KARANLIKTA HIÇBIR SEY KALMASIN!
t

Aklimizi kullanalim aklimizi! 

Metin GÜLBAY

 

"Türk, doyunca acikacagini, acikinca doyacagini bilmez (onünü sonunu düsünmez)."

Yaklasik 1250 yil once yazilan Orhun yazitlarindan alinma bu cumle... Turkler’e seslenirken, onlari irdeliyor, onlari igneliyor...

Boyle giderse sen adam olamayacaksin demeye getiriyor.

Goktürkler o donem Cin’in esaretinden kurtulmus ama bir daha esir olmamak icin taslara yaziyorlar artik sozlerini.

Aradan 13 asir gecti.

Acaba bir sey degisti mi?... 

*   *   *   *    


2000 yili Aralik ayinda olum orucundaki solculara mudahaleyle baslayan olaylar kimi iddialara gore 30 kisinin olumuyle bitti. Daha sonra hastanelerde olenlerle birlikte bu rakam 32 oldu. Olum oruclari bu yazinin yazildigi sirada (5 Ocak.2001) hala suruyor.

Icisleri Bakanligi medyaya Avrupa’dan cezaevindeki olum orucundakilerle yapilan orgutici konusmayi iceren bir kaset dagitti. Bu kasette, Avrupa’dan telefon eden orgut liderinin —kimse o- her cezaevinden bir kisi kendini yakip dusmana vermesini istedigi yer aliyordu.

Ancak aclik grevindekilerin bir mudahale olursa kendilerini yakacaklarina dair savlar daha once bizzat kendileri tarafindan dile getirildi, kendileriyle gorusmeye giden gazeteci ve aydinlara bunu soylediler diye biliyoruz. 

Simdi her sey acikliga tam olarak kavusamasa bile bu yazinin yazilmasi icin gerekli veriler tamamlandi. 

DHKC’nin liderleri oldugu ileri surulen iki kisi sag salim (yine de tam olarak bilemiyoruz) Edirne’ye gonderilmis. 

Olum orucu yapan bu insanlar kendilerine sosyalist diyor. Marksizm’e inandiklarini belirtiyorlar. 

Marks’in ortaya koydugu dusunce sisteminin adi Bilimsel Sosyalizm’dir.

Yani Utopik, ayaklari yere basmayan ya da turlu turlu cesitleri olan bir suru toplumcu dusunceden farkli olarak Marks bilimi kendine rehber edinmistir. 

Simdi akla su soru geliyor: Sorgusuz sualsiz verilen emirleri yerine getiren kisilerin demokrasiyle, ilericilikle ve en onemlisi "bilim"le bir iliskileri olabilir mi?

Cunku bilim sorgulayan kafalarin urunudur.

Soru sormazsaniz yanit alamazsiniz,

Yanit alamazsaniz bilinmeyenler bilinir hale gelemez.

Bilinmeyenlerin cok oldugu bir evrende buyuler, buyuculer, hortlaklar, gok tanrilar, yertanrilari, efsaneler, turbeler, evliyalar, Isalar - Misalar, Muhammedler turer.

Size soylenen her seyi sorgusuz sualsiz kabul ederseniz yani "onunu sonunu dusunmezseniz" bu, sizin muhakeme gucunuz oldugunuz hakkinda suphe yaratir.

Ayrica karsi cikilan diger ideolojileri elestirme hakki da ortadan kalkar.

Cunku onlarin en cok elestirilen yanlari bir basbugun ya da imamin sorgusuz sualsiz arkalarindan gitmeleridir. Hatta daha da ileri goturerek bir askerin (ordulardaki durumu hatirlayin) de diyebilirsiniz. 

Bir kismi Basbugun ol dedigi yerde olur kal dedigi yerde kalirlar.

Digerleri de "imamin (ruhani lider) her soyledigi Allahin emridir" diyerek onun emirlerini harfiyen yerine getirir ve bu arada olurler.

Askerler de komutanlarinin emirlerini sorgusuz sualsiz yerine getirirler.

