|
Izlenim
Yazisi
Unutulmayan
Sair Nazim Hikmet Anildi.
Dogumunun
100. Yildonumunde Nazim Hikmet
Isik
Binyili, New York
Gungor
Mimargolu ve Serdar Ilhan'in organizasyonunda, Manhattan'da
14 Nisan 2002 tarihinde, Pazar aksami, Dannie Kaye Playhouse,
Hunter College'de, Nazim Hikmet'in Yuzuncu Dogum Yildonumu
anisina gorkemli bir etkinlik duzenlendi. 700 kisilik
salonda tek bir bos yer yoktu. Geceye New York'ta yasayan
Turkler kadar yabancilar da ilgi gosterdi.
 |
| Nazim
Hikmet'i New York'ta "Anma Gecesi"ni,
Gungor Mimaroglu ve Serdar Ilhan bir yildiz yagmuruna
donusturdu. Etkinlikte Nazim'dan bestelerini seslendiren
Zulfu Livaneli, 13 Nisan'da The Manhattan Marmara'da
gerceklestirilen bir resepsiyonda Gungor Mimarolgu
ve Ahmet Gursoy ile birarada. |
Turkiye Cumhuriyeti vatandasligindan cikarildigi yeni
kesinlesen Nazim Hikmet'in Amerika'da layikiyla anilmasina
gonullu olan Gungor Mimaroglu ve Serdar Ilhan; "Nazim'a
duydugumuz sevgi, saygi ve hayranlik ozgun amacimizi
olusturuyor. Ayrica Nazim Hikmet, Lorca, Mayakowski
ve Neruda'yla birlikte caga damgasini vuran dort buyuk
sairden biridir," aciklamasini yaptilar etkinlik
oncesi.
Geceye
katkida bulunan sanatci ve yazarlar ise: Kiymet Coskun,
Aysegul Durakoglu Berent
Enc, Genco Erkal, Stephen Kinzer, Mutlu Konuk, Zulfu
Livaneli, Latife Mardin, Ilhan
Mimaroglu, Zeynep Oral, Tamer Pinarbasi, Tilbe Saran,
Zisan Ugurlu ve Yasin Uygunca.
Gecenin
sunumunu Berent Enc yapti. Programin acilisi olarak
da, Nazim Hikmet'in "Otobiyografi" adli siirini
Ingilizce okudu.
Francis
Kazan, Prof. Mutlu Konuk ve Zeynep Oral, The Manhattan
Marmara'da etkinlik oncesi resepsiyonda...
Brown Universitesi'nde, "Karsilastirmali Edebiyat"
dersleri veren Prof. Mutlu Konuk, ayni zamanda Nazim
Hikmet'in siirlerini Amerikan edebiyatina kazandirmak
icin bir omur harcayan iki cevirmenden biri.
Bundan yirmibesyil once Nazim'dan siirleri tek
tek cevirerek, Amerika'da yayinlanan bazi siir dergilerinde
yayinlatmayla baslar, Prof. Konuk ve Randy Blasing'in
Nazim Hikmet'i, Amerikan edebiyatina kazandirma girisimleri.
Ve bugun, sekizinci baskilari tukenen Ingilizce kitaplarina,
yeni baskilari eklendi. Etkinlige
parelel dinleyicilere yayinevi tarafindan sunulmasina
ozen gosterilen, Randy Blasing ve Mutlu Konuk'un cevirileriyle,
"Insan Manzaralari" ve "Nazim Hikmet'in
Siirleri" adli Ingilizce kitaplar, Persea Kitabevi
tarafindan, genisletilmis baskilariyla yayinlandi. Nazim
Hikmet'in dunya literatundeki yeri ve siir dilinin bir
degerlendirmesini iceren ve 20nci yuzyil dunya siirinde
en fazla yeri almasini saglayan nedenlerden baslicasi
olarak, Turk siirinin geleneksel motif ve Osmanli siirinden
etkileri, uluslararasi modernist bir boyut getirmesi
olarak degerlendiren, kapsamli bir konusma yapti
Prof. Konuk.
Cumhuriyet
Gazetesi yazarlarindan Zeynep Oral ise Nazim Hikmet'in
ice ice gecmis siirleri, yasam ve karakterini alti kavramla
tanimladi: 1) Dusunce, 2) Yaraticilik, 3) Direnc, 4)
Ask-Sevgi, ("Ask icin olebilirdi", seklinde
ozetliyor Nazim'in ask'la olan iliskisini) 5) Cesaret
ve 6) Empati. Oral, konusmasinin sonunda ayrica,
kendisinin de bir oykusunu anlatti. Moskova'ya bir gezi
sirasinda, arabanin ariza yaptigi bir yerde, her tarafin
daglarla kapli ve beklemekten baska yapilacak bir sey
olmadigi bir zaman diliminde, o esnada yanlarindan gecerken
bir trakto durur. Icinde alti cocuk ve iki koylu var
iken Oral'in yaninda olan tercumani konusmaya baslar
koylulerden biriyle. Tercumani, o esnada, Zeynep Oral'i
onlara, Turk oldugunu da belirterek, tanitir.
