|
Hürriyet'e
Ithaf
Ben
kimim ben
Biliyorum
Ben Hürriyet heykeli
Yasadigim yer
Hür yasayanlarin yeri
Cesur insanlar icin
Basim dik duruyorum
Ve gururla ovünüyorum
Ikizlerim
gitti ama
Ben yanan mesaleyi hala
Sizin icin tutuyorum yüksekte
Ben kirmizi, beyaz ve mavi renkte
Günler
gectikce biribirimize
Daha yakin, daha bagli
Sisli ufuklari seyrederken için için
Her gün yeniden doguyoruz
Kirmizi, beyaz ve mavi icin
Ben
kimim biliyorum
Ben Hürriyet heykeli
Yasadigim yer,
Hür yasayanlarin yeri
|
|
|
Dr.
Seckin DERVIS
|
 |
| "Hürriyet'e Ithaf" siiri,
New York'ta, The Mendelssohn Glee Club'ta 4
Aralik 200, Sali günü, 11 Eylül
2001 anisina, "Dünya Premiere'i olarak
piano esliginde, Dr. Seckin DERVIS tarafindan
okundu. |
|
|
Girne
Limani
Martilardan
çok uzaklarda,
Güvercinler yuva kurmus
Kale duvarlarina.
Oysa ben oylesine unutmusum ki zamani
Meger gun sende dogar sende batarmis,
Girne Limani
Duman duman bacalari gemilerin
Bir yaz donusu, beyaz beyaz evlerini ozlerim,
Girne limani
Gecelerin var mutlu,
Gecelerin mutsuz.
Kupkuru bir limon dalina takilip kaldi anilarim.
Sevgisiz basimi alip gittim gideli,
Unuttum dalgalarinin rengini
Girne limani.
Gelsem mi gitsem mi bilemiyorum.
Sevgini bir türlü silemiyorum.
Sonbahar donusü gelemiyorum.
Beni benden aldin,
Girne limani...
(Ussak Sarki, Temmuz 1999)
|
Aglamak
Istiyorum
Billurdan saray kursam, ben silamin basina
Yüz sürüp topragina aglamak istiyorum
Yayla çobanlarina, mekan olmus tasina
Oturup dertden derde, aglamak istiyorum
Uykular altin basak, rüyalar sevgi dolu
Sonmesin hayallerden, parlayan ümit yolu
Yildizlar aleminde yüzerken samanyolu
Sellercesine cosup, aglamak istiyorum
Dualarda erisin, kalbe huzun veren mum
Açilsin sabahlara, yillarca unuttugum
Serpilsin bin isveyle, içimi saran ruhum
Bu gece fecre kadar, aglamak istiyorum
Uykular altin basak, ruyalar sevgi dolu
Somesin hayallerden, parlayan umit yolu
Yildizlar aleminde, yuzerken samanyolu
Sellercesine cosup, aglamak istiyorum
(Nihavend Sarki, Agustos 2000)
|
Dr. Seckin DERVIS'in
OZGECMISI
Lefkosa'nin
"Arasta" tuccarlarindan merhum Dervis Akbilen ile
emekli ilkokul ogretmeni Jaleser Sifa Hanim'in oglu olan Seckin
DERVIS, 29 Eylul 1940 tarihinde Lefkosa'da dogdu. Ilk ve orta
ogrenimini Kibris'ta tamamladiktan sonra, 1959 yilinda Istanbul
Universitesi Tip Fakultesi'ne kaydoldu. 1968 yilinda doktor
olarak Kibris'a dondu.
Bir
yil Ada'da kalip, gorev yaptiktan sonra 1969'da estetik cerrahisi
konusunda ihtisas yapmak amaci ile ABD'ye gitti. Ihtisasini
tamamladiktan sonra New York'un Mahhattan semtinde meslegini
icra etmek uzere bir hastahanede calismaya basladi ve kisa zamanda
gerceklestirdigi basarili operasyonlarla une kavustu.
