Nesin Vakfi: Yoksul Cocuklari Kucaklayan Ana
Nesin Vakfi Yonetim Kurulu Baskani Ali Nesin ile...

Çatalca'da, Nesin Vakfi'nin onünde bulunan bir "Don Kisot" heykeli ve binanin arka kisminda
bulunan havuz ve Vakif çocuklarinin havuz duvarina hep birlikte yaptiklari duvar resmi birarada.


Roportaj ve Fotograflar: Bircan ÜNVER

Nesin Vakfi'ni nihayet ziyaret ettigim gun, hem Vakfin Yonetim Kurulu toplantisi vardi hem de Ali Bey, ayni gun aksam bes ucagi ile Paris'e gidiyordu (7 Eylul 2001, Catalca). Yonetim Kurulu toplantisinin ardindan tum yonetim kurulu uyeleri, vakfin cocuklari ve calisanlari, kocaman bir U seklindeki masanin etrafinda toplanarak yemek yedik. Gerek yemek esnasinda ve gerekse roportaj esnasinda, calisanlardan biri bir kac kez gelip, henuz uc yasinda bile olmayan ve alti bezli bir cocugun, annesi tarafindan Vakfa birakilmak istendigini bildirdi. Ali Bey'in yaniti, "Annemiz yok, alamayiz" oldu. Anlasilan cocugu birakmak isteyen anne, cok magdur durumda idi ve cocugunu oraya birakmaktan baska care bulamadigi icin, israr ediyordu. Ali Bey de her defasinda uzuntuyle, "Annemiz yok, alamayiz", yanitini veriyordu.

Ayni zamanda Fransa'da bir yilligina Matematik dersleri vermek uzere, yola cikma telasi icinde de olan Ali Bey'le, o trafik arasinda benim de ilgimi ceken, "annemiz yok" uzerine basladigimiz roportaja, ilkokul projesi, karsilastiklari sorunlar, vakfin bugunku mevcut potansiyeli ile yakin gelecek icin planlari uzerine soylestik.



Ali NESIN; kendisi bir Matematik Profesoru olmasiyla birlikte, yoksul cocuklar icin bir aile
rolunu ustlenen, NESIN VAKFI'nin gelenegini devam ettirmeye ve gelistirmeye adamis kendini...


SUNUS

Insanin merak ettigi, gitmek ve gormek istedigi yerler vardir. Bu once belli belirsiz bir dusunce olarak baslar ve sonradan da, "olmazsa olmaz" bir noktaya gelir. Tipki, Sanar Yurdatapan'in sozlerini yazdigi bizim kusagin o donemdeki en cok sevilen sarkilarindan Arkadas 'daki, "Bir kivilcim duser once/ Buyur yavas yavas / Bir bakarsin volkan olmus, yanmissin arkadas!" gibi...

Burada, "ice dusen kivilcim" bir arkadas degilse bile ondan cok daha kutsal bir misyonu ustlenen ve her yil temel yasama-okuma olanaklarindan yoksun kirk cocugu kucaklayan bir aile, anne-baba, arkadas, okul, cevre, spor, sanat, oyun gibi bircok boyutta bu cocuklari yetistirmeyi misyon edinmis olan Nesin Vakfi'na ilgim, hep icime dusen bir kivilcim gibiydi! Ama ne yapacagimi nasil tasiyacagimi bilemedigim bir kivilcimdi, ta ki gectigimiz Aralik-Ocak ayina kadar...

Ilk kivilcimdan yillar sonra, New York'ta yasayan Murat Balkir ve ayni zamanda Istanbul'dan arkadasim, --bu e-dergiye de ayni zamanda degerli katkilarda bulundu--, Berat Alanyali'dan ayni donemde aldigim Nesin Vakfi'nin iki farkli kanaldan "forward" edilmis ayni mektubu, bu kivilcimi atesledi.

