|
Hilbert
Uzaylarinin bazilarinda zaman yoktur, bazilarinda zaman tegettir.
Bir digerinde zaman ileri akarken, baskasinda geriye dogru akmaktadir.
Zaman alternatif akim gibi bir ileri bir geri osilasyonik calisir.
Ornegin, orada insan yasli dogar sonra gittikce genclesir.
Su
sirada belli bir toleransa ihtiyacim var. Cunku, ele aldigim
konunun ana temasi "Belirsizlik ilkesi"dir.
Eski bir devlet adami icin beceriksizligini ifade eden bir soz
vardir; "iki isi birarada yapamazdi" derler.
Ornegin, hem ciklet cigneyip hem yuruyemezdi.
Gerci
bu kadari beceriksizligin mubalaga edilmis seklidir. Bir yandan
konusur bir yandan da otomobil kullanabiliriz. Ama bir kitaptan
not alirken ayni anda mektup yazamayiz, iki ayri dili konusan
iki kisi arasinda tercumanlik yapan biri ayni anda sarki soyleyemez.
Ornekler pek coktur, en akilli yaratik "insane"dan
soz ediyoruz. Fakat asagi dogru inildiginde, atomlara gelince
durum deismektedir. Atamik ve subatamik partikuller ayni anda
pekcok seyi yapabilecek evrensel Zeka ya sahiptirler.
Kuantum
mikrofiziginden once, Klasik Fizik zamaninda, Comogenesis yani
evrenin kokeni ve gelisimi ile ilgili teoriler, gunumuzdeki
kadar gelismemisti. Bugun ise Kuantumcular artik gozlenemez
evrenlerin icinde adeta evlerindeymis gibi davranmaktadirlar.
KUANTUM
kelimesi Latincede "Nicelik", kuantum olaylarinda
ise "parcacik" anlamindadir.
Alman
Fizikci Makx Planck 1900 yilinda bir teori ortaya koydu. KUANTUM
TEORISI. Buna gore enerji, duz ve surekli degil; kesik, kopuk,
ardisik, noktasal paketciler halinde yayiliyordu. Planck bu
dusunceyi bir sabitle "Planck sabiti", "h"
ile fizige kazandirdi.
Newton'a
gore isik, 'Corppuscule' denilen madde akimiydi. Tanecikli bir
yapiya sahipti. Maxwell ise isigin dalga davranisi gosterdigini
savunmaktaydi, Kuantum teorisi, fizigin bu en buyuk tartismasini
uzlastirmis bulunmaktadir.
Kuantum
olaylarinda isik, hem madde hemde dalga ozelligi tasimaktaydi.
Foton denilen maddecige, uzayda bir de dalgacik eslik etmektedyi.
Yani isik, uzayda yol alirken bir dalga gibi, onune engel cikinca
da aktif bir parcacik gibi davranmaktaydi. Aslinda madde ile
enerji farkli seyler degildi. Madde yogun, enerji ise seyrek
madde idi ve birbirine donusebilirlerdi.
Einstein'in
unlu denklemi E=m.c2 bunu anlatir, 'enerji, maddenin kutlesi
ile isik hizinin karesinin carpimina esittir.'
Einstein,
Lenard ve Comten, isigin tanecik yapisini sorustururken, Louis
De Bruglie de dalgaciklarin yapisini arastirmaya basladi. Bruglie,
atomalti parcaciklarin ayni zamanda dalga boyu oldugunu kesfetti.
Elelktron, Proton gibi parcaciklara bir dalga boyu eslik etmekteydi.
Hareket halindeki bu parcaciklar dalga davranisinda bulunuyorlardi,
yani titresiyorlardi.
Riemann Tansoru (Big Bang Oncesi Hareketlilik). Birinci derecede
hacim koruyan "Gel-Git" sekil degistirmelerini belirten
kuram.
