ANA SAYFA SANATCILAR DUN & BUGUN YORUMLAR
INGILIZCE-ICINDEKILER YAZARLAR ARSIV KADRO
TURKCE-ICINDEKILER SAIRLER LINKLER ILETISIM


Neyzen TEVFIK


Hazirlayan: Selma YILMAZ

 

Universite yillarinda Sahaflar'da aldigim eski bir kitap, daha once hakkinda herhangi bir dusunceye sahip olmadigim ilginc bir kisilikle tanismama sebep oldu. Bir anda karsima cikan bu gizemli sahsiyete karsi ic dunyamda bir tutku olustu. Belki biraz bendendi belkide biraz bendeki benin disindandi. Ataturk’un de
"ne buyuk ne kuvvetli ruhun var" diye
tanimladigi ve dahi benim tarih sahnemde bir anda felsefi renkleri degistiren kahraman Neyzen Tevfik’di.

Bazi insanlar yasam sahnesinde oynadigi rolu senaryoya bagli kalarak degil kendi benliklerinde olanlarla ortaya dokerler. Senaryoyu yazan baskasi degil, kendileridir. Neyzen de kendi oyununu kendi yazanlardandi. Kendi hakkinda herhangi bir bilgi mirasi birakmadigi halde aldigi her nefeste yaptigi her calisma, O’nu bize anlatmaya yetti.

Neyzen’in isyankar ruhu, kendisini Cumhuriyet sonrasi hiciv edebiyatimizin en buyuk sairi yapti. Toplumun kurallarini hice sayarak doga kanunlarina bas kaldirip, mekan ayrimi yapmadan meyhane, hastane, timarhane arasinda ozgurlugunun bayragini tasiyarak sanat yasamini devam ettirdi. Neyle meyin, siirle musikinin, hayatla olumun, cileli ve zevkli pinarlarindan icerek, isyankar damlalarin seruvenlerini bizlere de gosterdi. Adalet, ozgurluk, halk kudreti, gibi tanimlamalari cagdas bir dunya gorusuyle dile getirdi. Bu perspektifle bozuk duzene, yolsuzluklara, insanliga yakismayan herhangi bir yobaz harekete karsi, hic tukenmeyen sanat ruhuyla kazan kaldirdi.

Cetin Altan da, Neyzen’i ve O’nun hicivlerini soyle tanimlar:
"Siirde yergi, kufurle kafiyenin zeka projektorleriyle insanin gozune sokulmasidir. Gunes’e bakmis gibi bir sure ondan baska bir sey goremezsin. Hemen begenir, hatta ezberler ilk firsatta baskasina tekrarlarsin. O da begenir. Dusunce ozgurluguyle uretimin kisitli ve kisir oldugu diyarlarda, yergi siiri, duduk kapagi kaldirilmis duduklu tencere buhari gibi cok yuksege fiskirir. Neyzen’e karsi saygi ve sevgim, yazdigi yergilerden cok, yasama karsi kabuksuz durma cesaretini gostermesindendi. Bektasiligini, bir eski zaman Bektasi’si gibi yureginin gonderinde ve kimsenein unutamayacagi bir yukseklikte sonuna kadar dalgalandirip gitmisti..."

Ilhan Selcuk’ta soyle ifade eder Neyzen’i:
"Neyzen Tevfik gibi insan kendine ozgudur, az yetisir. Boyle kisinin toplumda dokunulmazligi vardir. Hele ozgurluklerin pekismedigi ve gelenekleri bastirdigi yerlerde halk Neyzen tipindekilere evliya gozuyle bakar, saygi duyar. Siradan
insan, kendisinin yapamadigi isi yapan, tutamadigi yasam bicimini yegliyen bu tur serdengectileri sevgiyle anar."

Dusuncelerin elektronlar gibi bulutsu ozellik gostererek dagildigi Evren’de, Neyzen'den de yayilan huzmeler insanlari etkilemistir. Ozgurluk ve insanlik asiki, yergi ve ney ustadi Neyzen Nevfik'i bir dusunurumuz, bir kac cumleyle ne guzel anlatmistir: "Bence Mevlana ile Neyzen arasinda yakin bir ilgi vardir. Bu iki kisininde ulasmak istedigi hedef ayni, fakat izledikleri yollar ayridir. Mevlana, neyi dergaha sokmus, Neyzen dergahtan cikararak halkin ayagina goturmustur. Mevlana’nin neyi ile Neyzen’in meyi ayni tasavvuf potasinda birlikte eriyen iki kardestir

Mevlana’ya "veli", Neyzen’e "deli" diyenler, veli ile deli arasindaki buyuk tasavvuf kavramini anlamayanlardir. Neyzen, su yalanci Dunya’ya kendini tanitmak icin gelmedi. Ama yine de gercek dunyasi taninmadan gocup gitmistir. Saygi ile aniyoruz. Tevfik Huda’dandir.

