KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM

2002 Yilinda Neden Hala Evliyim!

m. Çevik ARIKAN


Sanki  2000'li yillar, insan gibi yasamak üzerine henüz neyi degistirdi ki evlilik üzerine düsüncelerimizi ve uygulamalarimizi da degistirsinler!  Görülen o ki sadece sayilar degisti ve yasam eski hamam eski tas devam edip gitmekte.  Evliler evinde ama köylüler nerede?  Evlenmek ev sahibi olmaksa eger, ev sahipleri evli olanlar.  Yalan degil!  Ben bugün ev sahibi oluyorsam eger, hep evli oldugum içindir.  Hem zaten evlenmeden ev sahibi olmanin ne anlami kalir ki?  Evleneceksin, çoluk çocuk sahibi olacaksin ki dünyanin kaç bucak oldugunu anlayacakin.  Iste buna dünya evi derler.  Ben zaten bu sayede ögrendim dünyanin kaç bucak oldugunu.  Siz daha ögrenmediniz mi?  Öyleyse evde kaldiniz demektir.  Hiç öyle sinifta kalinir gibi evde kalinir mi? Böylesine sorumsuz olunur mu? 


Simdi gelelim benim neden evlendigime!  Birisi bana "Bizde özgürlük var!" dediydi de ondan.  Dogrudur.  Bizde özgürlük vardir.  Ama anladim ki bu özgürlügü yasayip yasamamak kararini vermektir var olan.  Hem, özgürlük ne demek?  Özgür olmanin da bir siniri yok mu canim?  Evlilikte eslerin özgürlük sinirlari kesisir mi kesismez mi?  Yoksa ayni sinir içinde mi kalinir?  Bence gerçek bir evlilikte, ayni sinir içinde kalinmak için evlenilir.  Bu  sinirin içidir özgürlük alani.  Orada herseyi konusmak serbesttir.  Düsünmek serbesttir.  Daha önemlisi her düsündügünü söylemek serbesttir.  Ne düsündügünüz soruldugunda "Hiç!" demek de serbesttir.  Herseyi yazmak serbesttir.  Sarki söylemek serbesttir.  Kavga etmek serbesttir.  Sevismek serbesttir. Öpüsmek serbesttir. Piyano çalmak serbesttir. Flüt çalmak serbesttir.  Hatta trompet çalmayi ögrenmek de serbesttir.  Kedi beslemek serbesttir.  Ev ödevi yapmak serbesttir. Hayal kurmak serbesttir.  Aglamak da gülmek de serbesttir. Yalniz herseyi yiyemezsiniz.  Bu konuda bir sinirlama getirilmistir.  Artik annemizin yagini kullanmiyoruz. Para harcama konusuna da maalesef zaten olmadigi için bir sinirlama getirilmistir.  Bu durum, ikisi de çalisan taraflarin, karsilikli canini siksa da zaten bu hayat pahaliliginda yasamin devami için elzemdir ve suç evlilikte aranmamalidir.  Hem para ile saadet olmadigi da unutulmamalidir.  Evlilik ortami her zaman samanlik ortami olarak korunmalidir ki seyran devam edebilmelidir.   Evlilikte en büyük yasaklardan birisi ise samanliga disaridan yeni birilerinin getirilmemesi üzerinedir.  Samanlik, samanlok olarak kalacaksa sadece iki kisilik olarak kalmalidir.  Kalmali midir? Kalamaz ise ne olur?  Neden?  Bir de çocuk yapma konusunda ciddi sinirlamalar getirilmekte ve gelecek kusaklarin aç kalmamasi garanti edilmek istenmektedir. 


Esler evlilikte tek bir vücut olmuslardir.  Olmuslar midir?  Iste bütün mesele budur.  Diyelim ki askin gözü kördü ve tek bir vücut oldunuz, oldugunuzu sandiniz, birlikte büyüdünüz, hayati ögrendiniz, uzun bir yol katettiniz oysa  ki yol arkadasinizin ayaklari kokuyormus, yeni farkina vardiniz ve bir sinirlama daha getirdiniz:  Ayaklar eve gelir gelmez yikanacak!  Baktiniz ayni vücuttan iki bas çikiyor ve ayaklar yikanmiyor?  Ne yaparsinz?  Sonra diyelim ki caniniz çukulata istedi.  Fena halde aseriyorsunuz ve eliniz çukulatalara gidiyorken yine diger bastan bir sinirlama geliyor ve "Olmaz!  Çok pahali! Onu yersek açliktan ölürüz!  Ölelim mi?"  Ya çukulatayi yiyemeden ölürsek?  Isterlerse arkamizdan çukulatayi yesinler, bize geçmis olsun olursa? Sonra bir de bakiyorsunuz ki ellerin ve kollarin da sayisi meger iki degil dörtmüs. Evin sinirlari içindeki daginikliga ellerden bir çifti karsi koyarken digeri habire artisa neden oluyor.  Bu durum da ne yaparsiniz?  Ya attiginiz her adim ayni iken bazen siz bazen o geri kalmaya veya ileri gitmeye baslarsa  ne olacak?  Bir de bütün bunlar olurken sizin ve esinizin ikili sarmallari açilip yeni bir DNA ipligi daha sentezlenmis ve bir kiziniz olmussa? Yaa sabir çekmez misiniz? 