Sozkonusu "forward" edilmis mektubu takiben Ali Nesin'e hemen bir mesaj yazdim. Acaba, Nesin Vakfi'ni Light Millennium/Isik Binyili sayfalarinda tanitma fikrini benimser mi? diye. Ali Bey, bu onerime destek verdi ve ilk olarak KIS sayimizda, NESIN VAKFI'nin tanitimina ve kismen mektuplara yer verdik.

Nesin Vakfi cocuklarinin kaldigi bir oda.


Daha sonraki donemde de, bu kez Ali Bey'den gelen aylik Nesin Vakfi mektuplari, boyle bir Vakfin gundelik portresini, onun sicak ortamini, sevincleri kadar zorlandiklari noktalari da dile getirmesi; Istanbul'a ilk gittigimde Nesin Vakfi'ni ziyaret etme istegini one cikardi. Iste o kucucuk kivilcim buyumus buyumus bir volkan olmustu artik. Simdi beni "yakar" hale getiren bir boyutu da var konunun: Ali Nesin'in yaptirmak istedigi, AZIZ NESIN ILKOKUL projesi icin gerekli finansmana ulasmaktan cok uzak olmalari nedeniyle, bu projenin uygulanma alanini cok daraltmaya donuk gelisen egilim!!! 

Evet, Turkiye cok zorlu bir ekonomik ve siyasal surecten geciyor ! (Gecmedigi donem var miydi ya da gecmedigi donemi bir hatirlayan var mi?) Boyle bir gerekceyle de her zamankinden cok daha guc olabilir, bu tur projelerin kisa surede hayata gecmesi...

Buna karsin, ayni Turkiye, azinlik ve sonradan gorme bir boyutta da olsa, dayanilmaz bir israfin, musrifligin, vicik vicik ancak cok pahali bir eglence ve yasama bicimini de, yirmidort saat neredeyse butun televizyon kanallarinda ve en buyuk gazetelerinin birinci sayfalarindan topluma bikmadan - usanmadan ve de surekli artan bir dozda, empoze ediyor!

Dolayisiyla, herseyin ekonomik krize baglanarak, tum yapici ve ideal projelerin ertelenmesi ne kadar dogru? Burada onemli olan "para"nin olmadigi degil "nereye - nerelere harcandigi" noktasidir. Ve ne yazik ki Turk insaninin "para"yi edinen (kazanan degil!) ve harcayabilen buyuk bir kesimi de, belki de kendi geleceklerinden hic kuskulari olmadiklarindan, ayni ulkenin yoksul cocuklarinin gelecegi ile ilgili endiseler de hic akillarina dusmuyor! Nasil olsa, onlarin ve cocuklarinin oyle bir dertleri yok!

Bu noktada, boylesine ideal bir projenin gerceklesememesi ya da belirsiz bir zamana ertelenmesi durumunda, Ali Bey de; elindeki hammadenin icini ve disini iyi bilen biri olarak, mevcut kosullarda neler yapilabilire bir cozum gelistiriyor. Gelismekte olan çozumle ilgili yaniti asagida roportajin içinde bulacaksiniz...




- Buraya almak istediginiz 'anne' konusunu biraz acar misiniz?

- Bu cocuklar tabii bizim cocuklarimiz degil. Disardan aldigimiz cocuklar. Bunlarin ya anneleri yok, ya bulunamiyor, kaybolmuslar, ya da burada bulunduklari icin annelerinden uzaklar. Tabii bu cocuklara anne sefkatini ve sevgisini verecek birileri lazim. Tabii hic bir insan bir annenin verecegi sevgi ve sefkati veremez, ozellikle bu kadar kalabalik bir kurumda, bu kadar cocuga...

- Burada aradiginiz ozellikler, belirlenen olculer nedir? Ornegin, Anadolu'dan bir kadin, hic bir egitimi olmayabilir ama oyle bir ozenle yetistirebilir ki.. Ayrica bu bir ilk ornek olacak galiba, "annelik" gorevini ustlenecek birini almak!
- Belli bir dunya gorusu olan, yani dunyaya yeni bastan bakabilen, onsezisi olan, sezgili, iyi niyetli, anne sefkatini verebilecek 1 ya da 2 hanim ariyoruz. Daha once anne olarak aldik birilerini. Ama simdi gittiler.

