Yuksuz Hamal

Orhan BUYUKDOGAN
(Resimler ve Yazi)

Hilbert Uzaylarinin bazilarinda zaman yoktur, bazilarinda zaman tegettir. Bir digerinde zaman ileri akarken, baskasinda geriye dogru akmaktadir. Zaman alternatif akim gibi bir ileri bir geri osilasyonik calisir. Ornegin, orada insan yasli dogar sonra gittikce genclesir.

Bulusma

Su sirada belli bir toleransa ihtiyacim var. Cunku, ele aldigim konunun ana temasi "Belirsizlik ilkesi"dir.

Eski bir devlet adami icin beceriksizligini ifade eden bir soz vardir; "iki isi birarada yapamazdi" derler. Ornegin, hem ciklet cigneyip hem yuruyemezdi.

Gerci bu kadari beceriksizligin mubalaga edilmis seklidir. Bir yandan konusur bir yandan da otomobil kullanabiliriz. Ama bir kitaptan not alirken ayni anda mektup yazamayiz, iki ayri dili konusan iki kisi arasinda tercumanlik yapan biri ayni anda sarki soyleyemez. Ornekler pek coktur, en akilli yaratik "insane"dan soz ediyoruz. Fakat asagi dogru inildiginde, atomlara gelince durum deismektedir. Atamik ve subatamik partikuller ayni anda pekcok seyi yapabilecek evrensel Zeka ya sahiptirler.

Kuantum mikrofiziginden once, Klasik Fizik zamaninda, Comogenesis yani evrenin kokeni ve gelisimi ile ilgili teoriler, gunumuzdeki kadar gelismemisti. Bugun ise Kuantumcular artik gozlenemez evrenlerin icinde adeta evlerindeymis gibi davranmaktadirlar.

KUANTUM kelimesi Latincede "Nicelik", kuantum olaylarinda ise "parcacik" anlamindadir.

Uydu Koyu

Alman Fizikci Makx Planck 1900 yilinda bir teori ortaya koydu. KUANTUM TEORISI. Buna gore enerji, duz ve surekli degil; kesik, kopuk, ardisik, noktasal paketciler halinde yayiliyordu. Planck bu dusunceyi bir sabitle "Planck sabiti", "h" ile fizige kazandirdi.

Newton'a gore isik, 'Corppuscule' denilen madde akimiydi. Tanecikli bir yapiya sahipti. Maxwell ise isigin dalga davranisi gosterdigini savunmaktaydi, Kuantum teorisi, fizigin bu en buyuk tartismasini uzlastirmis bulunmaktadir.

Kuantum olaylarinda isik, hem madde hemde dalga ozelligi tasimaktaydi. Foton denilen maddecige, uzayda bir de dalgacik eslik etmektedyi. Yani isik, uzayda yol alirken bir dalga gibi, onune engel cikinca da aktif bir parcacik gibi davranmaktaydi. Aslinda madde ile enerji farkli seyler degildi. Madde yogun, enerji ise seyrek madde idi ve birbirine donusebilirlerdi.

Einstein'in unlu denklemi E=m.c2 bunu anlatir, 'enerji, maddenin kutlesi ile isik hizinin karesinin carpimina esittir.'

Einstein, Lenard ve Comten, isigin tanecik yapisini sorustururken, Louis De Bruglie de dalgaciklarin yapisini arastirmaya basladi. Bruglie, atomalti parcaciklarin ayni zamanda dalga boyu oldugunu kesfetti. Elelktron, Proton gibi parcaciklara bir dalga boyu eslik etmekteydi. Hareket halindeki bu parcaciklar dalga davranisinda bulunuyorlardi, yani titresiyorlardi.

Riemann Tansoru (Big Bang Oncesi Hareketlilik). Birinci derecede
hacim koruyan "Gel-Git" sekil degistirmelerini belirten kuram.


Kuantum Mekanigi, fizigi bu ozel alani "Bilgi teorisi" olarak da tanimlanmaktadir. Ancak bu dusunce, bu konudaki teknik ilerlemelerden kaynaklanmaktadir.

