KARANLIKTA HIÇ BIRSEY KALMASIN!...
YERYUZU'muz henuz bir tane!... Onu tahrip edersek baska nereye gidecegiz?
Kis 2002: 8.sayi- **2. Yildonumu**
Isik Binyili-Anasayfa Sanat Ithaf SPONSOR 2nci Yildonumu Mektubu ARSIV
Amac Makale-Deneme-Oyku Roportaj BUGUN Projeler KADRO
Manifesto Siirler Gunce & Dusler Yayincilik Ilkesi Fugen Gulertekin ILETISIM
Unutulan Insan


Nusret OZGUL



Insan? Ansiklopedik karsiligi; konusabilen, düsünme yetenegine sahip, dik duruslu, büyük beyinli, kavrayici elli primat. Kelime asli "Ins"ten geliyor, kimi dil bilimcilere göre de, "Nisyan"dan... Akil, suur ve imân ile diger canlilardan farkli, en mükerrem yaratik. Mecazi kullanilis açisindan da, en az on farkli anlâmi olan bir isim.  Tasavvuf tanimiyla; Insan-- kâmil, Tanri'nin ilâhi nitelikleri disinda tüm özelliklerini tasiyan, iyi huylu, ahlâk ve fazilet sahibi kimse...


Atalarimiz "insan" sözcügünden hareket ederek, toplumbilim, ruhbilim, esitbilim, tarih, ahlâk, felsefe gibi daha bir çok alanda ve konuda deyis güzelligini, anlatim gücünü ve kavram zenginligini mesel üretmislerdir. Yani, atasözleri... "Insan bilmedigini ayaginin altina alsa basi göge deger", demisler, en bilgili insanin bile daha çok ögrenmesi gereken seyler oldugunu anlatmaya çalismislar. "Insan esek olunca, semer vuran çok olur" sözüyle, kisinin zayif niteliklerinden yararlananlarin, sömürenlerin veya en azindan onunla alay edenlerin varligina dikkat  çekmek istemisler. "Insan çesit çesit, yer damar damari, darbimeseli ile de; toprak nasil bulundugu yere göre, farkli niteliklere sahipse, insanlarin da yapilarina göre, farkli özelliklere sahip olduklarini ifade etmisler.


Daha nicelerini saymak mümkün. Lâkin, "unutulan insan"i kelimeleri arasina alan sözlük, ansiklopedi veya atasözüne en azindan ben rastlayamadim. Oysa günümüzde "unutulan insan"in da bir taniminin artik yapilmasi zamani geldi, çatti. Kim bu "unutulan insan"? Terör söz konusu olunca akla gelen mi? New York'un karanlik sokaklarinda, Paris'in ünlü köprü altlarinda, Brüksel garlarinin los koridorlarinda veya dünyanin her hangi bir kösesinde "insanlik disi sartlarda" yasamaya mahkûm edilen "insan" mi? Yine bir "insan" tarafindan gelistirilen, üretilen, pazarlanabilmesi için "tehditler" yaratildiktan sonra satilan ve kullanildigi andan itibaren yok edilen, öldürülen "insan" mi ?


Küresellesmenin dünyayi küçük bir köye döndürecegi, herkesin çok daha iyi sartlarda yasayacagi saviyla, ballandira ballandira anlatilarak ikna edilmeye çalisilirken, bir an kendisini; issiz kalmis, ailesini geçindirebilecek imkânlardan yoksun birakilmis ve çaresizlik içinde çirpinir bulan "insan" mi?  Kim bu "unutulan insan"? Sunun da bir tarifi yapilsa da ögrensek artik. "Unutulan insan" için de atasözleri üretilse de, diger "insanlar" ders alsalar. Zira ne ben, ne de benzerlerim  bir "unutulan insan" olmak istiyoruz... Ama ne yazik ki; ne benim isteklerim, ne de yüreklerinden "ben bu dünyaya çile çekmeye mi geldim?" sorusunu dakika basina geçiren, çilekes, "insan"larin bu istekleri cevap buluyor. Zira, su siralarda, dünyanin kurulu bir düzeni var. Ya bu düzene uyarsin, ya bu dünyadan gidersin, deniyor "unutulmus insan"a...