- Aradiklariniz nelerdi?

- Anne ya da baba. Koylu olabilir, Anadolu insani olabilir. Okumus ya da okumamis olabilir. Hepsine ihtiyacimiz var aslinda. Biri otoriteyi saglar, digeri ders calismasina yardim eder. Ya da birisi hepsini birden yapabilir. Illa bilgili olmasi sart degil. Olumlu, yetenekli, akilli insanlar ariyoruz. Durust, insan gibi insan ariyoruz.

- Peki daha once annelikle ilgili karsilasilan sorunlar nelerdi? Cocuk ve anne arasinda uyum ve denge saglayabildiniz mi? Ya da nerelerde problem yasadiniz?

- Kisisel sorunlar cikti. Mesela burasi Istanbul'a uzak bir yer. Genc birisini aldigimiz zaman yalnizlik cekebiliyor. Pedagoji hakkindaki goruslerimize, prensiplerimize uymayabiliyorlar. Kimi zaman da annelik gorevini tam yapamiyorlar.

Vakif Binasinda, Aziz NESIN Sergi Salonu


- Son durum nedir? Duydugum kadariyla, su anda, disarida cocugunu size vermek isteyen biri var.
- Boyle seyler cok oluyor.  

- Ne kadar araliklarla ve kac insan size geliyor? Siz bunlarin kacini kabul edebiliyorsunuz?
- Cok azini kabul edebiliyoruz, tabii ki. Buyuk cocuk alamiyoruz genellikle.

- Yas siniriniz nedir burada kabul edilmek icin?
- Resmi olarak bir sinir yok ama 5-7 yas arasi cocuklari alabiliyoruz. En kucuk 5, en buyuk 7 yasinda.
Ornegin 9 yasinda bir cocuk, ailesi ani bir felakete ugradi ise aldigimiz oluyor tabii, "hayir" demek cok zor oluyor. Mektupla, telefonla "hayir" demek daha kolay olabiliyor ama cocugu karsimizda gorunce "hayir" demek oyle pek kolay olmuyor.


- Genel olarak size basvurular nereden oluyor?
- Heryerden basvuru oluyor. Turkiye'nin her yerinden. Istanbul'dan, Anadolu'dan, Dogu'dan, Guney'den. Heryerden basvuru  var.

- Nesin Vakfi bu anlamda bilinen bir kurum. Yilda kac basvuru aliyorsunuz?
- 100'e yakin.

- Sokak cocuklariyla ilgili cok tartisma var. "Onlar da buraya gelsin" diyenler oluyor mu? Onlardan da basvuru aliyor musunuz?
- Tabii, ama, Nesin Vakfi'nin amaci Turkiye'yi ya da Turk cocuklarini, genclerini kurtarmak degil. Bizim amacimiz, yilda en fazla 40 cocugu beslemek, doyurmak ve okutmak. Mutevazi bir amacimiz var.  

- Ama esasinda, su andaki altyapisiyla cok daha buyuk bir kapasiteye hizmet edebilir. Bir prototip cizilmis, baska sorunlar cozulurse belki!
- O sizin disardan gordugunuz. Gorur gormez etkileniyorsunuz. Cok buyuk bir yer. Guzel bir yer. Ama para gerekiyor cocuklara bakmak icin.

- Diyelim ki, para sorunu cozulse!  
- Para sorunu cozulse, Turk cocuklarini kurtarmak isterim.

Vakfin on bahcesinde yer alan cocuk parki.



