey. Oyle bir kabul etmislik var. Herkes bencil aslinda; ama herkes sectigi rolde. Kimse kendisi degil. O zaman benim dostlarim kim? Ben fazlasiyla anlayis gostererek onlari hic zorlamiyorum. Onlardan hic bir sey istemeyerek ve beklemeyerek onlarin rollerini kolaylastiriyorum. Oysa onlarin gercek dostuysam, onlari kendilerine dogru cekmem gerek. Onlari zorlamam, zora kosmam, sinamam gerek. Buna cesaretim yok. Onlarin gercek olmadigini anlamaya cesaretim yok. Bunu icten ice bilmek ama sanki boyle degilmis gibi yapmak ruhumu torpuluyor; ama bu cumleyi seslendirmeye cesaretim yok. Boyle boyle, ben bu iliskilerden "gercek kendimi" cekerek, yerime golgemi koymusum. Bu ne zamandir boyle oldu, fark etmedim. Sanirim son bes yildir bu golge oyununu hayat diye surmekteyim. Hic bir seyin safiyetine inanmadan yasamak yorucu. Kendimi plastik pirinclerden yapilmis tikiz bir pilav gibi algiliyorum. Hayati da. Oysa pilavi cok severim. Hakikisini. En kotusu yitirmek, dedim. Ben sahici durmanin cesaretini yitirdim. Yerine bir golge kazandim. Kalin, kaba, dumduz ve anlamsiz bir golge. Kahreden bir kazanc. Evet, aci cekmiyorum artik. Damarlarim yanmiyor. Ama hakikiligi ozledim. O billur saydamligini, baskaldirinin keskin sirtini, sahiciligi ozledim. Diyetini butun acilarla odemeye hazirim. Ey hayat, geri ver aciyan yerlerimi.

 

BIYOGRAFI

Home
English index page

@Isik Binyili dergisi Bircan Unver tarafindan tasarlanmis ve uretilmistir. Mart-Nisan 2000, New York