KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM
Iki Sarisin Kadin

Elvan ARPACIK



24 saat arayla iki sarisin kadinla tanistim. Ikisinin de gozleri mavi, ikisnin de saclari altin sarisi, ikisi de cok guzel.Ama birbirlerinden tamamen farkli iki kadin. Birinci sarisini bir erkek arkadasimla gittigim bir toplantida tanidim. Laf isten gucten acildi ve hanim basladi akici turkcesiyle pardon ingilizcesiyle bugune  dek neler neler basardigini anlatmaya. Sehir icinde kendini tem otoyolunda araba suruyor zanneden salaklar gibi tam gaz gidiyor. Cumlelerinin icine bol bol ingilizce serpistiriyor hatta ingilizcesinin icine ara sira turkce sozcukler serpistiriyor demek daha dogru olacak. Allahim allahim sen ne  becerikli kullar yaratiyorsun ama o sarisindan kul olmaz o baskalarini kul kole eder. Yani onu oyle donanimli yaratmissin allahim. Anasinin  babasinin paraciklariyla amerikalarda okumus etmis allahim ne kadar ne  kadarrrrr basarili . Her bir tarafindan basari fiskiriyor. (Hayatta daima dort ayak ustune dusenlerle  aram hic bir zaman iyi olmadi gitti nedense) Ben kiskancim da ondan. Ama ben ,dort dilde ceviri yapan ve bildigi dilleri yalnizca isinin basinda kullanan amerikalarda babasinin paraciklariyla okumamis cok degerli bir baska arkadasimi hic kiskanmiyorum. Ona gipta ediyorum o baska . Hayatta hicbir seye hazirdan konmamis bir baska arkadasim da filolojide doktorasini yapiyor ona da boyle sinirlenmiyorum. Ama cevresel olanaklarini kisisel basari diye saga sola yutturmaya kalkanlara hic tahammulum yok. Yani kafam sisti nasil diyorlar ingilizce "pollution" mu ne diyorlar. Kafa ruh ve kalp kalp kirliligi saciyor boyle insanlar.. ÖFFF ne can sikici ne sikici bir kadindi yarabbim.


Ikinci sarisin guzel 24 saat sonra cikti karsima. Zonguldak'tan (en fazla goc veren ilimizden) bir ay once gelmis. Egitim fakultesini bitirmis. Su anki aylik kazanci 100.000.000 Turk Lirasi. Bir mucizenin pesinde kosuyor. Su anda ev tutamiyor bir arkadasla paylasmasi lazim evi belki ama ozgurlugune cok duskun. Oturdugu yerin banyosu ve mutfagi yok hatta tuvaleti bile var denilemez. Banyo icin evimi kullanabilecegini zaman zaman bende kalabilecegini ona soyledim. Cok yorgun ve durgun. Oylesine yorgun ki agir agir konusuyor. Ben ve yakin cevrem "agir cekim" diyerek ona takiliyoruz. Saka kaldiriyor. Zaten hayatin her turlu yukunu kaldiriyor su siralar. Insallah cabuk yorulmaz. Ek is olarak tenis ogretmenligi yapabilecegini biliyorum. Cunku  o bir spor akademisinden mezun. Memleketine donmek istemiyor cunku oraya donerse o dar cevrede sikilmaktan is bulamamaktan ve ev kizi muamelesi gormekten korkuyor. Su an bir cozumsuzluk icinde ama kesinlikle oteki sarisindan daha basarili olacagindan eminim. Ingilizceci sarisin, etrafindaki insanlarla oynuyor, aynada kendi aksinin biraktigi yansimalarin piriltilari icinde yalnizca kendisine bos oyun alanlari yaratmaya ugrasiyor.


Istanbul'a yeni gelen sarisin ise insanlarla degil hayatla oynuyor. Hatta bogusuyor. Hayatla bogusan sarisinin belki is bulursam ders veririm umuduyla yaninda getirdigi bir tenis raketi takimi var. Alip o tenis raketini o car car Ingilizce konusan sarisinin kafasina gecirmek geliyor icimden "kapa ceneni yeter, yeryuzundeki her turlu olanak sizin gibi zevzeklere mi ait, kendine suni mucadeleler yaratip duruyorsun" diye bagirarak gum diye indirmek geliyor icimden.


En cok da o garip tenis topu huzun veriyor bana . Zavalli top oyle mahzun mahzun duruyor  bu dunyanin sifresini cozememis besbelli. Elit insanlarin sporu gibi algilanir Turkiye'de bu spor oysa ne ilgisi var  ama burasi boyle iste. Her sey tuhaf. Dogu Anadolu'da hic deniz gormeden buyumus birinin Istanbul'un plajlarinda ( Istanbul'da plaj varsa tabii) cankurtaran olmasi kadar tuhaf. Babasi maden ocaklarindan malulen emekli bir insanin tenis ogretmeni olup kendini paraysa para havaysa hava, umurumda mi dunya sinifinin insanlarina ders vermeye calismak hatta is aramak ve hatta ve hatta.  Evet yazinin sonu iyice bombok olmadan burada kalsin. Zaten gecenin 03.31'i. Uykum kacmisti. Hep sarisinlar yuzunden. Tenis topu da garip garip bana bakiyor gibi...

E-mail: elvanarpacik@hotmail.com

Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org