- Onu ogrenmek istiyorum, su kadar butce, su kadar insan olsa, ne yaparsiniz?
- Her sehire ayni amacla 10 tane kurarim. Ne yazik ki Turkiye Cumhuriyeti cocuklarina deger vermiyor, sahip cikmiyor. Genclerine de, yaslisina, iscisine, koylusune de sahip cikamiyor. Burjuvazisine de hatta sahip cikmiyor. Aciz durumda. Ama bu durumda gelip bizi denetliyor. Onlarin yapamadigi bir isi yapiyoruz, denetliyorlar. "Bunu boyle yapmayin, sunu soyle yapmayin" diye. Cunku cok akillari var. Akillari cok oldugu icin gelip bize akil veriyorlar.

- Anladigim kadariyla destekten cok sorunla karsilasiyorsnuz.
- Devletten mi?

- Evet.
 
- Tabii ki. Herkes devletten korkar. Jandarmadan, polisten, mahkemeden korkarlar. Devletten korkulur. Ama korkulmasi gerekiyormus. Bize destek olmadilar. Bazi hukumetlerden, ANAP'tan, surdan, burdan 1-2 dostumuz var. Zorda kaldigimizda onlara basvuruyoruz.. Mecburen. "Dayi" derler ya, Ankara'da 'dayi'miz  oluyor bazen, ama bu, sistem icinde yurumuyor. Sistem disi yuruyor.  

- Sonuc olarak, siz bir yarayi sarmak icin model bir kurum olusturdunuz; AZIZ NESIN'in cok buyuk ozverisiyle, hayatini ortaya koyarak olusturdugu bir kurum. Ve destek almiyorsunuz. Yaptirimla karsilasiyor musunuz?
- Tabii. "Kucuk cocuk almayin" dediler en son.

- 5 yasi mi kucuk buluyorlar?

- Bilmiyorum, anlamadim. Cahil oldugum icin, hangi maddeye istinaden bunu yazdiklarini bilmiyorum ama "cok kucuk cocuk aliyorsunuz" dediler. Ne yapacagiz kucuk cocuk almayacagiz da? Birakacak miyiz cocugu orada? Cocuk Esirgeme Kurumu'nda neler oldugunu gazeteler yazdi. 8 yasinda kiz cocugu. Pinar. Tecavuz edilmisti cocuga. Devlet gidip kendi kurumlarini denetlemiyor. Once gidip Cocuk Esirgeme Kurumu'na baksinlar, sonra gelip buraya baksinlar. Buraya gelsinler, ben buraya gelmelerini isterim. Akil vermeye degil, akil almaya gelsinler. Gorsunler, cocuklar burada nasil mutlu, ne kadar basarililar. Nasil bir sey yapiyoruz, gelip ders alsinlar. Egitimin bir gideri oldugunu, bunun bir ozveri gerektirdigini gorsunler. Burayi denetlemek onlarin haddine dusmemis.

- Bunu boylece yazayim mi?

- Tabii ki.

- Vakif dusuncesi ilk ne zaman olustu, nasil gelisti? Ustat AZIZ NESIN nasil bir ugrasidan sonra bu catiyi kurabildi?  
- Babam yoksul buyumus, biliyorsunuz. Her zaman halka karsi kendini borclu hissetmistir. Askerdi. Ordudan ayrildi babam. Ordudayken her asker gibi, devlet kurmak, cumhuriyet kurmak, cumhurbaskani olmak gibi hayalleri varmis dediklerine gore.  Bakmis ki, devlet kuramiyor, bir sehir planlama dusuncesi olusmus, o da olmayinca, bir kasaba, bir koy derken, en sonunda bir vakif kurabilmis anlattiklarina gore. Cok yoksul buyudu. Her zaman bu topraklara kendini borclu hissetti. Hayati boyunca bu borcu odeyebilmek icin (kendi soyledigine gore odenemeyen bu borcu) hep cok calisti. Ve 1972'de bu vakfi kurdu.

- AZIZ NESIN ILKOKUL projesine gelirsek!
-
Cok zor. Kurduktan sonra isletmek cok zor. Bir cok kisiyle konustum. Yapamiyorlar. Hepsi zarar ediyor. Ben bunu vakif bunyesinde yapacagim.