Kuantum Teorisi ile ortaya cikan ilkelerden biri de 'Hilbert Uzayi' teorisdir, belli bir operatore baglanti olarak Kuantum Teorisinin matematiksel cercevesini ve dilini ifade eder. Diger bir ilke ise Kuandum Dinamigi ilkesidir, Erwin Schrodinger bu denklemin kurucusudur.

Fizik tarihinde bazen bir fikiri ortaya atanlarin, sonraki gelismelerden memmun olmadigi da gorulmustur. Ornegin Newton'un Girisim Halkalari deneyi, Faraday'in kismen kendi deneyimlerinden kaynaklanan "Maxwell Denklemleri"ni fazla matematiksel bulmasi gibi. Kuantum Mekanigine temel katkilari olan bircok fizikci sonradan bu oenmli teoriye cephe almislardir.

1900'de "Enerji Kuantumu" fikrini ortaya atan Makx Planck'in bu girisimini cok begenen Einstein isi biraz daha ileri goturerek Fotonlari deklare etti. Fakat Planck, Einteins'in bu fikrini 1913'te hala kabul etmemisti.

Aslinda, Einstein foton kavramini ortaya attiktan sonra Kuantum Teorisi sekil almaya baslamistir.

Luis de Bruglie "Parcacik-Dalgacik" dualitesi fikrini ortaya koyduktan sonra Makx Planck da teorinin "Ihtimaller" cinsinden yorumunu yapti. Niels Bohr "Objektif Gerceklik" felsefesi gorusu ile teoriyi tanimladi ve Einstein, Podolsky, Rosen'in (EPR) makalesi yayinlandi. Bu makale, Kuantum serisinin sasirtici yanlarini sergilemesi bakimindan yararli oldu. Buna ragmen; Louis De Bruglie meshur E=h.r (Parcacik esittir Planck sabiti kare dalga frekansi) denklemiyle yeni bir yorum getirdi. Bu, Dalgalar Kuantumu teorisi, Kopenhan yorumunda yer aldigi Oluis De Bruglie bu teoiriye yeni bir yorum ileri surdu. "Pilot Dalga" teorisi. Bu yorum Wolfgang Pauli tarafindan siddetle elestirildi. Daha sonra David Behrn 1950'lerde Pilot Dalga kavramini iceren ve yerel olmayan etkilesimleri ortaya koyan yeni bir teori gelistirdiyse de bu teori fazla ilgi gormedi.

Kopenhag ekolu fizikcilerinden Erwin Schrodinger, ozellikle birden fazla parcacik iceren problemlerin savunulmalarinin imkansiz oldugunu soyledi. Zira, iki parcacikli problemlerde alti boyutlu bir uzay ortami cikiyordu, ve "YUK" gibi gercek bir fiziksel dagilimin boyle bir uzayda anlami kalmiyordu.

Civa (Sol) ve Gecikmeli Secim "5 Boyutlu Uzay" Kuantlar arasi tunel ve super sicim durumu (sag)


Kuantum ile ilgili ilkeleri soyle siralayabiliriz;

* Her parcacik ayni zamanda Dalgaciktir:
Kuantum Terorileri evrende herseyi parcacik olarak gorur.

* Kuantum Durumu:
Evrene (Kuantum Durumu) ya da (Kuantum Davranisi) olarak bakabiliriz.

* Belirsizlik Ilkesi:
Kuantum duzeyinde "Isik hizi" yasagi nedeniyle sistemlerin durumlari belirlenemediginden "Belirsizlik Ilkesi" hakimdir.

* Ustuste gelme Ilkesi:
Bir sistemdeki durumlar ustuste geldiginde, baska yeni olasiliklar meydana gelir. Gizli degiskenler gibi.

* Nesnel Olasilik:
Yani hersey rastlantidir.

* Correlation:
Tipatip davranis olgusu.