Ancak
oldukca yogun olan mesleki calismalarina ragmen, dogup buyudugu
ulkesi Kibris'la ilgilenmeyi hic bir zaman ihmal etmedi. Nitekim,
basta New York'taki Kibris temsilciligi olmak uzere oradaki
Kibrisli ve Turkiyeli dostlarinin olusturdugu sosyal faaliyetlerlek,
"Turk Lobisi"nin duzenlemis oldugu tum sosyal ve siyasi
etkinliklerde gorev alarak ulkesine yararli olmayi surdurdu.
Kucuk yastan
beri buyuk ilgi duydugu "Geleneksel Turk Muzigi" ve
siir yazma konusuna gelince; henuz ortaokula devam ettigi bir
sirada keman dersleri almak ve muzik bilgisini gelistirmek amaci
ile gittigi muzik ogretmeninin, daha ilk derste babasina, "Bu
cocugun muzik yetenegi yok" demesi uzerine, ugradigi hayal
kirikligini asla unutamadigini anlatmaktadir.
Bir
yandan bu olayin etkisi ile, diger yandan da ileriki yillarda
once tahsil, daha sonra da mesleki yasaminin omuzlarina yukledigi
agir sorumluluklar nedeni ile, yaklasik 30 yil boyunca cok sevdigi
halde siir yazmak ve muzikle ugrasmak konularindan uzak kaldigi
anlasilmaktadir. Ancak 1999 yilinda DERVIS'in yasaminda cok
onemli bir gelisme meydana geldigine tanik olduk. Soyle ki:
Gectigimiz
yilin Temmuz ayinda, her sene oldugu gibi sevdiklerini ziyaret
amaci ile Kibris’ta bulundugu sirada DERVIS'in yillardan
beri icinde biriken duygu seli Girne Limani isimli bir siir ile caglamaya baslar, onu Lefkosa
Ruzgari ve Gunah
Treni isimli siirleri takip eder.
Bu
uc siirini, ulkemizin taninmis besteci ve muzisyenlerinden Ulus
YESILADA'nin katkilari ile Turk Sanat Muzigi (TSM) tarzinda
ve mustereken besteleyip kasete kaydetmek suretiyle yakin dostlarina
da dinletirler.
New
York'a dondukten sonra, bu eserlein kaset ve notalarini, ilgi
duyan dostlarina da dagitan S. DERVIS gordugu bu ilgiden cesaret
alarak yeni siirler yazmayi surdurur ve 4ncu bestesi olan "Asik
Siirleri"ni meydana getirir. Bu da Turku tarzinda yapilmis
ilk eseri olur.
DERVIS'in
gecen yil New York'ta Hilton Otel'de yer alan Tip Balosunda
arkadaslarinin kendisine yapmis oldugu bir surprizi omru boyunca
unutamiyacagi anlasilmaktadir. O gece "Girne Limani"
isimli eserinin balo orkestrasi tarafindan seslendirilmis olmasi,
bir besteciye verilebilecek en degerli odul olsa gerekir.
2000 yilinin
Temmuz ayinda ise, sozlerini ve melodisini daha once New York'ta
kaleme aldigi Bulbul isimli ikinci turkusu ile "Gibisin"
isimli siirini de yine U. YESILADA'nin katkilari ile Turkce
Tango olarak notaya ve kasete kaydettigini ogrenmis bulunuyoruz.
Bir guzellik
uzmani olan Dr. S. DERVIS beste uretimine devam eder ve 2000
yili Kasim ayi sonuna kadar sirasi ile Arsin Arsin, Birisi
Sen Birisi Ben, Aglamak Istiyorum
ve Flamenko Oley
isimli dort eser daha uretmek suretiyle beste sayisini ona cikarmis
olur.
Boylece
16 ay gibi kisa bir zamanda besi TSM, üçü THM
ve ikisi de Türkce Tango uretmis bulunmaktadir.
|