Bazi insanlar aldiklari emir geregince kendilerini yakiyorlar. Bu olumleri bizzat denetleyen kisiler ise hasarsiz bicimde Edirne Cezaevi’nde. 

*   *   *   * 


Bilim insanlarinin son zamanlarda kesfettigi en onemli seylerden biri de beyindeki hucrelerin islev kazandikca cok gec oldukleri yolunda. Yani onlari isletirseniz cok gec yaslaniyorsunuz, beyniniz hala tum hasmetiyle size hukmedebiliyor. Yok eger onu isletmiyorsaniz hucreler olmeye basliyor ve insanda bunama, unutkanlik gibi kotu seyler basliyor. 

Bilim, insanlari bunun icin bol bol okumayi ve bir konuyla yogun bicimde ilgilenmeyi oneriyor. Cunku beyin bu yogun ilgilenme sirasinda hep sorulan sorulara karsiliklar buluyor ve hucreler faal durumda kaliyormus. 

Turkler’in tarih sahnesinde gorundukleri yaklasik 3000 yillik surec icinde beyinsel islevler acisindan pek evrim "gecirmedikleri" goruluyor. 

Bu arada din degistiriyorlar, siyasal gorusleri degisiyor, yurtlari degisiyor, yasam bicimleri degisiyor ama nasil oluyorsa oluyor, beyinsel islevleri pek degismiyor.

Onlar icin guc, hala elinde silah olanda.  

Zaten bugun bile Turkler’in silaha yatirdiklari parayla akla (egitim veya arastirma gelistirme harcamalarina) yatirdiklari parayi karsilastirin, siz de goreceksiniz...

Bunu hem devlet bazinda yapin hem de kisiler bazinda. Hicbir fark yoktur. 

Bir savasta taraflardan birinin digerine ustunluk saglamasi icin karsidakinden daha farkli bir silaha sahip olmasi lazimdir. Bu maddi bir sey de olabilir, manevi bir sey de. Maddi seyler acisindan bu dunyada artik kimse digerlerinden daha farkli bir seye sahip olamiyor.

Kim yeni bir silah gelistirse ertesi gun karsidakinin elinde de aynisindan bulundugunu goruyor. 

O zaman savasi bir tarafin ustunlugune kavusturacak yani "farklilik yaratacak" bir tek sey kaliyor: Aklini kullanmak, diger deyisle dusunmek, yeni bir yontem gelistirmek falan gibi bir sey. 

Batili tarihciler eski Turkler’in savaslari silahlariyla degil akillariyla kazandiklarini soyler. Cunku Turkler savas alaninda bize yillardir yanlis ogretildigi gibi aptalca dusmanin uzerine atilip onlari kilictan gecirmezlerdi. Ilkin once cok iyi kullandiklari atlarini geri cevirip son surat kacarlardi. Rakip ordunun askerleri icin en kolay sey, kacan dusmani kovalamak olurdu. Bir sure sonra birbirinden kopmus olan parcalar halinde Turkler’e yetismeye calisan askerler kendilerini adeta bir cemberin icinde bulurdu.

Bu Turkler’in en basit savas hilelerinden biriydi.

Kacarken ortadakilerin daha hizli, uclardakilerin daha yavas hareket etmesi sonucunda dusman ordusu tam bir kiskaca alinirdi.

Aldatildiklarini anladiklarinda ise zavalli ordunun yapacagi bir sey kalmazdi. 

Bugun bunu yapamiyoruz...

Ne yazik degil mi?

Aradan 3000 bin yil gecti oysa ki...

Bu sayı, çağdaş Türk ressamı Erol AKYAVAS'a ithaf edilmiştir.
Turkish Greek Synergy
The Light Millennium Television - LMTV
ISIKBINYILI.ORG
Türkçe
ANA
SAYFA
INGILIZCE ISIK BINYILI TANITIM
1999
©Işık Binyılı e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafından tasarlanmış ve üretilmiştir.
Beşinci sayı. Kış 2001, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bu sayının bağlantıları ve logolar, Ağustos 2015'te güncellenmiştir.