Kuantum Mekanigi, fizigi bu ozel alani "Bilgi teorisi"
olarak da tanimlanmaktadir. Ancak bu dusunce, bu konudaki teknik
ilerlemelerden kaynaklanmaktadir.
Kuantum
Teorisi ile ortaya cikan ilkelerden biri de 'Hilbert Uzayi'
teorisdir, belli bir operatore baglanti olarak Kuantum Teorisinin
matematiksel cercevesini ve dilini ifade eder. Diger bir ilke
ise Kuandum Dinamigi ilkesidir, Erwin Schrodinger bu denklemin
kurucusudur.
Fizik
tarihinde bazen bir fikiri ortaya atanlarin, sonraki gelismelerden
memmun olmadigi da gorulmustur. Ornegin Newton'un Girisim Halkalari
deneyi, Faraday'in kismen kendi deneyimlerinden kaynaklanan
"Maxwell Denklemleri"ni fazla matematiksel bulmasi
gibi. Kuantum Mekanigine temel katkilari olan bircok fizikci
sonradan bu oenmli teoriye cephe almislardir.
1900'de
"Enerji Kuantumu" fikrini ortaya atan Makx Planck'in
bu girisimini cok begenen Einstein isi biraz daha ileri goturerek
Fotonlari deklare etti. Fakat Planck, Einteins'in bu fikrini
1913'te hala kabul etmemisti.
Aslinda,
Einstein foton kavramini ortaya attiktan sonra Kuantum Teorisi
sekil almaya baslamistir.
Luis
de Bruglie "Parcacik-Dalgacik" dualitesi fikrini
ortaya koyduktan sonra Makx Planck da teorinin "Ihtimaller"
cinsinden yorumunu yapti. Niels Bohr "Objektif Gerceklik"
felsefesi gorusu ile teoriyi tanimladi ve Einstein, Podolsky,
Rosen'in (EPR) makalesi yayinlandi. Bu makale, Kuantum serisinin
sasirtici yanlarini sergilemesi bakimindan yararli oldu. Buna
ragmen; Louis De Bruglie meshur E=h.r (Parcacik esittir Planck
sabiti kare dalga frekansi) denklemiyle yeni bir yorum getirdi.
Bu, Dalgalar Kuantumu teorisi, Kopenhan yorumunda yer aldigi
Oluis De Bruglie bu teoiriye yeni bir yorum ileri surdu.
"Pilot Dalga" teorisi. Bu yorum Wolfgang Pauli
tarafindan siddetle elestirildi. Daha sonra David Behrn 1950'lerde
Pilot Dalga kavramini iceren ve yerel olmayan etkilesimleri
ortaya koyan yeni bir teori gelistirdiyse de bu teori fazla
ilgi gormedi.
Kopenhag
ekolu fizikcilerinden Erwin Schrodinger, ozellikle birden fazla
parcacik iceren problemlerin savunulmalarinin imkansiz oldugunu
soyledi. Zira, iki parcacikli problemlerde alti boyutlu bir
uzay ortami cikiyordu, ve "YUK" gibi gercek
bir fiziksel dagilimin boyle bir uzayda anlami kalmiyordu.
Civa (Sol) ve Gecikmeli Secim "5 Boyutlu Uzay" Kuantlar
arasi tunel ve super sicim durumu (sag)
Kuantum
ile ilgili ilkeleri soyle siralayabiliriz;
*
Her parcacik ayni zamanda Dalgaciktir:
Kuantum Terorileri evrende herseyi parcacik olarak gorur.
*
Kuantum Durumu:
Evrene (Kuantum Durumu) ya da (Kuantum Davranisi) olarak bakabiliriz.
*
Belirsizlik Ilkesi:
Kuantum duzeyinde "Isik hizi" yasagi nedeniyle
sistemlerin durumlari belirlenemediginden "Belirsizlik
Ilkesi" hakimdir.
*
Ustuste gelme Ilkesi:
Bir sistemdeki durumlar ustuste geldiginde, baska yeni olasiliklar
meydana gelir. Gizli degiskenler gibi.