* Gecikmeli Secim:
Bu, bes boyutlu uzay-zaman kavrami kapsamindadir. Yalniz fotonlar degil, her parcacik (notronlar, elektronlar, protonlar) tunel araciligi ile (Parcacik-Dalgacik) ozelliklerinden birini secip kullanabilirler.

* Super Iletken Halka:
Kuantlar arasindaki bir tunel ucu, parcacigin varligini belirtir.

Kuantum teorisinin matematiksel degerlerini - "Kuantum Mekanigi" - kuranlar, teorik fizikci Paul Dirac ve Warner Heisenberg'dir. Ernest Rutherford'un ogrencisi olan Niels Bohr, modern fizikte kuantum durumlarinin tutarli ve kuramsal gorunmelerini gelistirmistir. Boylece, James Clark Maxvell'in isigin elektromanyetik dalga oldugunu ileri surusunden bu yana, isik ile madde etkilesmesinin kuantal kurami sonunda, Kuantum Elektrodinamigi gibi korkunc bir adla 1920'da gelistirdi.



Planck sabitinin altinda bir mini uzay bulunmaktadir. "Hilbert Uzayi". Uzay ne kadar kuculurse enerji o kadar cogalir. Fakat zamanetkisi de o derece azalir. Mini uzaylarda mesafe kuculdukce enerji (Rezonans) sonsuz guce ulasir. Gu guce Evrenimizin tohumudur denebilir.

Hilbert Uzayi, David Hilbert'in adina izafeten adlandirilmistir. Soyut bir mekandir. Hiclikten varliga geciste "t=e", isinin -10 43 derece ile - 1032 derece arasinda ortaya cikmistir. Bu aralikta olup bitenleri bizlere Hilbert Uzayi aciklar. Teorik fizikciler bu zaman araligina "Kuantum Gravite" adini vermislerdi.

Hilber Uzayi, Evrenin en kucuk araligidir. Besinci boyutun yer aldigi, soyut matematik uzay modellerinden en onde gelenidir. Bu uzay da, zaman ve bilinc gibi soyut boyutlar olusur. Teorik Hilbert Uzayi asla Kuantlasmaz. Oraya evrenimizi teskil eden Tradyonlarin negatifi olan Takyonlar hakimdir.

Hilber Uzayi, aslinda sayisiz Hilbert Uzaylari dizisidir. Henuz kesfedilmemis, bilinmeyen varliklarin mekani oldugu kabul edilir.

bir Hilbert Uzayinda zaman boyutu teget olabilir. Icine girilemezken bir digerinde ise zaman uzunluk boyutu gibi yer alir.

Hilbert Uzayinda zaman tersine akar. Orada gecmis yasanir. Cunku matematiksel bir mekan olan Hilbert Uzayinda negatif olasiliklar da yer alir.

Hilbert Uzaylarinin bazilarinda zaman yoktur, bazilarinda zaman tegettir. Bir digerinde zaman ileri akarken, baskasinda geriye dogru akmaktadir. Zaman alternatif akim gibi bir ileri bir geri osilalsyonik calisir. Ornegin, orada insan yasli dogar sonra gittikce genclesir.

Hilbert Uzayinin daha altinda Super Uzay bulunmaktadir. Sifirdan kucuk, tek boyut, tekillik bolgesidir. Super Uzay, en buyukle en kucugu birlestirebilir. Hilbert Uzayindan baska en uzak ile en yakini birlestiren Kara Delik Uzayini da anlatir. Burada her sey hem gercek hem sanaldir. Dun bugun yarin yoktur. Hepsi ic icedir. Isik hizi cok gerilerde kaldigi icin burada zaman da yoktur.

Super Uzayin kurgusu "geometro-dinamik"tir. Iki tip ortak yasadan meydana gelmistir. Kipir kipir kaynadigi icin dinamiktir. Hicbir sekilde bicimlenmedigi icin topolojiktir. Yani kaostur.