- Bu proje hangi kosullarda hayata gecebilir, hacim bulabilir?

- Devletin okullarindan, egitim sisteminden hic memnun degilim. Beyin yikayici, cocuklari kovalayici, kucumseyici, saygi duyulmayan bir egitim sistemi. Askeri bir egitim sistemi. Ben bu egitim sisteminde cocuk yetistiremem. Uretici, yapici, elestiren, dusunen, korkmayan, ozgur insan yetistiremem. Bu sistemle olmaz. O yuzden kendi okulumu kurmak istiyorum. AZIZ NESIN ILKOKULU'nu kurmak istedim. Cok zor bir ise benziyor.

- Bu ilkokul, Turkiye'deki mevcut Milli Egitim sisteminden bagimsiz olabilecek mi? Baska bir formulasyon mumkun mu?
- Milli Egitim'den degil sadece, toplumdan bile bagimsiz olamaz. Ama olabildigince. Idealler vardir; her zaman idealler olmalidir. Bu idealler gerceklesmeyebilir, ama hic olmazsa yorungemiz belli olur. Nerelere gitmek istedigimiz belli olur.

- Bu proje icin 1.000.000,- dolarlik bir butceden Nesin Vakfi aylik mektuplarinda soz ettiniz. Bildigim kadariyla bu paranin 60.000.- dolari toplandi. Okul projesine birim birim baslamak soz konusu mu? Ornegin; 200.000,- $ ile su kisim, 100.000,-$ ile bu kisim yapilacak seklinde bir planlama var mi? Yoksa projeye baslamak icin paranin tamaminin toplanmasini mi amacliyorsunuz?
- Bu pek gercekci olmaz. Butun binayi bir anda tamamlamak gerekiyor. Daha sonra ogrenci alirken de, 1.nci siniftan baslayabiliriz. Yuvadan baslayabiliriz. Her yil 1 sinif yaparak gidebiliriz. Ama binayi yaparken toptan yapmak gerekiyor. Cunku ek bina sakat oluyor. Su geciriyor, v.s. Bu para, aslinda binanin yapimina gidecek.

- Bu anlamda, sorun sadece para mi? Para oldugunda bu projeyi gerceklestirebilecek misiniz?
- Yoksa, bu projede baska engeller var mi? Her sey para. Baska hic bir engel yok.

- "Ilkokul projesi zor" dediniz, herkesin kapatmak zorunda oldugunu soylediniz. Peki, deneyimlerinizden sonra vardiginiz nokta neresi? Karariniz ve dusunceniz nedir?

- Bu konuyu okul sahipleriyle konustum, hepsi zarar ediyor. Iyi bir sey yapmaya calisirken, birakin kar etmeyi, kendi kendine bile donmesi imkansiz.

- Ama siz zaten ogrencilerden para almayacaginiz bir okul yapmayi dusunuyorsunuz degil mi?
- Ogrencilerden para almazsak nasil yapacagiz?


- O durumda, buradaki ogrencilerden nasil para alacaksiniz?

- Vakifta ogrencilerden para almayacagiz. Burslu olacaklar.

Bu yil içinde açilan Seramik Atolyesi'nde, Vakfin cocuklarinin deneme
calismalarindan ornekler birarada.

 

Siz tam kapasite bir ilkokul dusunuyorsunuz. Vakiftaki ogrencileriniz burslu olacak, ama AZIZ NESIN ILKOKULU, ozel bir ilkokul olacak.
-
Evet. Kar amaci gutmeyecek, kendi kendini cevirmeye yetecek kadar. Nesin Vakfi'nin sponsorlugunu bile yapabilir, buna da raziyim. Ama boyumuzu cok asiyor. Ben 100.000.- dolarla, onun faiziyle burayi tek basina ayakta tutabilirim. Ama bu cocuklar zaten 9'dan 3'e kadar okuldalar, orada beyinleri yikaniyor. O yuzden istedigim gibi egitemem. Ama hic olmazsa buna karsi gelecek bir egitimle, elimizden geleni yapabiliriz.

