ANA SAYFA SANATCILAR DUN & BUGUN YORUMLAR
INGILIZCE-ICINDEKILER YAZARLAR ARSIV KADRO
TURKCE-ICINDEKILER SAIRLER LINKLER ILETISIM
Askin Diger Yuzleri...

Cengiz YAKUT

Giris:

Hersey Can Dundar yuzunden. "Bazen oyle bir aska tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terkedebilirsiniz. Koru korune baglanmissinizdir aslinda..." diye baslayan "ASKA VE TERKE DAIR" yazisi yuzunden…

Can Dundar, "Aska ve Terke Dair" yazisinda, o kadar derine dokunmus ki, Cengiz Yakut'un icindeki volkanin dibi kargislanmis. Tutamamis kendimi, sarilmis kaleme. Yakut, "Askin Diger Yuzleri" baslikli yazisini soyle niteliyor, " Arabeske ve erkek sovenizmine karsi bayrak acmis bir insan olarak, "Askin Diger Yuzleri"nde Sayin Dundar'in kaleminden ve pek cogumuzun gozunden kacanlari tartistim".

* * * * *


Askin Diger Yuzleri...


Surunmek bizim yanlisimiz sevda yollarinda! Yurumek, kosmak hatta ucmak varken! "Biz arabesk milletiz" deriz ya hep. Kabullensek de kabullenmesek de dogrudur. (Bakiniz: Arabesk muzik urunlerinin listebasilarinda dusmedigi Billboard'lar ve arabesk motiflerle dolup tasan TV dizilerinin rating raporlari.) Askimiz, sevdamiz da arabesk.

Biraz maco, biraz da arabesk bir toplum olarak biz Anadolulular, aynen Sayin Dundar'in dedigi gibi yasariz sevdalarimizi: surunerek ya da surundurerek. Hatta "yakariz bile" sevdamiz ugruna. En acisi, bunu sevdalarin kacinilmaz sonu sanmaktir.

Oysa, "emaneten yasanmaz ki sevdalar." Emaneten yasanan sevdalarin, sevdalilarin yollari ondan alcak surunmeli patikalara cikmaz mi hep. Sevmek ciddi istir, "yasamak" gibi.

* * * * *

Sevmek ozveri ister. Onu oldugu gibi kabullenmeyi, birseyleri degistirerek degil. Sevmek bedel ister, sonuna dek, neyiniz varsa vermeyi, karsiligini beklemeden ve istemeden. Sevmek tutkudan ibaret degildir, doruklarin sarhoslugundan ibaret degildir, inisli cikislidir, dikenlidir, cakillidir patikalari. Bazi yerlerinde tabanlariniz yarilsa da durmamayi, ilerlemeyi, vazgecmemeyi ister. Sevmek cesaret ister, zayifliklarimizla yuzlesmeyi, karsimizdakinin ustunlugunu kabullenmeyi sik sik.

Sevmek isik ister yurekte, askin kor gozluklerine aldanmayan, gunbatiminda kararmayan. Sevmek bilmek ister, mutlulugun baskalarindan gelmeyecegini, dus kirikliklarini duslerimizden ve beklentilerimizden baska birseyin yaratmadigini. Sevmek ogrenmek ister. Hatalarimizdan ogrenmeyi ve yanilgilarimizdan kurtulmayi bilmek. Sevmek kabullenmek ister, her yeni gunun getirdigini, bir onceki gunun tortusuyla ortmeden, bir sonraki gune kaygilanmadan doya doya duyumsanmayi. Sevmek yasanmak ister, doyasiya. Yargisiz, yergisiz ve beklentisiz.

* * * * *

Ask, sevgi, sevda renkarenktir. Binbir cesidi vardir. Ancak iki ana turu vardir ki, dusunmezsek; aynayi tutmazsak yuregimize, farkina bile varamayiz, icimizdekinin ne tur sevgi oldugunun. Bir "icin" sevmeler vardir, birde "karsin" sevmeler. Ne icin veya neye karsin sevdigini bilmek, insanin duygularini tanimlamasinin anahtarlaridir.

"Ay cok yakisikli!"

"Pek sirin, pek tatli, hemde cok seksi!"

"Beni cok seviyor!"

"Cok basarili, tuttugunu kopariyor!"

"Aile yuklu. Baba Merkez Bankasi!"

"Bana siir yazdi!"

"Cok nazik, cok dusunceli!"

"Gozleri bir icim su!"

"Ah o getirdigi cicekler!"

"Ah o gogusler!"

"Kaslarina bayiliyorum!"

"Ah o opusu!"

Icinler boyle siralanir gider. Bunlardan da gerekli olanlar vardir elbet. Ask kimyasinin elementleri gibi. Ama bunlardan ote ne oldugu daha onemlidir de biz farkinda degilizdir. Iste boyle "icin" sevmelerde bazen onu sevmekten cok onun sevmenin getirisine tapiyoruzdur. Ya da verdigi doyumu seviyoruzdur aslinda. Bilmeyiz yanildigimizi, yanilgi zirvelerinde oyalariz yuregimizi ya da onlari. Ta ki dus bulutlari altimizdan cekilip gerceklere burun ustu cakilincaya kadar. Gerisi Can Dundar'in tanimladigi turden surunmek. Isin kolayidir bu aslinda.

* * * * *

Zor olan "karsin" (eski dilde ragmen) sevmektir. Cogumuzun onemsemedigi, gelip catinca kendini koyuverdigi, bazende sevdasini teslim ettigi karsinlardir bunlar.

