KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM
Gun Dusleri-I


Aniden Kararan Ekranlar

Bircan UNVER


Oglum Baris UNVER'e,
21nci Dogum Gunu Armagani olarak...
Yaklasan Dogum Gunu'nun yeryuzunde mucizevi guzellikteki
degisikliklerin baslangici olmasi umidiyle, ozlem ve sevgiyle...

 

Tarih 5 Nisan 2002.

Bahar, her yerde kendini iyicene hissettirmeye basladi. Tum agaclar giyindi yapraklarini, ciceklendi dallar rengarenk ve obek obek...

Gokyuzu hic olmadigi kadar parlak, derin isikli bir mavi ve gunes kuvvetli isiklariyla camlardan iceriyi aydinlatiyor. Parlak yuzeylere vuran gunes isiklari da karsisinda bulunan ve direkt gunes almayan alanlari da aydinlatarak, neredeyse isigin dusmedigi ya da yansimadigi bir alan yok gibi gunes altinda...

Cok yogun bir haftaydi... Gunlerden Cuma... Saat oglene yaklasiyordu...

Adam, dunyanin en guclu bilgisayar sirketinin baskani. Sadece kendisinin kullandigi ozel laptop'undan, Internet'ten sirketinin hisse senetlerinin son inis-cikislarini dikkatle izliyor. Ayni zamanda dusunceleri kuresel markette, son sekiz ayin ardindan sirketinin yeni atak, strateji ve hedeflerini saptamakla mesgul...

Tam da dusuncelerine ve ekrandan izlediklerine iyicene yogunlasmisken, aniden bilgisayarinin ekrani karardi!!!

Hayir, yanlislikla bir yere dokunmamisti...

Bir an odaya goz atti...

Oda cok aydinlik ve diger elektronik cihazlar da elektrigin kesilmedigine isaret ediyor ve kirmizi ya da yesil dugmeler, herseyin normal seyrinde olduguna isaret ediyordu... Zaten elektrigin kesilmis olmasina dahi ihtimal veremezken, ekranda farkli goruntuler hizla netlesmeye basladi! Pur dikkat kesildi.

Monutorun tam ortasindan yayilarak, kucucuk isikli noktalar artarak cogaldi. Sanki uzayin boslugundan her biri gecedeki yildizlardan daha parlak yildizlar gibi hizla tum ekrani kaplayarak, laptop'inin ekrani bir anda parlak yildizlarla dolu bir gece gibi oldu.

Bir salise surecte, o an bir uzay filmini izlemeye basladigi duygusuna kapildi ama bu soz konusu degildi.

Elektronik bir ses ve muzik, yildiz goruntulerinin ekrani kapsamasina paralel bir ritimde sirket baskaninin odasini giderek yukselen bir frekansla doldurdu. Yazili ve sesli  bir mesaj, giderek buyuyen goruntulerle senkronize olarak tum etkisiyle ekrani kapladi, sesler odayi doldurdu, ayni zamanda goruntu ve sesler beyninde de yankilandi!

Bilgisayar sirketinin baskani henuz baska hic birsey dusunemeden, o an ne oldugunu anlamaya calisti.

Bu bir reklam miydi?

Kim bilgisayarini o an tumuyle karartmisti? O esnada mesgul oldugu konunun tamamen disinda, cok farkli bir mesajin gonderilmesine kim curet etmisti? Peki ama kim bilgisayarina mudahale etmis ve bu mesaji nicin gondermisti!!!

Bunun bir reklam ya da film olmadiginin da farkindaydi!

Ekranin onunde bir ISIK KUTLESI'nin icinden cikan mesajla dusunceleri arasinda bocalarken, kendini o an icin koltuguna birakti ve gozlerini kapatti. Gorduklerinin etkisiyle dusuncelere daldi dalmasina ama beyninin icinde, biraz once gordugu goruntuler tekrarlanip duruyordu...

* * * * *

Aniden kararan ekran,  gokyuzunde yildizlarla dolu bir gece goruntusuyle yer degistirir degistirmez, yildizlardan biri hizla buyuyerek ve yaklasarak bir ucan daireye donusuyor, monitorun tum alanini kapsayarak yildizlari arka plana itiyordu.

Boylece ekrani, parlak yildizli geceyle birlikte once bir ucan-daire, sonra da o gune degin hic bir insanin hayal dahi edemedigi etkinlik, cekicilik ve gucte, bir Uzayli'nin goruntusu aldi. Daha dogrusu, ucan-daire tum ekrani kapsadigi an'da, uzay araci, Uzayli bir erkek goruntusune donustu... Toplam uc cumleden olusan seslendirilmis ve altyazi islevi de goren yazili mesaj, bir noktadan hizla buyuyerek, one dogru, iki yol ayrimina dogru hareket edercesine, ekranin sag ve sol tarafinda, ki bu ayni zamanda Uzayli'nin ekranda biraktigi bosluklari da doldurarak, mesajlar yazili olarak da yerini aldi.

