KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM

Sanal Dostluk Guncesi: II

Dostluk Uzerine &
Beyin gucuyle bilgisayar kullanimi...


* EUROPA

 

Kapattik kapilarimizi dostlarimiza,
Mesafeler koyduk araya,
Bir merhaba demek için girmeleri gerekti bayramlarda siraya...
Bize çok ihtiyaçlari oldugu an, mesguldük.
Not biraksinlardi, sonra arardik, baska zaman...
Sinavdan en iyi notu aldiklarinda
göremedik gözlerindeki piriltiyi, veremedik bir küçücük armagan...
Canlari yandiginda, kosamadilar bize nefes nefese.
Oysa ne kadar hasrettiler bir dosta, bir sese...
Görüsürüz...ya sali , ya çarsamba günü. diye diye kaçirdik nisani, dügünü...
Paylasamadik o en coskulu anlarini,
sevecegimiz yanlarini...
Hayat denen suyun akisinda, birlikte çaglayamadik, ölümlerini bile geç duydugumuzda, vaktinde aglayamadik.
Bu öykü hem aci hem uzun, selâm vermeden artik geçiyoruz yanindan komsumuzun.
Bahaneler sardi etrafimizi, oysa demezmiydik hep biz birbirimiz için variz, içeriz birlikte hep sarabimizi.
Adina huzur dedik, is dedik, can cana olmaktan vazgeçtik... Veeee yalnizligi seçtik.
Herkes bir yalana basvurdu, kandi, ne olursa olsun sebep, aslinda kapilar hepppp kendi üstümüze kapandi...

16/11/2001


"Sevgili Dost merhaba deyince" aklima gelip yollamistim.  Geri gelince "bizi kara listeye aldi" diye de cok alinmistim:))))


Sabah serifler hayirli olsun hanimefendi... Iyi uyudunuz mu acep? Ben daha yeni kalktim ve kahvemi içerek kendime gelmeye çalisiyorum, yine neredeyse sabahladim, yeryuzunden haberler verdigimiz inter-galaksiler arasi izlenen sitemiz (inter-galaxy- super cyberspace) yüzünden.

 
Ilk isim de, "hdd" mesajina cevap vermem olacak. HDD bizim burada çok meshur olan Europatix adli çizgi romanin göbeklisi.  Cok yeni degerli bir madeni çikartma olayina adi karisan gezegenimizin yerlilerinin liderinin lâkabinin HDD olmasiyla gündeme geldi ve daha çok tanindi.

 
Matematikle sorunu olanlar klübüne hosgeldiniz hanimefendi. Ne yeryüzü ne de uzay aritmetigi beni ne ilgilendiriyor ne de seviyorum. Sizin oralarda var mi bilmiyorum ama burada dusunceyle tum aletleri yoneten, bir cesit beyin enerjisini, karsindaki kullanmak istedigin alete gore programlayip, direktif vererek, dusuncelerinle tum elektronik aksami harekete gecirmeyi ogreten, ozel bilgisayar kurslari var.  Beyin'in  belli noktalariyle bilgisayar arasinda cok ince duyarli bir enerji akimi saglayan, kablo ile dusunceden bilgisayara, oradan da diledigin alete komut vermeyi ogreten kurslari Bu kurslardan birine yazilayim,  yazilayim da azicik bir seyler öhreneyim dedigimde de, yine matematik çikti karsima. Europalilar espiriye ve fikralara bayilan insanlardir, çunku iki kere iki kaç eder, dediler, bilemedigim icin, "bes eder" deseydin kaydini yaptirirdimi dedi ve nazikçe kapiyi gösterdi. Böylece benim dusunce gucuyle bilgisayar kullanmayi ogrenmem,  ya da elektronik aletlere direktifler verme hayallerim de suya düstü.

 
Hep sikâyet ettigim birsey de; haberler ve haber programlari disinda pek televizyona bakmam ama insanin cani arada sirada gülecegi güzel filmler ariyor. Ariyor ama nerdeeeee.... Belki de gozlerden yaslar gelinceye kadar gülmek de, bizim cocuklugumuza mi, baska zamanlara mi aitti, ben de artik çok emin degilim!