*
Nesnel Olasilik:
Yani hersey rastlantidir.
*
Correlation:
Tipatip davranis olgusu.
*
Gecikmeli Secim:
Bu, bes boyutlu uzay-zaman kavrami kapsamindadir. Yalniz
fotonlar degil, her parcacik (notronlar, elektronlar, protonlar)
tunel araciligi ile (Parcacik-Dalgacik) ozelliklerinden birini
secip kullanabilirler.
*
Super Iletken Halka:
Kuantlar arasindaki bir tunel ucu, parcacigin varligini
belirtir.
Kuantum
teorisinin matematiksel degerlerini - "Kuantum Mekanigi"
- kuranlar, teorik fizikci Paul Dirac ve Warner Heisenberg'dir.
Ernest Rutherford'un ogrencisi olan Niels Bohr, modern fizikte
kuantum durumlarinin tutarli ve kuramsal gorunmelerini gelistirmistir.
Boylece, James Clark Maxvell'in isigin elektromanyetik dalga
oldugunu ileri surusunden bu yana, isik ile madde etkilesmesinin
kuantal kurami sonunda, Kuantum Elektrodinamigi gibi korkunc
bir adla 1920'da gelistirdi.
Planck
sabitinin altinda bir mini uzay bulunmaktadir. "Hilbert
Uzayi". Uzay ne kadar kuculurse enerji o kadar cogalir.
Fakat zamanetkisi de o derece azalir. Mini uzaylarda mesafe
kuculdukce enerji (Rezonans) sonsuz guce ulasir. Gu guce Evrenimizin
tohumudur denebilir.
Hilbert
Uzayi, David Hilbert'in adina izafeten adlandirilmistir. Soyut
bir mekandir. Hiclikten varliga geciste "t=e", isinin
-10 43 derece ile - 1032
derece arasinda ortaya cikmistir. Bu aralikta olup bitenleri
bizlere Hilbert Uzayi aciklar. Teorik fizikciler bu zaman araligina
"Kuantum Gravite" adini vermislerdi.
Hilber
Uzayi, Evrenin en kucuk araligidir. Besinci boyutun yer aldigi,
soyut matematik uzay modellerinden en onde gelenidir. Bu uzay
da, zaman ve bilinc gibi soyut boyutlar olusur. Teorik Hilbert
Uzayi asla Kuantlasmaz. Oraya evrenimizi teskil eden Tradyonlarin
negatifi olan Takyonlar hakimdir.
Hilber
Uzayi, aslinda sayisiz Hilbert Uzaylari dizisidir. Henuz kesfedilmemis,
bilinmeyen varliklarin mekani oldugu kabul edilir.
bir
Hilbert Uzayinda zaman boyutu teget olabilir. Icine girilemezken
bir digerinde ise zaman uzunluk boyutu gibi yer alir.
Hilbert
Uzayinda zaman tersine akar. Orada gecmis yasanir. Cunku matematiksel
bir mekan olan Hilbert Uzayinda negatif olasiliklar da yer alir.
Hilbert
Uzaylarinin bazilarinda zaman yoktur, bazilarinda zaman tegettir.
Bir digerinde zaman ileri akarken, baskasinda geriye dogru akmaktadir.
Zaman alternatif akim gibi bir ileri bir geri osilalsyonik calisir.
Ornegin, orada insan yasli dogar sonra gittikce genclesir.
Hilbert
Uzayinin daha altinda Super Uzay bulunmaktadir. Sifirdan kucuk,
tek boyut, tekillik bolgesidir. Super Uzay, en buyukle en kucugu
birlestirebilir. Hilbert Uzayindan baska en uzak ile en yakini
birlestiren Kara Delik Uzayini da anlatir. Burada her sey hem
gercek hem sanaldir. Dun bugun yarin yoktur. Hepsi ic icedir.
