|
"1934
yazinda Bursa Cezaevi kitapliginda bulup
okudugu Simavne Kadisioglu Seyh Bedrettin
adli kitap Nazim'i derinden etkilemisti.
Alti yuz yil once Anadolu'da sosyalist bir
dusunceyi gerceklestirmek icin savasmis
insanlarin olmasi saskinlik vericiydi.
Hep bir agizdan turku soyleyip
hep beraber sulardan cekmek agi,
demiri oya gibi isleyip hep beraber
hep beraber surebilmek topragi,
balli incirleri hep beraber yiyebilmek
yarin yanagindan gayri her seyde
her yerde
hep beraber
diyebilmek
icin
...
Destan'dan
parcalar Haziran 1936'dan baslayarak dergilerde
yayinlanmaya basladi. Sonbahar'da da kitap
ortaya cikti."
(Nazim Hikmet, Turgay Fisekci, Kavram
Yayinlari, Aralik 1997)
Seyh Bedrettin Destani, 1938
yilinda Nazim'in 28 yila mahkum olmasina
neden olmus ve 13 yil hapis yattiktan sonra,
1951'de cikan genel bir afla serbest birakilmistir.
Ardindan da can guvensizligi nedeniyle eski
Sovyetler Birligi'ne kacmak zorunda birakilmis
ve yasaminin geri kalan kismini surgunde
gecirmistir. 1963 yilinda ise Moskova'da
hayata veda etmistir.
* * * * *
Bir Ayrilis Hikayesi
ama nasil,
avuçlarimda camdan bir parça
gibi kalbimi sikip
parmaklarimi kanatarak
kirasiya,
çildirasiya...
Erkek kadina dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasil,
kilometrelerce derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bir besyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
Kadin erkege dedi ki:
-Baktim
dudagimla, yüregimle, kafamla;
severek, korkarak, egilerek,
dudagina, yüregine, kafana.
Simdi ne söylüyorsam
karanlikta bir fisilti gibi sen ögrettin
bana...
Ve artik
biliyorum:
Topragin ---
Yüzü günesli bir ana gibi
---
En son, en güzel çocugunu emzirdigini...
Fakat neyleyim
saçlarim dolanmis
ölmekte olanin parmaklarina
basimi kurtarmam kabil
degil!
Sen
yürümelisin ,
yeni dogan çocugun
gözlerine bakarak...
Sen
yürümelisin,
beni birakarak...
Kadin sustu.
SARILDILAR
Bir kitap düstü yere...
Kapandi bir pencere...
AYRILDILAR...
* * * * *
Piraye Icin Yazilmis: Saat 21-22 Siirleri'nden:
21 Eylul 1945
Oglumuz
hasta,
babasi hapiste,
senin yorgun ellerinde agir basin,
dunyanin hali gibi halimiz...
Insanlar, daha guzel gunlere insanlari tasir,
oglumuz iyilesir,
babasi cikar hapisten,
guler senin altin gozlerinin ici
dunyanin hali gibi halimiz...
24 Eylul 1945
| En
guzel deniz: |
|
henuz
gidilmemis olanidir
|
| En
guzel cocuk: |
|
henuz
buyumedi.
|
| En
guzel gunlerimiz: |
|
henuz
yasamadiklarimiz
|
| Ve
sana soylemek istedigim en guzel soz: |
|
henuz
soylememis oldugum sozdur...
|
|
25 Eylul 1945
Saat
21.
Meydan yerinde kampana vurdu,
nerdeyse koguslarin kapilari kapanir,
Bu sefer hapislik uzun surdu biraz:
8 yil...
Yasamak : umitli bir istir, sevgilim,
yasamak:
seni sevmek gibi ciddi bir istir...
26 Eylul 1945
Bizi
esir ettiler,
bizi hapse attilar:
beni duvarlarin icinde,
seni duvarlarin disinda.
Ufak is bizimkisi.
Asil en kotusu:
bilerek, bilmeyerek
hapishaneyi insanin kendi icinde tasimasi...
Insanlarin bircogu bu hale dusurulmus,
namuslu, caliskan, iyi insanlar
ve seni sevdigim kadar sevilmeye layik...
* * * * *
Nazim Hikmet'in Seyh Bedreddin
Destani'ndaki son siiri:
Yagmur
ciseliyor,
korkarak
yavas sesle
bir ihanet konusmasi gibi.
Yagmur ciseliyor,
beyaz ve ciplak murted ayaklarinin
islak ve karanlik topragin ustunde kosmasi
gibi
Yagmur ciseliyor,
Serezin esnaf carsisinda,
bir bakirci dukkaninin karsisinda
Bedreddinim bir agaca asili
Yagmur ciseliyor.
Gecenin gec ve yildizsiz bir saatidir.
Ve yagmurda islanan
yapraksiz bir dalda sallanan seyhimin
cirilciplak etidir.
Yagmur ciseliyor.
Serez carsisi dilsiz,
Serez carsisi kor.
Havada konusmamanin, gormemenin kahrolasi
huznu.
Ve Serez carsisi kapatmis elleriyle yuzunu.
Yagmus ciseliyor.
* * * * *
Yasamaya Dair - 3
Bu
dunya soguyacak,
Yildizlarin arasinda bir yildiz,
hem de en ufaciklarindan,
mavi kadifede bir yaldiz zerresi yani,
yani, bu kocaman dunyamiz
Bu dunya soguyacak gunun birinde,
hatta bir buz yigini
yahut olu bir bulut gibi de degil,
bos bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlikta ucsuz bucaksiz.
Simdiden cekilecek acisi bunun,
duyulacak mahzunlugu simdiden.
Boylesine sevilecek bu dunya
<Yasadim> diyebilmen icin...
_ _ _ _ _
Nice Binyillara Sevgili Nazim
Hep dusuncelerimizdesin
Sevgili NAZIM...
Siirlerinle, duslerinle
Ozlemlerinle, asklarinla
Dunkunden daha cok
Cogalarak ve derinleserek
YASIYORSUN...
YUREKLERIMIZDE ve
HAYATIMIZDA...
Cunku senin kadar
Hic kimse anlatamadi
Anlatamadi bize kendimizi
Ve de duslerimizi
Her birimizde bir parca SEN
Sevgiye, hasrete, ayriliga,
Coskulara ve guzel yarinlara dair...
Siirlerin ve buyuk umutlarin
Tasiyacak bizleri
Daha nice nice yeni kusaklara...
Seni cok ozluyoruz Nazim
Tipki binyillik bir dostu ozler gibi
Tipki senin vatanini ozledigin gibi...
Tipki GUZEL YARINLARI ozler gibi...
Nice BINYILLARA sevgili NAZIM...
Bircan Unver, 3 Mart 2002, New York.
|