Evrenimiz, yaradilis patlamasi sirasinda, iki tip icerik ve tutarliliga donusmustur. Birincisi, maddi cisimler, ikincisi goremedigimiz kuvvet alanlaridir. Buyuk patlamada aciga cikan toplam enerji de varliklar ve alanlar olarak ikiye ayrilmistir. Ikincisi, yani alanlar, sanal evreni (soyut evreni) yapilandirmistir. Bu durumda (parcacik-kuvvet) dualitesi sanal evrenlerde de mevcuttur.

Super Uzay Conandromu:

Evrenimizin dort temel kuvveti "big bang" sirasinda bitisik ve tek kuvveti. Buna Aknokta adi verilmektedir. Bu tek parcacik, sogudukca ufalandi, super simetrik parcaciklara ayrildi ve Super uzay meydana geldi. Super Uzay, aslinda madde ile enerjiden olusmustur. Fakat Elektromanyetik olmadigi icin isimayan bir karanlik evrendir.

1933'lerde Fritz Zwicky galaksileri gozlerken, galaksilerin gorundugunden on kat daha kutleli ve ona es degerde hizla seyrettigini kesfetti. Galaksiler gorulduklerinin on kati kadar gorunmeyen (karanlik madde0 kayip kutleyi iclerinde barindirmaktaydi. Buna, daha bilinmedik, saptanamayn, sayilamiyan diger kayip kutleler dahil degildi.

Big Bang sirasinda yaratilan bu Karanlik Madde cok garip bir karakter arz ediyordu. Fotino ve Aksiyom adi verilen parcaciklardan meydana gelmis olan karanlik madde, cok yavas hareket ediyordu. Bu yuzden de yakin zamanlara kadar fark edilmemistir. Elektromanyetik ozelligi olmayan, Super Uzay imalati bu karanlik maddeye Conandrom denmektedir.

Evren genislerken karanlik madde birbiriyle etkilesmeye giristi ve kutlesini kazanmaya kenarlardan acilarak yeniden baglanarak anafor hareketleri yapmaya basladi. Bu olaya "Super Uzay Topolojisi" denilmektedir.

Fermion ve Bozonlarin dualitesi sonucu ortaya cikan tek yapi cekim alanlari ki bu Super Simetridir, burada kuantlar noktalar halinde degil sonsuza dek uzayip giden iplikcikler halindedir. Buna "Super Sicim" durumu denmektedir. Bu gorusler sinanamaz, denenemez, cunku evrenimizin disindadir, yarisoyuttur. Bu yari soyut mekan "O" vektorudur ve ayni zamanda da Hilbert Uzayinin merkezidir.

Karadeligin cekim alaninin ardinda Super Uzay vardir. Oradan Takyon Evrenine ulasilir. Takyon Evreni "Oz Enerji" evrenidir. Orada parcacik namina hicbir sey yoktur. Bir ucuna dokunulabilinse, ayni anda her tarafina dokunulmus olur. Takyon Evreninin bir milimetre kubunun birbucuk trilyonda biri degerindeki parcacik, evrenimizi meydana getirmistir.

Mutlak sogugun bir derece otesi, takyonun en sicak derecesidir. Bu durumda kutle sonsuzdur. Maddeyi enerjiye cevirerek kutlesini sonsuzdan sifira donusturur. Notron yildizinin karadelige donusmesinin nedeni budur.

Takyonlar garip yaratiklardir. Gittikce yavaslayan, hiz enerjisi aldikca hareketsizlesen bir yapidadir. Soyut bir takyon kayasi dusunelim. Onu ittigimizde hizlanmayacak, aksine gittikce yavaslayacaktir. Sonsuz bir gucle itilse bile yavaslayip duracaktir. Bu duruma kuantumda "ivmesizlik" denir.

Takyon Evreninde neler vardir?

Orada dus vardir, sevgi vardir, ilham vardir. Orada su da vardir. Anti hidrojen ve anti oksiyenden kurulu su. Fakat bu suyu ictigimizde oh demeye vakit bulamayiz, cunku hidrojen bombasi gibi patlariz. Yasalar bu yondedir.