Çekersiniz çekersiniz de nereye kadar ve neden?  Kardes kardes evcilik oynamak tatli gelir, oyun bozanlik etmek istemezsiniz de ondan.  Arkadasa ihtiyaciniz vardir da ondan.  Onca yillik hayat arkadasinizi kapi önüne koymak istemezsiniz de ondan.  Bosanmayi gururunuza yediremezsiniz de ondan.  Zaten bosanip yeni birisini  bulmaya da üsenirsiniz.  Hem dersiniz onca yildan sonra bak artik yedigi elmanin birazini da bana vermeye baslamisken!  Bulasiklari makinaya gönüllü koydugu için! Her gün size taze ekmek pisirir diye!  Kedinizi sizden çok sevdigi için!  Bu gibi nedenlerle  bosamak istemezsiniz onu.  Itiraf edin hala ona sokulup televizyon seyretmeye bayiliyorsunuzdur.  Onunla el ele tutusup sinamada film seyretmeye de, saatlerce kirlarda yürüyüp durmadan konusmaya da, onun gözlerinin içine dik dik bakip o gözlerini kaçirarak "Ne var?" diye sorarken onu utandirmaya da bayiliyorsunuzdur.  Hem zaten geceleri ona sarilip uyumaya da çoktan beri alismissinizdir.  Onun size "çok zekisin!" demesi için hala çok ugrasiyorsunuz ve artik basariyorsunuzdur.  Bu da sizi çok mutlu ediyordur.  Çünkü artik o da, siz de eminsiniz: siz ondan daha zekisiniz. Çünkü artik bir kadinsiniz!  Hem kiziniz öyle çok ona benziyor ki bu bütünlügü bozmak istemiyor ve onlari beraber seyretmek istiyorsunuzdur. Kizinizin da en mutlu anlari sizi beraberken sevdigi anlar degil midir?  Bir de en  güzeli  "seni sevmistim" ya da "seni seviyorum" derken asla yalan söylenmemistir.  Evli kalmak istiyorsaniz iste böyle bahaneler bulmak kolaylasir.  Yapalaga yavrusu güzel görünür.  Burnunuz bütün kokulara alisir. 



Diyelimki bunlardan birisi veya hepsi için hala evlisiniz.  Bu sizin sorununuzdur.  Ben zaten yalniz yasiyorum.  Ellerimle ekmek parami kazaniyorum.  Yüzük parmagima da artik hiç yüzük takmiyorum.  Yalniz basima bekliyorum ölümü.  Nasilsa bir gün sonu gelecek bu yalniz yasamimin.  Bu arada yalnizligim engel degil; hem yasiyor hem de egleniyorum.  Benimkisi hosça vakit geçirmek!.  Olabildigince az seye ihtiyaç duymaya bakip böylece kendimi çok zengin hissedebiliyorum.  Isimi ve arkadaslarimi severek çalisiyorum.  Çünkü ne onlarin bana ne de benim onlara ihtiyacimiz var.  Nasil mi egleniyorum?  Aksamlari eve millerce yoldan gelmisim, hemen koyuyorum "Kubat" isimli türkücünün kasetlerini teybe.  Basliyorum dinlemeye.  Bu arada mercimek çorbas isiniyor.  Benim de aç midem!  Ressam Hikmet Çetinkaya'nin gelincik resimlerine bakarak biraz gelincik boyuyorum.  En güzel Kubat'in türküleri dinlenirken gelincik boyanir.  Baktim boyamakdan bikiyorum,  basliyorum oynamaya.  Yalniz oynamamak için de geçiyorum aynanin karsisina bir güzel kurtlarimi döküyorum, yorgunlugumu atiyorum. Hem her defasinda daha da güzel oynuyorum.  Bu arada hayaller de kuruyorum.  Eger bir dügüne gidecek olursam, Fidayda da çalarsa bak söyle yapayim diyorum.  Göbek atmadan, sagimi solumu kivirmadan bir güzel dans edeyim.  Insan gibi!  Nenemgillerin de canina deysin!  Sonra yürüyorum yalniz basima, diger yalniz insanlara selam vererek; "Nasilsiniz? Günaydin! Iyi aksamlar!" diyerek.  Ama bir de bakiyorum ki yalniz degilim. Kuslar var, kazlar var,  sincaplar var, kayin agaçlari, meseler  var, karincalar var, örümcekler var, evde bir  çicegim var.  Bir kedim bile var!  Gökyüzünde yalniz gezen yildizlarim, bir ayim, bir de günesim var.  Birden ortalik kalabaliklasiyor ve neredeyse yalniz kalmayiözlüyorum. 

Iste bizde "Özgürlük" bu! diyorum.  Belki de o birisini düsünüyorum!

m. Cevik Arikan, 14 Ocak 2002

Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org