Ilk uc cumlelik mesaj, goruntulu-sesli ve yazili bir senkronizasyonla, once tum ekrani, sonra adeta odayi ve sirketin baskaninin beynini, sanki beyninin en ince kivrimlarinda, hic bir karanlik nokta birakmamak istercesine, bir isik gucuyle kapsadi ve gozlerini kamastirdi. Sadece kamasan gozleri mi olmustu yoksa beyninde de ayni anda bir kamasma hissetmis miydi, o an ayirt edemedi...

Bu goruntuler beyninde bir tekrardan mi ibaretti yoksa hala ekrandan mi tekrarlaniyordu?

Uzayli, ucan daire, ses-muzik ve yazilar, ekranda yer alis sirasi ve ritminden cok daha hizla uzaga dogru bir gidisle gozden kaybolurken, ayni anda ISIKLAR ICINDEN sanki ekrandan firlayacakmis gibi duran bu kez bir UZAYLI ADAM ile DUNYALI KADIN siluetleri uzerinde, flash efektiyle yanip soner gibi bir web adresi belirdi ekranda.

Bu kez gozleri kamastiran ve de ekrani kapsayan GUNES'in merkezinden binbir renktebir isik yayildi. O isik siddetinin onunde yer alanlar da ancak bir siluet olarak algilanabiliyordu. Uzayli ile Dunyali el ele, Gunes'in merkezinden gelmiscesine Gunes'in onunde yerini aldi ekranda. Gunesle birlikte iki siluetin de ayni anda gozden kaybolmasi, gorsel olarak da cok etkileyiciydi... Uzaklasirken once bir cok guclu bir isik kutlesine donustuler. Ardindan da yildizlara karisarak, onlarin icinde en parlak yildiz olarak yerini aldi. O esnada web adresi de uc kez bir flash isigi etkisiyle yanip-sondu.

Ekran'daki goruntuler, mesajlar, Uzayli ve de web adresi, sirket baskaninin beynine yazilmisti zaten...

O anini ve dusuncelerini ele geciren imajlarin etkisinden henuz kurtulamamisken, bir ic sarsinti gecirdigini belli belirsiz seziyordu cunku bu sure icinde parmagini bile kipirdatamamis daha dogrusu kipirdatmak bile istememisti...

Mesajin o an ki sasirtici ve sarsici etkisinden silkinmek isterken, ekran yine once butunuyle karardi. Son baktigi sayfanin kararan ekranda yeniden yerini almasi, onda hic tanimlayamadigi baska bir saskinlik yaratti. Cunku o an baska bir gezegenin icine cekilmis ve geri donmus hissinde gibiydi...

Ekranin ilk kararmasi andan biraktigi sayfanin yeniden yerini almasi, ekranin saatine bir goz attiginda, hepsi hepsi toplam 30 saniye icinde gerceklesmisti.

Ekran sirket baskaninin kaldigi sayfaya geri donmustu donmesine ama artik o 30 saniye onceki adam degildi! O an ki fiziksel yasaminda hic birsey olmamisti ama kendisinin de tanimlayamadigi cok siddetli bir ic dalgalanma ve beyinsel bir alt-us olus yasamisti...

Oysa gelen mesaj ne bir tehdit, ne de isinde ya da yasaminda bir tehlikeye isaret etmiyordu! Uc cumleden, son ikisi birbirine bagli iki soru yoneltiyordu ama kesinlikle yasamsal hic bir tehlike ya da tehdit soz konusu degildi... Bir de Uzayli-Dunyali amblemi olan bir web sitesinin de adresini vermislerdi. Hepsi o kadar...

Peki onu boylesine alt-ust eden sey ne olmustu?

* * * *

 

Kadin, Amerika capinda bir televizyon kanalinin baskani.

O gun cok ozel ve onemli bir e-mesaj bekliyor.

Mesajin gelmis olacagini dusundugu zaman, herkesin ogle yemegi icin mola vermeye basladigi esnada, sekreterinin dahi giremedigi ozel e-adresinden, e-mektuplarini okumak icin Internet'e baglaniyor. Yeni gelen mesajlarin hepsi (bold) koyu bir renkte e-posta kutusuna yuklendigi an, icinden gecen bir heyecan ve urpertiyle, bekledigi mesajin geldigini goruyor...

Diger mesajlarin kimden olduguna goz atmaya bile gerek duymaksizin, hemen bekledigi mesajin uzerini tikliyor. Ama mesaji tiklar tiklamaz, okumak istedigi mesaj yerine ekran aniden kararir.

Ekranda kaybolan sadece e-posta kutusu degildi, tum ekran o an icin kararmisti... Sanki elektrikler kesilmisti... Saskinlikla kafasini once odasina ve de yuksek gokdelenlerdeki burosunun genis camlarindan gokyuzune cevirdi.

Oysa odasindaki tum elektrik aksami calisiyor! Gun ise piril piril, bol isikli, gokyuzu masmavi ve bembeyaz kucuk bir bulutun uzerinde olmak istercesine de davetkar...

Elektriklerin kesilmesi zaten soz konusu olamaz diye dusunurken ve de ekranin tumuyle kararmasina paralel, monitorun ortasindan kucuk bir isik topu, sanki uzayin derinliklerinden suzulerek kendisine dogru yaklasti!

