ANA SAYFA SANATCILAR DUN & BUGUN YORUMLAR
INGILIZCE-ICINDEKILER YAZARLAR ARSIV KADRO
TURKCE-ICINDEKILER SAIRLER LINKLER ILETISIM


Hifzi Veldet VELIDEDEOGLU


Cumhuriyet Bayrami kutlamalarina paralel New York'ta, Birlesmis Miletler Binasinda, Hifzi Veldet VELIDEDEOGLU'nun yeni Turkce'yle yazdigi "Soylev"den alintilarin bir slayt gosterisi esliginde seslendirilmesi nedeniyle, Nehla VELIDEDEOGLU'nun secimiyle, H.V. VELIDEDEOGLU'nun asagida bir siiri ve iki yazisini da yayinlayarak, ustadimizi aniyoruz.


Yol Kesen Irmak

Meric Velidedeoglu'na...

Salmislar bir yolculuga beni
hic bana sormadan.
Sabahi uzun surdu
Oldu ogle
Belirdi ikindi
Ve daha yollar bitmeden

Iste batiyor, batsin!..
Derken
Ve artik sonsuz yatsiya hazirlanirken
Bir altin irmak kesti yolumu.

Ne cabuk geldi aksam!
Yasli bir kus yitirdi esini
Butun sesler dindi
Gun uzak daglara indi
Ne tuhaf!
Mor daglara yaslanan o solgun gunes
Hic batmasin istiyorum simdi!..

25 Haziran 1976


* * * * *

Kir Menekseleri

Cok kisi dikkat bile etmez kir meneksesine. Hatta bircok kisi meneksenin morunu, hercaisini bilir de kir meneksesini bilmez. Kimileri ise bunlarin butun turlerini birbirine karistirir ve hepsine "menekse" der gecer.

Cunku ilgilenmemistir, ogrenmemistir, bakmamistir ve ozelliklerini gormemistir onlarin. Oysa bakilacak, gorulecek, sevilecek cicektir kir menekseleri.

Bunlar menekselerin en iddasizi, gercekten en alcakgonullusu, fakat en bagimsizi, en soylusu ve bence en ince guzelligi sahip olanidir. Hele icinde azicik su bulunan bir tabaga gelisiguzel, fakat kir meneksesinin dogasina yarasan bir uyum icinde kivrim kivrim yerlestirildikleri zaman engin bir mutluluk verirler insana.

Alcak gonullu gorunumleri icinde onurlu, hatta gururlu bir ruh tasirlar kir menekseleri. Cunku yasamak icin, obur soydaslari gibi, insanlara muhtac degillerdir. Bahceler, parklar gibi belirli bir vatanlari yoktur. Her yer vatandir onlar icin. Dagda. kirda, bayirda basina buyruk bir bohem yasami surdururler. Oyle capalama, gubreleme, sulama gibi bakim ve ozene gereksinme duymazlar. Begendikleri ortamda, begendikleri bicimde buyurler. en umulmadik yerde, hic yesillik bulunmayan kirac topragin ortasinda, yada bir kayanin dibinde, bir dere yataginda rastlayabilirsiniz onlara.

Kimi zaman tek basina, kimi zaman birkaci bir arada. Alacali bulacali giysi tasimazlar. Genellikle acikli koyulu mor rengi yeglerler. Cok seyrek olarak sarisina, yada beyaza kacan acik krem renklisine rastlanir. Butun bitkilerin ak bir ortu altinda uykuya yattiklari kis mevsimi disindaki butun mevsimler onlarindir. Her mevsimde morluklarinin tonu degisir sadece: ilk baharda efletuna kacan acik, yazin daha koyu bir morlukta gorunmeyi severler. Sonbaharda ise tipki basta sozunu ettigim mor menekseler gibi, morun cok parlak tatli koyuluguna burunurler. Insan ayiramaz gozlerini ondan. Hele sari veya kreme calan bir meneksede katilmissa aralarina. doganin bu essiz kontrasti, cicege asik gonulleri buyuler. Bir bale temsilinde koyu renk giyisiler icindeki guzel balerinler arasina birden karisan bembeyaz giyisili bas balerinin yarattigi tatli suprizi duyar insan, boyle bir gorunum karsisinda.

Tam 32 yildir kir menekselerin yasamini izledigim ve ruhca sanki onlarla sarmas dolas oldugum halde, tek bir sari meneksenin yoresini sarmis mor renkli kir menekse topluluguyla yalniz iki kez karsilastim. ikisi de Uludag'da. Hic unutamiyorum o guzelim kucuk menekse cennetini.

Giden butun sevdiklerimize be kendimize, hayellerimizin en genis comertligiyle, kucak kucak kir meneksesi yiginlarindan, genis bir turbe kuralim uzayda....

5 Ocak 1975, Cumhuriyet Gazetesi

* * * * *

Yaslilik ve Ihtiyarlik

Cocukken biz: "Yasi elli - sonu belli" , "Yasi yetmis - isi bitmis" gibi tekerlemeler soylerdik. Sanki kendimiz bu yaslara ulasmayacakmisiz gibi.

