|
BARIS
MANÇO
(02.01.1943 - 31.01.1999)
"Geçmisine
sahip olmayan bugünü anlayamaz
ve gelecegini kuramaz."
Besteci, Yorumcu,
Televizyon Programi Yapimcisi ve Sunucusu
Birçok Ilklere ve Rekorlara Imzasini Atmis Bir
Türk Halk Adami:
BM777DD
Savas
MANÇO
Baris
Manço, 1943 yilinin 1 Ocak'in 2'sine baglayan
gece Üsküdar, Zeynep Kâmil Dogumevinde
dünyaya geldi. Babasi Ismail Hakki Bey ve Annesi
Rikkat hanimin dört bes yildir tüm siddetiyle
devam eden ikinci Dünya Savasinin insanliga getirdigi
"Baris Özlemi"ni dile getirmek ve tüm
Cihan'a tercüman olmak istemeleri onlari, Türkiye'de
ilk defa bir çocuga "Baris" adini vermeye
yönlendirmistir. Ogullari da tüm yasami boyunca
onlari mahcup etmemis, hayirli bir evlat olmus ve sonunda,
Tanrisina kavusurken bizlere; "Insanligin Baris
Içinde Yasayabilmesi" için düsünülüp
hazirlanmis ve 56 yil süreli bir ömre yayilmis;
çok önemli ve çok degerli bir ürün
dizesi birakmistir.
41 yillik kendine özgü kültür çalismasi
Türk Ulusu'nu; Baris ve Umut yolunun, sevgi, saygi
ve güven içinde ortaya konacak özverili
kisisel çaba'dan geçtigini vurgulayan
yapitiyla, benligi ve yüregi etrafinda birlestirebilmistir.
Bu yüzden ve de dogal olarak, ülkesinin en
çok sevilen kisilerinden biri olmustur.
Baris Manço
Ankara Koleji ve Istanbul-Yeldegirmeni ilkokullarindan
ve Galatasaray (numarasi 1018, lâkabi Küçük
Ayi) Lisesi'nden sonra, 1969'da Belçika-Liège
Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi'nde ögrenimini
tamamladi. Dünya dillerinden Türkçe,
Fransizca, Ingilizce ve Japonca'yi iyi konusur ayrica
Almanca, Arapça, Hollandaca, Ispanyolca ve Italyanca
araciligiyla da derdini anlatabilirdi.
Ailesinden,
milletinden, egitiminden, yasamindan ve, en önemlisi,
Tanri vergisi olan yeteneklerinden ve benliginden aldigi
zengin bilgi ve kültür toplami onun tüm
dünya insanlariyla dogrudan, sevimli ve karsilikli
verimli, yüksek dereceli bir iletisim kurabilmesine
basamak olmustur.
Baris Manço ilk kez sahneye 1958 yilinda, Moda
Dügün Salonunda çikti. Ardindan, sinif
arkadaslariyla kurdugu Harmoniler adli gurubuyla, Galatasaray
Lisesi Tevfik Fikret Salonu'nda dikkati çekti.
41 yili bulan sanat yasamini ve özgün müzigini,
içlerinde Mogollar'inda bulundugu Türk ve
yabanci bir çok müzisyenle, vatani görevini
Topçu Tegmeni olarak bitirdigi 1973'ten, 31 Ocak
1999'a kadar da ismini, her aksam Istanbul Haydarpasa
garindan hareket edip 3 gün boyunca Anadolu'yu
Kuzeybati - Güneydogu verevlemesine geçerek
Dicle irmaginin kaynaklarindan birine yakin bir yerlere
dar bir alanda kalmis küçücük
Kurtalan'i; bu eski Mezopotamya sehrini; Dogu Roma ve
Osmanli Imparatorluklarinin bassehrine; Türkiye'nin
en büyük sehrine baslayan iddiasiz trenden
alan, kendi gurubu "Kurtalan Ekspresi" ile
paylasti.
Besteledigi 200'ün üzerindeki sarkinin bir
bölümü Yunanca, Romence, Bulgarca, Arapça,
Farsça, Kürtçe, Japonca, Ibrânice,
Fransizca, Ingilizce ve Hollandaca'ya çevrilerek,
kendisi ve / veya baska sanatçilar tarafindan
seslendirildi.