Güzel de, gidecek dünya neresi? En azindan bana bir tarif edin ve gösterin. Zira, gün geçmiyor ki, beni "yolda bir kurus bile bulsan, ya bir fakire vereceksin, ya da almayacaksin. Daha büyük miktar ise, en yakin karakola "bu parayi yolda buldum" diye teslim edeceksin, yine, yolda ekmek buldun, üzerine basmadan geçeceksin "ekmek nimettir. Kurumus, yere düsmüs blle olsa al bir köseye koy ki bilen de, bilmeyen de basip geçmesin", veya "tabaginda yemek birakma, bir lokma için bile kavga edecekler var, bu dünyada... Çöpe yemek atilmaz. Kalan yemek, yoldan geçen bir fakire veya çevredeki ihtiyaç sahibine (verilecek miktarda ise) verilir diye egiten evebeynlerime "güzel de bütün bu anlattiklariniz günümüzde geçerli degil. Tüketim toplumunda, rekabet ugruna, önündekini ezmeden, sahtekârlik yapmadan, dolandirmadan, torpil bulmadan, rüsvet verip parsayi beraber paylasmadan veya güçlü bir klübe mensup olmadan ayakta duramiyorsun. Niye peki beni böyle yetistirdiniz?" sorusunu sormadan edemiyorum.


Iki oglum var. Nasil egitecegimi bilemiyorum. Dürüst, insanliga hizmet edecek, gelecek nesilleri düsünecek, samimi ve dürüst olacak, yüze gülüp, arkadan oynamayacak, ekmegini, yoksulla paylasacak bir "insan" olarak mi yetistireyim? Yoksa "ogullarim; günün kosullari farkli. Siz babanizin söylediklerine bakmayin, kendinizi nasil kurtarirsaniz kurtarin, çalin, çirpin, gerekirse mafya ve çete üyesi olun, aglayanin gözünün yasina bakmayin, "devletin mali deniz, yemeyen domuz" ilkesine riayet edin, gerektiginde "beylik çesmeden su içmeye" kesinlikle karsi çikmayin, devlet memuru iseniz "beni memurum isini bilir" deyip, parasiz is yapmayin, bu dünyaya bir kere geldinizi unutmayin, en iyi sekilde yasayamaya bakinin mi, diye egitim verecegim.


Ben "insan" olarak yetistirildim. Günümüzün dünyasinda, geçerli olsun, olmasin ogullarim da benim gibi "insan" olmaya mecburlar. Tüketim toplumunda, acimasiz bir rekabet ortaminda, körün tutanin elinde, bellendigi bir dünyada, benim gibi olmaya mecburlar... Azinlikta kalsalar, babalari gibi maddi ve manevi baski görseler, "ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin" diretmelerine "isyan" etseler bile, babalari gibi ayni yolda ilerlemeye mecburlar. Niye mi? "Unutulan insan" için...

_ _ _ _ _

Bir Insan Analizi: Nazim HIKMET RAN
Suat OZONDER: "Disarida bir bayrak gibi,
Dalganirken adin, Icerde sen ihtiyarladin..."



© Nusret OZGUL, Ocak 2002, Bruksel. E-mail:
ozgul.nusret@euronet.be
Bu sayi Nazim HIKMET & Ilhan MIMAROGLU 'na ithaf edilmistir.

ISIK BINYILI'nin 8nci sayisiyla IKINCI YILDONÜMÜNÜ kutluyoruz...

Bugune degin katilimlariniz, ilginiz ve desteginiz icin sonsuz tesekkurler...
Dusunsel ve gorsel urunlerinizi yayinlanmak uzere her zaman gonderebilirsiniz... ILETISIM

ISIK BINYILI e-dergi; The Light Millennium, Inc., bunyesinde "kamu yararina yayincilik"
yapmak uzere 17 Temmuz 2001 tarihinde, New York Valiligi'nin onayi ile ve New York
merkezli olmak uzere, ticari amac tasimayan bir kurum statusu kazanmistir.
ISIK BINYILI: AMAC

Yayin Ilkeleri

Sonbaharl-2000

TÜRKCE
Anasayfa

INGILIZCE
Içindekiler

@ ISIK BINYILIi e-dergisi, Bircan ÜNVER tarafindan tasarlandi ve üretildi.
8nci sayi. KIS- 2002, New York.
URL: http://www.lightmillennium.org E-mail: contact@lightmillennium.org