ANA SAYFA SANATCILAR DUN & BUGUN YORUMLAR
INGILIZCE-ICINDEKILER YAZARLAR ARSIV KADRO
TURKCE-ICINDEKILER SAIRLER LINKLER ILETISIM


Serdar Arat:
"Sessizlik" ve "Suskunluk" Uzerine...

Bircan UNVER

Serdar Arat, 14 Eylul'de New York'ta The Manhattan Marmara Sanat Galerisi'nde yeni bir kisisel sergi acti. Yapitlarinda; belli bir izlegi ve arayisi gelistirerek surduren sanatci, uc boyutlu rolyefimsi-heykelimsi tualleriyle, artik Arat'in kisisel imzalari olarak yansiyor duvarlardan izleyicilere...

Resime ucuncu boyutu; yine iki boyutlu tuallerle kazandiran sanatci, yarattigi soyut mekan ve isik iliskileri icerisinde de izleyiciyi icinde bulundugu zamandan hem ucuncu bir boyuta cekiyor hem de bu ucuncu boyutla gelecekle ilgili cagrisimlara yonlendiriyor...

Yine farkli donemlerden suregelen gerek tual ve gerekse bakir uzerinden bir ozlemi de disa vuran 19.ncu yuzyilin romantizmi, cagimizda metalasan icerigiyle gecmise nostaljik gondermelerden cok, uc boyutlu tuallerinde gelecege ozlemin referanslari olarak cikiyor karsimiza.

Bundan dokuzbucuk yil once yine New York'ta, Arat'in atolyesinde kendisiyle yaptigimiz bir ilk roportaji, dusunsel boyutta son sergisine, gecmisten bugune bakarak bir degerlendirme acisindan asagida yayinliyoruz. (Bu nedenle yukaridaki konu basligi, 1991 yilinda yapilan roportaja aittir. Imajlar ise son sergisinden...B.U.)

 

1980’den bu yana New York’ta yasayan, cesitli karma ve kisisel sergiler acan Serdar Arat, sanat etkinliklerini Istanbul ve Ankara’da actigi sergilerle de surduruyor. "Dort Yillik Sessizlik" ve "Cok Yillik Sessizlik" adli sergileri, sanat cevrelerinde genis yanki uyandiran Arat ile Ankara Nev Sanat Galerisi’ndeki sergi oncesinde, New York’taki atolyesinde konustuk.

_"Dort Yillik Sessizlik" dizisi bir anlamda 1980-1984 yillari arasinda Turkiye’deki suskunluga deginmekle beraber; ozunde, resim sanatinin niteligiyle ilgili sorulari da icermekte! Bu iki farkli boyut ve yorumun kokenleri nedir?

"Sessizlik" her resmin gizli konusudur. Atolyede verilen mucadele cogu sanatci icin yalniz kalmayi ve sessizligi gerektirir. Calisma suresi uzadikca sessizligin yogunlugu artar. Bu ozellik, bir calisma disiplini olarak, sanat disinda hergangi bir ugrasi icin de gecerli olabilir.

Ancak, burada soz konusu olan, dikkatimizi toplamak icin gerekli olan sessizlikten cok farkli. Resim atolyeden ciktiktan sonra da izleyici ile tamamen "sessizlik" uzerine kurulu bir yaklasimimizda degisik bakis acilari yaratirsa da, "sozcuklerin" resmi "aciklama" gibi bir islevi olmaz. Resim fizik ve plastik yapisiyla sozkonusudur. Biz de bu sessiz ve "sonsuzlamaya" hazir oldugumuz olcude resmin icine girebiliriz.

Resmin cok guclu bir yani var... Resim yuzeyinde yer alan her yuz, her agiz, ne kadar guclu haykiriyor gozukurse, ayni anda ve ayni kuvvetle sessizligi de haykirir. Bunlari soylerken cok somut ornekler geciyor aklimdan: Goya, Picasso ve Bacon en kuvvetli agizlari ve en canhiras cigliklari tekrar tekrar resmedenler. Neredeyse ici disina cikan bu agizlarin beni en cok etkileyen yani, ayni kuvvetle ifade ettikleri "sessizlik"... Bu resim sanatina ozgu bir nitelik. En guclu cigligi ve en derin sessizligi ayni anda, ayni nesne ya da sekilde ifade edebilmenin metaforik anlami yaninda, buyuleyici bir yani da var. Benim icin resmin vazgecilmezligi burada.

Dis bicimler, cogunlukla icgudusel olarak ortaya cikti...

_ Geleneksel resmin belirlenmis bicimini kare, dikdortgen, cok az bir oranda da olsa kullanilsa daire, elips formlarinin diisnda, resmin dis bicimini de olusturmaya yonelisinin ya da belirlenmis cerceveleri reddedisinin kokenlerini aciklayabilir misiniz?

- Benim icin, resmin "dis" bicimini ic yapisindan ayri olarak gormek olanaksiz. Ancak, bu dis bicimlerin cogunlukla icgudusel olarak ortaya ciktigini soyleyebilirim.

