"Mamma I Turcci"

Selçuk PERIN



Bu sozleri ilk defa 1980'li senelerinin basinda duymustum. O zaman United Press International'in Bruksel'deki  "Avrupa, Orta-Dogu ve Afrika" Haber ve fotograf merkezinde Fotograf Yazi Isleri Mudurlerinden biri olarak calisiyor ve evimde Roma burosu sefi Enzo BRIZZI ve foto muhabiri Luciano MELLACE'yi agirliyordum.


Her seyden once bir ItalyanŽa evinde "Spagetti Bolognese" ikram etmek icin ya tamamen kacik, ya da akildan yoksun olmak gerekirdi... Ama ben iyi yemek pisirdigime o zamanlardan beri inandigim icin, bu benim icin pek gecerli degildi.



Sofra kuruldu, sos hazirlandi ve spagettiler kaynar suya atildi. Omzumdan asagi tenecereye bakan 6 goz vardi. Enzo, Luciano ve  o zamanki esim. Suya kasikla tuz ilave ettikten sonra icine bir kasik zeytinyagi ilave ettigimde, Italyanlar birbirlerine, acaba ne yiyecegiz der gibi baktilar. Arada Enzo'nun eline bir kasik alip once suyun tadini, sonra da Bolognese sosunun tadina baktigini gordum.


Her sey hazirdii, masaya oturuldu guzel bir Italyan sarabi esliginde Spagetti Bolognese yendi. LucianoŽnun Ingilizce'si oldukca zayif, Fransizca'si ise hic denecek kadar yoktu. Gecenin tercumanligini yapmak Enzo'nun omuzlarina yikilmisti.


Bu arada, o zamanki esim, "Sen bir delisin, Belcika'da Italyanlara Spagetti Bolgonese yapilir mi? Ya begenmezlerse o zaman ne yapacaksin deyip duruyordu." Ben de "Merak etme, b¶yle bir Bolognese sosu hayatlarinda yemediler, bir daha da yemezler diyerek" guluyordum.


Yemek, salata, tatli bitti, sira kahveye gelince, Enzo'ya donerek, "Simdi Italyan kahvesi isteyeceksin ama yok. Bu evde ancak Belcika suzme kahvesi icebilirsin! Capuccino istersen o zaman sehir merkezine gitmemiz gerekecek", dedim o zaman. Luciano ve Enzo bir agizdan "Mama I Turcci" deyiverdiler. Once anlamadim. Daha sonra'da isin izahat faslinda bu deyimŽin gercek manasi anlatildi.


16. Yuz Yildan, Birinci Cihan harbi sonuna kadar Sicilya ve yoresinde, Brindisi ve yoresinde genc cocuklar gozcu olarak yuksek tepelere birakilirlarmis. Bunun da bir tek nedeni var. O da, o devirden 1900'li senelere kadar Italyanlarin Osmanli donanmasi korkusu.


Avrupa hala bu korkunun icinde yasamaya devam ediyor. Etmek bir yana, bu korkunun baskisi altinda da yeni ve Modern Turkiye'nin Avrupa Birligi icersine girdigi zaman ne olabileceginin hesabini yapmaya Ìalisiyor.


AB'nin istedikleri malum. Turkiye Avrupa ulkelerinin kendi azinlik haklarina tanimadigi haklari Turkiye'de yasayan azinliklara uygulayacak. Turkiye Insan Haklari adi altinda AB'nin istedigi kriterleri uygulayacak. Sanki kendi karakollarinda, hapishanelerinde, Polisleri, Gardiyanlari, bu haklari taniyorlarmis gibi... Ote yandan da Turkiye kendi halkini Avrupa'ya gitmekten men edecek. Bu Anglo-Saxon'larin diyecekleri gibi "Far fetched" gercekten gerceklesme olasiligi olmayacak ve ince dusunulmus, bir dusuncedir.


AB, 1989-90 d¶neminde Gumruk Birligi kapsaminda vermis oldugu sozlerin hicbirisini tutmazken, Turk toprak urunlerine belli donemlerde vergiler uygulamaya devam ediyor, elektronik esya konusunda kullanilan malzemenin menseini neden gostererek anti-rekabet yapiyor. Ihracatcilara mensei nedeni gostererek kotalar uygulamak istiyordu. Bunu hala da yapmaya calisiyor.


