ANA SAYFA SANATCILAR DUN & BUGUN YORUMLAR
INGILIZCE-ICINDEKILER YAZARLAR ARSIV KADRO
TURKCE-ICINDEKILER SAIRLER LINKLER ILETISIM

Turk Kadini ve Sanat

Cigdem TANKUT

Onceleri, sanati, gizemli, dokunulmaz erisilmez birsey zannederdim. Her zaman sanatla ugrastigim halde, bir turlu "sanatciyim" demiye dilim varmazdi. Zamanla sanati daha iyi anlamaya baslayinca, sanatci oldugumu ve ayrica herkesin de sanatci olabilecegini gordum.

"Bilincli bir beceriyle, yaratici hayal gucuyle, durust olarak gelistirilen ve insanlarin hislerini ve dusuncelerini etkileyen hersey sanat olabilir. Sanat tohumu, kisinin yasamla olan alisverisinin her aninda ve her kosesinde vardir.

Turk kadini, yuzyillar boyunca, zaman zaman erkegiyle esit hak sahibi, cogu zaman da insanlik haklari kisitlanmis olarak, fakat her zaman sanat yaparak yasamistir. 17nci ve 18nci yuzyillarda, arsivlenmis olan, Turk kadin besteciler, Turk kadin hattatlar, Turk kadin sairler vardir. Turk kadini, tarih boyunca sevdiklerine sarkilar, cocuklarina ninniler, masallar, yigitlerine destanlar, sehitlerine agitlar yaratmistir. Anadolu kadini, hislerini, sevinclerini, acilarini, islemeleriyle, oyalariyla, dokumalariyla ifade etmistir.

Zaten, yemek kitabindaki tarifeye, fazladan bir baharat katarak, tursusunu bastiran, yufkasini acan her kadin, o zamana kadar kirmizi olan gulleri mor iplikle dokuyan, oyasina uc ilmik fazladan ekliyen her kadin, sanat yolunun yolcusudur.

Size, Milasin yilanli halilarinin hikayesini anlatmak isterim…

Yuzlerce yil once, Orta Asya’dan goc eden bir Turk kavimi, Milas bolgesinde mola vermis. O gece, herkes uyurken, Kavim baskaninin tek oglunu bir yilan sokmus. Zavalli kucuk cocuk zehirlenip, olmus. Annesi, acisini, dokudugu haliya, biri buyuk, biri kucuk, iki kara yilan motifi koyarak ifade etmis. Ve butun omru boyunca, dokudugu her haliya bu yilan motifini islemis. Zamanla bu motif geleneksellesmis ve bugun, bazi Milas tipi halilarda bu yilan motifi gorulur.

Muslumanlikta, insan vucudunu cizme yasagi dolayisiyla her ne kadar, yillar boyunca, degerli yazarlar, bestekarlar ve yorumcu sanatcilar olmussa da, desen disinda, resim ve heykel, hem erkek hem kadin sanatcilarimiz icin, 20nci yuzyilda gelismis olan yeni bir alandir. Buna ragmen, Turk kadin sanatcilarinin eserleri, hassasliklariyla, guclulukleriyle ve toplumlarinin ozelliklerini, olaganustu kisisel suzgeclerden gecirerek ifadeleriyle son derece etkileyicidir.

Hic unutmam, ilk sergilerimden birinde, yagliboya ve akrilik calismalarimi begenen bir kimse, "Resimleriniz cok enteresan, bir erkek sanatci kadar guclu." Demisti… Bence, sanat, kadin sanati, erkek sanati diye ayrilmaz. Ancak, toplum boyle bir ayrintiyi kabul ettirmeye calisilabilir. Kadinlar butun sanatlari yapabilirler ve yapabileceklerini bilmelidirler. Bir de, elle tutulan, gozle gorulen, kulakla duyulan sanatlar, guzel sanatlar, geleneksel sanatlar, yorumlayici sanatlarin otesinde, belki de sanatlarin en kutsali olan, Yasam Sanati vardir. Yasam sanatinin birinci amaci, baris ve guvenli bir ortamdir. Aynen bir ressamin atolyesindeki boyalar, fircalar, tualler ve diger gerekli hersey gibi, hepimizin bir yasam atolyesi olan ic dunyamizda, sahiden bizim olan, her zaman bizim olan ve her zaman kullanmamiz gereken, nelere deger verdigimiz, durustlugumuz, vicdanimiz, dusuncelerimiz, sozlerimiz, hareketlerimiz, hem kendimizin hem de toplumumuzun kaderini etkiler.