Ben su kahveyle bir uyanayim da yine siteye biraz malzeme yollayayim, neyse dün gece epey yol aldik ve düzene girdi yoksa on gündür mavi planetin Larissa* ayiindan bir haber giremiyorduk. Sinir ve gerginlikten her tarafimda sivilceler çikti neredeyse... Vallahi yeni gençlik bir tuhaf bizim disiplin anlayisindan çok uzaklar. Belki de biz onlara ayak uyduramiyoruz ne bileyim. Senin oralar, Ariel**, buradan görüldügü gibi bembeyaz midir? Simdi orada, himmm misil misil uyuyor olmalisin! , Iyi uykular kaltiginda güzel bir gün geçirmeni diliyorum.

Dostça sevgilerle,
Europa  

*Larissa, Neptun'un 8 ay'indan birinin adi.
* Ariel, ise Uranus'un 18 ay'indan birinin adi.

 

17/11/2001

Sabahin 7'sinde ben pazar günü bile tatli rüya görmeye hasret kaldim Artemis. Bizim afacanlarin okul öncesi banyo kavgalarindan tatli rüya mi kalir karabasan..karabasan...kabus yani...:)))

Bu pazar biraz kestireyim dedim bu sefer bizim *Deimos birakmadi. Deimos, bizim tekir kedinin adi. Bizim oglanlar ona Deimos adini taktilar. Deimos'u aldigimizda miniminnacik bir yavruydu ama simdi miniminnacikligi, yavrulugu bir tarafa birak, sayemde ufak bir yaban domuzu oldu. Rejim yapmasi gerek dedi veteriner, benim yüregim dayanmiyor gelip iki bacagimin arasinda miyavlayip yemek tasini gösterince gözleriyle,millet görmeden karnini doyuruyorum. Ama öyle bir karin ki mubarek eski asker valizleri gibi, doldur, doldur dolmuyor.::)))

Hafta içi de herkes sabah altida ayaklandigindan bizimkinin cumartesi, pazari yok. Istiyor ki o günlerde de millet ayaklansin. Istersen kalkma mutlaka seni çildirtacak bir sey bulur. Ya bir naylon torba içine girer uyuyabilirsen uyu tiyir..tiyir da tiyir tiyir...ya da benim basucumda ilaçlarimi aldigim su sisesi bosalmissa onu düsürür. Ya da yaz ise ve tesadüfen ayak bas parmagim pikenin altindan söyle havalanmak için çikmissa, gelir bir pati atar, tavana dogru söyle bir yükselirim o güzelim uykumda ne oldugunu anlamadan.



En büyük zevki de aksam yatmadan önce gelip karnimin üzerine uzanip gözlerini gözlerime dikmesi, hani disi olsa anlayacagim da erkek olmasi fena asabimi bozuyor ve erkekliginden süphe ediyorum. Esim Thebe, zaten veterinere sormus, kedilerde de escinsellik olur mu diye, maalesef varmis, o cevabi aldigindan beri huzurum kaçti:))) 


Saka bir yana bir tatli rüyadan girdin yazna bak nerelere geldik...Anlayacagin sen saat sabah bir sularinda masa basinda, ekran önünde sitenle cebellesirken, biz de banyoya ilk kim girecek, kavgasi veriyoruz. Böyle giderse barbut atacagim kim kazanirsa banyo onun. Bizim ev Thebe'nin çocuklugunu geçirdigi yeryüzünde çok kullanilan, eskiden Ingilizlerin "cottage" dedikleri cinsten minnacik bir seydir . Ben ilk gün gözüme kestirmistim evin alt katindaki garaji ofis yapmak için... Yahu bu gezegende yasayanlar, hakikaten saf ve temiz insanlar. Bir hafta icinde, ben bu garaji burada buldugum iki goçmen isçi ile ofise çevirdim ne Thebe ne de kayinvalide farkina bile varmadilar. Duvar yeniden modern malzemelerle insa edildi, pencereler uzay gemisini animsatan bir tasarimda takildi, güzelce cam ve metal çerçeveli otomatik acilip kapanan kapilar yerlestirildi, dolaplar dersen oyle. Anlayacagin, bir haftada dört dörtlük bir ofis oldu ve tam teskilatli ve tüm iletisim aksami ile ofis tamamlandi.



