|
Sanal Dostluk Guncesi: II
Dostluk Uzerine &
Beyin gucuyle bilgisayar kullanimi...
* EUROPA
Kapattik
kapilarimizi dostlarimiza,
Mesafeler koyduk araya,
Bir merhaba demek için girmeleri gerekti bayramlarda
siraya...
Bize çok ihtiyaçlari oldugu an, mesguldük.
Not biraksinlardi, sonra arardik, baska zaman...
Sinavdan en iyi notu aldiklarinda
göremedik gözlerindeki piriltiyi, veremedik
bir küçücük armagan...
Canlari yandiginda, kosamadilar bize nefes nefese.
Oysa ne kadar hasrettiler bir dosta, bir sese...
Görüsürüz...ya sali , ya çarsamba
günü. diye diye kaçirdik nisani, dügünü...
Paylasamadik o en coskulu anlarini,
sevecegimiz yanlarini...
Hayat denen suyun akisinda, birlikte çaglayamadik,
ölümlerini bile geç duydugumuzda, vaktinde
aglayamadik.
Bu öykü hem aci hem uzun, selâm vermeden
artik geçiyoruz yanindan komsumuzun.
Bahaneler sardi etrafimizi, oysa demezmiydik hep biz
birbirimiz için variz, içeriz birlikte
hep sarabimizi.
Adina huzur dedik, is dedik, can cana olmaktan vazgeçtik...
Veeee yalnizligi seçtik.
Herkes bir yalana basvurdu, kandi, ne olursa olsun sebep,
aslinda kapilar hepppp kendi üstümüze
kapandi...
16/11/2001
"Sevgili Dost merhaba deyince" aklima gelip
yollamistim. Geri
gelince "bizi kara listeye aldi" diye de cok
alinmistim:))))
Sabah serifler hayirli olsun hanimefendi... Iyi uyudunuz
mu acep? Ben daha yeni kalktim ve kahvemi içerek
kendime gelmeye çalisiyorum, yine neredeyse sabahladim,
yeryuzunden haberler verdigimiz inter-galaksiler arasi
izlenen sitemiz (inter-galaxy- super cyberspace) yüzünden.
Ilk
isim de, "hdd" mesajina cevap vermem olacak.
HDD bizim burada çok meshur olan Europatix adli
çizgi romanin göbeklisi.
Cok yeni degerli bir madeni çikartma olayina
adi karisan gezegenimizin yerlilerinin liderinin lâkabinin
HDD olmasiyla gündeme geldi ve daha çok
tanindi.
Matematikle sorunu olanlar klübüne hosgeldiniz
hanimefendi. Ne yeryüzü ne de uzay aritmetigi beni ne ilgilendiriyor
ne de seviyorum. Sizin oralarda var mi bilmiyorum ama
burada dusunceyle tum aletleri yoneten, bir cesit beyin
enerjisini, karsindaki kullanmak istedigin alete gore
programlayip, direktif vererek, dusuncelerinle tum elektronik
aksami harekete gecirmeyi ogreten, ozel bilgisayar kurslari
var. Beyin'in belli noktalariyle bilgisayar arasinda
cok ince duyarli bir enerji akimi saglayan, kablo ile
dusunceden bilgisayara, oradan da diledigin alete komut
vermeyi ogreten kurslari Bu kurslardan birine yazilayim, yazilayim da azicik bir seyler öhreneyim
dedigimde de, yine matematik çikti karsima. Europalilar
espiriye ve fikralara bayilan insanlardir, çunku
iki kere iki kaç eder, dediler, bilemedigim icin,
"bes eder" deseydin kaydini yaptirirdimi dedi
ve nazikçe kapiyi gösterdi. Böylece
benim dusunce gucuyle bilgisayar kullanmayi ogrenmem,
ya da elektronik aletlere direktifler verme hayallerim
de suya düstü.
Hep
sikâyet ettigim birsey de; haberler ve haber programlari
disinda pek televizyona bakmam ama insanin cani arada
sirada gülecegi güzel filmler ariyor. Ariyor
ama nerdeeeee.... Belki de gozlerden yaslar gelinceye
kadar gülmek de, bizim cocuklugumuza mi, baska
zamanlara mi aitti, ben de artik çok emin degilim!
