TURKISH INDEX PAGE SANAT & SANATCILAR MANIFESTO OCAK 2000
ENGLISH INDEX PAGE SIIRLER TANITIM SAYISI KUNYE/KADRO
MAKALE & YAZARLAR LIGHT MILLENNIUM TV LINKLER ILETISIM

Kabus
(Kayip Cocuklar)

Dogan Akhanli

 

Gerci biraz once gectikleri yaylalarda at ve kopek leslerine rastlamaislardi; ama icinden dustukleri karanlik cam ormanindan mavi dumanlar yukseliyordu. Gerci, atlari yagiz, giysileri Cerkezlere ozgu degildi; gerci, en onde yol alan kadin beline kadar dokulen saclarini kokunden kesmemisti; elinde gumus sapli kirbaci, omuzunda martini tufegi, heybesinde ipek sali, pirinc cerceveli aynasi, gumus salibi, burma bilezigi ve inci gerdanligi yoktu. Ama bal ve sut akan nehirleri, kekre kokulu daglari asmis; zumrut cayirlarda mavi kuslarla, caliliklar arasinda cirpinan kekliklerle soylesmislerdi. Som mavide suzulen kartallari alttan, bulutlari usten seyretmislerdi. Sumbul ve yabani gullerin kokusundan baslari donmustu. Nihayet aksam olmus, kara bir gol kiyisinda konaklamaya karar vermislerdi.

Ayisigi sevgiye dair nagmeler fisildadigi icin mutluydular. Ve atesi usudukleri icin degil, keyif olsun diye yaktilar. Alevler arasinda, tozlu, kandan camurlasmis soselerde yol alan cogunlugunu kadinlar ve cocuklarin olusturdugu tehcir, goc ve surgun kervanlarini, et kokusu yayilan yuksel bacali firinlari gormediler. Seslerinin yankilandigi karsidaki mese ormaniyla yuklu dagdan, turuncu parildayan peri bacalarindan, sogutlerin isgaline ugramis vadilerden garip cigliklar duymadilar. Ne ikinci savastan kalma cemseleri, ne Alman panzerlerini, ne de gokyuzunun derinliklerinde Japonya istikametine dogru ucan "Elona Gay" adli ucagi gorduler. O daglarda kalasnikof tufekli genclerle 'Amerikan tufekli' askerler pusu kurup birbirlerinin canini almadilar.

Doganin butun guzelliklerini sunup afetlerini esirgedigi o gece halusunasyonlarin esemesi okunmadi. Sirasiyla masallar ve oykuler anlattilar. Once, en kucukleri, dokuz yaslarindaki kiz cocugu bir kurt masali anlatti. Ancak masalindaki kurdun agzindan kan damlamiyordu; cocuklara hic bir kotulugu dokunmuyor, onlari yemeye kalkmiyordu. Sonra, kurt masalini anlatan kizin abisi, on besindeki delikanli yani, daha once hic yapmadigi bir sey yapiyor, Laz agziyla Turkce fikralar anlatiyordu, araya bir kac kelime de Kurtce sokusturuyordu. Duyan da Koln'de degil de, Livane'de buyumuz sanirdi. Gece, sira kendisine gelen Annenin, ona "gul bahcesi vaat eden" ilk askini anlatmasiyla devam ediyor, Anne "yureginin goturdugu yere" vardigi anda, sonu mutsuz biten oykuler yazmaya aliskin olan Baba, onu "yuz yillik yalnizliktan kurtaran" kadina duydugu sevgiyi anlatmaya basliyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde papatyalardan yatak, gelinciklerden yorgan yapip uyuyorlardi.

Sabaha dogru, Anne ve Baba ayni anda uyaniyorlardi. Lapa lapa kar yagiyor olmasina, kara bir gol kiyisinda degil de, bir otobanin ortasinda uyanmalarina, otobanin her iki yaninin dipsiz birer ucurum olmasina sasmiyorlardi. Sasacak vakit bulmaiyorlardi cunku. Anne bir ucuruma Baba diger ucuruma dogru hamle yapiyor, cocuklarinin adlarini bagiriyorlardi. Cocuklarinin adlari ucurum diplerinde yankilanip geriye ciglik olarak donuyordu. Cok sonralari Babanin "Uvanis"e, Annenin "Norvec"e benzetip de, "Amazon"da hem fikir olduklari bir cangila dusuyorlardi. Orada agaclar ve otlar oyle coktular ve oyle hizli buyuyorlardi ki, cocuklarini bulamadiklari gibi, birbirlerini de kaybediyorlardi.