Kuzey Avrupa AB uyelerinin halkinin yas ortalamasi her gecen yil yukselirken, Avrupa yeni teknolojiler ve bilgisayar teknolojilerinde kendi genclerinin yetersiz oldugunu goruyor; ve teker, teker, Almanya ve Fransa basta olmak uzere, AB ulkeleri, AB disindan gencleri ise almak icin ilanlar vermeye basliyor ve binlerce yabanciyi ulkelerine calismak uzere aliyordu.


Bilgisayar teknolojilerinde AB ulkelerinin acigi 2001 senesi iÌin 450.000 kisi olarak aciklaniyor ve yeni nesillerin de bu yonde egitim gormeleri icin, issizlerin bu yonde egitim gormeleri icin fonlar olusturuluyor, kurslar duzenleniyordu.


Avrupa Birligi icerisinde issizlik %12Žlere ulasiyor ama teknolojik birimlerde de is acigi ortaya bariz olarak ortaya Ìikiyordu.


Avrupa "Mamma I
Turcci" demesin de kim desin?


Turkiye AB ye girse de fikirlerde pek buyuk degisiklikler olacagini sanmiyorum. Turkler hep 3. sinif vatandas muamelesi gorecekler. Hep tarih icerisinde Avrupalilarin korktugu insanlar olarak kalacaklardir.


Bunun da bir tek nedeni var. Biz Turk milleti olarak hep kendimizi kucuk gormusuzdur. Hicbir zaman iyi yonlerimizi disa kabul ettirememis. Hicbir zaman hakkimizi mudafaayi bilmemisizdir. Gelismekte olan toplumlar iÌerisinde gercek yerimizi de kendimizi buralara nasil geldik sorusuyla oyaladigimizdan kayip etmisizdir.


GeÌtigimiz gunlerde Turkiye aleyhtari bir onerinin Avrupa Parlamentosundan gecmemesini saglamak icin son dakikada seferber olunmus, nasil olduysa bu kez oylama bizim lehimize gerceklesmistir. Bunda da son anda devreye giren ve etkin bir sekilde cevresini sarsan Avrupa'da yasayan Turk entelektuellerinin rolu var.


Dusman size onden saldiriyorsa, o zaman onu arkadan vurmak icin vakit zaten gecmistir. Artik Avrupalinin "Mamma I
Turcci" demesine son vermek zamani gelmistir. Artik iceride ve disarida bulunan butun kuvvetlerin bir butun olarak, hareket ederek Turk Lobisinin olusturulmasi icin birlesmesi zamani gelmistir.


Artik eziklik icerisinde yasayarak, vize icin saatlerce, gunlerce, haftalarca, Konsolosluk kapilarinda halkimizin ezilmesine bir son vermek zamani gelmistir. Bu artik politikacilarin, yumruklarini gosterip masayi tiklatmalari ile olmayacaktir. Bu ancak hep bir agizdan yeter diyerek. AB'ye sizinle olmaz ise tek basimiza da basarili oluruz deyip, kendimize uzun bir surec'e hazirlayarak olabilir. Bu surec bir gun, bir ay, bir yil, on yil olabilir. Ama bu surec icerisinde kendimizi toparlamak, disariya bir butun, disariya siz'siz de olabiliyormus diyerek ve goruntusunu vererek yolumuza devam etmeliyiz.


AB'ye ve bu devrin AB liderlerine de artik kapitulasyon doneminin gectigini hatirlatmak, Turkiye'nin Avrupa'nin aksine her turlu ham maddeŽye sahip oldugunu hatirlatmak ve bu ham maddelerin de bizler tarafindan da kullanilabilecegini, bizler tarafindan islenebilecegini ve ekonomik Hacli Seferlerine son verdigimizi, kesin, kati bir sekilde soylememizin zamani gelmistir.


Ancak O gun. Iste o gun Avrupa ve Avrupa Birligi "Mamma I Turcci" tekrar bagiracaktir.


Cunku bagirmak icin bir nedeni olacaktir.


© Selçuk Perin, Bruksel, 30.10.2001

Sonbahar - 2001 sayimiz; "Unutulan Insan "a ithaf edilmistir.

Bu sayidan itibaren
"
INSAN"i her boyuttaki deger ve varolusuyla animsatmaya yonelik
dusunsel ve gorsel urunlerinizi, ISIK BINYILI'nda yayinlamaya davet ediyoruz.
KIS-2002 - Ikinci Yildonumu sayisina katilim icin son gonderme tarihi: 10 Ocak 2002
ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., semsiyesi altinda "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve
New York merkezli olmak
uzere,
ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.

HOME PAGE

TÜRKÇE
Içindekiler

@ The Light Millennium e-magazine was created and designed by Bircan ÜNVER. 7th issue. Sonbahar 2001, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org