‹
Ben su kahveyle bir uyanayim da yine siteye biraz malzeme
yollayayim, neyse dün gece epey yol aldik ve düzene
girdi yoksa on gündür mavi planetin Larissa*
ayiindan bir haber giremiyorduk. Sinir ve gerginlikten
her tarafimda sivilceler çikti neredeyse... Vallahi
yeni gençlik bir tuhaf bizim disiplin anlayisindan
çok uzaklar. Belki de biz onlara ayak uyduramiyoruz
ne bileyim. Senin oralar, Ariel**, buradan görüldügü
gibi bembeyaz midir? Simdi orada, himmm misil misil uyuyor
olmalisin! , Iyi uykular kaltiginda güzel bir gün
geçirmeni diliyorum.
Dostça sevgilerle,
Europa
*Larissa, Neptun'un 8 ay'indan birinin adi.
* Ariel, ise Uranus'un 18 ay'indan birinin adi.
Sabahin 7'sinde
ben pazar günü bile tatli rüya görmeye
hasret kaldim Artemis. Bizim afacanlarin okul öncesi
banyo kavgalarindan tatli rüya mi kalir karabasan..karabasan...kabus
yani...:)))
Bu pazar biraz kestireyim dedim bu sefer bizim *Deimos
birakmadi. Deimos, bizim tekir kedinin adi. Bizim
oglanlar ona Deimos adini taktilar. Deimos'u aldigimizda
miniminnacik bir yavruydu ama simdi miniminnacikligi,
yavrulugu bir tarafa birak, sayemde ufak bir yaban domuzu
oldu. Rejim yapmasi gerek dedi veteriner, benim yüregim dayanmiyor
gelip iki bacagimin arasinda miyavlayip yemek tasini gösterince
gözleriyle,millet görmeden karnini doyuruyorum.
Ama öyle bir karin ki mubarek eski asker valizleri
gibi, doldur, doldur dolmuyor.::)))
Hafta içi de herkes sabah altida ayaklandigindan
bizimkinin cumartesi, pazari yok. Istiyor ki o günlerde
de millet ayaklansin. Istersen kalkma mutlaka seni çildirtacak
bir sey bulur. Ya bir naylon torba içine girer
uyuyabilirsen uyu tiyir..tiyir da tiyir tiyir...ya da
benim basucumda ilaçlarimi aldigim su sisesi bosalmissa
onu düsürür. Ya da yaz ise ve tesadüfen
ayak bas parmagim pikenin altindan söyle havalanmak
için çikmissa, gelir bir pati atar, tavana
dogru söyle bir yükselirim o güzelim uykumda
ne oldugunu anlamadan.
En büyük
zevki de aksam yatmadan önce gelip karnimin üzerine
uzanip gözlerini gözlerime dikmesi, hani disi
olsa anlayacagim da erkek olmasi fena asabimi bozuyor
ve erkekliginden süphe ediyorum. Esim Thebe, zaten
veterinere sormus, kedilerde de escinsellik olur mu diye,
maalesef varmis, o cevabi aldigindan beri huzurum kaçti:)))
Saka bir yana bir tatli rüyadan girdin yazna bak
nerelere geldik...Anlayacagin sen saat sabah bir
sularinda masa basinda, ekran önünde sitenle
cebellesirken, biz de banyoya ilk kim girecek, kavgasi
veriyoruz. Böyle giderse barbut atacagim kim kazanirsa
banyo onun. Bizim ev Thebe'nin çocuklugunu
geçirdigi yeryüzünde çok kullanilan,
eskiden Ingilizlerin "cottage" dedikleri cinsten
minnacik bir seydir . Ben ilk gün
gözüme kestirmistim evin alt katindaki garaji
ofis yapmak için... Yahu bu gezegende yasayanlar,
hakikaten saf ve temiz insanlar. Bir hafta icinde, ben
bu garaji burada buldugum iki goçmen isçi
ile ofise çevirdim ne Thebe ne de kayinvalide farkina
bile varmadilar. Duvar yeniden modern malzemelerle
insa edildi, pencereler uzay gemisini animsatan bir tasarimda
takildi, güzelce cam ve metal çerçeveli
otomatik acilip kapanan kapilar yerlestirildi, dolaplar
dersen oyle. Anlayacagin, bir haftada dört dörtlük
bir ofis oldu ve tam teskilatli ve tüm iletisim aksami
ile ofis tamamlandi.