Baba uzaklarda bir kasabanin oldugu duygusuna kapiliyordu sonra; kizinin ve oglunun adini bagira bagira kasabaya dogru kosmaya basliyordu. Bir kopru cikiyordu onune, su yerine altindan yilanlarin aktigi. Yilanlardan degil de, sesinin cikmamasindan dehsete kapiliyordu. Kopruye adim attiginda, issiz kasabanin Arnavut tasli kucuk meydaninda kendi kizina benzeyen bir kiz cocugu peyda oluyordu. Kiz cocugu parmagiyla, adamin "beni izle" anlamina yordugu bir isaret yapiyordu. Kasabanin bakimliligi ile uyusmayan etegi yirtilmis, ayaklari ciplak cocuk gide bide bir eve gidiyor; adamin yuregini kizini ve oglunu yeniden bulmanin sevinci dolduruyordu.

Kasabali kucuk kiz, girdikleri evin salonunda, bir kosede duran, kocaman bir ceviz sandigin kapagini kaldiriyor, sanki ucuruma bakar gibi bakiyordu sandiktan iceri. Adam, kizinin yaramazlik olsun diye sandigin icine saklandigini sanirken, kasabali kucuk kiz iki elini birden sandigin derinliklerine dogru uzatiyordu. Adam nefesini tutuyordu. Icinden saklambac oyununu fazla uzatan kizina hic mi hic kizmayacagini soyluyordu. Kucuk kiz avuclari kapali birden geri donup kollarini adama dogru uzatiyordu. Adam, kizinin, o kucucuk avuclarinin icinde olduguna inanacakken, kizin parmaklari aciliyor; adam, avuc icinde basi koparilmis mavi bir kusu gorup sessiz bir ciglikla uyaniyordu. Uyandiginda ter icindeydi. Karisi da oyle. Iki metre enindeki yataklarinin iki tarafindan birbirlerine saskinlikla bakiyorlardi. Yuzlerindeki dehset duygusu ayniydi. Sanki birbirlerinin gozlerinde basi koparilmis kusu goruyorlardi. Sonra cocuklari fark ettiler. Ikisi de gece yarisi gelip, aralarina girmis misil misil uyuyorlardi. Sasirtici olan, ikisinin de ayni ruyadan uyanmalari ve kizlarini yataklarinda bulmalari degildi. Kizlari her gece yataklarina gelmeyi zaten birakmamisti. Ama on besindeki ogullarinin son kez yataklarina geldigi gunun uzerinden tam on bir yil gecmisti.

 

Cocuklari oyle taskin bir sevincle opucuklere bogdular ki, cocuklar uyandi. Delikanli, "ben bu yatakta ne ariyorum!" gibi sozler edip odasina yollandi. Kizlari, onu boyle gece yarisi uyandirirlarsa, bir daha yataklarina gelmeyecegi tehdidini savurduktan sonra yine uykuya daldi. Kadinla adam bir sure konusmadilar. Kabusun etkisi gecinceye degin, kadin, karsi duvardaki fotograflarina, adam da, duvarla tavanin kesistigi kosedeki badana lekesine bakti. "Ozur dilerim" dedi sonra adam, "seni bu ise karistirmasaydim iyi olurdu." "Ozur dilemene gerek yok" diye yanitladi kadin, "Roman taslagini beraber okumayi ben istemistim. Kabuslarini paylasmasaydim, bu geceyi atlatamazdin. Olu bir adamin yaninda uyanmak da benim icin hos olmazdi."

(Köln, 22.11.99)



KIRMIZI ISIKLAR & BARIS
GOKKUSAKLARI SEHRI
KAPIYI CALAN KIMDI?
BIYOGRAFI

Mail to> DAkhanli@aol.com

Home
English index page

@Isik Binyili dergisi Bircan Unver tarafindan tasarlanmis ve uretilmistir. Mart-Nisan 2000, New York