|
Ender
Guzey: "Konstantinopolis'ten Istanbul'a"
Heykel Sokagi Projesi
Roportaj:
Canan Pak TUMAY
 |
 |
| Ender
Guzey: "Konstantantinapolis'ten Istanbul'a" |
Heykel Sokagi Projesi |
_
Ender Guzey 1951 Istanbul dogumlu, sanat tahsilini Munih
Guzel Sanatlar Akademisi'nde yapti. Calismalarini hem
Istanbul hem Almanya'da surduruyor; Munih'de ve Istanbul'daki
atolyelerinde.
_
Evet, boylelikle iki ulkede sanat calismalarimi surduruyorum.
_
Sanatcinin uzerinde calistiginiz ve gerceklestirmek
icin girisimlerde bulundugu cok hos bir Istanbul projesi
var...
_
"Konstantinopolis'ten Istanbul'a" Heykel Sokagi
Projesi. Bu projenin konusu Istanbul'un tarihiyle birebir
baglantili, ilkokuldan beri Fatih Sultan Mehmet'in Konstantinopolis'i
fethinde kadirgalarin karadan cekildigi anlatilir; fantastik
bir oyku gibi..Bu bana cok ilginc gelmisti, tarih derslerindeki
her seyi unuttuysam da bu unutulmayacak bir oyküydü,
bir gercekti, bir veriydi.. Benim de fantastik bir ekolum
oldugundan dolayi gunun birinde donup dolasip bu konu
beni tekrar ilgilendirmeye basladi.
_
Sanatci olarak ele almak istedigin bir konu oldu.. Gercekten
de bu oyku parlak bir deha ornegi esasinda, tarihte
esi ornegi az bulunur bir deha ornegi. Fatih Sultan
Mehmet'in Konstantinopolis'i fethedebilmek icin basvurdugu
care, aklina gelen dahiyane fikir buyuk bir macera aslinda;
kadirgalarin kizaklar uzerinden yokuslardan cikarilarak
Halic'e indirilmesi hikayesi hakikaten cocukken de insanin
gozunde kolay canlandiramadigi fakat hic unutamadigi
bir hikaye...
_
Simdi senin gerceklestirmeyi dusundugun, hazirliklarini
yapmaya basladigin proje bu konu ile ilgili...Neler
yapmak istiyorsun bize kisaca bir anlatabilir misin?
Elbette.
Unutmadan bir parantez acayim, bu parlak fikirden bahsediyorsun,
ayni gorusu Stefan Zweig'da paylasiyor seninle, cunku
"Insanligin Parlak Anlari" olarak isimlendirdigi
kitabinda, bes tarihi olaydan bir tanesi de, Konstantinopolis'in
fethi , ozellikle Fatih Sultan Mehmet' in kadirgalari
karadan cektirmesi olarak yer alir.
_
Yani insanligin bes en parlak anindan biri olarak dunya
tarihinde bunu da gormus..
_
Tabii, bu da ilginc, bir batili yazar olarak, Dogu Roma
Imparatorlugu'nun cokmesini "parlak an" olarak
isimlendirmesi ilginc bir faktor.
Heykel
Sokagi Projesi, Kasimpasa
_
Cok dogru, sen heykeltrassin, dolayisi ile yapacagin
is de heykel agirlikli bir is degil mi?
_
Suphesiz
_
Ve bu projenin tam Istanbul'un fethinin 550. yildonumune
rast geliyor olmasi da cok denk dusuyor, butun isi tamamlayan
bir icerik kazandiriyor, senin yapmak istedigin sey
bu kadirgalarin gecirildigi yolun heykeller vasitasi
ile bir nevi izini surmek degil mi?
_
Gorsel bir sekilde belirlemek, altini cizmek ve tarihi,
cagdas formasyonlarla, cagdas heykellerle bugune tasimak.Yani
gelecek nesillere de gorsel bir sekilde aktarabilmek...
_
Seninle yaptigimiz sohbette bana anlattigin kadari ile
bu guzergahin gunumuzde hangi caddelerden gectigini
sen tarihi kaynaklardan da, yani o donemin tarihcilerinin,
gorgu taniklarinin yazdigi eserlerden de teyid etmissin;
bu guzergah, harita ustunde gosterdigin gibi bugunku
Tophane'den basliyor degil mi?
_
Evet. Kilic Ali Pasa Camii civarinda Tophane'den basliyor, oradan
Bogazkesen yokusundan cikiyor, Galatasaray'a variyor,
derken Istiklal Caddesine cikiyor sonra Asmali Mescit'ten
Tepebasin'a oradan da Kasimpasa'ya iniyor.
_
Bu guzergahi Fatih'in kadirgalari takip etmis, simdi
sen de heykellerinle bu izi sureceksin..