Tamamlanmasina tamamlandi ama 8. gün olan oldu. Kayinvalide
aperitife geldi rakiya bayilirdi ve susuz içerdi.
Nereden aklina geldiyse garaja (ofis oldugunu daha bilmiyor)
bir sey aramaya inmis. Thebe, yarim saat geçince
annem nerede diye bana sordu, ben de ne bileyim, ananin
dadisimiyim dedim, bozuldu. Bütün evi aramaya
basladi. Neyse bir yarim saat geçti bir çiglik
garajdan, yukari dogru... Bu sefer ben telaslandim
kosa kosa bir indim ki kayinvalide donmus kalmis
benim yeni ofisin ortasinda, Thebe aptal aptal saga sola
bakiyor. Sanki birisi gelmis, daha dogrusu bir sihirbaz
degnegiyle dokunmus ve garaj kabuk degistirmis, baska
bir zaman diliminden ya da gezegenden buraya adapte edilmis
izlenimi var ikisinin de suratlarinda. Eski bilim-kurgu
filmlerindeki gibi, sanki ikisini de o an dondurmusum
gibi hissettim. Yine kayinvalidenin o donmus haliyle,
kalp krizinden gidecek diye de ödum koptu. Megerse
belediyeden imar izni gerekliymis, en küçük
bir degisiklik yapmak icin... Ne bileyim, bizim geldigimiz
yerlerde degil evin içinde küçük
düzenlemeler yapmak, bir gecede evler yapilir, katlar
çikilirdi! Kadincagiz herhalde kendisini evsahibi
olarak hapiste falan görmeye baslamisti ki, bir an
öylece donup kalmisti.
Neyse kostum raki bardagini getirip biraz kendisine
gelmesini sagladim. Thebe, bunu bize nasil yaparsin?,
falan diye geveleniyor. Sanki eve "kuma" getirmisim
yahu, alt tarafi kendime ofis yaptim. Neyse sevgili
bir damat oldugum ve kizini da verecek herhalde
baskasi bulunmadigindan garajin operasyonla cinsiyet
degistirip, ofislesmesini içine sindirdi . Iste
o gün, bu gün benim ofis evin altinda nükleer
siginak gibi bir yerdedir.
Ama ben çok seviyorum. Nereden nereye geldim
yine. Sen de kendi kendine rahmetli kayinvalde gibi
"amma deliye çattim" diyorsundur.:))
Sana bir sey diyeyim mi "yazmaya baslayinca herseyin önüne geçiyor
ve diger herseyi, ikinci plâna otomatikman ittigim
için ...." paragrafindan hareket ederek
söylüyorum. Bizim gibi insan sayisi giderek
azaliyor. Demin 45 dakika su siteye Larissa'dan
haber girmeye calisirken, birlikte çalistigim
arkadasimla telefonda dalastim. Sebep de, Larissa'da
yetisen cok ozel bir bitki tesbit edilmis. Bu bitkinin
özü, bizim gezegende yasayan yeryüzünden
göçmen olarak gelmis ve henüz tam uzaylilasma
surecini tamamlayamamis bizlerin, bu bitkilerle belli
bir sistem içinde beslendigimiz takdirde, biyolojik
yapimiza ve yasam sürecimize hayati degerde katkilar
sagliyormus, edindigimiz bilgiye göre. Zaten nüfusun
cogunlugu, bizim gibi baska gezegenlerden gelme göçmen
ya da göçmen kökenli nüfustan
olusuyor. Bu bitki özü ya da onun katki maddelerinden
üretilecek gidalarla beslendigimiz takdirde, hem
yasadigimiz gezegende daha dayanikli ve uyumlu olmamizi
sagliyormus, hem de baska gezegen ya da ay'lara seyahatlerde
hizli bir uyum ve transformasyon etkisi yaratan bir
gücü varmis. Iste bu bitki üzerine,
oradan intergalaksiler arasi görüntülü
özel bir tele-konferans yapilacak ve arkadasim,
hiç bir bilgi vermeden, senin de soracagin bir
sey var mi bile demeye gerek görmeden, gitmis özel
bir röportaj yapmis, bu konuda ilk bilimsel tesbitleri
ve üretilme kosullarini açiklayan biologla
tanismisti... Deli oldum. Zira kafamda adama sorulacak
üç soru vardi. Deli olmami gerektiren olay
da su; birader gidiyorsun, beraber çalistigin
insana bir telefon aç ve bu uzmana sormak istedigin
bir soru var mi, diye sormak gerekir, degil mi?
