KARANLIKTA HIÇBIR SEY KALMASIN!

Yol Uzundur Günden,

Ama Olümden Kisa ...



Refik DURBAS

Aksamin kapisini bir dag yamacinda kaparken
sabahin penceresini tanimadigin bir kentte açiyorsun.
Ilk kez gördügün kentin isigi yildizlara kavusurken
hiç düsündün mü nasil dindirebilirsin Sair
yüreginin ayrilik firtinasini?

O firtinada nice sevgilerin, sevgililerin hasreti gizliyse üstelik...
Yol, günden uzundur çünkü.
Yolculuk, geceden ve gündüzden de uzun...
Ama hüzünden ve ayriliktan kisa, ölümden daha da kisa...
Hayatinin kaç baharindan beri yollardasin Sair?

Kaç kisindan, hangi yazindan beri yolculuklarda?
Iste yine tanimadigin bir baska kenttesin iste...
Tanimadigin bir paket sigara,
ince belli bir bardakta duran
bugusu bulut bir yudum çayla...

Tanimadigin bir gökyüzü ile...
Tanidigin bir yagmurla...
Yillardir taniyamadigin kendinle ama...
Yillardir kendini de götürmemis miydin
o zamansiz yollara, yolculuklara?

O gökyüzünü
yildiz yagmuru ali�ndaki daglara
bulvarlari, caddeleri, ara ve çikmaz sokaklari
günes açan ovalari
günesin perdesi ardindaki bulutlari
ilk gençligini, genç ihtiyarligini
düslerini, umutlarini
sevgi ve sevinçlerini
sevda ve karasevdalarini
gurbet ile silani bir de...

Simdi tanimadigin bu kentte
ilk kez oturdugun pencere önünde
ilk kez gördügün biri sorsaydi:
- Yolculuk nereye, yol nerede?
Yanitin ne olurdu Sair?

Yeni bir yilin daha kapi önünde...

ZAMAN geçiyor, dün giden yilin sirtindaydi, bugün gelen yilin yelesinde...

 

BEDEN geçen yillar kadar dayanabilecek mi bu günlerin zulmüne
COSKU çocukluk günlerimin atesiyle kavursun isterdim gelecegimi
ÇOK mu oldu kaç bin yildir sevda sözlerini unutusum, unutulmuslugum
DAHA öncede sormustun: Kalbim, kavusma ile ayrriliklarin iki ucunda
ELVEDA öpücügü olarak dururken ömrüm, bir sevda ile karasevda arasinda
FARK elbette renginde, kim bilmez ki acisini yalnizligin ve de hüznün
GÜN kavusurken çikiyorum iste yeni yila, cebimde yildizlar ve sana özlemin
HIÇBIR çiçek konusmuyor benimle, unuttum zamanin dilini
ISSIZLIK neye dönüsür peki, yüregime gözlerinin gölgesi düstügünde
ISTE asil iskence budur, sevismek degil seninle, delice sevmek seni
KAR hiç durmasin isterdim, yalin ayak bir sokaktan geçip gidiyorken günler
LACIVERT bir hirka al demistim rüzgâra, gün isigi ugramasa da pencerene
MÜMKÜN mü dag dursa, gitse ay, kalsa ayisigi, gelse sonsuzlugun sevinci
NE mi kalmisti biten bir asktan, karasevdaya ve anilara dair
O günleri simdi kiskaniyor zaman, günlerim diyor ne büyük hayalimdi
ÖLÜM anayurdunu mu aramakta oysa hâlâ
PAS yedi kendisini, ben kaldim acilarim ve sevinçlerimle
RÜZGAR küs dursun bugün, memelerinin aleviyle sar bedenimi
SÖZ nereye uçar, yazilsam ayriligin menziline, yalnizlik nereye ve acilar
SEFFAF bir sehvete yazildim, et ölsün, kemik önce çürüsün, sonra o da
TAN doganda yanan alevdim, külü genç günlerimden damitilmis
UMUT küf tutmaz ama, yürek paslanip çürüse de irmak döner kaynagina
ÜZÜNTÜ uzun yasamalarin çakil tasidir, ecel sayili günlerde gelse de
VE günlerce alevini emzirdim cinnetin, simdi uzaktayim rüzgarimdan bile
YÜREK kirlangiç karasi öfkede, yüz bembeyaz uçurumunda anilarin
ZAMAN geçiyor, dün giden yilin sirtindaydi, bugün gelen yilin yelesinde...


"Ben de Gazeteciyim"


http://garildi.sabah.com.tr/sayfa.cgi?w+30+/sabah2000/0012/30/t/b14.html
"Yeni Bir Yilin Daha Kapi Onünde" adli siir, Sabah gazetesinin 30 Aralik 2000 tarihli
Cumartesi Eki"nden alinmis ve sairin izniyle yayinlanmistir.
E-mail
: rdurbas@mynet.com

Bu sayı, çağdaş Türk ressamı Erol AKYAVAS'a ithaf edilmiştir.
Turkish Greek Synergy
The Light Millennium Television - LMTV
ISIKBINYILI.ORG
Türkçe
ANA
SAYFA
INGILIZCE ISIK BINYILI TANITIM
1999
©Işık Binyılı e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafından tasarlanmış ve üretilmiştir.
Beşinci sayı. Kış 2001, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bu sayının bağlantıları ve logolar, Ağustos 2015'te güncellenmiştir.