_
Bu izi surmek istiyorum, ve bir butun olarak 32 heykelden
olusan bu Land Art projesi, bir heykel sokagi
olusturacak ve benzeri Avrupa'da da olmayan bir heykel
sokagi...
.....Bu
tabii cok onemli bir faktor, bu acidan Avrupa medyasinin da bu projeyi cok yakindan
izledigini belirtmek istiyorum ve merakla gerceklesmesini
bekliyorlar.
_
Ne guzel! Bu sehrimizin tarihi ile butunlesen bir proje,
bu guzergah uzerinde, eski Istanbul'un gerek Bizans
doneminden gerekse Osmanli doneminden bir suru guzel
eserleri de var. Daha ziyade Osmanli agirlikli simdi
gozumun onunde canlandiriyorum da, bu kultur mirasimizin
guzel eserlerini de bir nevi vurgulayarak bu yolu katedeceksin
bildigim kadariyla...
Heykel
Sokagi Projesi: Tophane
_
Suphesiz
_
Yapacagin isler nasil seyler ?
_
Bir kadirga formasyonunu gozunun onune getir, bu kadirganin
ana omurgasini dusun ,
iste bu ana omurga cizgisini ikiye boluyorum.
bunlar gayet plastik, soyut heykel objeler. Bu iki parcanin
bir tanesini, bas omurgasini Kasimpasa'ya yerlestiriyorum,
Kasimpasa Parkina. Orada, bu kadirganin bas omurga formasyonu
, kadirgalarin suya indigi yeri temsil ediyor. Digerini
Tophane'ye, Tophane Cesmesi'nin bulundugu bir yesil
alan var, oraya yerlestiriyorum, o da bu omurganin arka
kismi ve kadirgalarin karaya ciktigi yeri temsil ediyor. Bu formasyon ise cok soyut, minimalist
bir goruntu icinde, adeta bir cizgi gibi.
_
Bunlari bronz dokum olarak dusunuyorsun degil mi?
_
Evet, bu bronz malzemeyi de, yuzeye islem yaparak son
derece parlak hale getiriyorum, sanki bir altin yansimasi
oluyor. Osmanli
doneminin altinla birebir macerasi ve zenginligi de
suphesiz herkes tarafindan kabul edilir.
_
Boyut olarak da gercek bir kadirga boyutu degil mi yarisi
Tophane'de yarisi Kasimpasa'da..
_
Aynen oyle, ornegin bu bas omurgasi asagi yukari 8 m
yuksekliginde 11 m uzunlugunda bir parcadan olusuyor.
Kic omurgasi ise 5 m civarinda bir yukseklige sahip,
o da yine 11 m uzunlugunda... Bu iki parcayi birlestirdigin
zaman bir kadirga omurgasini elde etmis oluyoruz. Ve
bunlar o zaman kullanilan kizaklar uzerine oturtulmus
duracaklar, kizaklar ise kutuklerden olusuyor ve bunlar
da yine bronzdan dokuluyor..
_
Agac dokusunu animsatan bir kutukler dizisi.. Gercekten
minimalist, cok sade bir is cikacak ortaya hazirliklardan
anladigim kadari ile, fakat bu olayi da son derece vurgulayan
bir sekilde.
_
Soyut
olmasina ragmen cok somut.
_
Arada da baska unsurlar olacak galiba, bu omurgalarin
arasindaki yolu vurgulayan
heykellerden bahsedelim biraz da.
Heykel
Sokagi Projesi: Istiklal Caddesi
_
Ucuncu ana heykelimiz Galatasaray kavsaginda yer aliyor,
bu guzergahimizin en yuksek noktasi, orada ise yine
bir omurga cizgisini andiran 16m uzunlugundaki bir heykeli
yere gomuyorum, ve bu obje uzerinden yayalar yuruyebiliyorlar!
Yere gomulmus bir heykelin uzerinden cagimizin insanlari
yuruyor ve bu heykel de bronzdan oldugundan dolayi uzerinde
yurudukce daha parlaklik kazanan bir malzeme.
_
Bu yere gomulen heykel dedigin de adeta bronzdan yarim
metre eninde bir yol.. Yolun icine yol dosuyorsun sen!
Yolun ustunden de oradan gecen yayalar dogal
olarak yuruyup gececekler ve hepsi de o bronzu daha
fazla parlatarak gunumuzun izlerini birakacaklar.
_
Ben heykeltras olarak, ozellikle istanbul'lu bir sanatci
olarak bu kadar guzel ve onemli bir metropolde ne kadar
az heykel oldugunu dusunuyorum... Bu projede benim icin
onemli faktorlerden bir tanesi, 32 adet heykelin istanbul'un
merkezine dikilmesi!