Isik hizi cok gerilerde kaldigi icin burada zaman da yoktur.
Super
Uzayin kurgusu "geometro-dinamik"tir. Iki tip
ortak yasadan meydana gelmistir. Kipir kipir kaynadigi icin
dinamiktir. Hicbir sekilde bicimlenmedigi icin topolojiktir.
Yani kaostur.
Evrenimiz, yaradilis patlamasi sirasinda, iki tip icerik ve
tutarliliga donusmustur. Birincisi, maddi cisimler, ikincisi
goremedigimiz kuvvet alanlaridir. Buyuk patlamada aciga cikan
toplam enerji de varliklar ve alanlar olarak ikiye ayrilmistir.
Ikincisi, yani alanlar, sanal evreni (soyut evreni) yapilandirmistir.
Bu durumda (parcacik-kuvvet) dualitesi sanal evrenlerde de mevcuttur.
Super
Uzay Conandromu:
Evrenimizin dort temel kuvveti "big bang" sirasinda
bitisik ve tek kuvveti. Buna Aknokta adi verilmektedir. Bu tek
parcacik, sogudukca ufalandi, super simetrik parcaciklara ayrildi
ve Super uzay meydana geldi. Super Uzay, aslinda madde ile enerjiden
olusmustur. Fakat Elektromanyetik olmadigi icin isimayan bir
karanlik evrendir.
1933'lerde
Fritz Zwicky galaksileri gozlerken, galaksilerin gorundugunden
on kat daha kutleli ve ona es degerde hizla seyrettigini kesfetti.
Galaksiler gorulduklerinin on kati kadar gorunmeyen (karanlik
madde0 kayip kutleyi iclerinde barindirmaktaydi. Buna, daha
bilinmedik, saptanamayn, sayilamiyan diger kayip kutleler dahil
degildi.
Big
Bang sirasinda yaratilan bu Karanlik Madde cok garip bir karakter
arz ediyordu. Fotino ve Aksiyom adi verilen parcaciklardan meydana
gelmis olan karanlik madde, cok yavas hareket ediyordu. Bu yuzden
de yakin zamanlara kadar fark edilmemistir. Elektromanyetik
ozelligi olmayan, Super Uzay imalati bu karanlik maddeye Conandrom
denmektedir.
Evren
genislerken karanlik madde birbiriyle etkilesmeye giristi ve
kutlesini kazanmaya kenarlardan acilarak yeniden baglanarak
anafor hareketleri yapmaya basladi. Bu olaya "Super Uzay
Topolojisi" denilmektedir.
Fermion
ve Bozonlarin dualitesi sonucu ortaya cikan tek yapi cekim alanlari
ki bu Super Simetridir, burada kuantlar noktalar halinde degil
sonsuza dek uzayip giden iplikcikler halindedir. Buna "Super
Sicim" durumu denmektedir. Bu gorusler sinanamaz, denenemez,
cunku evrenimizin disindadir, yarisoyuttur. Bu yari soyut mekan
"O" vektorudur ve ayni zamanda da Hilbert Uzayinin
merkezidir.
Karadeligin
cekim alaninin ardinda Super Uzay vardir. Oradan Takyon Evrenine
ulasilir. Takyon Evreni "Oz Enerji" evrenidir.
Orada parcacik namina hicbir sey yoktur. Bir ucuna dokunulabilinse,
ayni anda her tarafina dokunulmus olur. Takyon Evreninin bir
milimetre kubunun birbucuk trilyonda biri degerindeki parcacik,
evrenimizi meydana getirmistir.
Mutlak
sogugun bir derece otesi, takyonun en sicak derecesidir. Bu
durumda kutle sonsuzdur. Maddeyi enerjiye cevirerek kutlesini
sonsuzdan sifira donusturur. Notron yildizinin karadelige donusmesinin
nedeni budur.