1923’de, Ataturk, "Suna inanmak lazimdir ki, dunya yuzunde gordugumuz hersey kadinin eseridir", demis.

Baris ve guven en once insanin kendinde baslar.

Kadin herseyden once annedir. Annelerin, kendilerinden sonra gelen batinlarin, bir evvelkinden daha olumlu, daha dengeli ve daha mutlu bir ortam olabilmesinde buyuk etkileri vardir. Bu annelerin, hem ozel sansi hem dogal hakki hem de kutsal odevidir. Bence, annelik sanatinin amaci mutlu ve basarili insan yetistirmektir. Cocugunu, kayitsiz sartsiz sevildigine inandirmak, cocuguna kendisini gormekten, duymaktan, kucaklamaktan buyuk zevk duydugunu tekrar tekrar soylemek ve cocugunun yasam deneylerinde, yasakci degil destekleyici olmak, kendine guvenen, yapici fertler gelistirir. Baris ve guven en once insanin kendinde baslar.

Her toplumun gelenekleri ve tabulari vardir. Gazetelerin ilk sayfalarinda, komsusunun ogluyla flort ettigi icin, ailesi tarafindan taslanarak oldurulen genc kizin resminin yaninda, seffaf giysilerle, cekici pozlar veren mankenlerin fotograflarinin bulundugu, tezatlar ulkesi Turkiye’mizde, Annelik sanati son derece onemlidir. Dolayisiyla, Turk kadininin degerleri, son derece sahici olarak, durustce elestirilmesi gerekir. Ne yazik ki, Turk kadininin durustluk konusu, cinsel tabulara takilip kalmistir. Halbuki ahlak, hicbir toplumda tam olarak cozulmemis olan erkek-kadin konusundan ziyade, gercek degerleri, durustlugu, saglikli dusunebilmeyi, yapici konusmayi, atilacak adimlarda vicdan, hak, saygi, dostluk gibi yonleri kapsar.

Yuva kurma sanatinin mistigide gene kadindadir. Turk kadini, biraz elverisli sartlar olursa, sicak, sefkatli yuvalarda, esini destekler ve cocuklarini yetistirir. Kadin, bariscidir, yapicidir, cozumcudur, vericidir, yaraticidir.

Kadin toplumun en onemli uyesi ve toplumun uygarlik barometresidir. Koylu kadin, kentli kadin, ev kadini, sokak kadini, is kadini, isci kadin, bilimci kadin, sanatci kadin; bir kadinin sorunu, butun kadinlarin sorunudur. Birbirimize kardesce el uzatmaliyiz. Hatta, Turk kadini, zengin kulturunu, duygulu yuregini, ustun becerisini, evrensel bir tutumla, tum dunya kaidnlariyla paylasmalidir.

 

Oz-Yorum:

Sanat yolunun yolcusuyum. Guzel sanatlar konum; ama butun sanatlarin kardes olduklarina inaniyorum. En cok ilgilendigim sanat da yasama sanati. Kendimi bir sogan gibi goruyorum. Her gun, sabirla, durustce ve dikkatle, benligimi kat kat soymak amacindayim. Ozume, yasamimi yitirmeden varabilir miyim? Cevabi onemli degil. Yeter ki ben o yolun yolcusu olayim.

Tezatlar, yasamin dogal bir parcasi. Mutluluk ve mutsuzluk, herkesin kader dagarciginda, bes assagi on yukari, var. Anlar ne getirirse getirsin, ben onlari, yikilmadan, simarmadan yasamaya kararliyim. Sogan da ben, soyan da ben.

Bu sayı, hayata yeniden dondürülmek üzere dondurulan FM-2030'a
ithaf edilmistir
.
ISIK BINYILI
The Light Millennium TV - LMTV
 

HOME PAGE
for Fall 2000 Issue

TURKISH

@The Light Millennium magazine was created and designed
by Bircan Ünver. Fourth issue. Fall 2000, New York.
http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bağlantılar ve logolar Ağustos 2015'te güncellenmiştir.