Ama
iki Rus koylusu, kuskuyla Zeynep Oral'in Turk olduguna
inanmazlar. Once, Turkce birseyler soylemesini isterler.
Oral'da, rakamlardan baslar. Inandirici olmaz. Ikinci
bir deneme de yine onlari ikna etmez. Sonra iki Rus
koylusu kendi aralarinda bir konusma yapar ve Oral'a
donerek; Tercuman'a, o halde bize Nazim Hikmet'ten bir siir
okursa, onun Turk olduguna inaniriz, derler. Ve Oral,
ancak Nazim'dan bir siir okuyarak kendisinin Turk vatandasi
olduguna ikna eder Rus koyluleri. Bu oykusunun sonucunda
Oral, ulkesi disinda kendisinin Turk vatandasi oldugunu
ancak Nazim Hikmet'le kanitlayabildigini, asla unutamayacagini
vurguladi.
 |
|
Arif
Mardin ve Ilhan Mimaroglu
|
Besteci
ve yazar Ilhan Mimaroglu, Nazim Hikmet'in 1923 yilinda
yazdigi "Makinalasmak Istiyorum" adli siirini,
kendi bestesi ve Aysegul Durakoglu'nun piyanosu esliginde,
okudu. Gerek Mimaroglu'nun siiri okumasindaki ozgunluk,
gerekse bu siir icin yazilmis bestesini, Aysegul Durakoglu'nun
piyanodaki esligi, gecenin doyumsuz surprizlerindendi.
 |
|
Ahmet
Gursoy, Stephen Kinzer ve Latife Mardin, resepsionda
bir arada...
|
"Unutulmayan
Sair'i Anmak" gecesinin uluslararasi boyutta bir
konugu ise Stephen Kinzer'di.
Kinzer, "Crescent
& Star: Turkey Between Two Worlds" adli
kitabinda da, Turkiye'nin en cok sevdigi sairin, kendisinin
de en cok sevdigi sair Nazim Hikmet oldugunu belirtmis,
Nazim'a ayrilmis bir bolumde. Kinzer, konusmasinin baslangicinda, Turkiye'ye
gittiginde nasil Turkiye'yi taniyabilir sorusuna yanitlar
ararken, ilk olarak bolca raki icmesi onerilir. Sonunda
bu oneriyi uygular ve gecenin sonunda, kendisini evine
bir arkadasi birakmak durumunda kaldiginda, Tarabya'da
arabadan disari cikip taze havayi soluyunca, arkadasina
doner ve sorar, "Gercekten Turkiye'yi tanimak icin
ilk adimi attim mi?" Arkadasi da yanitlar, "Evet,
ilk adimi attin, bir sonraki adim ise Nazim Hikmet'i
tanimak."
Kinzer
ayni zamanda, Nazim Hikmet ile Ataturk'un birbirine
"en cok" benzedigiyle ilgili bir degerlendirme
de yapti. Ikisi de Selanik dogumlu olmasi nedeniyle,
ayni sehirde dogan, ikisi de sarisin ve gozleri mavi
ve ikisi de kendi idealleri ve yetileri dogrultusunda,
daha iyi bir Turkiye icin idealleri olan ve ugurda buyuk
mucadeleler veren iki buyuk adam. Evet, Ataturk, bugun
20nci yuzyilin yetistirdigi en etkin devlet adamlarindan
biri. Nazim Hikmet ise, uluslararasi bir sair, barisci,
humanist, ve de "romantik" bir kominist.
Kinzer,
Nazim Hikmet'in 1950 yillar 1960'li yillarin ilk donemi
olmak uzere butun dunyayi dolastigini ve yalniz Amerikalilarin
vize vermemis olmasini da gundeme getirdi. Kendi cocukluk
donemine rastlayan o yillarin, Sair'in yasadigi ulkeyi
ziyaret etmek istemesinin engellenmesinden duydugu uzuntuyu
belirtti. Nazim'in Amerika'yi seyahat etme dusunun gerceklesememesinin
nedeninin, o donemdeki Amerika'nin "komunist ideoloji"e
bakisinin bir sonucu oldugunu ifade etti.
Bugun itibariye, Nazim Hikmet yasadigi surecte
Amerika'yi gorememis, seyahat izni verilmemisti ama
dogumundan yuzyil ve hayattan ayrilisindan otuzdokuz
yil sonra, Amerika'nin kulturel baskenti, New York'ta
yediyuzkisinin katilimiyla, sair anilmis ve dogum gunu
de, uluslararasi bir katilimla kutlanmisti.
Kinzer'in
konusmasinda ayrica, Walt Whitman ve Nazim Hikmet arasinda
bir paralellik kurmasi da carpiciydi.
