KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM

Mumtaz YENER USTAYA SAYGI
Ünlü Ressamimizin 65inci sanat yilini kutluyoruz!

Nina Goksun SAY
 


1935 yilinda Istanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne büyük bir begeniyle kabul edilen ve  portfolio'sunu Prof. Nazmi Ziya Güran'a sunan Mümtaz Yener'i hoca;  "Oglum meslegini iyi seçmissin ama, ilerde seni zorlu bir yasam bekliyor!" diyerek kendi desen atölyesine almistir.

Türk Resminin efsanelerinden büyük usta Mümtaz Yener'in yapitlarini ve ödün vermeyen sanatini izlerken Osmanli Imparatorlugu'nun çöküs döneminden baslayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin 75 yillik gelisimini kendi kimliginde barindiran bir sanatçiyi izlemenin coskusunu yasamamak olasi degil. 



Bir Kadin Portresi, 1940 & Koro (1968 - 1978 Karincalar Donemi)


Türk toplumsal tarihinde sehirlesme, isçilesme, burjuvazi ve soyluluk gibi Osmanli Dönemi'nde baslayip, sonra da Istanbul'da genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yarattigi Avrupa tipi aydin-entelektüel sinifin olusumuyla süren dönemi yakindan yasayan sanatçi, kendini taniyanlarin bildigi gibi, yasama sevinciyle dolu üretken kisiligiyle hep yeni arayislara ve özgür düsüncelere açik olmustur.  Türk Resim Sanati'nin uzun yillar gerçek yerini  bulamamasi nedeniyle kapali kalan bazi sayfalar vardir; bu dönemler Mümtaz Yener'in de aralarinda bulundugu kimi çok degerli sanatçinin genç kusaklarca taninmasina engel olmustur.  Yetenekli, üretken, toplumcu ve çagdas bati normlarinda çalinan bir sanatçi olan Mümtaz Yener'in, 1930'lu yillardan bugüne, bas koydugu resim sanatinda figürü ustaca yorumladigi yüzlerce deseni ve pentürü bulunmaktadir.  Çocugu kadar deger verdigi yapitlarindan bugüne dek hiç elden çikarmadigi kendi koleksiyonu, geçtigimiz sergilerinde izleme olanagi buldugumuz özel koleksiyonlardan bazi yapitlar ve daha önce hiç sergilenmeyen yeni bitirdigi eserleri ile özel bir desen portfoliosunu da  bu sanal sergide görebilirsiniz.  


1918 yilinda, Yeniçeri Seyrekbasan Ismail Bey'in torunu ve deniz subayi Abdullah (Yener) Bey ile yine bir deniz subayinin kizi olan Nüzhet Hanim'in oglu olarak Istanbul'da dogan Mümtaz Yener, Gelenbevi Ortaokulu'ndan sonra 1935'te girdigi Istanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Nazmi Ziya, Ibrahim Çalli ve Leopold Levi atölyelerinde sekiz yil boyunca egitim gördü.  1940 yilinda Istanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi salonlarinda dört yillik ögrencilerin açtigi karma sergide "Bir Kadin Portresi" ile basari ödülü aldi.  Bu yapit ayni yil Devlet Güzel Sanatlar Dergisi'nde yayimlanmistir. 


Yesil Karincalar


Dönem arkadaslari Nuri Iyem, Avni Arbas, Selim Turan, Agop Arad, Hasmet Akal, Ferruh Basaga, Turgut Atalay ve Kemal Sönmezler ile 1940 yilinda kurdugu  "Yeniler Grubu"nun toplumsal gerçekçi çizgisinden bugüne degin hiç ödün vermemistir. Bu sanatçi toplulug ilerki yillarda 65'i bulan üyeleri ile -Faruk Morel, Ihan Arakon, Yusuf Karaçay, Abidin Dino bunlardan yalnizca birkaçidir-Türk Sanati'nda bir döneme damgasini vurmustur.


10 Mayis 1941 tarihinde Yeniler Grubu'nun Basin Birligi binasinda  gerçeklestirdigi ilk sergi, gerçek bir balikçi tarafindan açilisi yapilan  Liman Sergisi'dir; Mümtaz Yener bu sergiye  "Tamirat Fabrikasi" , "Ajans Haberleri" ve "Balikçi Portresi" adli üç yapiti ile katilmistir.
 

