KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM

Ender Guzey: "Konstantinopolis'ten Istanbul'a"
Heykel Sokagi Projesi

Roportaj: Canan Pak TUMAY

Ender Guzey: "Konstantantinapolis'ten Istanbul'a" Heykel Sokagi Projesi


_ Ender Guzey 1951 Istanbul dogumlu, sanat tahsilini Munih Guzel Sanatlar Akademisi'nde yapti. Calismalarini hem Istanbul hem Almanya'da surduruyor; Munih'de ve Istanbul'daki atolyelerinde.

_ Evet, boylelikle iki ulkede sanat calismalarimi surduruyorum.

_ Sanatcinin uzerinde calistiginiz ve gerceklestirmek icin girisimlerde bulundugu cok hos bir Istanbul projesi var...

_ "Konstantinopolis'ten Istanbul'a" Heykel Sokagi Projesi. Bu projenin konusu Istanbul'un tarihiyle birebir baglantili, ilkokuldan beri Fatih Sultan Mehmet'in Konstantinopolis'i fethinde kadirgalarin karadan cekildigi anlatilir; fantastik bir oyku gibi..Bu bana cok ilginc gelmisti, tarih derslerindeki her seyi unuttuysam da bu unutulmayacak bir oyküydü, bir gercekti, bir veriydi.. Benim de fantastik bir ekolum oldugundan dolayi gunun birinde donup dolasip bu konu beni tekrar ilgilendirmeye basladi.

_ Sanatci olarak ele almak istedigin bir konu oldu.. Gercekten de bu oyku parlak bir deha ornegi esasinda, tarihte esi ornegi az bulunur bir deha ornegi. Fatih Sultan Mehmet'in Konstantinopolis'i fethedebilmek icin basvurdugu care, aklina gelen dahiyane fikir buyuk bir macera aslinda; kadirgalarin kizaklar uzerinden yokuslardan cikarilarak Halic'e indirilmesi hikayesi hakikaten cocukken de insanin gozunde kolay canlandiramadigi fakat hic unutamadigi bir hikaye...

_ Simdi senin gerceklestirmeyi dusundugun, hazirliklarini yapmaya basladigin proje bu konu ile ilgili...Neler yapmak istiyorsun bize kisaca bir anlatabilir misin?

Elbette. Unutmadan bir parantez acayim, bu parlak fikirden bahsediyorsun, ayni gorusu Stefan Zweig'da paylasiyor seninle, cunku "Insanligin Parlak Anlari" olarak isimlendirdigi kitabinda, bes tarihi olaydan bir tanesi de, Konstantinopolis'in fethi , ozellikle Fatih Sultan Mehmet' in kadirgalari karadan cektirmesi olarak yer alir.

_ Yani insanligin bes en parlak anindan biri olarak dunya tarihinde bunu da gormus..

_ Tabii, bu da ilginc, bir batili yazar olarak, Dogu Roma Imparatorlugu'nun cokmesini "parlak an" olarak isimlendirmesi ilginc bir faktor.

Heykel Sokagi Projesi, Kasimpasa

_ Cok dogru, sen heykeltrassin, dolayisi ile yapacagin is de heykel agirlikli bir is degil mi?

_ Suphesiz

_ Ve bu projenin tam Istanbul'un fethinin 550. yildonumune rast geliyor olmasi da cok denk dusuyor, butun isi tamamlayan bir icerik kazandiriyor, senin yapmak istedigin sey bu kadirgalarin gecirildigi yolun heykeller vasitasi ile bir nevi izini surmek degil mi?  

_ Gorsel bir sekilde belirlemek, altini cizmek ve tarihi, cagdas formasyonlarla, cagdas heykellerle bugune tasimak.Yani gelecek nesillere de gorsel bir sekilde aktarabilmek...

_ Seninle yaptigimiz sohbette bana anlattigin kadari ile bu guzergahin gunumuzde hangi caddelerden gectigini sen tarihi kaynaklardan da, yani o donemin tarihcilerinin, gorgu taniklarinin yazdigi eserlerden de teyid etmissin; bu guzergah, harita ustunde gosterdigin gibi bugunku Tophane'den basliyor degil mi?

_ Evet. Kilic Ali Pasa Camii civarinda Tophane'den  basliyor,  oradan Bogazkesen yokusundan cikiyor, Galatasaray'a variyor, derken Istiklal Caddesine cikiyor sonra Asmali Mescit'ten Tepebasin'a oradan da Kasimpasa'ya iniyor.

_ Bu guzergahi Fatih'in kadirgalari takip etmis, simdi sen de heykellerinle bu izi sureceksin..