Neyzen hayati boyunca ney calmadi. O’nun yazdigi hiciv siirleri, o donem sistemini hem kizdirdi hem dusundurdu. Hiciv siirlerinin yani sira muhabbet, ask,ve kahramanlik siirleri de yasaminda yer aldi. Fakat sohretinin en buyuk nedeni de hicivleri oldu. Edebiyatimizda Nefi Esref’ten sonra turun buyuk ustadi olmayi devam ettirdi. Neyzen’in sahip oldugu gokkusagindan birkac rengi alarak hem Neyzen’i analim hem de kendi renklerimizi zenginlestirelim.

Degil mi?

Ulu Tanri’im, akil ermez sirrina,
Bin bir isami hak da pinhan edersin.
Icirirsin sarabin peymanesini,
Hikmetini sonra ayan edersin.

Gizlenirsin bir nuvenin icinde,
Ademin de seytanin da cinin de,
Her milletin ayri ayri dininde
Sirke, kufre, raybi burhan edersin.


Ask olursun, gonlumuzu yakarsin,
Leyla olur, karsimiza cikarsin,
Rakiyb olur canimizi sikarsin,
Vuslatini bize hicran edersin.
Bozuktur duzenin, olmazsin akort,

Tavsana kac edersin taziya aport,
Haham, papas, hoca ettikce zart zurt,
Alay eder guler isyan edersin.
Sen indirdin yere su dort kitabi,

Ayri ayri her birinin hisabi,
Her bir dinin sensin putu, mihrabi,
Yalanina kendin iman edersin.
Zerdust olmus gorunmussun ateste,

Brahmen’in Visno’sisin Gunes’te,
Bir parlayis parladin ki Kureys’te
Mahbubunu zatina san edersin.


Hem goncasin, hem bulbulsun, hem diken,
Hem canansin, hem de cileyi ceken,
Hikmetine defineler acikken
Seyyah dervis olur selman edersin.


Yok olmadan var olmanin yolu yok,
Kendin gibi seni arayan pek cok,
Hic sasirmaz kaderden attigin ok,
Sevdigini aska nisan edersin.

Izzet-i Nefsinle

 

Her ne yap, yap becerip izzet-I nefsinle gecin
Kimseden bekleme yardim, iki el bir bas icin…

 

Mebus Dediler

Kime sordumsa seni dogru cevap vermediler;
Kimi alcak, kimi hirsiz, kimi deyyus dediler...
Kunyeni almak icin, partiye ettim telefon:
Bizdeki kayda gore, simdi o mebus dediler!...

 

Nifak

Gitme maziye cikan izde o kanli yoldan,
Bil, muhabbetle seni karsilayan seytantdir.
Aldatir lafz-i uhvvetle, tekin ol, kanma;
Muslumanlikta nifak an'ne-i imandir!

 

Coktu Temel

Curudu memleketin icyuzu coktu temel,
Simdilik harice karsi yerimiz olsa dahi,
Yuzumuz yok bakacak kabrine ecdadimizin
Tukurur zannederim cehremize tarihi

 


Neyzen’i donemin yobazlari hic sevmezdi ve O’na "zindik"derlerdi. Hatta bu sebepten dolayi omrunun uzun yiillarini surgunde gecirmek zorunda kaldi. Yazdigi "Degil mi?" adli inanc siiri Neyzen’in inanc yonunu bize daha iyi anlatiyor.

Genel olarak Neyzen’in siirleri gibi kimse tasvir edip anlatamaz. Fakat herkesin belleginde Neyzen’e ait farkli portreler, farkli renkler var. Ben de Neyzen’e ait portremi Mustafa Yesilova’nin renkleriyle tamamlamak istiyorum:
"Normal insanlarin, normalin uzagindaki bu dehayi tanimalari oldukca guctur. Irmak yataginda normaldir. Tasinca da Neyzenlesir. Bence Neyzen bizim tasmis halimizdir, biz O’nun sadece fazlaligina sasmisizdir."

Bu sayı, hayata yeniden dondürülmek üzere dondurulan FM-2030'a
ithaf edilmistir
.
ISIK BINYILI
The Light Millennium TV - LMTV
 

HOME PAGE
for Fall 2000 Issue

TURKISH

@The Light Millennium magazine was created and designed
by Bircan Ünver. Fourth issue. Fall 2000, New York.
http://www.lightmillennium.org

9.ncu sayımızdan itibaren, Türkçe yayınlarımıza IŞIKBİNYILI.ORG sitemiz üzerinden
ulaşabilirsiniz. Bağlantılar ve logolar Ağustos 2015'te güncellenmiştir.