Bir olayin birden fazla yuzunu ortaya dokmekle bir sorgulama sureci baslatilir. Atolyede gelismekte olan bir resim de zaman gectikce, bu sorgulamanin izlerini tasidigi surece inandirici, dusundurucu ve heyecan verici olur. Resmin dis bicimi de bu surec icinde ortaya cikar.

Insan beynine gorsel yoldan ulasmak…

_ Yalnizca resminizin dis cercevesini farkli bicimlendirmekle kalmiyor, ona ayrica kalinlik, metal izgaralar, borular ekleyerek heykelimsi ya da rolyef nitelikleri de katiyorsunuz. Gerek bicim gerekse elemanlar olarak, kisisel sembollere donusen nesneleri secmenizin nedenlerini anlatabilir misiniz?

_ Burada, "sembol" sozcugunu cok dikkatli kullanmak gerek. Resmin herhangi bir ogesine (ornegin, tual uzerinde yer alan bir ‘nesne’ye o sozcuklerle bir "sembolik anlam’ yuklenmekle, resim dilinin cok otesine giden ifade gucunu goz ardi etmis oluruz. Muzigin gucunu ancak kulagimizla kavrayabiliriz.


Plastik sanatlarin islevi bu... Insan beynine gorsel yoldan ulasmak. "Yeni Olgu", "teknoloji"nin sanat uretimine artan katkisidir.

_ 20.yuzyil sanatinda, plastik sanatlari kendi icinde (resim, heykel, seramik, kavramsal sanat gibi...) kesin cizgilerle ayirabilir misiniz?

_ Bunlar "kesinlikle asilmaz" kategoriler olmadiklari gibi, ozellikle resim ve heykel arasinda var oldugu sanilan sinir her donemde tekrar tekrar gecilmistir. Yani, burada bahsettigimiz yalnizca 20. yuzyila ozgu bir olay degildir. Eski Misir ve Anadolu uygarliklarinda, ya da Ortacag’dan baslamak uzere Avrupa sanatinda yer alan rolyef gelenegi... Ozellikle Uzakdogu sanatinda gorulen, "kabartma resim" ya da resim gibi boyanmis "heykel" ornekleri... ve hatta, Gotik_Ronesans arasi donemin, bence heykel niteligi tasiyan ve resmin parcasi oldugu gibi, ic yapisini da etkileyen sekilli cerceveleri... Bunlar ilk anda aklima gelen ve en cok bilinen ornekler. 20.yuzyil sanati da bu "kategorilerin" yapayligini vurgulayan orneklerle dolu.

Ayrica, sadece resim, heykel, seramik gibi genel olarak plastik sanatlardan bahsetmiyorum. Muzik, sahne sanatlari, edebiyat gibi bunlar arasinda da hicbir zaman kati kategorik ayrimlar ve yikilmaz, asilmaz, gecilmez sinirlar olmamistir. Cagimiza ozgu, buradaki "yeni olgu", "teknoloji"nin sanat uretimine artan katkisidir.

_ Son yirmi yilda giderek yogunlasan sergilerde; plastik, sahne sanatlari, muzik, edebiyat, sinama, tv gibi dallarin bir butun olarak yorumlanmasi, gelecekte plastik sanatlarin alacagi yon ile ilgili ipucu veriyor mu?

(Arat, sorunun yanitini, bu roportajin sinirlari icerisinde yanitlamak istemedigini belirtti. Bununla birlikte, Arat’in resimlerinden detaylarin dialari, buyuk boyutlarla, Ocak ayindan itibaren Istanbul Devlet Tiyatrosu’nda Semih Firincioyglu tarafindan sahnelenen Buchner’in "Danton’un Olumu" adli oyununda, oyunun akisi icerisinde kullaniliyor.)

_ Turkiye son on yilda plastik sanatlarda hizli bir degisim ve yayilim sureci yasadi. Bu donemi New York’tan izleyen bir sanatci olara, Turk plastik sanatlarindaki bu suratli olusumun, gelismeye katkisi hakkinda ne dusunuyorsunuz?

_ Son on yilda Turk sanat ortaminda yasanan en onemli ve sevindirici gelisme, koleksiyoncularin ve galericilerin ulastigi nokta olsa gerek. Turk sanatini, uluslararasi duzeyde degerlendirmenin onemi kavranirken, ciddi bir koleksiyonculuk ve galericilik anlayisi da yerlesmekte. Ancak, muzecilik konusundaki buyuk boslugu vurgulamak gerekir. Eger, muzecilik akademik bir anlayista ele alinmazsa, gelecekte, icinde yasadigimiz yillarin onemli sanat gelismelerini tarihi agirligi ile kavramamiz olanaksiz olacaktir.

(New York, Subat 1991)

Bu sayı, hayata yeniden dondürülmek üzere dondurulan FM-2030'a
ithaf edilmistir
.
ISIK BINYILI
The Light Millennium TV - LMTV
 

HOME PAGE
for Fall 2000 Issue

TURKISH

@The Light Millennium magazine was created and designed
by Bircan Ünver. Fourth issue. Fall 2000, New York.
http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bağlantılar ve logolar Ağustos 2015'te güncellenmiştir.