_ Bu izi surmek istiyorum, ve bir butun olarak 32 heykelden olusan bu Land Art projesi, bir heykel sokagi olusturacak ve benzeri Avrupa'da da olmayan bir heykel sokagi...

.....Bu tabii cok onemli bir faktor, bu acidan  Avrupa medyasinin da bu projeyi cok yakindan izledigini belirtmek istiyorum ve merakla gerceklesmesini bekliyorlar.

_ Ne guzel! Bu sehrimizin tarihi ile butunlesen bir proje, bu guzergah uzerinde, eski Istanbul'un gerek Bizans doneminden gerekse Osmanli doneminden bir suru guzel eserleri de var. Daha ziyade Osmanli agirlikli simdi gozumun onunde canlandiriyorum da, bu kultur mirasimizin guzel eserlerini de bir nevi vurgulayarak bu yolu katedeceksin bildigim kadariyla...

Heykel Sokagi Projesi: Tophane


_ Suphesiz

_ Yapacagin isler nasil seyler ?

_ Bir kadirga formasyonunu gozunun onune getir, bu kadirganin ana omurgasini dusun ,  iste bu ana omurga cizgisini ikiye boluyorum. bunlar gayet plastik, soyut heykel objeler. Bu iki parcanin bir tanesini, bas omurgasini Kasimpasa'ya yerlestiriyorum, Kasimpasa Parkina. Orada, bu kadirganin bas omurga formasyonu , kadirgalarin suya indigi yeri temsil ediyor. Digerini Tophane'ye, Tophane Cesmesi'nin bulundugu bir yesil alan var, oraya yerlestiriyorum, o da bu omurganin arka kismi ve kadirgalarin karaya  ciktigi yeri temsil ediyor. Bu formasyon ise cok soyut, minimalist bir goruntu icinde, adeta bir cizgi gibi.

_ Bunlari bronz dokum olarak dusunuyorsun degil mi?

_ Evet, bu bronz malzemeyi de, yuzeye islem yaparak son derece parlak hale getiriyorum, sanki bir altin yansimasi oluyor.  Osmanli doneminin altinla birebir macerasi ve zenginligi de suphesiz herkes tarafindan kabul edilir.

_ Boyut olarak da gercek bir kadirga boyutu degil mi yarisi Tophane'de yarisi Kasimpasa'da..

_ Aynen oyle, ornegin bu bas omurgasi asagi yukari 8 m yuksekliginde 11 m uzunlugunda bir parcadan olusuyor. Kic omurgasi ise 5 m civarinda bir yukseklige sahip, o da yine 11 m uzunlugunda... Bu iki parcayi birlestirdigin zaman bir kadirga omurgasini elde etmis oluyoruz. Ve bunlar o zaman kullanilan kizaklar uzerine oturtulmus duracaklar, kizaklar ise kutuklerden olusuyor ve bunlar da yine bronzdan dokuluyor..

_ Agac dokusunu animsatan bir kutukler dizisi.. Gercekten minimalist, cok sade bir is cikacak ortaya hazirliklardan anladigim kadari ile, fakat bu olayi da son derece vurgulayan bir sekilde.

_ Soyut olmasina ragmen cok somut.

_ Arada da baska unsurlar olacak galiba, bu omurgalarin arasindaki yolu vurgulayan  heykellerden bahsedelim biraz da.

Heykel Sokagi Projesi: Istiklal Caddesi

_ Ucuncu ana heykelimiz Galatasaray kavsaginda yer aliyor, bu guzergahimizin en yuksek noktasi, orada ise yine bir omurga cizgisini andiran 16m uzunlugundaki bir heykeli yere gomuyorum, ve bu obje uzerinden yayalar yuruyebiliyorlar! Yere gomulmus bir heykelin uzerinden cagimizin insanlari yuruyor ve bu heykel de bronzdan oldugundan dolayi uzerinde yurudukce daha parlaklik kazanan  bir malzeme.

_ Bu yere gomulen heykel dedigin de adeta bronzdan yarim metre eninde bir yol.. Yolun icine yol dosuyorsun sen!  Yolun ustunden de oradan gecen yayalar dogal olarak yuruyup gececekler ve hepsi de o bronzu daha fazla parlatarak gunumuzun izlerini birakacaklar.

_ Ben heykeltras olarak, ozellikle istanbul'lu bir sanatci olarak bu kadar guzel ve onemli bir metropolde ne kadar az heykel oldugunu dusunuyorum... Bu projede benim icin onemli faktorlerden bir tanesi, 32 adet heykelin istanbul'un merkezine dikilmesi! 