Tamamlanmasina tamamlandi ama 8. gün olan oldu. Kayinvalide aperitife geldi rakiya bayilirdi ve susuz içerdi. Nereden aklina geldiyse garaja (ofis oldugunu daha bilmiyor) bir sey aramaya inmis. Thebe, yarim saat geçince annem nerede diye bana sordu, ben de ne bileyim, ananin dadisimiyim dedim, bozuldu. Bütün evi aramaya basladi. Neyse bir yarim saat geçti bir çiglik garajdan, yukari dogru... Bu sefer ben telaslandim kosa kosa bir indim ki kayinvalide donmus kalmis benim yeni ofisin ortasinda, Thebe aptal aptal saga sola bakiyor. Sanki birisi gelmis, daha dogrusu bir sihirbaz degnegiyle dokunmus ve garaj kabuk degistirmis, baska bir zaman diliminden ya da gezegenden buraya adapte edilmis izlenimi var ikisinin de suratlarinda. Eski bilim-kurgu filmlerindeki gibi, sanki ikisini de o an dondurmusum gibi hissettim. Yine kayinvalidenin o donmus haliyle, kalp krizinden gidecek diye de ödum koptu. Megerse belediyeden imar izni gerekliymis, en küçük bir degisiklik yapmak icin... Ne bileyim, bizim geldigimiz yerlerde degil evin içinde küçük düzenlemeler yapmak, bir gecede evler yapilir, katlar çikilirdi! Kadincagiz herhalde kendisini evsahibi olarak hapiste falan görmeye baslamisti ki, bir an öylece donup kalmisti.


Neyse kostum raki bardagini getirip biraz kendisine gelmesini sagladim. Thebe, bunu bize nasil yaparsin?, falan diye geveleniyor. Sanki eve "kuma" getirmisim yahu, alt tarafi kendime ofis yaptim. Neyse sevgili bir damat oldugum ve kizini da verecek herhalde baskasi bulunmadigindan garajin operasyonla cinsiyet degistirip, ofislesmesini içine sindirdi . Iste o gün, bu gün benim ofis evin altinda nükleer siginak gibi bir yerdedir.


Ama ben çok seviyorum. Nereden nereye geldim yine. Sen de kendi kendine rahmetli kayinvalde gibi "amma deliye çattim" diyorsundur.:))



Sana bir sey diyeyim mi  "yazmaya baslayinca herseyin önüne geçiyor ve diger herseyi, ikinci plâna otomatikman ittigim için ...." paragrafindan hareket ederek söylüyorum. Bizim gibi insan sayisi giderek azaliyor. Demin 45 dakika su siteye Larissa'dan haber girmeye calisirken, birlikte çalistigim arkadasimla telefonda dalastim. Sebep de, Larissa'da yetisen cok ozel bir bitki tesbit edilmis. Bu bitkinin özü, bizim gezegende yasayan yeryüzünden göçmen olarak gelmis ve henüz tam uzaylilasma surecini tamamlayamamis bizlerin, bu bitkilerle belli bir sistem içinde beslendigimiz takdirde, biyolojik yapimiza ve yasam sürecimize hayati degerde katkilar sagliyormus, edindigimiz bilgiye göre. Zaten nüfusun cogunlugu, bizim gibi baska gezegenlerden gelme göçmen ya da göçmen kökenli nüfustan olusuyor. Bu bitki özü ya da onun katki maddelerinden üretilecek gidalarla beslendigimiz takdirde, hem yasadigimiz gezegende daha dayanikli ve uyumlu olmamizi sagliyormus, hem de baska gezegen ya da ay'lara seyahatlerde hizli bir uyum ve transformasyon etkisi yaratan bir gücü varmis. Iste bu bitki üzerine, oradan intergalaksiler arasi görüntülü özel bir tele-konferans yapilacak ve arkadasim, hiç bir bilgi vermeden, senin de soracagin bir sey var mi bile demeye gerek görmeden, gitmis özel bir röportaj yapmis, bu konuda ilk bilimsel tesbitleri ve üretilme kosullarini açiklayan biologla tanismisti... Deli oldum.  Zira kafamda adama sorulacak üç soru vardi. Deli olmami gerektiren olay da su; birader gidiyorsun, beraber çalistigin insana bir telefon aç ve bu uzmana sormak istedigin bir soru var mi, diye sormak gerekir, degil mi?