Yeniler Grubu'nun toplumsal konulari isleyen bu sergileri 1950'lere dek sürmüs, sanatçi bu dönem yapitlarinda henüz ortaokul yillarindayken yaz tatillerinde gözlemledigi ve çizdigi tersaneleri, fabrikalari, torna-tesfiye atölyelerini, balikçilari, Haliç'i ve tabii halki ve isçileri resmetmistir. 


Resim çalismalarinin yanisira 1950-60 yillari arasi afis, grafik, karikatür ve sinema alanlarinda aktif olarak çalinan sanatçi sayisiz filmde dekoratörlük, sanat yönetmenligi, senaryo yazarligi (Atlas Film) yapmis, "Papatya" (Ergenekon Film, 1957) ve "Binnaz" (Atlas Film, 1959) adli iki de film yönetmistir.  Yine bu yillarda Istanbul Belediyesi'nin "Fetih Yil Dönümü" Resim Yarismasi'nda "Rumeli Hisari" adli yapiti ile ödül almistir. 


Mevleliler, 1998


1960'li yillarda tuvallerine insanlarin ve makinelerin yanisira, karincalar girmeye baslamistir. Uzun sanat yasami içinde toplumsal konular hep resimlerinin ana temasi olmus, ayrintici üslubu ile usta isi figüratif yapitlarinda hep kalabaliklari islemistir.  Karincalarin yasamindaki toplumsallik da sanatçiyi, bu yaratiklari resmettigi bir metafora yöneltmis; bu ütopik sembolizm 1969'da "Karincalar Geliyor" adli tablosuyla Türkiye Ressamlar Cemiyeti'nin "Altin Baykus, Büyük Ödülü'nü kazanmasina neden olmustur. 1977'de Bükres'te gerçeklesen Balkan Ülkeleri Plastik Sanatlar Sergisi'ne "Karincalar Geliyor" adli tablosu ile katilmis, 1978'de "Karincalar Büyüktür" ve "Çogalan Karincalar" adli eserleri Istanbul Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonuna alinmistir. "Yesil Karincalar" adli yapiti da sanatcinin 1968-78 arasi on yillik bir doneme yayilan Karincalar serisi donemindendir.


1979'da Görsel Sanatçilar Dernegi'nin düzenledigi Mayis Sergisi'nde "Okuyan Makinacilar" yapiti ile Basari Ödülü almistir.  1 Eylül 1994'te Uluslararasi Plastik Sanatlar Dernegi-AIAP Unesco'nun "50 Yil Hizmet Onur Ödülü"ne; 1995-98 arasi altmisinci sanat yilini kutladigi sergilerinin ardindan 1999 yilinda da "kültür ve sanat yasamimiza yaptigi unutulmaz hizmetleri nedeniyle" Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birligi GESAM'in verdigi Büyük Ödül'e layik görülmüstür.
  

Mümtaz Yener'in toplumsal yapinin temeline dayanan çok figürlü çalismalari Neo Klasik bir üslupta gelisir.  Küçük parçalarin birleserek bütünlesmesi ve bu kenetlenis içinde büyük bir güç kaynagi olusturmasi sanatinin ana felsefesi sayilabilir.  Makinelere ve Karincalara yöneliste de bu felsefe saklidir.  Insan makineye hükmedebiliyorsa, onu yeniden yaratabiliyor demektir.  Insan, makine ve karinca sanatçinin renk ve sekil anlayisinda çagdas bir estetik yapi olusturmustur.  Çalismalarini bugün de ayni konular çerçevesinde sürdüren ve yurtiçinde ve yurtdisinda sayisiz kisisel ve karma sergiler gerçeklestirip ödüller alan sanatçinin yapitlari ulusal ve uluslararasi birçok müzede ve özel koleksiyonda yer almaktadir. Sanat yasamini halen aktif olarak Istanbul Fenerbahçe'deki atölyesinde sürdüren sanatçi, 1945 yilindan bu yana sair Muzaffer Arabul'un kizkardesi Sadan Yener'le evlidir. Çiftin tek çocuklari olan bendeniz ise 1985 yilindan bu yana sanat yasamimi New York'ta sürdürmekteyim.

_ _ _ _ _


Ocak 2002, New York,
Nina Goksun Say'a e-mail:
ngsay@netscape.net
Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org