_ Bu uc ana heykeli birbirine baglayacak objelerim ise yine kadirgalarin uzerinden kaydirildigi agaclari ele aliyor. Bunlar ise dikey vaziyette 2.7 m yuksekliginde agac formasyonlari, bu agac formasyinlari da bronzdan olusuyor ve ayni zamanda Bizansa gonderme oluyor, bununla birlikte o bolgenin ormanlik donemine br gonderme oluyor ... 29 Adet sutun heykel bu 3 ana heykeli birbirine bagliyor, bunlar arasinda ise bu guzergahimiz kaldirim taslari ile dosenecek, Arnavut kaldirimi dedigimiz taslardan. Bu kaldirim taslarindan bazilari bronzdan olacak ve piriltilari ile bize izleyecegimiz yonu gosterecek...

_ Cok hos ve gercekten cok da buyuk bir proje, gerek maddi acidan gerek hazirlik suresinin uzunlugu acisindan cok buyuk bir proje. Gerceklesmesini gercekten de ben de cok diliyorum, cunku hem vurguladigi olayin ilgincligi acisindan hem tarihimizdeki bu cok onemli olayla gunumuz arasinda cok hos bir kopru olusturacagindan ve de kalici bir is olacagindan...Tahmin ediyorum Kultur Bakanliginin onayini aldin, ve belediyeden de insallah boyle bir onay cikacaktir, cok guzel bir eser kazandirmis olacaksin istanbul'a, tarihimizin zenginligini de vurgulayan .

_ Cagdas bir is, tabii ki yabanci gozlemciler acisindan da hos birsey cunku Osmanli'nin bu donemi her zaman icin yabanci tarihcilerin de cok ilgisini ceken bir donem muhakkak ki, bu olay da bizzat baslibasina ilginc bir olay, dolayisi ile bunun cagdas olarak vurgulanmasi da cok hos birsey olacak

_ Simdi senin istanbul'un bu bolgesine bu kadar yakin ilgi duymanin bir nedeni de senin dogdugun yerin cok ozel bir yer olmasi, sen Galata'daki Mevlevihane'de dogmustun degil mi ?

_ Evet

_ Ve orada cocuklugunu gecirdin!

_ 12 yasima kadar orada yasadim  

_ Bunun sebebi neydi?

_ Dedem Mevlevihane'nin bir seyhiydi zamaninda, o vesile ile orada oturma sansina sahiptik, ve ben de 12 yasima kadar o kutsal yerde, o guzel yerde, o fantazi dolu yerde buyudum, ve doldum!

_ Cok ayricalikli bir cocukluk gecirmissin...

_Bu Mevlevihane'nin bana sanatimda da vermis oldugu tabii ki cok somut seyler var, surrealizme yaklasimim, fantastik art a yaklasimim , fantastik olaylara deger vermem buradan kaynaklaniyor suphesiz.. Her isimde oldugu gibi bu isimde de bunun muhakkak bir payi vardir

_ Mutlaka ve bu hem tarihimizin bu donemine hem de bu bolgeye bu kadar yakinlik ve ilgi duymanin derinlerde yatan nedenlerinden biridir diye tahmin ediyorum bu projenin hazirligi anlaminda degerlendirebilecegimiz bir  sergin senin iki yil once  Dolmabahce Kultur Merkezinde olmustu. Onun hakkinda bize bilgi verebilir misin?

_ Evet, 1999 senesinde bu projenin tanitim sergisini Dolmabahce Kultur Merkezinde gerceklestirdim, 1998 senesinden beri ben bu proje uzerinde calisiyorum ve 99 senesinde gerceklestirdigim bu tanitim sergisinde bu bahsettigim heykellerin bire bir boyutta modelleri mevcuttu ve sergilendi. Bu sergi cok onemliydi, su acidan onemliydi: genelde halka karsi bir onyargiyla yaklasmak cok kolay oluyor. insanlar boyle bir projeyi anlamaz dusuncesine varan bir cok elestiri olabiliyor, fakat bu sergi gosterdi ki -asagi yukari bir hafta icinde 4000 kisi tarafindan ziyaret edilmisti- bu sergi gosterdi ki her kesimden insanlarimiz bu heykelleri cok dogru algiladilar ve onemini cok dogru kavradilar, ve boyle bir projenin gerceklesmesini istediklerini ifade ettiler

_ Gercekten de hos birsey bu soyledigin. Projeyi, sehrin biraz evvel bahsettigimiz tarihi mekanlarinda yerlestirilmis olarak gormek de bambaska bir deneyim olacak heralde, ayni sekilde ilgi cekecigine eminim, ve tabii cok daha fazla insan tarafindan da gorulecek.