Takyonlar
garip yaratiklardir. Gittikce yavaslayan, hiz enerjisi aldikca
hareketsizlesen bir yapidadir. Soyut bir takyon kayasi dusunelim.
Onu ittigimizde hizlanmayacak, aksine gittikce yavaslayacaktir.
Sonsuz bir gucle itilse bile yavaslayip duracaktir. Bu duruma
kuantumda "ivmesizlik" denir.
Takyon
Evreninde neler vardir?
Orada dus
vardir, sevgi vardir, ilham vardir. Orada su da vardir. Anti
hidrojen ve anti oksiyenden kurulu su. Fakat bu suyu ictigimizde
oh demeye vakit bulamayiz, cunku hidrojen bombasi gibi patlariz.
Yasalar bu yondedir.
Takyon
evreninin parcaciklardan kurulu cok kucuk sahalar olarak algilanmasi
yanlistir. Tam tersi orasi engin ve sonsuzdur. Ozgun ve ozgurdur.
Maddenin boyut degistirdigi tekillik sahalaridir.
Bizler
zamana olan bagimliligimiz yuzunden olumluyuzdur. Zamanin basi
ile sonu birlesince oluruz. Takyon Evreninde zaman yoktur. Orada
sonsuzluk yasanir. Biz insanlar da zamanimiz tukendiginde takyon
olarak "Takyonik Akil" olarak o sonsuzlukta
yerimizi alacagiz. Sonsuzlasacagiz.
Kuantum Teorisinde bir parcacigin cesitli durumlari vardir.
Ornegin bir elektron birbirine benzeyen ama farkli rotalar cizer.
Zaman icinde geri gidebilseydik alternatif gecmisler bulabilir
paralel evrenlerde dolasabilirdik. Bir kimsenin gecmisini degistirme
imkanina sahip olabilirdik. Ornegin: Kennedy'i suikasttan kurtarabilirdik.
Fakat bizim gecmisimizdeki Kennedy hala oludur.
Ailesi
olmayan adam paradoksu cok ilginctir. Zaman icinde geriye giden
birisi annesini ve babasini, kendisi dogmadan once oldururse
ne olacaktir? Oldururse nasil dogacaktir?
1963'te
Yeni Zelandali matematikci Roy Kerr, Einstein'in denklemini
bir karadelikle butunlestirdi. Zaman akisi karadeliklerle dolu
idi. Orada bukulerek girdaplasiyor yani donmeye basliyordu.
Halkanin "Olay Ufkunun" hizi arttikca da Schrodinger'in,
"Santrifuj Gucu" teorisine gore zaman, cekim alaninin
gittikce artan gucu sonunda eziliyordu. Meydana gelen tunelin
icine girebilen birisi olmuyor, fakat baska bir alternatif evrene
gecebiliyordu. Buna "Tirtil Deligi" dendi.
Daha sonralari Einstein'in denklemlerini cozmeye yonelik yuzlerce
"Tirtil Deligi" denklemi gelisitirildi.
Tirtil
Delikleri, uzayin iki bolgesi arasinda iliski kurdugu gibi,
iki zaman arasinda da iliskiyi sagliyordu.
Tirtil
Delikleri, "Super Sicim" durumu yani Super
Simetri cekim alanlarindaki kuantlarin iplikler halinde uzayda
sonsuza dek uzamasinin bir aksiyonu idi. Ve uzay-zaman bukulmelerinin
tek sorumlusuydu.
Tirtil
Deligine girebilen bir kisi, baska evrene ya da kendi evreninin
cok uzak bir kosesine aninda ulasabilme imkanina sahip olabilir.
Super
Uzayin yaratiklari iste boylesine bircok isi birden yapabilmekteler.
Bu evrensel Zakanin saheseridir.
Ve
bu yuksuz yaratiklar sonsuz evrenleri sirtlarinda tasimaktadirlar.
Onlar boylesine hamallardir.
© Orhan BUYUKDOGAN, Istanbul, 22 Nisan, 2000
|