Nazim'in yasadiklarina benzer, Amerika da Whitman'a
paralel acilar yasatmisti. Kinzer, konusmasinin sonucunda,
Whitman'dan, "My Dear America Is Singing"
adli siiri okudu ve Whitman'in Amerika'nin sarkisini
dinledigi insanlari, siirinde ifade ettigi gibi, ayni
sekilde Nazim'da, Turkiye'nin insanlarinin sarkilarini
dinledi ve ifade etti, seklinde, konusmasini tamamladi.
Geceye,
babasi ile ilgili bir aniyla Latife Mardin de katkida
bulundu. Mardin'in babasi Yusuf Ziya Onis ile Nazim
Hikmet'in olaganustu kosullarda bir araya gelmesi ve
o kosullarda gelisen dostluklarinin bir anisi olarak,
Nazim Hikmet'in,
Yusuf Ziya Onis'in yagli boya bir portresinin
o gunlerden kalan hazine degerinde bir ani olarak, dinleyicilerle
paylasti ve Nazim'in yaptigi bu portre, dinleyicilere
bir sovale uzerinden sahneden sergilendi.
Mardin,
konusmasinda babasi ile Nazim Hikmet'in dostlugunu anlatti.
Yusuf Ziya Onis Bey, gercekci, organizator ve de 1924
yilinda, Turkiye Milli Futbol Federasyonun baskani olarak,
Turk Milli Takimini, Paris, Olimpiyatlarina katilmasini
saglayan farkli bir alanda etkin bir isim. Ancak onlarin
tanismalari, 1939'da hapishanede gerceklesir. Bu donemde
farkli goruslere sahip olsalar da, dost olmalarinin
bir sonucu olarak, Sair, Yusuf Ziya Bey'in bir portresini
yapar ve hayattan ayrilana kadar da, Yusuf Ziya Bey'in
evinde bu portre asilidir. Daha sonra bu resim, babasindan
Latife Mardin'e gecer.
 |
|
Genco
Erkal
|
Genco
Erkal iki yil kadar once,
Nazim Hikmet'in kitabinin bir uyarlamasi olan
"Insan Manzaralari" adli tek kisilik oyununu
New York'ta sahnelemisti. Genco, adeta tek kisilik bir
oyun performansinda, sairden secme siirleri yasayarak
ve yasatarak okudu. "Davet", "Memet",
"Nazim Vatan Haini Diyorlar" gibi bircok siir;
adeta o ozlemleri, acilari, hasretleri yasarcasina okurken, dinleyicilere, hem Nazim'in yarim asir once yazilmis siirlerinin,
duygusunu, coskusunu, isyanini, haksizligini, ozlemini,
hasretini ve de umutlarini yansitirken, ayni zamanda
Nazim'in siirleri araciligiyla, bugun hala degismeyen
bir cok deger ve duyguda dinleyiceleri yeniden bulusturdu.
Ornegin; "Bu
memleket bizim", adli misrada, Genco Erkal, bu
misrayi tum dinleyicilerle koro olarak da seslendirdi.
Evet, uzakta da olsak, "Turkiye bizimdi,"
ve de Nazim'in yazdigi gunku kadar anlamli, sicak, taze
ve buralardan da Turkiye'ye sahip cikmamizi hatirlatti
bir kez daha...
Gecenin
son sanatcisi olarak sahne alan Zulfu Livaneli, Nazim
Hikmet'in siirlerinden ilk olarak 1978 yilinda besteledigi
muziklerden olusan bir plak yayinlandigini ve bu plak,
gerek Turkiye'de, gerek Almanya, Yunanistan, Fransa
ve bircok ulkede cok buyuk bir ilgi gordugune degindi.
Daha sonra, Istanbul'dan kendi orkestrasinin programa
katilamadigindan New York'ta yasayan piyanist Yasin
Uygunca ve kanunda Tamer Pinarbasi esliginde; Karli Kayin Ormani, Yigidim
Aslanim, Leylim Ley gibi sarkilarini, yediyuzkisilik
koro esliginde seslendirdi.
Zulfu
Livaneli, Nazim'in siirlerini, ozgun muzik yorumlariyla
gerek Turkiye'de ve gerekse yurtdisinda, 1978 yilinda
ilk yayinlanan "Nazim Turkuleri" adli plagindan
bugune, ortak muzik kulturumuze kazandirdi. Ornegin;
New York gibi bir sehirde, farkli kusaklarin bir arada
ve farkli donemlerde bu metropol kentine yerlesmis olmalarina
ragmen, "Nazim Turkuleri"ni, boylesine yediyuz
kisilik bir koro ile paylasabilmenin guzelligini yasatti
bize Livaneli, "Unutulmayan Sair Nazim Hikmet"
gecesinde.

Resepsiyonda,
Arif Mardin, New York Baskonsolosu Mehmet Ezen'in esi
Gul Ezen ile birarada...
|