_
Bu uc ana heykeli birbirine baglayacak objelerim ise
yine kadirgalarin uzerinden kaydirildigi agaclari ele
aliyor. Bunlar ise dikey vaziyette 2.7 m yuksekliginde
agac formasyonlari, bu agac formasyinlari da bronzdan
olusuyor ve ayni zamanda Bizansa gonderme oluyor, bununla
birlikte o bolgenin ormanlik donemine br gonderme oluyor
... 29 Adet sutun heykel bu 3 ana heykeli birbirine
bagliyor, bunlar arasinda ise bu guzergahimiz kaldirim
taslari ile dosenecek, Arnavut kaldirimi dedigimiz taslardan.
Bu kaldirim taslarindan bazilari bronzdan olacak ve
piriltilari ile bize izleyecegimiz yonu gosterecek...
_
Cok hos ve gercekten cok da buyuk bir proje, gerek maddi
acidan gerek hazirlik suresinin uzunlugu acisindan cok
buyuk bir proje. Gerceklesmesini gercekten de ben de
cok diliyorum, cunku hem vurguladigi olayin ilgincligi
acisindan hem tarihimizdeki bu cok onemli olayla gunumuz
arasinda cok hos bir kopru olusturacagindan ve de kalici
bir is olacagindan...Tahmin ediyorum Kultur Bakanliginin
onayini aldin, ve belediyeden de insallah boyle bir
onay cikacaktir, cok guzel bir eser kazandirmis olacaksin
istanbul'a, tarihimizin zenginligini de vurgulayan .
_
Cagdas bir is, tabii ki yabanci gozlemciler acisindan
da hos birsey cunku Osmanli'nin bu donemi her zaman
icin yabanci tarihcilerin de cok ilgisini ceken bir
donem muhakkak ki, bu olay da bizzat baslibasina ilginc
bir olay, dolayisi ile bunun cagdas olarak vurgulanmasi
da cok hos birsey olacak
_
Simdi senin istanbul'un bu bolgesine bu kadar yakin
ilgi duymanin bir nedeni de senin dogdugun yerin cok
ozel bir yer olmasi, sen Galata'daki Mevlevihane'de
dogmustun degil mi ?
_
Evet
_
Ve orada cocuklugunu gecirdin!
_
12 yasima kadar orada yasadim
_
Bunun sebebi neydi?
_
Dedem Mevlevihane'nin bir seyhiydi zamaninda, o vesile
ile orada oturma sansina sahiptik, ve ben de 12 yasima
kadar o kutsal yerde, o guzel yerde, o fantazi dolu
yerde buyudum, ve doldum!
_
Cok ayricalikli bir cocukluk gecirmissin...
_Bu
Mevlevihane'nin bana sanatimda da vermis oldugu tabii
ki cok somut seyler var, surrealizme yaklasimim, fantastik
art a yaklasimim , fantastik olaylara deger vermem buradan
kaynaklaniyor suphesiz.. Her isimde oldugu gibi bu isimde
de bunun muhakkak bir payi vardir
_
Mutlaka ve bu hem tarihimizin bu donemine hem de bu
bolgeye bu kadar yakinlik ve ilgi duymanin derinlerde
yatan nedenlerinden biridir diye tahmin ediyorum bu
projenin hazirligi anlaminda degerlendirebilecegimiz
bir sergin senin iki yil once Dolmabahce Kultur Merkezinde olmustu.
Onun hakkinda bize bilgi verebilir misin?
_
Evet, 1999 senesinde bu projenin tanitim sergisini Dolmabahce
Kultur Merkezinde gerceklestirdim, 1998 senesinden beri
ben bu proje uzerinde calisiyorum ve 99 senesinde gerceklestirdigim
bu tanitim sergisinde bu bahsettigim heykellerin bire
bir boyutta modelleri mevcuttu ve sergilendi. Bu sergi
cok onemliydi, su acidan onemliydi: genelde halka karsi
bir onyargiyla yaklasmak cok kolay oluyor. insanlar
boyle bir projeyi anlamaz dusuncesine varan bir cok
elestiri olabiliyor, fakat bu sergi gosterdi ki -asagi
yukari bir hafta icinde 4000 kisi tarafindan ziyaret
edilmisti- bu sergi gosterdi ki her kesimden insanlarimiz
bu heykelleri cok dogru algiladilar ve onemini cok dogru
kavradilar, ve boyle bir projenin gerceklesmesini istediklerini
ifade ettiler
_
Gercekten de hos birsey bu soyledigin. Projeyi, sehrin
biraz evvel bahsettigimiz tarihi mekanlarinda yerlestirilmis
olarak gormek de bambaska bir deneyim olacak heralde,
ayni sekilde ilgi cekecigine eminim, ve tabii cok daha
fazla insan tarafindan da gorulecek.