- Su mevcut kosullarda, bu projenin kac yilda hayata gecmesini bekliyorsunuz?
- Ogretmen bulunsa hemen hayata gecebiliriz aslinda. Cok degerli bir arazimiz var. Orayi satabiliriz. Aslinda okul da yaptirabiliriz oraya. Ya da 2.000,000.- dolara satip, daha ucuz bir arazi alip, oraya da kurabiliriz okulu. Ama dedigim gibi, sadece okul yaptirmakla bitmiyor sorun. AZIZ NESIN VAKFI dostlari, bizi sevenler varlikli insanlar degil. Maaslar zaten dusuktu. Krizle birlikte iyice dustu. Yani pek bagis alamayacagiz. Kendi yagimizla kavrulacagiz.

- Okul  projesinin disinda, ilk 3 yilda hayata gecirmek istediginiz projeler var mi? Henuz gundeme gelmemis ancak gerceklestirmeyi istediginiz seyler neler? Acilisini gectigimiz Bahar yaptiginiz tiyatro salonu gibi mesela, cocuklarin hayatina, egitimine renk katacak baska neler planliyor sunuz?
- Su anda kutuphanemiz yapilmak uzere. Bu, projelerden bir tanesi. Daha cok gelistirmemiz lazim. 18000 kitap bilgisayara gecti. 25000 kadar kitabimiz var. Ikinci proje dereboyu projesi. Oradan gecen nehir bizim topragimizi yiyor. Oraya bir teras yapilmasi ve bir cevre duzenlemesi yapilmasi gerekiyor. Bir terasimiz var. Bu terasi kahveye donusturmek istiyoruz. Acik hava spor salonumuz var. Orayi yari kapali yapmak istiyoruz. Cevizligimiz var. AZIZ NESIN'in diktigi cevizler bunlar. 200 tane. Bu cevizlere bakmak gerekiyor. Emek ve kulfet isi. Burasi 22 donum. Daha 36 donum topraga ceviz ekmek istiyoruz.

- Siz simdi Fransa yolcususunuz. Biraz da bundan soz edelim. Siz yokken Vakfa kim sahip cikacak?
- Vakif sahipsiz degil ki zaten. Vakfin yoneticisi ve calisanlari var.

- Ama yine de projelerle ilgili karar veren sizsiniz.
- Yasadigimiz bu cagda, internet var, telefon var, fax var.

- Oradaki beklentiniz mesleki, akademik anlamda mi? Nesin Vakfi'na donusecek bir boyutu olabilir mi?
- Maasim artacak, Nesin Vakfi'na bagis yapilacak... (gulusmeler)

- Eklemek istediginiz bir sey var mi? Ornegin 5 yil icinde yapmak gerceklestirmek istediginiz bir sey var mi?
-
Evet. AZIZ NESIN KULTUR MERKEZI kurmak.

- Nerede?
- Istanbul'da.

-Tesekkur ederim. Iyi yolculuklar.


Not: Bu roportaj 8 Eylul 2001'de, Catalca'da yapilmistir. SUNUS ise 17 Ekim 2001 tarihinde, New York'ta yazilmistir.B.U.

Sonbahar - 2001 sayimiz; "Unutulan Insan "a ithaf edilmistir.

Bu sayidan itibaren
"
INSAN"i her boyuttaki deger ve varolusuyla animsatmaya yonelik
dusunsel ve gorsel urunlerinizi, ISIK BINYILI'nda yayinlamaya davet ediyoruz.
KIS-2002 - Ikinci Yildonumu sayisina katilim icin son gonderme tarihi: 10 Ocak 2002
ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., semsiyesi altinda "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve
New York merkezli olmak
uzere,
ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.

HOME PAGE

TÜRKÇE
Içindekiler

@ The Light Millennium e-magazine was created and designed by Bircan ÜNVER. 7th issue. Sonbahar 2001, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org