Baris Manço'nun tüm sarkilari atasözleriyle
bezenmis sade kaliplar içinde, neredeyse "çocuk
dilinde yazilmis" diyebilecegimiz kadar kolay anlasilan
dizeler olmalarina karsin, içerikleri çok
derin anlamlar tasirr. Aslinda Baris Manço sarkilarini
ve yasaminin son 11 yilini dolduran "7 den 77 ye"
ve "Dolu Dizgin" televizyon programlarini,
Atatürk'ün basilkesi "Yurt'ta baris -
Evren"de baris ikili çizgisi etrafina, tig
isi örercesine sabirla bezemistir. Öylesine
ki yapit buram buram; toplumumuz açisindan Cumhuriyetimiz,
Milli bütünlügümüz ve beraberligimiz,
Evrensel kardeslik ve Evrensel baris; birey acisindan
da (yapacagini en iyi sekilde yapmak için) Özverili
çalisma, Esitlik, Dogruluk, Alçakgönüllülük,
dogaya ve insana Saygi, Sevgi, Aile bütünlügü,
Egitim (sarkilarindan birinin adi sadece "Oku bakiyim,
Aayı!"dir. 1992 -1994 arasi Pazar günleri
yönettigi Milliyet gazetesi 4'üncü sahifesininde
adi "Oku bakiyim!" idi), Geçmisin bilinmesi
ve taninmasi (Baris Manço "Geçmisine
sahip olmayan bugünü anlayamaz ve gelecegini
kuramaz" derdi), Güven, i çbarisi ve
Bireysel özgürlük kokar.
Baris Manço'dan, resmini de basarak "Türk
rock idolü" diye bahseden ilk yabanci yayin,
bir Amerikan ilim dergisi olan "National Geographic
Magazin'in Mart 1973 (bakiniz sayfa 380) sayisi olmustur.
Ardindan gelen yillarda, 5 kitanin birçok ülkesinde;
hergün milyonun üstünde satan Italyan
spor gazetesi "Corriere dello Sport" dahil;
yüzlerce basin organi Baris Manço'yu konu
etmistir. Bunun sonucu olarak ta Baris Manço'nun
telif haklari bordrolarinda Venezuella, Kongo Brazavil
veya Malezya gibi uzak ülkeleri görmek olagan
olmustur.
Baris Manço, 41 yillik sanat yasami boyunca ülkesinin
küçük - büyük bütün
sehirlerinde binlerce kere sahneye çiktigi gibi
Japonya, Malezya, Avustralya, Kongo, Arjantin, Amerika
Birlesik Devletleri, Rusya, eski Sovyetler Birliginin
Türkî cumhuriyetleri ve bölgeleri, Arap
ülkeleri, Kibris, Bulgaristan, Bosna, Almanya,
Hollanda, Isviçre, Avusturya, Belçika
ve Fransa'da da sarkilarini icra etmis ve bu ülkelerin
radyo ve televizyonlarina konuk olmustur.
1988
yili Ekim ayinda TRT1'de çocuk ve aileye yönelik,
belkemigi Baris Manço'nun müzigi olan bir
"eglenceli egitim ve kültür programi"
basladi: "7 den 77 ye". Bu programin ülküsü
ve islevi su idi: yoksulluk, ates ve kan ile dolu bir
ortamda yasamasina karsin Evren vatandasi hâlâ
gülebilir! Baska bir deyimle program, "Gerçege
sadik kalarak gerçekçi basina alternatif
olmak" savinda idi. 1996 sonunda TGRT'den geçtikten
sonra, 6 Aralik 1998 günü ATV'de, 378'inci
sayisiyla seyircisine veda eden program evrende 100
milyonlarca kisiye ulasti (Türk televizyonlari
TÜRKSAT sisteminin 3 jeostasyoner uydusu araciligiyla
5 kitaya yayin yapmaktadir). Baris Manço, 10
yil 3 ay yasayan bu program için Ekvator'dan
Kutuplar'a, 5 kitada 100'den fazla degisik yöreye
giderek, 600.000 km.'ye yakin yol katetti, "Evren
vatandasinin gülümsemesini aradi, buldu ve
baska "Evren vatandasi"na tasidi ve verdi.
1992-1993
yillarinda 52 kere her Persembe aksami saat 21.00 de
TRT1 ekranina gelen "4 X 21 Dolu Dizgin" programi
ise ülkemiz televizyonculuk tarihine en zengin
ve en kaliteli "Talk Show" olarak geçti.
"Dolu Dizgin", kardes Türkî Cumhuriyetler
sanatçilariniülkemizde ilk defa konuk edip
tanitan ve içeriginde ayni gün (31 Aralik
1992) podyumunda 500'den fazla çocukla birlikte
4 Devlet Baskanini konuk ederken Anadolu'nun 4 kösesi
ve merkezi konumunda olan 5 kentten ve Azerbaycan, Bosna
ve Kibris'tan girisler yapan tek programdir.
