|
"Sanati
yaratan yine insan beyni ve
yaratma gucu olacaktir..."
Ayhan
M. DUMAN
Babamin Hava Kuvvetleri'nde
doktor olmasi ve Turkiye disinda gorev almasi nedeniyle
temel egitimimi once Napoli/Italya ve Frankfurt/Almanya'da,
Amerikan okullarinda aldim.
Kendimi bildigim gunlerden beri
her turlu guzel sanatlara ilgi duymustum, bu biraz da
aileden geliyordu tabii, ailemizde herkes sanata cok yatkindi.
Daha cok kucuk yaslarda mandolin ve akordiyon dersleri
aldim, Napoli ise benim piyanoya gecis donemimdir ama
en sonunda gitar ve elektro gitar, secimim oldu.
Aileden
gelen sanata yatkinlik, orta ve lise egitimi sirasinda
aldigim resim ve sanat dersleri ve hocalarin destegi,
yuksek egitim icin guzel sanatlari secmeme neden oldu.
Bu etkilerle, Ic Mimari ve Dekorasyon egitimi icin Ingiltere'de
Institute of British Designers ve bunun ardindan
Almanya'ya gectim, Gesamthochschule Kassel'de
Endustri Tasarimi konusunda yuksek egitim diplomasini
aldim.
 |
| Edison's,
2000 |
Ancak
daha Londra'da iken tanistigim Steve Wadey ve o donemin
cilgin muzik gelisimi, cocuklugumdan beri varolan muzik
aski ile birlesince egitimimin yanisira profesyonel
muzik ile de icli disli olmama neden oldu. Bunun sonucu
olarak, Steve ile beraber, beste yapmaya ve plak
doldurmaya basladik. Tabii ailem pek hoslanmadi bizim
bu girisimlerimizden! (Belki bazilari Black is Black
parcasini hatirlar?)
Fotograf
ve film ile ciddi olarak ilgilenmem bu muzikle ugrastigim
donemle baslar...
Babam
amatorce fotograf cekerdi ve bana gore cok iyiydi.
O yillarin en iyi ve populer kamerasi olan Contaflex
kamerasini elime tutturur ve nasil fotograf cekilecegi
hakkinda beni egitirdi. Bu cok pahali olan kamera ile
cekip gitmeme de sesini cikarmazdi. Bu donemden aldigim
temel fotograf egitimi, muzik yaptigimiz donem ile birlesince
olan oldu...
Muzikle
ugrastigim donemde de LP kapak tasarimlari icin fotografimizi
cekmeye gelen profesyonel fotografcilarin hazirladigi
fotograflar, benim profesyonel fotografa olan ilgimi
iyice artirdi. Bu adamlar mucize gerceklestiriyorlardi!
Basimi iyice donduren bu konu, ileride asil meslegimi
birakip fotograf ve film uzerine konsantre olmamin asil
nedenlerinden biridir.
Bu
nedenle yuksek egitim diplomami elime aldiktan hemen
sonra bunu bir kenara koyup, bu islerin en iyi
ogrenildigi ve yapildigi sehirlerden biri olan Munih'e
yerlesip, burada studyomu kurdum. Onceleri Burda Moden
Avon Cosmetics gibi kuruluslara fotograf tasarim hizmeti
verdim, daha sonra, bana daha ilginc gelmeye baslayan
tanitim fotografi ve ozel efektler cekimlerine basladim.
Sozunu
ettigim donem 70'li yillarin ortalariydi ve bu yillarda
super-bilgisayarlar veya programlar henuz yoktu. Sektordeki
insanlarin ilgisini cekmek ve de basarili olabilmek
icin cesitli fotografik efektler uretmek gerekiyordu
ve bunlar hic de kolay degildi.
 |
 |
| Sample,
1984 |
Deep |
Alisilagelen otesinde bazi perspektiv denemeleri, normal
kullanim otesi konular icin tasarlanmis objektifler
ile fotograf denemeleri ve isiklandirma konusunda yeni
arayislara girmek ve yaratmak gerekiyordu. Buna bir
de photo-compositing denen film uzerinde gerceklestirilen
goruntu montajini ilave edersek, neyi kastediyorum daha
kolay anlasilir herhalde...
Aslinda
yukarida sozunu ettiklerim icin "biliyorum"
kelimesini kullanmak cok zor! Cunku bu daha cok bir
"ACABA..."nin pesine suruklenme olarak basliyordu...