Takyon evreninin parcaciklardan kurulu cok kucuk sahalar olarak algilanmasi yanlistir. Tam tersi orasi engin ve sonsuzdur. Ozgun ve ozgurdur. Maddenin boyut degistirdigi tekillik sahalaridir.

Bizler zamana olan bagimliligimiz yuzunden olumluyuzdur. Zamanin basi ile sonu birlesince oluruz. Takyon Evreninde zaman yoktur. Orada sonsuzluk yasanir. Biz insanlar da zamanimiz tukendiginde takyon olarak "Takyonik Akil" olarak o sonsuzlukta yerimizi alacagiz. Sonsuzlasacagiz.

Kuantum Teorisinde bir parcacigin cesitli durumlari vardir. Ornegin bir elektron birbirine benzeyen ama farkli rotalar cizer.

Zaman icinde geri gidebilseydik alternatif gecmisler bulabilir paralel evrenlerde dolasabilirdik. Bir kimsenin gecmisini degistirme imkanina sahip olabilirdik. Ornegin: Kennedy'i suikasttan kurtarabilirdik. Fakat bizim gecmisimizdeki Kennedy hala oludur.

Ailesi olmayan adam paradoksu cok ilginctir. Zaman icinde geriye giden birisi annesini ve babasini, kendisi dogmadan once oldururse ne olacaktir? Oldururse nasil dogacaktir?

1963'te Yeni Zelandali matematikci Roy Kerr, Einstein'in denklemini bir karadelikle butunlestirdi. Zaman akisi karadeliklerle dolu idi. Orada bukulerek girdaplasiyor yani donmeye basliyordu. Halkanin "Olay Ufkunun" hizi arttikca da Schrodinger'in, "Santrifuj Gucu" teorisine gore zaman, cekim alaninin gittikce artan gucu sonunda eziliyordu. Meydana gelen tunelin icine girebilen birisi olmuyor, fakat baska bir alternatif evrene gecebiliyordu. Buna "Tirtil Deligi" dendi. Daha sonralari Einstein'in denklemlerini cozmeye yonelik yuzlerce "Tirtil Deligi" denklemi gelisitirildi.

Tirtil Delikleri, uzayin iki bolgesi arasinda iliski kurdugu gibi, iki zaman arasinda da iliskiyi sagliyordu.

Tirtil Delikleri, "Super Sicim" durumu yani Super Simetri cekim alanlarindaki kuantlarin iplikler halinde uzayda sonsuza dek uzamasinin bir aksiyonu idi. Ve uzay-zaman bukulmelerinin tek sorumlusuydu.

Tirtil Deligine girebilen bir kisi, baska evrene ya da kendi evreninin cok uzak bir kosesine aninda ulasabilme imkanina sahip olabilir.

Super Uzayin yaratiklari iste boylesine bircok isi birden yapabilmekteler. Bu evrensel Zakanin saheseridir.

Ve bu yuksuz yaratiklar sonsuz evrenleri sirtlarinda tasimaktadirlar. Onlar boylesine hamallardir.


© Orhan BUYUKDOGAN, Istanbul, 22 Nisan, 2000

Sonbahar - 2001 sayimiz; "Unutulan Insan "a ithaf edilmistir.

Bu sayidan itibaren
"
INSAN"i her boyuttaki deger ve varolusuyla animsatmaya yonelik
dusunsel ve gorsel urunlerinizi, ISIK BINYILI'nda yayinlamaya davet ediyoruz.
KIS-2002 - Ikinci Yildonumu sayisina katilim icin son gonderme tarihi: 10 Ocak 2002
ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., semsiyesi altinda "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve
New York merkezli olmak
uzere,
ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.

HOME PAGE

TÜRKÇE
Içindekiler

@ The Light Millennium e-magazine was created and designed by Bircan ÜNVER. 7th issue. Sonbahar 2001, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org