Baris MANÇO, 41 yillik sanat yasaminda kendisine
layik görülüp verilen 300'ün üzerinde
ödülün disinda,
asagidaki ünvanlara da sahip oldu:
*Bulgaristan
Cumhuriyeti: Altin Orfe Sanat ve Müzik Ödülü,
Varna (1980)
*Türk-Amerikan Cemiyeti: Seref Üyesi Ünvani,
New York (1989)
*Türkiye Cumhuriyeti: Devlet Sanatçisi Ünvani,
Ankara (1991)
*Hacettepe Üniversitesi: Sanatta Onursal Doktor
Ünvani, Ankara (1991)
*Soka Gakkai Üniversitesi: Uluslararasi Kültür
ve Baris Ödülü Tokyo, Japonya (1991)
*Belçika Kralligi: Léopold II Sövalyesi
Nisani, Brüksel (1992)
*Fransa Cumhuriyeti: Sanat ve Edebiyat Sövalyesi
Niiani, Paris (1992)
*Pamukkale
Üniversitesi: Onursal Doktor Ünvani, Denizli
(1995)
*Min-On
Sanat Vakfi: Yüksek Seref Madalyasi Tokyo, Japonya
(1995)
*Liège
Sehri Onursal Hemsehriligi Liège, Belçika
(1997)
*Türkmenistan Cumhuriyeti: Onursal Türkmen
Vatandasligi, Agkabad (1998)
*Türkmenistan Cumhuriyeti: Fahri Profesörlük
Ünvani Agkabad (1998)
31 Ocak 1999 günü aramizdan ayrildiginda Baris,
Lale'nin esi ve Dogukan'la Batikan'in babalari idi.
Son söz: Tanri'nin ona layik gördügü
yetenekler; ona verilen isim; 56 yillik dogaya yakin,
çocuksu diyebilecegim yasami; 41 yillik anlamli
ve verimli çabasi; aramizdan ayrildiginda, yurtta
ve cihanda onu tanimi olanlarin üzüntülerinin
yogunlugu ve daha sagliginda "Evren vatandasligi"na
ona yönlendirdigi sinirsiz sevginin giderek çig
gibi artmasi bana kardesimin seçilmis bir insan
oldugunu ve ona verilen görevi layikiyla basardigini
düsündürüyor. Nur içinde
yatsin ve Tanri, varsa günahlarini affetsin: Amin!
Eger Baris Manço olayi varsa parolasi isminin
ve adlari "7 den 77'ye" ve "Dolu Dizgin"
iki televizyon programinin bas harflerinden meydana
gelmelidir: BM777DD
Savas dolu bir evrende - savas olmadan baris olmaz,
dogru ama Baris'a giden yol Sevgi'dir...
Liège,
26 Nisan 2001
* * * * *
5 Ocak 2002 günkü "RAPORUM":
"Kardesimi ölüm yil dönümünde
degil de, dogum yildönümünde, 1-2 Ocak
gecesine yakin tarihlerde ansinlar."
Mahatma Gandhi'nin bir sözü: Il
níy a pas de chemin qui mène à
la Paix, la Paix, cíest le chemin.
There is no way to Peace, Peace is the way.
Baris'a
giden yol yoktur, Baris yoldur.
En kisa yol, Türkçe yol... Ben, Asik Veysel'in
dedigi gibi "Uzun ince bir yoldayim".
Baris Manço'nun
dogum gunu anisina, 2,5
ayimi tam tamina dolduran yogun çalismalardan,
gecede en fazla 4 saat uykudan ve 7 kilo kaybettikten
sonra 5 Ocak 2002 de geçti.
Daha
önce, 1 Ocak'ta, Istanbul'da Çocuk Vakfi,
Kardesime çok yakisan bir dogum
günü kutlamasi yapti. Bizlerse onu, dogum
gününe en yakin Cumartesi olan 5 Ocak 2002'de,
500'den fazla Baris'i severle birlikte, Belçika
- Cheratte kasabasinda andik. O güne Cem Karaca,
Cahit Berkay, Altin Çocuklar orkestrasi, Luc
Baiwir ve Françoise Viatour, ozan Ömer Kadan,
gurup Divan, gurup Baris, Vincent Britta, Herstal çocuk
korosu, Retinne folklor gurubu ve Cheratte folklor gurubu
sevgi ile katildilar. Ben ise, 31 Ocak 1999'dan beri
yürütmekte oldugum 4 projeyi yeniden duyurdum:
1-)
Kardesimin Belçika'daki evinin "Baris Manço
müzesi ve onun yapitinikoruma, evrensellestirme
ve tanitma isleviyle yükümlü bir Türk
kültür yuvasi"na
dönüstürülmesi;
2-)
Bu evin üstünde bulundugu sokagin o kisminin
"Baris Manço sokagi" olarak yeniden
isimlendirilmesi;
3-) Kardesim
ve onun gibi yapit birakip giden sevdiklerimizin genelde
ölüm günlerinde
degil de dogum günlerinde anilmasi;
4-)
1 Ocak gününün dünyada "Baris
ve Sevgi" günü olmasi ve herkesten birbirlerine
"Yeni yilin Baris ve Sevgi dolu olsun" demelerinin
istenmesi.