Saskinligi hizla artmakta ve adeta gozleri ve bedeni o esnada ekrana miknatislanmaktadir...

Akli ise hala okuyamadigi mesajda...

Aradan otuz saniye gecti.

Okumak istedigi mesaj aklindan tam cikmisken, ekran da otuz saniye once tikladigi mesajin sayfasi cikti birden.

Bir an sersemlemis hissetti... Bekledigi mesaj bu kez karsisinda okunmasi icin duruyor ama o an okuyacak gucu ya da ilgisi elinden alinmis ve baska bir yone cekilmis duygusunda... Hemen bir kahve icmek ihtiyaci duydu ve sekreterinin dahili numarasini tusladi...

* * * * *

Oglen uzeri...

General, henuz yeni bir 'brifing'den cikmisti. Verdigi 'brifing'den ne kendisi, ne de toplantiya katilanlarin ikna olmus bir hali vardi.

Artik son bir kac aylik uygulamalari ya da ortaya attigi savlar her gun hizlica inandiriciktan uzaklasiyor, dunya capinda yavas yavas kendilerini elestiren guclu sesler uc veriyor ve baslangictaki "hakli duran" nedenlerinden de iyicene uzaklasiyorlardi!

Kendi ulkesi adina en az uc kez cok buyuk tehlikelerin olabilecegini, en ust duzeydeki temsilcileri araciligiyla televizyonlardan aciklanmasini saglamisti. Tum yapilan aciklamalar ise bir paronoyaya otekini eklemekten oteye gidememisti. Zaten amaclari da o "paronayayi" surekli kilmakti.

Artik yeni bir "tehlike geliyor"u uretmenin de ise yaramayacagi seziliyordu! Yoksa busbutun kendilerine olan guveni sarsma riskiyle karsi karsiya kalacaklardi.

Odasina geri dondu. Biraz kendi kendine kalip dusunmek istedi. Ne de olsa, "hakli olduklari iddiasini surdurebilmek icin" tehlikenin surdugune tum kamuoyunun, inandirilmaya devami gerekiyordu!

Aradan 8 ay gecmis ve o ilk soz konusu saldiridan baska da, kendi --saldirilari disinda--hic birsey olmamisti.

Olmamasi elbette cok iyiydi ama mevcut durumu da, yeni bir tehlike oldugu duygusu yaratilmazsa, daha ne kadar surdurebilirlerdi ki! Surdurmeye devam ettiklerinde ise sadece ulke capinda degil dunya kamuoyundaki inandiriciklari da iyicene azalacakti! Bu anlamda cok zor bir gorevi vardi.

Koltuguna iyicene yerlesti. Gozlerini kapayip bir an icin dinlenmek istedi. O esnada gozu bilgisayarina takildi. Toplantiya acele cikarken bilgisayarini acik birakmsti. "Screen saver"le, belli bir ritimde tekrarlanan goruntuler ilgisini cekti. Uzun zamandir farkinda bile degildi o goruntulerin... Kucuk kucuk noktalar buyudukce ic-ice balonlara donusuyor ve ayni ritim tekrarlaniyordu. Ritmik ve kinetik hareketler, bir an onu dinlendirir gibi oldu. Oglu'nun evdeki bilgisayarinda da bu "screen saver" goruntusu vardi ve onda gorup hosuna gittigi icin, kendi laptop'unda da aynisini kullaniyordu.

Derken, henuz bilgisayarin hic bir tusuna basmamisken, once odadan cikarken biraktigi sayfa cikti onune. Toplantida kullandigi bazi istatistik rakamlari iceren Internet'te ama ancak ozel sifrelerle girilebilen bir sayfaydi bu. Ekranda ki acik birakmis oldugu sayfayi degistirmek ihtiyaciyla, bilgisayarina dogru egilmek uzereyken, ekran aniden ve busbutun karardi...

Bilgisayar sirketi baskaninin ve televizyon kanali baskanin yasadiklarinin tipa tip aynisi, bu kez yine otuz saniye icinde, General'in laptop'unda da tekrarlandi.

Bu duruma bir tek sasirmayan da General oldu. Bunun bir reklam ya da 'fraud' olmayacagini da hemen ayirt edebilirdi! Cunku ancak kendi duzeyinde ve cok ust duzeyde ki yetkililerin bilgisi dahilinde olan farkli frekanslar ve onlarin cozumlemelerine benzer bir gosteri halinde gelmisti mesaj.

Gelen mesajdan en cok tedirgin olan da General olmustu...

Nicin bu kadar tedirgin olmustu ki! Oysa
aniden kararan ekranda birden isildayan goruntuler esliginde gelen mesajda, ne kendi hayati, ne meslegi ne de ulkesi adina tehlike iceren hic birsey de yoktu...


Gun Dusleri II: Gelen Mesaj, 5, Nisan, 2002

Gun Dusleri III: Gunun Icinden, 3 Nisan 2002


Gun Dusleri, 3 Bolum halinde 26 ve 27 Subat 2002'de yazilmistir.
© B.Unver, The Light Millennium, New York, 26 & 27 Subat 2002

Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org