Oysa oyle hizli ulasiyor ki insan!..

Cok soylenmistir, "yas" denilen kavramin olcusu zaman; "ihtiyarlik" denilen kavramin denektasi ise "kafa", yani aydinlik dusunme ve yogun calisma yetenegidir, diye. Batidan ve bizden Goethe, Victor Hugo, Bernard Shaw, Bertrand Russel, Huseyin Cahit Yalcin, Halikarnas Balikcisi, saglik ve basarisinin surmesini diledigimiz Sayin Ertugrul Muhsin gibi ornekler gosterirler buna.

Turkiye'de "emeklilik" sozcugu, yasliligi; "yaslilik" ihtiyarligi; "ihtiyarlik" ise olumu animsatir nedense. Firdevsi su huzun dolu sozu yazmis: "Genclik bahar gibidir, ihtiyarlik ise kis gibi. Fakat oyle bir kis ki, arkasindan hic bir zaman bahar gelmeyecektir". Yani "olum gelecek" demektir bu.

Oysa olum, yaslilik, genclik isi degil, henuz gizi (esrari) cozulmemis "ecel" isidir. Bakiniz Omer Hayyam ne diyor:

"Kara toprakla zuhal yildizinin beyninde (yani arasinda)
Felegin her isini aklim ile ettim hal

Anladim gizli acik her isi amma yaliniz,
Bence hallolmadi gitti su muammali ecel".

Su halde cozumu elimizde olmayan bu "muammali" isi, yani olumu dusunmeye gerek yok. O, gelecegi zaman nasil olsa gelir. Asil sunu dusunmeli:

Yasamak denilen sey yeryuzunde ille birkac yil fazla kalmak olmayip, yasama layik olmak, iyilik yapmak ve "olmeden once olmemek" demektir. Yahya Kemal:

"Olmek degildir omrumuzun en feci isi,
Muskul budur ki olmeden evvel olur kisi".

diyor. Cok dogru. Hayali olmayan, umudu kalmayan insan, olmeden once olmus demektir. Hayatta iken olu durumuna dusmemeli. Salahattin Turla'nin yazdigi gibi: "Yaslilik donemi insanin gercekten en gucsuz oldugu, en cok sevgi ve bakima, korunmaya muhtac bulundugu, oysa yigitligi de elden birakmayip disariya karsi bir cinar gibi azametli, kuvvetli, bilgili, tecrubeli, onemli gorunmek icin cirpindigi caresiz bir donemdir" (Cumhuriyet, 9 Mart 1947).

Bu sozlerin icinde elbette gercek payi var. Ama bir insan artik onemini yitirmisse, onemli gorunmek icin cirpinmanin yarari degil, zarari olur ona.

Cunku boyle bir kisi herkesin acimali gozle baktigi bir zavalli durumuna duser, cirpindikca batar ve eski onemini, kisiligini de yitirir busbutun.

Olmek yegdir bu duruma dusmektense..... "Kisi noksanini bilmek gibi irfan olmaz" Turkcemizde "tadinda birakmak" diye bir deyim vardir. Onemini yitirmeye baslayan kisi de, isi tadinda birakip rahat kosesine cekilmeli, kitaplari, anilari, -eger varsa- torunlari arasinda huzur aramali.

Turkiye'de, ozellikle politikacilar ortaminda zaman zaman bunun ters orneklerini goruyor ve onlari acimali gozlerle izliyoruz.

Kendi kendisini zamaninda emekli edebilmesi ve ozel meraklariyla vakit gecirmesini bilmeli insan!

Bizim gibi kafa iscileri icin ozel merak, kitap, kalem ve kagidi son soluga dek elden birakmamaktir.

"Yaslanmak" Goethe'nin dedigi gibi, "Yeni bir yasama girmek demektir. Butun kosullar degismistir. Yaslilikta ya busbutun yasamaktan vazgecmek, ya da yeni kosullara uymak ve yasamin yeni rolunu isteyerek, bilincle benimsemek gerekir." Dogru soz. Emeklilikten sonra yasliliktan ihtiyarliga donusmemenin yolu da insanin kendi sevdigi alanda kafaca veya bedence calismasidir.

Baska bir aleme goc sirasi elbet bir gun bize de gelecek. Butun dilegim o "mukadder" zamana degin kafamin islemesi, kalemimin yaslanip paslanmamasi ve -her seyimi borclu oldugum- vatanim ve halkim icin savasim gucumun surmesidir!..

22 Aralik, 1974, Cumhuriyet Gazetesi

Ataturk'un Dilinden Cumhuriyet'in Ilani

Bu sayı, hayata yeniden dondürülmek üzere dondurulan FM-2030'a
ithaf edilmistir
.
ISIK BINYILI
The Light Millennium TV - LMTV
 

HOME PAGE
for Fall 2000 Issue

TURKISH

@The Light Millennium magazine was created and designed
by Bircan Ünver. Fourth issue. Fall 2000, New York.
http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bağlantılar ve logolar Ağustos 2015'te güncellenmiştir.