3'üncü
projeme dayanak olarak sunlari söylüyorum:
Dogum bir
mucizedir, sevinç doludur, mut ve umut getirir.
Ölüm ise tam tersine
olagan bir seydir, ayriliktir ve kederlidir. Dogum coskuyla,
ölüm ise
hüzünle anilir. Atamizi 10 Kasim'larda ve,
giderek sahtelesen, göstermelik,
yapma bir kederle anmak bence, onu yeniden öldürmege
denktir.
Sanirim böyle
düsüncelerle müslümanlarda Mevlid
(Hazreti Muhammed'in dogum günü:
bu yil 24-25 Mayis gecesine denk geliyor), hiristiyanlarda
ise Noel (Hazreti Isa'nin dogum günü: her
yil 24-25 Aralik gecesi) kutlaniyor.
Örnekler
çok: bu yil Kemal Sunal, Aziz Nesin, Nazim Hikmet,
Elvis Presley (Victor
Hugo 21.06.2002 günü, 200'üncü dogum
gününde anilacak) dogum günlerinde anildilar.
Cumhuriyetimizi dogdugu gün olan 29 Ekim'de kutluyoruz:
ölmesini beklemiyoruz bayram yapmak için...
01.06.2000
günü yasama geçirdigim "Baris
Manço B-4030 Belçika" - "Baris
Manço 7
den 77'ye" "Dolu Dizgin", "Baris
ve Sevgi Dernegi"ni, adi üstünde, "Baris
ve Sevgi"
için kurdum ve onu, yukarda sözettigim 4
projemle yükümlendirdim.
Burada
önemli bir noktaya dokunmak istiyorum: insanlar
bizlerden ayrilmis sevdikleri
kisileri anmaya gerçekten saygi ile ve en dogru
oldugunu sandiklari sekilde yaklasirlar: bundan da kimsenin
s üphesi olamaz. Benim onlardan tek istedigim "mutsuzluk"
yerine "mutluluk" hissetmeleri: bizden ayrilanlarin,
eger varsa biraktiklari Yapit'lari, kendileriyle birlikte
dogmusturlar. Yapit, yasama geçmesine araci olanla
birlikte dogar. Sanirim Ulu Tanr''nin görev için
seçtigi kullarini bizlerden ayiran da budur :
onlar yapitlariyla birlikte dogarlar.
Baris
Manço'da buraya bir görevle gelip, gitti.
Onun yapiti ulusumuza verdigi "Umut"tu!
Bence
büyüklerimizi ölümlerinde ananlara
sevgi ile yaklasip onlara bu dediklerimi
anlatmali: somurtuk yüzlerin yerine gülümser
yüzler istiyorum...
Biliyorum
bu tür düsünüs Mahatma Gandhi felsefesine
yaklasiyor ama Mahatma Gandhi
de ulusuna Umut getirmisti: olaylara gülümseyerek
yaklasip ayni anlayisla çözümler getirmeliyiz.
Aslinda
ben, Baris'a yaklasan her insanin ona sevgiyle geldigini
biliyorum. Kardesimin vefat yildönümü
olan 31 Ocak ile topraga verilisinin yildönümü
olan 3 Subat arasi için etkinlik hazirlayanlar
da olaylarina, belki bir kaç maddi çikar
düsünenin disinda, sadece sevgiyle yaklasiyorlar:
bundan da eminim. Kimsenin Baris sevgisine bir diyecegim
yok ama onlardan kardesimi, ölüm günlerinde
degil de, dogum günlerinde anmalarini isteyebilirim!
Bu da onun yapitinin yasamini uzatir.
Ben
kardesimi ölüm günlerinde anmiyorum ve
ananlardan da rica ediyorum: onu ölüm
yil dönümünde degil de, dogum yildönümünde,
1-2 Ocak gecesine yakin tarihlerde ansinlar. Benim bu
yil için hazirladigim etkinlikler 1 Ocak 2002
sabahi basladilar ve 5 Ocak 2002 aksami bittiler.
Baris
ve sevgi dileklerimle,
Savas MANÇO, Agabeyi
|