_
Muhakkak, ozellikle bir turizm aksi olusturacak
bence, bir turizm yolu da olacak boylelikle dusunsene
asagi yukari 1.5 kmlik bir yol heykellerle donatiliyor
ve yolunuza bir heykelden digerini gorerek devam ediyorsunuz...
Bu yol da birebir bu sehirle tarihi bir iliskide...
Bu tabii ki yabancilari da yakindan ilgilendiren bir
faktor, yabancilar dedigimizde cok ilginc bir sey hatirladim
onu da unutmadan soyleyeyim musaade edersen, gecen hafta
Viyana'daydim, orada Karamustafa Pasa'nin cadirinin
oldugu yere, ki bugun Viyana'nin merkezinde bu nokta,
Viyana'yi ikinci kusatmasinda cadirinin bulundugiu yere
Avusturyalilar bir bronz heykel dikmisler, sehri kusatan
adama bir bronz heykel dikmisler. Ve de bu bronz heykel
yalniz bronz olarak kalmamis ustune de altin varak koymuslar,
altin kapli bir bronz heykel Karamustafa Pasa'yi orada
temsil ediyor, altinda da bir plaketle o tarih hatirlatiliyor.
_
Soyut bir heykel mi ya da bir bust mu ?
_
At ustunde Karamustafa Pasayi resimlendiren, temsil
eden figuratif bir heykel, altinda da bu olayi yansitan
bir plaket var. Yani Ávusturyalilar sehri fethetmeye
gelen adama heykel dikerken biz acaba sehri fethededen
Sultana ne yapiyoruz, bu gibi onemli verileri nasil
ifade ediyoruz onu cok merak ediyorum... Kendi adima
gelecege birseyler birakmak istiyorum bu konuda...
_
Evet cok ideal bir yaklasim... Cagdas anlamda onemli
bir eser olacagini dusunuyorum cunku tarihi anlamda
bir cok etkinlikler, bir takim hatirlatici olaylar yapiliyor
da kalici ve cagdas bir is olmasi acisindan cok onemli
oldugunu dusunuyorum. Bir de bu guzergah gerek Istanbul
gezginleri tarafindan gerekse istanbul meraklisi yabanci
turistler tarafindan cok icinden gecilen bir guzergah,
dolayisiyla da gercekten cok sayida insanin gorecegi
ilgi duyacagi bir is olacaktir.
Ayrica
bir de Ender Guzey'in web sayfasi var, anlatilan projeyi
sanal olarak ama resimsel olarak gorebileceginiz: www.enderguzey.com
burada Land Art linki altinda ulasabiliyorsunuz
bu gorsel malzemeye.
_
Istanbul'un fethinin 550. yildonumu olan 29 mayis 2003
senesinde acilacak ve sehrimizin kalici bir eseri olacak
bu projeden baska nasil projelerin var?
_
Gecen sene gerceklestirmis oldugum "Kazi"
isminde, Munih Kultur Merkezinin avlusunda yaptigim
bir enstalasyon var; cesitli muzeler gezdi. Bu "Kazi"
ismini verdigim enstalasyonun orjinal tarafi nakliyat
kutularindan olusan bir enstalasyon olmasi. Buyuk boyutta,
tahta konteynerlardan olusan ve icinde elle tutulamayan
manevi degerler olan, ornegin ask, tutku, heyecan ya
da ofke olan bir enstalasyon! Tabii ki bunlar konteynerlerin
icinde sembolik bir sekilde ve ya bir yerden gelmis
vaziyette ya da bir yere gonderilecek sekilde duruyorlar.
Bu enstalasyonu hazirlarken, cocuklar cevremi sardi,
"bunlari sen mi yaptin?" dediler, "e
peki bunlarin icinde ofke mi var?" dedi bir tanesi,
"ya da umut mu var gercekten" diye sordu,
"Uzerlerinde yaziyorsa herhalde vardir" dedim, "ac da goreyim "dedi!
Ender
Guzey, KAZI sergisinden...
_ Bir tane Kucuk Prens kitabi hediye edeceksin!!
_
Ac da goreyim deyince nasil olayi kurtaracagim, dedim
ki "acarsam belki ucar"... "o zaman uctugunu
gormek istiyorum" dedi!
_
Gercekci
bir cocuk!!
_ Bunlarin
disinda Viyana , Salzburg ve Napoli'de cesitli proje
ve enstalasyonlar gundemde; onumuzdeki yil bu projeler
ile ilgili calismalar soz konusu. Yine benzer sekilde
cagimizin degerleri ile ilgili fantazi dolu temalar
ve kavramlar uzerinde calisiyorum.
Istanbul, Subat 2002
"Ortacag'dan
Yenicag'a" Dara ÇOLAKOGLU'nun
yazisi
Ender
Guzey web sitesi
E-mail: info@enderguzey.com
|