_ Muhakkak, ozellikle bir turizm aksi olusturacak  bence, bir turizm yolu da olacak boylelikle dusunsene asagi yukari 1.5 kmlik bir yol heykellerle donatiliyor ve yolunuza bir heykelden digerini gorerek devam ediyorsunuz... Bu yol da birebir bu sehirle tarihi bir iliskide... Bu tabii ki yabancilari da yakindan ilgilendiren bir faktor, yabancilar dedigimizde cok ilginc bir sey hatirladim onu da unutmadan soyleyeyim musaade edersen, gecen hafta Viyana'daydim, orada Karamustafa Pasa'nin cadirinin oldugu yere, ki bugun Viyana'nin merkezinde bu nokta, Viyana'yi ikinci kusatmasinda cadirinin bulundugiu yere Avusturyalilar bir bronz heykel dikmisler, sehri kusatan adama bir bronz heykel dikmisler. Ve de bu bronz heykel yalniz bronz olarak kalmamis ustune de altin varak koymuslar, altin kapli bir bronz heykel Karamustafa Pasa'yi orada temsil ediyor, altinda da bir plaketle o tarih hatirlatiliyor.

_ Soyut bir heykel mi ya da bir bust mu ?

_ At ustunde Karamustafa Pasayi resimlendiren, temsil eden figuratif bir heykel, altinda da bu olayi yansitan bir plaket var. Yani Ávusturyalilar sehri fethetmeye gelen adama heykel dikerken biz acaba sehri fethededen Sultana ne yapiyoruz, bu gibi onemli verileri nasil ifade ediyoruz onu cok merak ediyorum... Kendi adima gelecege birseyler birakmak istiyorum bu konuda...

_ Evet cok ideal bir yaklasim... Cagdas anlamda onemli bir eser olacagini dusunuyorum cunku tarihi anlamda bir cok etkinlikler, bir takim hatirlatici olaylar yapiliyor da kalici ve cagdas bir is olmasi acisindan cok onemli oldugunu dusunuyorum. Bir de bu guzergah gerek Istanbul gezginleri tarafindan gerekse istanbul meraklisi yabanci turistler tarafindan cok icinden gecilen bir guzergah, dolayisiyla da gercekten cok sayida insanin gorecegi ilgi duyacagi bir is olacaktir.

Ayrica bir de Ender Guzey'in web sayfasi var, anlatilan projeyi sanal olarak ama resimsel olarak gorebileceginiz: www.enderguzey.com burada Land Art linki altinda ulasabiliyorsunuz bu gorsel malzemeye.

_ Istanbul'un fethinin 550. yildonumu olan 29 mayis 2003 senesinde acilacak ve sehrimizin kalici bir eseri olacak bu projeden baska nasil projelerin var?

_ Gecen sene gerceklestirmis oldugum "Kazi" isminde, Munih Kultur Merkezinin avlusunda yaptigim bir enstalasyon var; cesitli muzeler gezdi. Bu "Kazi" ismini verdigim enstalasyonun orjinal tarafi nakliyat kutularindan olusan bir enstalasyon olmasi. Buyuk boyutta, tahta konteynerlardan olusan ve icinde elle tutulamayan manevi degerler olan, ornegin ask, tutku, heyecan ya da ofke olan bir enstalasyon! Tabii ki bunlar konteynerlerin icinde sembolik bir sekilde ve ya bir yerden gelmis vaziyette ya da bir yere gonderilecek sekilde duruyorlar. Bu enstalasyonu hazirlarken, cocuklar cevremi sardi, "bunlari sen mi yaptin?" dediler, "e peki bunlarin icinde ofke mi var?" dedi bir tanesi, "ya da umut mu var gercekten" diye sordu, "Uzerlerinde yaziyorsa herhalde vardir" dedim,  "ac da goreyim "dedi! 

Ender Guzey, KAZI sergisinden...



_ Bir tane Kucuk Prens kitabi hediye edeceksin!!

_ Ac da goreyim deyince nasil olayi kurtaracagim, dedim ki "acarsam belki ucar"... "o zaman uctugunu gormek istiyorum" dedi!

_ Gercekci bir cocuk!!

_ Bunlarin disinda Viyana , Salzburg ve Napoli'de cesitli proje ve enstalasyonlar gundemde; onumuzdeki yil bu projeler ile ilgili calismalar soz konusu. Yine benzer sekilde cagimizin degerleri ile ilgili fantazi dolu temalar ve kavramlar uzerinde calisiyorum.


Istanbul, Subat 2002

"Ortacag'dan Yenicag'a" Dara ÇOLAKOGLU'nun yazisi
Ender Guzey web sitesi
E-mail: info@enderguzey.com

Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org