Hayir efendim yok. Biraz sonra metni ve resimleri geçecek ve redaksiyonunu yapip hemen yayinlayacagiz.



Çok merak ediyorum ne sordu ve uzman ne cevap verdi. Hani sanki kendi isine degil de, baskasina çalisiyor mubarek. Onun için bilmiyorum ne yapmamiz lazim ama kendimize biraz daha fazla vakit ayirip is konusunu ikinci plâna itmemiz gerekli. Zor, biliyorum ama yapmamiz sart. Yillar geçiyor, günler geçiyor ve geriye dönemiyorsun. Ben ilk gençligimi, henüz buralara göc etmeden, bir taraftan çalisarak diger taraftan da üniversiteye giderek harcadim. Sikâyetçi falan degilim.


Ama "gençligimi yasadim" da diyemem. Orta yas yine gazetecilikte bilmem ne gibi kosusturmakla geçti. Yine sikâyet etmiyorum ama o yillarin da büyük kismi baskalari için kayboldu. Simdi yine öyle hep baskalari için. Onlar mutlu olsunlar, onlar daha iyi bir yasam yasasinlar vs...Iyi hos da biz peygambermiyiz (tövbe tövbe) Allah askina. Sen su dostunu dinle. Çocuklarina daha fazla zaman ayir, esine daha fazla zaman ayir, kendine daha fazla zaman ayir ve isini de onlara ayirdigin zamandan kalan vakit diliminde bitirmeye çalis. Öfff yine ahkâm kestim, seni de bunalttim.... ...


Geldigimiz yerlerle ilgili yazdiklarinin altina imza atarim ama sen de benim gibi bu dünyanin insani degilsin, kendi kendimizi entelektüel tatminden öteye gidemeyiz. Ben ona "entelektüel masturbasyon" derim. Zira bu dünyayi ne yazik ki bizim gibi insanlar idare etmiyorlar.  


... Iyi ki siyasetten hoslanmiyorsun vallahi seninle bizi bir odaya kapatsalar eminim bir parti kurar çikariz. Ama artik parti kurmak da,  eski gezegenlere ait bir düsünce.  Yok yine ilhamlik bir sey...  Hehheeee nereden gelmis hanimefendi bu düsüncelere, utanmasa sen soktun kafama diyecek:)))  Bilgisayar kursu da aksamin bu saatinde hiç mi hiç ilham vermiyor, dogrusu... Zaten matematik yüzünden kabul edilmedigimi yazmistim.


Sen de saglicakla kal ve kendini fazla yorma. Gencim, dayanikliyim falan filan, diyorsun sonradan çikiyor yorgunluklar...  Ve çogu seyin manevi olarak da degmedigini anliyorsun, iste en fazla o üzüyor insani, ama benim gibi yine de aptalca islerle ugrasmaya da devam ediyorsun.


 
Dostça selâm ve sevgilerle... Vallahi ben punto degistirmedim otomatik oldu bu is anlamadim yukaridan birileri istedi herhalde böyle olmasini çarpilirim diye de degistirmeye korkirim....:)))

Europa, 19/11/2001

*DEIMOS, Mars'in Phobos ile birlikte iki ay'indan digerinin adi.
_ _ _ _ _

Not:
1) Jupiter'e ait olan EUROPA ay'inda, gelecekle ilgili ongoruleri iceren kitaplarda, yasam oldugu var sayiliyor.
2) Yukaridaki gunce, henuz yuzyuze tanisilmamasina karsin, sanal ortamda kurulan ve gelisen bir dostluk bagini iceren gercek yazismalardan bir derlemedir.
3) Orijinal yazismalardan yalnizca isim ve yer adlari degistirilmistir.

Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org