Islerimle ilgili iki
kez New York'a geldim.
Ilkinde 3 ay ikincisinde
ise toplam 12 gün kaldim. Her biri birbirinden degerli
Türklerle tanistim. Birikimli, nitelikli ve dinamik kisilerdi tanistiklarim.
Yine
bu ziyaretlerim sirasinda New York'da yasayan diger ülke
vatandaslarinin kendi aralarindaki iliski biçimlerini gözlemleme
firsatim oldu. Onlarin
yasamla bas etme mücadelesinde çok siki bir güç
birligi içinde olduklarini gördüm. Bizim aramizda
ise bir kopukluk, bir iletisimsizlik var gibi geldi bana.
Ben
bir sinema prodüktörüyüm. Bir sinema filmi
çok sayida ekibin bir araya
getirilmesiyle ile yaratilir. Ekipler arasinda mükemmel
bir koordinasyon, eksiksiz bir iletisim ve cok siki bir
dayanisma ve yardimlasma
gerekir.
Ben
belki de meslegimin neden oldugu bir refleksle, hayatin her
alaninda bu böyle olmali diye düsünüyorum.
New
York'taki hayata da bu pencereden bakmis olmaliyim ki kendi
aramizdaki kopukluk, iletisimsizlik, yardimlasma ve dayanisma
eksikligi gözlemledim.
Keske
diye gecirdim içimden, bu kadar nitelikli insan, her
biri tek tek kendi macerasini yasamak yerine, güçlerini
birlestirebilseler neler neler yapilmaz ki diye düsündüm.
Ve düsündüklerimi arkadasim Bircan'in iki yildir
büyük bir mücadele ile sürdürdügü
bu sitede yazmaya karar verdim.
Bu
nedenle de düzenli olarak yazacagim ve güç
birliginin, dayanisma ve paylasma anlayisinin insana nasil huzur
verdigini ve basarmanin yolunu açtigini gücüm
yettigince anlatmaya çalisacagim.
En
iyi dileklerimle...
|