Hayir efendim yok. Biraz sonra metni ve resimleri geçecek
ve redaksiyonunu yapip hemen yayinlayacagiz.
Çok merak ediyorum ne sordu ve uzman ne cevap
verdi. Hani sanki kendi isine degil de, baskasina çalisiyor
mubarek. Onun için bilmiyorum ne yapmamiz lazim
ama kendimize biraz daha fazla vakit ayirip is konusunu
ikinci plâna itmemiz gerekli. Zor, biliyorum ama
yapmamiz sart. Yillar geçiyor, günler
geçiyor ve geriye dönemiyorsun. Ben ilk
gençligimi, henüz buralara göc etmeden,
bir taraftan çalisarak diger taraftan da üniversiteye
giderek harcadim. Sikâyetçi falan degilim.
Ama "gençligimi
yasadim" da diyemem. Orta yas yine gazetecilikte
bilmem ne gibi kosusturmakla geçti. Yine sikâyet
etmiyorum ama o yillarin da büyük kismi baskalari
için kayboldu. Simdi yine öyle hep baskalari
için. Onlar mutlu olsunlar, onlar daha iyi bir
yasam yasasinlar vs...Iyi hos da biz peygambermiyiz (tövbe
tövbe) Allah askina. Sen su dostunu dinle. Çocuklarina
daha fazla zaman ayir, esine daha fazla zaman ayir,
kendine daha fazla zaman ayir ve isini de onlara ayirdigin
zamandan kalan vakit diliminde bitirmeye çalis.
Öfff yine ahkâm kestim, seni de bunalttim....
...
Geldigimiz yerlerle ilgili yazdiklarinin altina imza
atarim ama sen de benim gibi bu dünyanin insani
degilsin, kendi kendimizi entelektüel tatminden
öteye gidemeyiz. Ben ona "entelektüel
masturbasyon" derim. Zira bu dünyayi ne yazik
ki bizim gibi insanlar idare etmiyorlar.
... Iyi ki siyasetten hoslanmiyorsun vallahi seninle
bizi bir odaya kapatsalar eminim bir parti kurar çikariz.
Ama artik parti kurmak da,
eski gezegenlere ait bir düsünce.
Yok yine ilhamlik bir sey... Hehheeee nereden gelmis hanimefendi bu düsüncelere,
utanmasa sen soktun kafama diyecek:))) Bilgisayar
kursu da aksamin bu saatinde hiç mi hiç
ilham vermiyor, dogrusu... Zaten matematik yüzünden
kabul edilmedigimi yazmistim.
Sen de saglicakla kal ve kendini fazla yorma. Gencim,
dayanikliyim falan filan, diyorsun sonradan çikiyor
yorgunluklar... Ve çogu seyin manevi olarak
da degmedigini anliyorsun, iste en fazla o üzüyor
insani, ama benim gibi yine de aptalca islerle ugrasmaya
da devam ediyorsun.
Dostça selâm ve sevgilerle...
Vallahi ben punto degistirmedim otomatik oldu bu is
anlamadim yukaridan birileri istedi herhalde böyle
olmasini çarpilirim diye de degistirmeye korkirim....:)))
Europa,
19/11/2001
*DEIMOS,
Mars'in Phobos ile birlikte iki ay'indan digerinin
adi.
_ _ _ _ _
Not:
1) Jupiter'e ait olan EUROPA
ay'inda, gelecekle ilgili ongoruleri iceren kitaplarda,
yasam oldugu var sayiliyor.
2) Yukaridaki gunce, henuz yuzyuze tanisilmamasina
karsin, sanal ortamda kurulan ve gelisen bir dostluk
bagini iceren gercek yazismalardan bir derlemedir.
3) Orijinal yazismalardan yalnizca isim ve yer adlari
degistirilmistir.
|