Uretilecek fotografin mevcut turlerinden farkli olmasi
icin, once insanin beyninde bir fikir olusmasi ve daha
sonra bunu bir sekilde film uzerinde gerceklestirmesi
gerekiyordu...
Bazi
efektler cok kolay elde edilebiliyordu ama bazilari
icin aylarca ugrasmak, kagit uzerinde tasarlamak gerekiyordu.
Bazi efektlerin film uzerinde bosuna denendigi de cok
olmustur.
Bir "ACABA"nin pesine takilip uygulamaya gectigim
denemelerden bir tanesi de SAMPLE adli fotograftir.
Aslinda ilk basta kolay gibi gorunup sonra canima okuyan
ve "nereden de aklima geldi..." diye onceleri
cok soylenip kendime kizdigim, daha sonra da muthis
keyif aldigim bir calismadir bu ayni zamanda.
Adigecen
fotograf icin bir arkadasim bana mankenlik yapmayi kabul
etti. Onceleri bir iki gunde toparlayacagimi zannettigim
bu cekim yaklasik 6-7 ay surdu. Vazgecme noktasina cok
geldim, tum ekip cildirma asamasina gelmisti ama bir
gun nerede hata yaptigimi tesadufen bulup, butun bu
yogun calismayi keyifli bir sona baglayabildim..
Bu calismam
reklam sektorunun taninmis basili medyasi olan The
Art Director's Index ve The Black Book'ta
yayinlandiktan sonra tum dunyada buyuk ilgi cekti, cunku
soz konusu efekt, bir foto-montaj, rotus veya illustrasyon
icermeyip, bildigimiz konvansiyonel 13x18cm film uzerinde
gerceklestirilmisti.
Gunumuzde
her turlu efektleri kolaylikla gerceklestirebilen bilgisayar
ve programlar mevcut ama o gunlerde boyle goruntuler
kolay elde edilemiyordu. Bu nedenle beni cesitli ulkelerden
arayip, bu cekimi nasil gerceklestirdigimi ogrenmek
isteyen bir cok profesyonel fotografci oldu.
Aslinda
tum olay son derece basitti ama tabii once bunu gerceklestirebilmenin
teknigini bilmek gerekiyordu. Cogu insanin dusundugu gibi
oyle cok ozel bir teknik yoktu bu cekimde, tum hile yari
gecirgen yuzeysel ayna ve french-flags adi verilen
bir tur fazla isigi engellemeye yarayan reflektorlerin
beraber kullanilmasindan ibaretti.
 |
| Yogi |
Bu gunlerde yine bazi kisiler elestirmenlige soyunup
(bunlarin arasinda bazi fotografci isimler de var)
fotografin aslinda sanat olmadigi, fotografcinin sadece
o an objektifin onunden gecen objeleri sabitlestirdigini
savunuyorlar.
Bu belki bir roportaj fotografcisi icin gecerli olabilir
ama bu fotografcilar arasindan bile bazilari, farkli goruntuler
yakalayabiliyorlar ve bunlar da "olay " oluyor.
Elbette bu noktada bakabilmek ve gorebilmek faktoru, ortaya
cikan sonucun, sanat mi ya da o an objectifin onunden
gecen bir olayin sabitlestirilmesi mi oldugu, ayrimini
netlestiriyor...
Calismalarimi
inceleyen bir sanat elestirmeni soyle demisti bir yerde
"...sanatci sanki deklansore basmadan once fotografi
tasarlamis ve ona gore cekmis. "
Bu tabii ki dogru, boyle de olmase gerekir, tum sanatcilar
da boyle yapmiyor mu?
Doga'da
cekim yaptigimda cevre ve isik benim kontrolum disinda,
burada yapabilecegim tek sey isigin dogru yonden geldigi
bir saati beklemek ve bazi filtreler ile bu isigin renk
karakterini degistirebilmek.
Ama studyo ortaminda durum cok farkli, burada cekecegim
fotografi onceden iyice planlayip, gerekirse kagit uzerinde
karalama yaparak veya buyuk ebad test filmleri cekerek
nasil devam edecegime karar veririm. Hatta bu arastirmayi
daha da derinlestirerek, hazirlanan fotografin "saglak"
veya "solak" bir izleyicinin, dogru algilayacagi
bicime kadar detayli hazirlarim.
Cok kisinin uzerinde durmayacagi bu detay, aslinda cok
fark yaratir!