Sevdalar, "karsinsiz" ask, sevda ya da sevgi olamaz ki. Gercekten seviyorsaniz ve yoksa bir "karsin'iniz, pek yakinda olacaktir. Mutlaka olacaktir. Iste o gun anlayacaksiniz sevginizin gercekliginin boyutlarini. Icinlere dayali asklarin, sevdalarin yasami ondan uzun olmaz. Karsinlara varinca biter bazilari. Icinlerle sinirlidir. Ama en guzeli, en odullusu de boylesi saniriz. Icin sevdalardir saniriz . Verdigi sarhosluk hic bitmeyecekmis saniriz. Cogumuzun karsin sevdalardan haberi bile yoktur. Sevdalarin en yucesinden.

Zaman, herseyi, herkesi degistiren zaman. Nesnenin ya da oznenin (soyutta ya da somutta) degisime ugramadan zaman icinde yolculugu olasi midir? Degisim hep istenilen ya da beklenilen yonde midir? Degisim geldigi gibi kabullenilir mi? Insan ve sevdigi, zamanin degisim ruzgarlarina boyun egmez mi? Iste ask yuceliklerinin sarhoslugu durulmus "karsin"larin sirasi gelmistir. Kimine birkac ay, kimine birkac yil, kimine onlarca yil gerektir "karsin"lara varmak icin. Ne ki bu "karsin'lar? "Kendisine eskisi gibi bakmiyor!"

"Artik cicek getirmiyor!"

"Hep yakinma! Hep yakinma!

"Eskiden hep beni sevdigini soylerdiâ€|"

"Gobegi, gidigi cikti!"

"Cimrilesti!"

"Gogusleri sarkti!"

"Iflas etti!"

"Beni anlamiyor!"

"Keli var!"

"Surekli bir sikinti icinde!"

"Artik pek guleryuzlu degil!"

"Boyuna istiyor, hic vermiyor!"

"Hayata bos verdi!"

"Meslegine daldi, gitti!"

"Icimi daraltiyor!"

"Eskisi gibi disari sik cikmiyoruz!"

"Ay cok alingan oldu!"

"Patavatsiz laflar ediyor!"

"Eskisi gibi sarilmiyor, opmuyor!"

"Kokusu bile itiyor!"

Karsin'lar! Karsinlar! Iste zor olan bu! ".......'e karsin ya da ......'a karsin" hala sevebilmek o insani. Hala ayni sicakligi yasamak yurekte ve yansitabilmek bunu o insana. Onu anlamaya calismak, derdine care olmak, yukune destek olmak, zor anina, bunalimina cicek actirmak, tunelinin ucunda, elinizde isik, beklemek.

Gercek sevginin sabrini, anlayisini, derinligini sunabilmek ona. Algilamalarimizin yanilsamalarini asacak siddetle sevebilmek. Zor olan budur iste. Herseye karsin sevmekte direnmek.

* * * * *

Onyillar gecmesi gerekmez bu karsin'larla tanismak icin. Yasliliktan soz etmiyorum. Genc kizlik, delikanlilik caginda zordur esas "karsin" sevdalar, asklar. Toplumun , cevrenin goreceli, populer degerleriyle bakmak ve sevmek, en kolay ve belki de en cahilce istir. Cogumuzun dustugu cahil ama gunahsiz hatalar. Boyle ogrenmedik mi bazilarimiz sevginin degerini? Sunun ya da bunun icin asik olmanin, sevmenin yetmedigini! Baska sevdalara kostuk ogrenmeyenlerimiz. Yine ayni yere dustuk, sevgili Can Dundar'in muhtesem tanimlarindaki yere, surunmeye! Ogrenmeyi, kabullenmeyi becerenlerimiz cikabildi oradan. "Karsin"larin ayirdina vardi ve yeni sevdalara ,

icinleriyle karsinlariyla yeni asklara yelken actilar. Yureklerindeki sevgiyi ve mutlulugu paylasmaya.

* * * * *

Hayir! Hayir! Hayir!

Asklarin, sevdalarin sonu surunmek degil!

"Insan sevdi mi tam sevmeli, bir kere sevmeli, olesiye sevmeli" de degil.

Her askta, her sevda da paylasilacak, ogrenilecek guzel seyler var.

Korkmayin! Acin yureklerinizi asklara, sevdalara.

Yergisiz, yargisiz ve beklentisiz, tutkuyla, cesaretle, ogrendiklerinizin isiginda, paylasmacasina, kabullenmecesine, bedelleri odemecesine, ozverilerle, sevinclerle, coskularla, acilarla, gozyaslariyla dolu dolu yasamacasina acin yureklerinizi sevmeye, sevilmeye.

New York-2000

* * * * *

Cengiz Yakut, "sevgi"yi bu kez "Sevgi Bilmecesi" adli siirinde baska bir cizgide yorumluyor...

Sevgi Bilmecesi

Seni seviyorum diyoruz
yerli yersiz
senler onlar aslinda
bizler ben
onlar ben olsun istiyoruz
olunca sevmiyoruz onlari
narsis olmamak icin
olmayinca sevmiyoruz onlari
bizi begenmedigi icin
aklimiz karisiyor oznelerde
ben-sen-o
biz-siz-onlar
hep istiyoruz yerli yersiz
biz beni, siz seni seviyor muyuz?
bilmiyoruz.

Fethiye-1997

Bu sayı, hayata yeniden dondürülmek üzere dondurulan FM-2030'a
ithaf edilmistir
.
ISIK BINYILI
The Light Millennium TV - LMTV
 

HOME PAGE
for Fall 2000 Issue

TURKISH

@The Light Millennium magazine was created and designed
by Bircan Ünver. Fourth issue. Fall 2000, New York.
http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bağlantılar ve logolar Ağustos 2015'te güncellenmiştir.