Fotografin
bildik genel kurallari yanisira (akademide verilen ana
kurallar) renk kullanimi ve isik benim icin cok onemli
bir yer tutmaktadir. Aslinda isin cogu isigi dogru yerde,
dogru bicimde kullanmaktan geciyor. Benim icin onemli
olan az isikla baslayip, bu isigin limitlerine geldikten
sonra ikinci bir isik kaynagini devreye sokmak. Ve isigi
mumkunce sade tutmak.
Aslinda bu sadelik calismalarimin tumu icin gecerli,
dijital fotograf calismalarim ve kompozisyonlarimda
bile bu sadeligi korumaya calisirim. Cogu izleyici, calismalarimin dijital
kompozisyon urunu mu yoksa normal film ile mi cekildigini
anlamakta zorlanir.
Bunun en iyi
orneklerinden birisi EDISON'S isimli calismadir diyebilirim.
Bu calisma tamamen normal film ile yapilip, kamera ici
montaj teknigi ile (Compositing)
9x12cm film uzerine pozlandirilarak gerceklesmistir.
 |
| Stonehenge |
Mongrel, yani melez tabirini kullandigim calismalar,
normal film ile dijital imajlari birlestirdigim ve bazi
dijital manipulasyonlardan gecirdigim calismalardir.
Ama burada bile tipik-dijital imaj gorunumunden uzak,
konvansiyonel bir fotograf gorunumunu elde etmeye dikkat
ederim.
Ornekler:
"Deep",
"La Guardia" ve "The Mill"
"Exhibition"
isimli calisma ise farkli bir ornek; burada reel cekilen
dijital bir fotograf, bilgisayar ortaminda dijital firca
kullanarak yeniden boyandi.
Ama
bana en cok keyif veren calisma turu, yine bir arastirma
sonucunda ortaya cikarip gelistirdigim ve 1996 senesinde
cevreme tanittigim bir isiklandirma yontemi ve isik
sistemi, "Magical Mystery Torch" ...
Adigecen calismada, Beatles grubu ve The Magical
Mystery Tour isimli LP'den etkilendigimi itiraf
etmeliyim !...
Bu
isik ve isiklandirma yontemi bildigimiz "isikla
boyama" yontemi ile Stanley Kubrick'in unutulmaz
"2001-A Space Odyssey" filminde kullanilan
"Slit Scan" tekniginin bilesimi diyebiliriz.
Ancak kullandigim sekli ile bu
isik cok duygusal, buyulu, esi olmayan yumusak bir doku
yaratiyor.
Aslinda
"ESI OLMAYAN" pek yanlis bir terim sayilmaz,
bu isik ile yaratilan fotograflarin her biri birbirinden
farkli cikiyor, esdeger iki fotografin cekilebilmesi
olanak disi!
Bu
fotograflarin etkisini gormek icin mutlaka 70x100cm
ebadindaki orijinal baskilari gormek gerek, bu buyuk
boy calismalarin icerigi "Hamilton" turu yumusak
isik ve bu yumusak isik icindeki net goruntu bilesimini
burada verilen fotograflardan anlayabilmek cok zor.
Bu
calismalarim profesyonel cevreye hitab eden mesleki
mecmua ve kitaplarda yer aldigindan beri cok taklit
edildi ve reklam sektorunde cok kullanildigindan oturu
artik etkisi azalmis gibi. Ama buna ragmen ben bu teknigi
cok seviyor ve hala yaratilmasi zor olmasina ragmen
bazi yerlerde kullaniyorum.
Ozetlersek,
"Magical Mystery Torch" benim tasarladigim
ve yarattigim isiklandirma sistemine verdigim ad ve
genellikle mistik efektli fotograflari gerceklestiren
isik sistemi. Ornekler: "Cezve",
"Wood" ve "Pot"
 |
| Moods
of an artist: Ayhan M. DUMAN |
1997
itibari ile kullandigim teknik cihazlar daha cok High
Resolution dijital agirlikli. Bu cihazlar da sanirim
cok yakinda daha yeni ve gelismis versiyonlari ile yer
degistirecek. Ancak teknoloji ne kadar gelisirse gelissin,
sanati yaratan yine insan beyni ve yaratma gucu olacaktir.
_ _ _ _ _
"I
Wonder If...!" Ayhan M. DUMAN (English)
E-mail:
amd@amdphotodesign.com
http://www.amdphotodesign.com
|